Skip to content

Dr. ESAT ORHAN: Bir doktorun kaleminden hastalar ve doktorlar (Bilinçli Hippiler Topluluğu)

31 Ağustos 2010, ekleyen efer ve san tab...

1. Eğer bizi kahve makinesinin başında yada sigara molasında yakalarsanız muhakkak hastalıklarınızla ilgili bir soru sorun. Bizim dünyada zevk aldığımız tek şey tıptır ve molayı sizin sorularınızı yanıtlamak için verdik.

2. Evdeki ilaçlarınız iyi gelmiyorsa hemen bizi telefonla arayın.Telefondan teşhis koymak gibi müthiş bir yeteneğimiz vardır.

3. Ayaküstü, merdiven aralığında, kapı arkasında veya asansörde karşılaştığınızda hemen oranızın buranızın ağrıdığını anlatmaya başlayın, biz her an sizi düşünürüz ve zaten asansöre de hastalarla karşılaşabilmek için bineriz.

4. Gazete okuduğunuz asparagas tıp haberleri hakkında doktorları her fırsatta sıkıştırınız, çünkü gazeteciler her zaman tıp konularını doktorlardan daha iyi bilirler, güncel takip ederler ve her yazdıkları doğrudur. Böylece doktorun bilgisizliğini ve açıklarını yüzüne vurma fırsatını yakalamış olursunuz.

5. Doktorlar sinirsiz insanlardır, hatta insan değil robotturlar, yorulmaz, uyumaz, tatil yapmaz ve sinirlenmezler. İstediğiniz kadar, hatta sonsuza kadar soru sorabilirsiniz, hatta sorduğunuz soruların cevaplarını dinlemek bile zorunda değilsinizdir, doktor önceki soruya cevap vermekteyken, yeni soru sorabilirsiniz, doktor buna hiç alınmaz. ÜSTELİK, doktora sorduğunuz ve cevabını aldığınız konuda doktorun dediklerini uygulamak zorunda bile değilsiniz, ama iyileşmediğinizde doktorun dediklerini uygulamadığınız halde doktora HESAP SORMA hakkınız vardır.

6. Bize kolay kolay teşekkür etmeyin. Nasıl olsa para veriyorsunuz ve köle satın alıyorsunuz.

7. Doktor olurken nasıl olsa HİPOKRAT YEMİNİ ettik ya, doktorları kızdırsanız bile onlar size sonsuza kadar köle gibi hizmet etmeye mecburdurlar. Hakaret edebilirsiniz, üstüne yürüyebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, sağda solda aleyhinde konuşabilirsiniz, ama işiniz düştüğünde hiç utanmadan yine kendinizi ellerine teslim edebilirsiniz, ne de olsa Hipokrat yemin etmişlerdir.

8. Doktorlara danışmadan kendi kendinize her türlü tedaviyi yapabilirsiniz, hastalığınız daha da kötüye gittiğinde doktor sizi her durumda kurtarır, sorun değil.

9. İlacın acı olduğundan veya iğnenin yaktığından dolayı doktora kızmakta serbestsiniz, çünkü sizi doktor hasta etmiştir ve ilacın tadını doktor ayarlamıştır.

10. Verilen ilaç “kanser yapar mı?” diye sorunuz. Çünkü Allah'ın cezası doktor sizi kasıtlı olarak kanser etmeye çalışmaktadır. Hamileyseniz verdiğiniz ilacın çocukta bir sakatlık yapıp yapmayacağını doktora sorun, çünkü doktor sizin sakat bir çocuk doğurmanızı istemektedir.

11. Doktorlar tüm dünya tıbbını bilirler, cildinizdeki kaşıntıyı beyin cerrahına rahatça danışabilirsiniz. Sadece karşılaşmış olmanız yeterlidir, uzmanlık alanı diye bir kavram tamamen palavradır.

12. Doktorun evine telefon ederek, doktor evde yokken eşine hastalığınızla ilgili soru sorabilirsiniz, mutlaka bilecektir, doktor eşidir ya, bilir.

