Skip to content

Yüksek Öğretim Çalıştayı'na öğrenci baskını

25 Temmuz 2009, ekleyen Hasan Duru

İstanbul Taksim'deki The Marmara Oteli'nde düzenlenmekte olan "Türkiye'de Yüksek Öğretim Sorunları" başlıklı çalıştay, Öğrenci Kollektifleri ile Genç-Sen üyeleri tarafından protesto edilmiş. 

sendika.org'un konuyla ilgili haberi şu şekilde: 

The Marmara Otel'de düzenlenen "Türkiye'de Yüksek Öğrenim Sorunları" konulu çalıştay Öğrenci Kolektifleri ve Genç-Sen üyeleri tarafından basıldı. Öğrenci Kolektifi üyesi 11 öğrenci gözaltına alındı.

Bugün Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve birçok akademisyenin katılımıyla The Marmara Otel'de düzenlenen "Türkiye'de Yüksek Öğrenim Sorunları" konulu çalıştay öğrenciler tarafından protesto edildi. Saat 10.30'da The Marmara Otel'in önüne gelen Öğrenci Kolektifi ve Genç-Sen üyesi öğrenciler, içeride yapılan toplantıyı protesto etti. 3 öğrenci Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile görüşmek üzere toplantının yapıldığı yere çıktılar. Toplantıya katılmak için hep birlikte içeri girmek isteyen Öğrenci Kolektifi üyesi öğrencilere polis müdahale etti. 11 Kolektifçi gözaltına alındı. Daha sonra Genç-Sen üyesi öğrenciler otelin önündeki yolda bir süre daha slogan atarak eylemlerine devam ettiler.

Bakandan gözaltı talimatı

Nimet Çubukçu ile görüşmeye giden öğrencilerden Öğrenci Kolektifleri üyesi Fatih Usta, Çubukçu'ya “Siz yalan söylüyorsunuz, üniversitelerin sorunlarını konuşacağız diyorsunuz ama dışarıda demokratik haklarını kullanan öğrencilere polisi saldırttınız” demesi üzerine bakan tarafından gözaltına alınması talimatı verildi.

Eylemi yapan Öğrenci Kolektifleri'nden öğrenciler, “harç ücretlerine %500'e varan zamlar yapıldı, öğrencilerin bunları ödemesi mümkün değildir. Zamları geri çektirmek için bir çok üniversitede ve ilde eylemler düzenledik. Yüksek Öğretim Sorunları başlığı ile yapılan toplantıda üniversitelerin sorunlarını değil üniversiteleri nasıl daha çok piyasalaştıracaklarını konuşuyorlar. Biz de üniversitelerin asıl sorunlarını, harç miktarlarına yapılan fahiş zamların geri çekilmesi gerektiğini, bu zamları kabul etmeyeceğimizi söylemek istedik. Ancak üniversitelerin sorunlarını gerçekte ne kadar önemsediklerini gösterdiler.” dedi.

Polisin gözaltına alınan öğrencilere araç içinde şiddet uyguladığı bildirildi.

Bakan'ın talimatı ile gözaltına alınan Fatih Usta'nın daha sonra serbest bırakıldı. Öğrenci Kolektifleri'nden başka öğrencilerin de gelmesi ile The Marmara Otel'inin karşısında oturma eylemi başlatıldı. öğrenciler, oturma eyleminin çalıştay bitene kadar sürdürüleceğini ifade etti

Radikal gazetesinin İnternet sitesinde haberde şunlar söyleniyor: 

İstanbul, The Marmara Otel'de yapılan 'Türkiye'de Yüksek Öğretim Sorunları" konulu çalıştay öğrenci protestolarına sahne oldu. Otel kapısında protesto gösterisi yapan öğrencilerden 11'i gözaltına alındı. Daha sonra Çalıştay'a katılan öğrencilerden üçü de pankart açmaya çalışınca apar topar gözaltına alındılar. 

İstanbul’da düzenlenen "Türkiye’de Yüksek Öğretim Sorunları" konulu çalıştaya alınmayan bir grup üniversite öğrencisi, bu durumu protesto etti.

Çalıştayın düzenlendiği The Marmara Oteli önünde toplanan "Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen)" ve "Öğrenci Kolektifi" üyesi bir grup, çalıştayın yapıldığı salona girmek istedi.
Otel güvenliği ve daha sonra gelen emniyet güçlerinin buna izin vermemesi üzerine grup, çeşitli sloganlar attı.

Öğrencilerin protestoları sürerken, öğretim üyeleri içeriye otelin yan kapısından alındı.

Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Eser Karakaş ile görüşen bir grup öğrenci, daha sonra çalıştayı izlemek üzere otele girdi. Dışarıda kalan grup ise protestolarını sürdürdü. Polis bu gruba müdahale ederek 11 öğrenciyi gözaltına aldı.

Salona alınan üç öğrenci ise konuşmalar sırasında pankart açmaya çalışınca apar topar gözaltına alındılar.

Yükseköğretim Çalıştay’ına katılması beklenen YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ise tepkiler yüzünden otele gelmedi.

cnnturk.com'un haberine göre ise, gözaltılar sonrasında, öğrencilere kürsüde konuşma hakkının verilmesiyle gerginlik sona ermiş: 

Konuşmalar sürerken dışarıda bekleyen bazı öğrencilerin gözaltına alındığı haberi salonda tansiyonu yükseltti. Söz sırası bekleyen öğrencilerden birinin bağırmaya başlamasıyla salon karıştı.

