Skip to content

AHMET BERTUĞ: Tribün Halleri / Futbolun beşiğinde anti-kapitalist sesler

17 Şubat 2010, ekleyen ahmet bertuğ

tribün hallerinin mukayeseli dertnamesi -4-   

bu haftanın tribün hali ingiltere'den. dikkatimizin oraya yönelmesinin nedeni, büyük britanya'nın en semirmiş kulübü manchester united'ın tribünlerinden son haftalarda yükselen "love united, hate glazer"  (united'ı seviyoruz, glazer'dan nefret ediyoruz) sesleri... ve bu seslerin bir ölçüde futbolda kapitalist ilişkilere bir karşı duruşu içermesi; manchesterlıların, kapitalizmin semirmiş bir temsilcisine karşı kulüplerini koruma kavgasını... 
 
 
çeşitli sermaye gruplarının kulüp satın alarak futbol piyasasına girmeleri, ingiltere'de futbolun son on yılına damga vuran en önemli olgu. dolayısıyla bu kapitalistleşmenin yıkıcı etkilerine karşı ilk güçlü taraftar tepkilerinin buradan çıkması şaşırtıcı değil.
 
manchester taraftarının nefretini üzerine çeken glazer, 2003 ile 2005 yılı arasında kulüp hisselerini yavaş yavaş satın alan abd'li aile; yani united'ın patronu. nefretin kaynağında ise ailenin kulübü soktuğu devasa borç var. 700 milyon pound'u aşan borç nedeniyle glazerlar, geçtiğimiz günlerde 500 milyon pound'luk bir tahvil ihracı yapılacağını açıkladı. tahvilin faizinin ise "yüksek risk"i ifade eden, yüzde 9'un üzerinde bir seviyede olması bekleniyor.
 
bütün bu hengame içerisinde, united'ın mabedi old trafford'un satışının da muhtemel olması, taraftarın huzursuzluğunun artmasına yol açıyor. kulübün carrington eğitim tesislerinin glazerlara ait bir holdinge satılması ve kulübe kiralanması da gündemde. bardağı taşıran son damla ise ailenin 23 milyon pound'a yakın bir parayı, yönetim gideri ve şahsi borç adı altında kulübün kasasından alması. kulübü borçsuz, hatta kasasında birkaç milyon pound'la satın alan glazerlar, 2017 tarihli tahvil ile borçları erteleyerek zaman kazanmayı ve kulübü belli bir kâr ile satmayı planlıyor gibi.
 
glazerların pis işlerle ilişkisi, yalnızca kâr güdüsüyle kulüp hortumlamanın da ötesinde sanki. 1953 yılında george h. w. bush (baba bush) tarafından kurulan ve domuzlar körfezi çıkartmasından watergate'e kadar bir dizi olayda ismi anılan zapata corporation 1994 yılında aile tarafından satın alınmış ve 2005'e kadar onlar tarafından yönetilmiş. gerçi glazerların yönetimi altındayken şirketin bir vukuatı görünmüyor ama öncesinde hayli ilginç bir tarihi var zapata corporation'ın. wikipedia kaynaklarına göre, kurucularından biri cia ajanı olan bu şirket cia'nin alt organı gibi faaliyet yürütmüş yıllarca. fidel karşıtı kübalıları cia talimatıyla bünyesinde çalıştırmak, nikaragua'daki kontrgerilla faaliyetlerini finanse etme amacıyla yürütülen cia odaklı uyuşturucu operasyonlarında petrol platformlarını üs olarak kullandırmak, bunlardan birkaçı.
 
stadın ortasına alışveriş merkezi
manchester united'ın eski renkleri olan yeşil ve altın ile stadyuma gelen ve "glazerlar dışarı" diye bağıran taraftarların karşı çıkışı ise kuşkusuz olup biten karşısında homojen bir anti-kapitalist duruşu yansıtmıyor. hatta birçoğunun kapitalizmle bir derdinin olmadığını söyleyebiliriz. kiminin derdi bilet fiyatlarındaki artış (borcu kapatmak için daha da yükseltilmesi gündemde), kimininki yüksek bedelli transferler, kimininki mabedin elden gitme ihtimali, çoğunun ise kulübün borç batağı altında bir çöküş dönemine girmesi olasılığı. çözüm önerenler arasında çalışan sayısında kesintiye gidilmesi gibi parlak önermelerde bulunan "işletmeci"ler, kulübün bir başka patrona satılması gerektiğini söyleyen cin fikirliler, yabancılara kulüp satışı engellensin diyen milliyetçi sesler ve old trafford'un ortasına büyük bir alışveriş merkezi kondurulmasını teklif edenler gibi muzip anti-kapitalistler de var.
 
