Skip to content

Zeytinyağında utanç tabloları

10 Haziran 2009, ekleyen Mehmet Güven

21-24 Mayıs 2009 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleşen 6.Vinolive Şarap, Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı vesilesiyle 6 Haziran tarihli Akşam gazetesinde Nedim Atilla imzalı bir haber-makale yayınlandı.

“Vinolive”, 2004 yılından itibaren düzenlenmeye başlanan “profesyonel ziyaretçiye yönelik bir sektör fuarı” diye tabir edilen uluslararası bir fuar. Bu yılki fuara 12 farklı ülkeden katılımcının ve Uluslararası Zeytinyağı Konseyi (IOC) Başkanı’nın da katılması organizasyonu daha önemli hale getirmiş.
 
Nedim Atilla ise yazısının içeriğini fuar kapsamında gerçekleştirilen bir panel doğrultusunda zeytinyağının insan sağlığı açısından önemine ayırmış, başlığını ise IOC Başkanı’nın verileri ve beklentileri doğrultusunda dünyada zeytinyağı tüketiminin artacağı öngörüsüne odakla atmış. Hemen çözüm önerisini de getirmiş: “Daha çok zeytin ağacı, daha çok zeytinyağı”… Nedim beyin tarifi, ülkemizde zeytin ağacı sayısının artması ile zeytinyağı üretimi artacak ve bu iç piyasadaki fiyatın düşmesi ile tüketimin artmasını doğuracak…
 
Biz de, mesele bu kadar basit bir matematiğe mi dayanıyor diye bir dizi kaynaktan (FAO, TÜİK, ZAE, IOC) sizler için verileri derleyerek var olan duruma dair bazı sonuçlara varmak istedik.
 
Nedim Atilla’nın ve sayısız pek çok bilimsel yada güncel yazının konusu olarak zeytinyağı, hem içerdiği doymamış yağ asitler, hem de polifenolik maddelerden ötürü sağlık açısından oldukça değerli. Zeytinyağının en önemli özelliği ise herhangi bir rafinasyon işlemi yapılmaksızın üretilebilmesi ve bundan dolayı kendisine özgü tat ve aromayı üretim sürecinde yitirmemesidir (bu açıdan bitkisel yağlar içerisinde tektir). Aynı zamanda yetişebilmesi için özgün bir iklime ihtiyaç duyan zeytin ağacından elde edildiğinden nadir bulunan yağlar sınıfına da girer ki bu da değerini daha da arttırır (Tablo 1).
 
Tablo 1. Dünyada üretilen yağ çeşitlerinin, üretim miktarlarına göre dağılımı.
 
Yağ Çeşidi
Dünya Üretimindeki Payı (%)
Soya yağı
28.3
Palm (Hurma) yağı
26.6
Kolza tohumu yağı
11.9
Ayçiçeği yağı
9.4
Yerfıstığı yağı
5.6
Pamuk yağı
3.3
Hindistan cevizi yağı
3.1
Palm tohumu yağı
3.1
Zeytinyağı
2.8
Mısır yağı
2.0
Diğer
3.9
 
Dünyadaki zeytinyağı üretimi ile ilgili 1998-2008 yılları arasındaki dönemin verilerini dikkate alarak hazırladığımız ve aşağıda sizlerle paylaştığımız tablolardan çıkarılabilecek bazı sonuçlar ise:
 
          1. Dünyada 8 milyon hektardan fazla alan üzerinde 900 milyondan fazla zeytin ağacı bulunmaktadır ve bu ağaçların %98’inden fazlası Akdeniz bölgesi ülkelerinde (dünyadaki toplam zeytin ağaçlarının %10’undan fazlası Türkiye’de).
 
          2. En çok zeytinyağı üreten ülkeler listesinde İspanya, İtalya, Yunanistan ve Tunus’tan sonra Türkiye 5. ülke konumunda.
 
          3. Dünyadaki toplam üretimin %75’ini gerçekleştiren ilk üç ülke, dünyadaki zeytinyağı tüketiminde de %60’lık paya sahip. Tabi Türkiye, ürettiğinin yarısını bile tüketmeyen, hele de nüfusu göz önüne alındığında oldukça az tüketen bir ülke. Örneğin Yunanistan’dan neredeyse 7 kat fazla insanımız olması, onların tükettiğinin 4’te 1’inden az tüketmemizi engellemiyor. Hatta nüfusla orantılandığında bile, zeytin kültüründen çok uzakta olan ABD’den güç bela fazla tüketiyoruz.
 
