Skip to content

HULKİ AKTUNÇ: Düzelti... (Cumhuriyet)

5 Temmuz 2010, ekleyen Ali Mert

Daha 40 yıl öncesine kadar tashih derlerdi düzelti işine Musahhih derlerdi düzeltmene

Bir yazıya cump diye atlamak ne güzeldir.

Yok, sözlükçülük yapacak değilim, anılarımdan da söz etmeyeceğim pek.

Ama okurlarım düzeltinin teknik anlamını bilmeyebilir

Şudur: Yazar, yazmıştır. Yazı, dizilir. 1 örnek basılır (prova). Düzeltmen de özgün metin ile dizilmiş metni karşılaştırır. Özgün metin ile dizilmiş metin arasındaki sapmaları işaret eder. Düzelti eylemi. Düzeltmeler yapılır ve metin baskıya girer. Bir kitap için pek sancılı değildir düzelti süreci. Haftalar sürebilir. Gazete yazıları için ne diyeceğiz? Saat ile dakika ile yarışır. Yanlış ise yanlış, ikindi vakti baskıya verildi, sabaha önünüzdedir. Dönüşü yok.

***

Kitaplar için bir özür yolu var Errata Yanlışlar, hatalar diye bir kâğıt koyarsınız kitaba, neyse, içiniz rahat eder. Şu sayfadaki bu sözcüğün aslı budur listesi. İyi de gazeteler dergiler için ERRATA yoktur. Ertesi gün “düzeltir özür dileriz” dersiniz. Pek sevilmez ama olur biter.

Aziz Nesin acı acı gülerek anlatırdıZübük dergisini toplattılar. Ben de yeni sayıya gözümüzü budaktan sakınmayız!’ diye bir başlık atmıştım. Gözdeki z, t diye çıkmıştı…”

Bunun erratası yoktur.

***

Be birader, hep matbaanın işleridir bunlar. Hattatlar elyazması üretirken düzelti müzelti mi vardı?

O dönemde elyazmaları gene yazıyla çoğaltılıyor. İstinsah.

Elyazmaları çoğaltılırken hata olmaz mı? Ol hata ki şairimizin SURunu ŞUR eyler. Şenliğini kargaşaya çevirir. Değil küçük bir mürekkep damlası, sinek pisliği bile ol yazıyı başka okumaya yeter.

Gözlerdeki sinek pislikleri ise başka: Nâzım Hikmet Heraklit diye yazmış, sansürcü hocam onu her ekalliyet” diye okumuş ve şairi sorgulamaktadır.

***

İbrahim Müteferrika kitap yayımlamaya başlıyor. Musahhih kim? Dönemin en önemli bilgini, şeyhülislam.

Demem o ki, bu iş hafife alınmamıştır.

***

Geçenlerde Refik Durbaş “İlhan Selçukun yüzlerce yazısını düzelttim,” diye yazdı.

Yüzlerce yazısının düzeltisini yaptım,” demek istiyordu.

Anlı şanlı 1968’e döneceğim.

Cumhuriyetin musahhihleri, düzeltmenleri kimler? Kemal Özer, Adnan Özyalçıner, Konur Ertop… Şef, siyah kolluklarıyla Mustafa Baydar! Düzelti Grubu değil, Düzelti Akademisi.

Ben de genç bir düzeltmen olarak Kemal Özerden el almıştım. İlk işim Remzi Yayınevindeydi. Emile Zolanın bir romanını düzelttim. (Beşerdeki İfrit. Hayvanlaşan İnsan.)

Sonra da Meydan-Larousseun 10 bin sayfasını düzelttim idi.

***

Mekanik düzelti, metne yüzde 100 bağlı düzelti. Dinamik düzelti, olası yanlışları da işaretleyen düzelti. Özel bir amacınız yoksa, aynı metinde hem tenkit hem eleştiri diyemezsiniz. Romanın 43. sayfasındaki Ayşe, 93. sayfada Neşeye dönüşemez vb.

Osmanbeyde ağır şık bir mağaza. Vitrinde bir karton: Bizimle çalışırmısınız.

Bu yanlışa bir gün artık katlanamayan düzeltmen, “efendim, şu mısınızın ayrı olması gerekir,” diyor. Aldığı yanıt: Kendi işine bak lan!

Çileli ama neşeli bir iş değil mi?

Bugün

Bilgisayarlardaki yazı programları, düzeltmenliğinizi de yapmaya çalışıyor. Zırt pırt satır düzenimi değiştiriyor. Sözcüklerimin sözüm ona doğrusunu sokuşturmaya kalkıyor. Bıktım artık. Bendeki yazı programını işten atacağım.

İlgi

Bazı politikacılarımız söylevleri için metin yazarlarından yararlanıyor. İyi, iyi de birçoğunun dinamik düzeltmenlere gereksinimi var.

İlginç

Politikacı konuşuyor. Metin yazarının 5 sayfası bitiyor. 6. sayfada politikacının kendisi başlıyor. Söylevcinin Ece Ayhandan “hadi lana geçtiği yer.

Umut

Seçimler gelecek. Seçmenlerimiz parlamentoda esaslı bir dinamik düzelti yapacak.

haktunc1949@yahoo.com

 

 

 

AdaptiveThemes