Kaynak: http://www.bilinclihippiler.com/index.php/2010/08/bir-doktorun-kaleminden-hastalar-ve-doktorlar/#more-103

 

Yorumlar

Doktorlardan nefret ediyorum

31 Ağustos 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4390

40 yaşındayım ve ne zaman devlet hastanesine gitmiş olsam insan gibi muamele görmedim.
Ama özel hastanelerde müşteri-hastalara yaltaklanan müşteri danışmanları gördüm.
Hastalara saygıyla ve samimiyetle davranan kamu doktoru görmedim.
Çocuk doktorları bile baytar gibi davranıyor. Muayenehaneye gittin mi ama 'aman canım cicim'. Ulan aynı çocuğu kum çuvalı gibi hırpalıyorsunuz hastanede. İtiraf ediyorum: Az daha cahil, az daha vicdansız olsam ben de iki üç doktora saldırabilirdim.

Yukarıdaki 'sevimli' doktorun anlattığı geyiklerin hiçbirini de yapmadım bugüne kadar.

Fakir bir doktor da görmedim. Ama çok borçlu doktor gördüm. Çünkü 'o kadar sene okudum, şu araba, şu yazlık da hakkım değil mi' diye boyuna borç yapıyorlar.

Bugüne kadar onlara verdiğim parayı ve böyle doktorların maaşlarına giden vergileri helal etmiyorum. Gözlerine dizlerine dursun. Birkaçı istisna, çok az gördüğüm diğer tip fedakar doktorlar beni affetsinler. Onlar da adam gibi hastaneler, klinikler açsalar, ucuz hizmet verseler şimdiye hem zengin olurlardı hem de daha çok sevilirlerdi. 7-8 milyar kazanıp hala, bir garibe yardım etmek yerine özelde nöbete giden adamı nasıl sevebilirim ki?

AKP sırf doktorlara çaktığı için fazladan % 5 oy alıyordur. Hala da aman muayenehanem canım muayenehanem diyorlar. Odası bile, solcusu bile.

Bir hastanın kaleminden doktorlar ve hastalar

1 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4394

1. Bir doktoru kahve makinesinin başında ya da sigara molasında yakalarsanız, sakın hastalıklarınızla ilgili soru sormayın. Siniri bozulacaktır. Tek cümlelik bir cevap için bile, kuyruğa girin, adam gibi sıranızı bekleyin... Daha kolay bir yol mu arıyorsunuz? Doktorun özel muayenehanesine telefon edin, randevu alın...

2. Aldığınız ilaçlar sonrasında kusma, ağır ateş, feci baş ağrısı gibi birtakım sorunlarla karşılaşsanız bile, doktora telefon etmeyin. Kapıcıya telefon edin, yöneticiye telefon edin, sular idaresine telefon edin, ama kesinlikle doktoru rahatsız etmeyin!

3. Ayaküstü, merdiven aralığında, kapı arkasında veya asansörde karşılaştığınızda doktora soru sormamanız gerektiğini 1. maddede belirtmiştik. Anlamadınız mı? Yahu ne anlayışı kıt insanlarsınız siz!

4. Gazetede okuduğunuz asparagas tıp haberleri hakkında doktorlarla değil, bakkalla, nalburla, manifaturacıyla, overlokçuyla falan konuşun. En azından fırça yemezsiniz.

5. Doktorlar sinirsiz insanlar değildir. Saatlerce kuyruk beklemiş olsanız da, doktorun pek kıymetli vaktinin saniyelerini ziyan etmeyin. Unutmayın, sizin işiniz ne kadar kısa sürerse, doktorun geliri (ve dolayısıyla memnuniyeti) o kadar artacaktır. Her bir doktor ziyaretinizde sadece tek bir şikayetinizden söz edin ve ondan sonra sadece doktorun sorduklarına cevap verin. O zaten sizin için en iyi olanına karar verecektir. Doktorun dediklerini yaptığınız halde iyileşmediniz mi? Kesinlikle doktora kızmayın! Eğer aynı doktora gidecekseniz, bir öncekinde söylemediğiniz bir başka şikayetten söz edin. Belki bu sefer bir işe yarar...

6. Doktora bol bol teşekkür edin, şükredin... Ne de olsa, karşınızda, size bakmasa bile, aylık geliri asgari ücretin en az 10 katı olan bir insan var... Hiçbir mecburiyeti olmadan, ağız kokunuzu çekiyor!

7. Doktorlar hakkında kesinlikle kötü konuşmayın. Beş dakikalık bir muayeneyle size koydukları teşhis ne kadar yanlış çıkarsa çıksın, şikayet falan etmeyin. Olur da bir gün şikayet etme gafletinde bulunursanız, bir daha hiçbir doktora başvurmayın! Eczacıya gidin, yogacıya gidin, üfürükçüye gidin, kime giderseniz gidin, ama bir daha doktor yüzü görmeyin.