          4. Tüketmiyorsak satıyor muyuz? Türkiye zeytinyağı ihracatında dünyada 4. sırada. Ama bu veriye biraz yakından bakınca ilginç sonuçlarla karşılaşılıyor. Türkiye ihracatının %20’sinden fazlasını önemli bir üretici ve ihracatçı olan İtalya’ya gerçekleştirmekte. İtalya’ya baktığımızda da durum iyice açık hale geliyor. İtalya dünya üretiminde 2., tüketiminde 1., ihracatta 1., ithalatta ise 2.. Yani İtalya, Türkiye gibi ülkelerden ham olarak satın aldığı zeytinyağını dünya piyasalarına pazarlıyor. Benzeri bir durumla, neredeyse hiç zeytinyağı üretmeyen ABD’nin dünya piyasasındaki ihracattan %1.5 pay almasında da karşılaşılıyor.
 
Bunun nedeni elbette ülkemizdeki teknolojik yetersizlikler denemez (malum zeytinyağı, zeytinin sıkılmasıyla elde edilen bir ürün. Yani üretiminde aman aman bir teknolojiye ihtiyaç duyulmuyor). Aynı şekilde yetersiz ağaca sahip olmamız da esas neden olamaz.
 
Kaynak bolluğunda yüzen yoksul bir ülkede (pek çelişkili dursa da, zeytinyağını bile tüketememe sebebi yoksulluk olan bir ülke için bu tarif çok mu yanlış?), kaynak deyince madenlerin dışında pek çok şeyin gözden kaçmaması gerektiği açık. Sonucun sonucu olarak ise: Değerli kaynaklara sahip olmak, onlardan faydalanmak anlamına gelmiyor. Faydalanabilmek için ekonomik-siyasal mekanizmaların, ülke çıkarlarını gözeterek örgütlenmesi temel bir zorunluluk. Peki bizim ülkemizde bu mekanizmalar toplumsal çıkarları gözeterek mi örgütlenmiş durumda? Zeytinyağı örneğine bakarken buna bulduğumuz yanıt sizce nedir?
 
Tablo 2. Zeytinyağı üretiminin ülkelere göre dağılımı.
Ülkeler
10 yıllık ortalama
(bin ton/yıl)
Oran (%)
İspanya
1027.2
37.9
İtalya
624.2
23.0
Yunanistan
399.2
14.7
Tunus
164.2
6.1
Türkiye
128.2
4.7
Suriye
125.7
4.6
Fas
63.0
2.3
Portekiz
35.8
1.3
Cezayir
34.55
1.3
Ürdün
23.15
0.9
DÜNYA
2710.3
 
 
Tablo 3. Zeytinyağı tüketiminin ülkelere göre dağılımı.
Ülkeler
10 yıllık ortalama
(bin ton/yıl)
Oran (%)
İtalya
778.9
28.8
İspanya
573.7
21.2
Yunanistan
270.6
10.0
ABD
204.5
7.6
Suriye
105.7
3.9
Portekiz
67.4
2.5
Türkiye
62.2
2.3
Fas
53.8
2.0
Tunus
45.8
1.7
Almanya
41.8
1.5
İngiltere
41.4
1.5
DÜNYA
2706.1
 
 
Tablo 4. Zeytinyağı ihracatının ülkelere göre dağılımı.
Ülkeler
10 yıllık ortalama
(bin ton/yıl)
Oran (%)
İtalya
175.9
31.5
Tunus
119.2
21.4
İspanya
108.9
19.5
Türkiye
67.3
12.1
Suriye
21.2
3.8
Portekiz
17.3
3.1
Fas
12.2
2.2
Yunanistan
9.9
1.8
Arjantin
8.7
1.6
ABD
8.1
1.4
DÜNYA
557.6
 
 
Tablo 5. Zeytinyağı ithalatının ülkelere göre dağılımı.
Ülkeler
10 yıllık ortalama
(bin ton/yıl)
Oran (%)
ABD
211.4
36.1
İtalya
124.1
21.2
İspanya
38.3
6.5
Japonya
30.3
5.2
Avustralya
29.5
5.0
Kanada
26.5
4.5
Brezilya
26.0
4.4
İsviçre
9.9
1.7
İsrail
8.6
1.5
Meksika
7.8
1.3
DÜNYA
585.6
 
 

 

Yorumlar

Avrupa Birligi, Tunus'a

17 Haziran 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 169

Avrupa Birligi, Tunus'a sagladigi kolayliklarin hicbirini Türkiye'ye saglamamakta. Ihracatin az olmasinin en önemli nedeni budur.

 

 

AdaptiveThemes