2005 yılında kulübün glazerlar tarafından satın alınması sonrasında durumu protesto etmek üzere bugün yedinci ligde (northern premier league premier division) oynayan f. c. united of manchester kulübünü kuran "the red rebels" taraftar grubunun yaklaşımı ise bir başka örnek. kuruluş ilkeleri arasında kulübün kâr hedeflemeyen bir kuruluş olarak kalacağı da bulunuyor.
 
neticede, kapitalislerin elinde kaldığı sürece kulüplerinin başına neler geleceğine dair bir aydınlanma -ve aydınlatma- yolunda olduğunu söyleyebiliriz unitedlıların. kulüpleri temel olarak bir mülkiyet unsuruna, oyuncuyu bir metaya ve meta satıcısına, taraftarı da müşteriye dönüştüren kapitalist saldırı hepimizi tehdit ediyor. yüzyılı aşan gelenekler, bağlılıklar, türlü zenginlik ve tabii pespayeliklerle kuşanmış devasa bir anlam evreni, patronların ya da yöneticilerin "kâr" hırsıyla iğfal ediliyor. 
 
 
"we don't LOVE UNITED, but we hate CAPITALISM, too"
bu sezonun ilk yarısında oynanan beşiktaş-manchester united şampiyonlar ligi maçı bugünlere denk gelseydi, biri başkan diğeri patron iki kulüp batırıcısına yönelik taraftar tepkisinin güzel bir çarpışmasına sahne olabilirdi inönü stadı. hatta dayanışma duygusuyla ingilizler "yıldırım demirören yeter" derken çarşı'nın "glazer out" diye karşılık vermesi uluslararası bir örgütlenmenin de temelini atabilirdi.
 
bu işbirliği de emperyalist bir ülkenin solcularıyla bir zayıf halkanın devrimcileri arasındaki dayanışmaya benzerdi. zira o maçın devre arasında united'daki kalantorluğu yakından gözleme olanağı bulmuştuk. lacivert pantolonunun üzerine gri bir ceket giyen mustafa denizli ile tayfur havutçuyu seçmemiz zor olmuştu çünkü saha bir anda soyunma odasına yönelen manchesterlılar ile dolmuştu. ferguson'a lacilerini çekmiş altı kişi eşlik ediyordu. her biri kalp, böbrek vs. nakli yapacakmışçasına afili çantalar taşıyan doktor ve masörlerin sayısı da bir o kadardı. lacivert beyaz eşofmanlı 15 kişinin ise ne iş yaptığını anlayamamıştık. hepsini seyreden united taraftarı ise ferguson'un sakinliğiyle çekirdek çıtlıyordu.
 
united'ı bir kez daha istanbul'da izlemek nasip olursa, sahada gördüğümüz kısımda bir değişiklik beklemesek de, tribünde daha fazla yeşil sarı kaşkol, daha iyisi birkaç tane "love united, hate capitalism" pankartı görmeyi umuyoruz. e tabii ki bizim temsilcilerden de -artık hangisi olursa- şık bir yanıt fena olmaz: "we don't LOVE UNITED, but we too hate CAPITALISM" (united'ı sevmiyoruz ama kapitalizmden biz de nefret ediyoruz).
 
Bazı kaynaklar:
http://en.wikipedia.org/wiki/Zapata_Corporation
http://en.wikipedia.org/wiki/Malcolm_Glazer
 
Meraklısına ilgili bir yazı:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&Date=10.02.2010&ArticleID=979534

 

Yorumlar

Beckham'ın ilginç hareketi

11 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2198

10 Mart gecesi oynanan Manchester United-Milan maçında, Milan'da oynayan eski United'lı David Beckham, Glazer karşıtı hareketin sembolü yeşil-sarı renkli bir atkıyı boynuna asarak tribünleri alkışlamış. Ancak sorulduğunda şu açıklamayı yapmış: "Ben bir Manchester United taraftarıyım ve takımı destekliyorum. Her zaman böyle olacak. Atkıyı gördüm ve boynuma astım. Bunlar kulübün eski renkleri. Bildiğimin hepsi bu. Kulübün nasıl yönetildiği beni ilgilendirmiyor. Bu başka insanların işi. Ben takımı destekliyorum."

Şimdi Glazer karşıtları yoğun bir tartışma içinde. Bazıları "Beckham daha ne diyebilirdi ki, yapacağını yaptı, hareketimizin sembolü olmalı" derken bazıları da "Saflık etmeyin, adam kendini satmayı biliyor, sadece dikkat çekmeye çalışıyor" diye yorum yapıyor.

Haksız olmayabilirler. Zira tribünlerde sarı-yeşil renklerin çok fazla arttığı görülüyor. TV'den gördüğümüz kadarıyla özellikle bilet fiyatı daha düşük olan kale arkası tribün neredeyse sarı-yeşil renklerle kaplanmıştı. Burada iki tane de büyük "Love United Hate Glazer" pankartı açıldı.

http://action.joinmust.org/index.php/blog/entry/becks-always-a-red-now-g...

 

 

AdaptiveThemes