8. Yukarıdakilerden anlayacağınız üzere, öyle her şikayetiniz için doktora başvurmaya kalkışmayın. Karnınız mı ağrıyor? Soda için, nane-limon kaynatın, halletmeye çalışın. Ya hastalığınız daha kötüye giderse? Yine doktora gitmeyin. Karnı ağrıyıp doktora gitmiş olan tanıdıklarınıza danışın. Durum daha da kötüye mi gitti? Kader... Alnınıza öyle yazılmış...

9. Aldığınız ilacın acılığını, iğnenin yakıcılığını sakın ama sakın hiç kimseye, özellikle de doktorunuza hissettirmeyin. Bunların acısızını, yakmayanını geliştirmek için hiç kimsenin uğraşmasına gerek yok. Siz “hasta”sınız, yani “hastalıklı”sınız, yani her tür acıya layıksınız... Adam olsaydınız, hastalanmasaydınız...

10. Beş dakikada sizi muayene edip tanı koyan doktorun verdiği ilaç hakkında tek bir soru sormayınız. Ama eğer ilacın bir yan etkisi çıkarsa, sakın ola ki, doktorunuza kızmayınız! Gerekli bilgileri vermemiş, gerekli soruları sormamış olduğunuz için yanlış ilaç vermiştir!

11. Doktorunuza soru sorarken uzmanlık alanını bütün ayrıntılarıyla öğreniniz. Hatta iyisi mi en az onun kadar uzman olunuz ki, yalan yanlış sorularla kafasını şişirmeyesiniz. Mesela, ağzınızda bir şişlik mi var? Bunun için diş hekimine mi, kulak burun boğazcıya mı, dermatologa mı, dahiliyeciye mi, cerraha mı başvuracağınızı önce bir araştırın, okuyun öğrenin, sonra sorun!

12. Acil bir durumda doktora telefon ettiniz, eşi çıktı, derdinizi ifade etmeye falan kalkışmayın. Nasıl olsa doktora ulaşmanızı sağlamayacaktır. Tüpçüyü arayın, en azından kiminle konuşmak istediyseniz onunla konuşma fırsatını bulursunuz.

hah

2 Eylül 2010, yazan habiskurus,
Yorum no: 4408

 hah şimdi oldu, hastalarla doktorar birbirilerini yesinler tayyip efendi de karşıdan seyretsin:

seksenlerden beri hızlandırılarak bu hale gelmiş sağlık sisteminde sorunun nerede olduğuna hiç bakmayalım, hastalar doktorları suçlasınlar, doktorlar hastaları.

eninde sonunda bir meslek grubundan söz ediyoruz, toplmusal şartlara tabi olan ve bütün toplumun çürümesinde yerini alan; kimmin daha çok çürüdüğünü mü yarıştıracağız? yoksa çürütmenin nasıl gerçekleştiğini mi? gerici iktidarların 60 yıllardan beri sosyalizasyon hamlesiyle sağlığın toplumsal algılanışının yıkılması için -sadece buralarda yapılmayıp tüm dünyada liberalizmin karşı hamlesinin önemli parçalarından biri haline gelmiş- uygulamaya koydğuu politikaların sonuçlarını mı?

eşit, toplumsal sağlık hakkı için doktorların mücadelesine destek verdik te geri adım mı attrıamadık iktidarlara? bugün cebinizden niye -o da kaçakçılık yapar gibi eczanelere aldırılıyordu başlarda hastalar ilaç parası verirken anlaşılmasın diye, baktılar kisme umursamıyor koyverdiler,, ş,md, açıktan alınıyor- para çıktığını hiç sorduk mu diye hiç düşünmeyelim mi?

sıınıf atlama merakındaki doktorlar belki doğru  yerde durmayı bulurlar, bir gün evliya olurlar diye haylallere mi yatalım? galiba iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmak lazım; blki o zaman gördüğümüz rüyadan uyanırız, başkalarını suçlamak yerine ne yapabileceğimize, nasıl mücadele edebileceğimize bakarız.

dr. hasasn basri seren

Sen başla doktor

2 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4409

Hem iğneyi kendimize batıralım demişsin hem de hastalara kızmışsın. Bir doktor olarak iğneyi kendine batırarak başlasaydın doktor bey.

Görüyoruz doktorların eşit-parasız sağlık mücadelesini. Muayenehanemi kapatma, özelde çalışmama izin ver... Bu mudur?

 

 

AdaptiveThemes