Bazı öğretim üyeleri polisin tavrını eleştirdi. Bazıları ise sessiz kalmayı tercih etti. Sessiz kalanlardan biri de Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'ydu.

Çalıştay'ı düzenleyen isimlerden Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Eser Karakaş dışarı çıkarılan 2 öğrencinin önce salona girmesine ardından da kürsüde konuşmasına izin verdi.

Kaynaklar:

http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=25618&ref=bm

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=946651&Date=25.07.2009&CategoryID=77

http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/07/25/yuksek.ogretim.calistayinda.protesto/536466.0/index.html

Yorumlar

"Öğrencisine Saldırıldığında Öğretim Üyesi Sessiz Kalamaz"

27 Temmuz 2009, yazan Muzaffer Osmanoğlu,
Yorum no: 479

Bianet, Öğretim Üyeleri Derneği başkanı Tahsin Yeşildere ile, üniversite har(a)çlarına yönelik zamları ve zamlara karşı yapılan protestoları görüşmüş. Bianet'in haberi şu şekilde:

Öğretim Üyeleri Derneği başkanı Tahsin Yeşildere, aykırı sesler arzu edilmediği için Yükseköğretim Çalıştayı'na davet edilmediklerini savundu. Yeşildere, polisin üniversitelere müdahalesini kınadı; sessiz öğretim üyelerine tepki gösterdi.

Öğretim Üyeleri Derneği (ÖÜD) başkanı Tahsin Yeşildere, üniversite harçlarının arttırılmaması gibi haklı talepler için Yükseköğretim Çalıştayı'nda sesini duyurmaya çalışan Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç Sen) ve Öğrenci Kolektifleri üyelerine yönelik polis şiddetini kınadı.

Polisin öğrencilere şiddet uygularken, konsere müdahale eden "aşırı milliyetçi ve kafatasçı grupları" izlemekle yetindiğini savunan Yeşildere, bianet'e, "Sol görüşlü oldukları için çocuklara tahammülleri yok. Toplantıda öğretim üyeleri, daha ilk baştan öğrencileri içeri aldırıp tepkilerini göstermeliydiler" dedi.

Yeşildere: Şiddet, üniversiteli, işçi ve emekçiye

Polisin aynı tutumu, araştırma görevlilerinin kadro sorunları nedeniyle Taksim'den Tünel'e kadar yürümek istediklerinde gösterdiğini hatırlatan Yeşildere, "Herkes yürüyor, polis dini ve milliyetçi düzeyde eylem yapanları kolluyor, araştırma görevlileri, hak talep eden öğrenciler, işçilerin ve emekçilere şiddet uyguluyor. Polis tarafsızlığını yitirmiş. Oturup düşünmeleri lazım" diye konuştu.

"Çalıştay sadece taraflı değil, verimsiz de!"

Yeşildere, "Biz, üniversite yönetim biçimlerinin ele alınacağı, öğrencilerin, üniversite demokratik kitle örgütleri, öğrenci konseyleri ve gruplarının yer alacağı bir çalıştaya hayır demezdik" dedi.

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın katılmadığı, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun bilgi sahibi olmadığı ve sadece davetlilerle yetinilen çalıştayın, sadece taraflı değil verimsiz de geçeceğine inandığını kaydeden Yeşildere, görüşlerini şu şekilde aktardı:

"YÖK üyelerinden en azından bir kaçının katılması gerekirdi. Tüm paydaşları orada yoktu, bu açıdan sorunların tam anlamıyla irdelendiğini hiç sanmıyorum.

"YÖK Başkanı, İnsel ve Şenatalar katıldığı için yoktu"

"Aykırı seslerin orada olmamasını arzu ettikleri için davet etmemiş olmalılar. Kendi düşünceleri doğrultusunda, rahat tartışabilecekleri insanları çağırmış olmalılar ama İnsel ve Şenatalar'ın orada olması aykırı bir ses olarak karşımıza çıkabilir.

"YÖK başkanının İnsel ve Şanatalar orada bulunduğu için çalıştaya katılmamasını doğal karşılıyorum çünkü Özcan'ın o kişilerle üniversiteleri tartışabilecek bir bilgisinin olmadığı kanasındayım."

"Özcan bu toplantılardan kaçıyor"

Özcan'ın daha önce de İstanbul Üniversitesi'ndeki "Özerk Demokratik Üniversite Nasıl Olmalıdır?" konferansına önce katılacağını bildirp ardından mazeret bildirdiğini kaydeden Yeşildere, "Özcan bu tür toplantılardan imtina ediyor, kaçıyor. Dünyada ve Türkiye'deki Yükseköğretimi fazla tanımadığı için olsa gerek...Üniversitenin sorunlarını aynı kişiler tartışıyor" dedi.

Eski YÖK üyesi ve ÖÜD eski başkanı Burhan Şenatalar ve derneğin üyelerinin Ahmet İnsel ve Eser Karakaş'ın çalıştayda yer aldığını söyleyen Yeşildere, "Üniversitenin yönetişim biçimi, akademik özgürlük, öğretim üyeleri ve öğrencilerinin özgürce örgütlenmeleri ve kendilerini özgürce ifade etmelerinin sistemsel bir sorun olduğu için yükseköğretime ilişkin tartışmalar da temele değmeli" şeklinde konuştu.

"Üniversitelerin herkese eşit biçimde ve ücretsiz olmasından tarafız. Devlet bütçesinin yüzde dördüne karşılık gelen üniversite bütçesini karşılayamayan bir devletin kendi haline üzülmesi lazım. Madem ki öğrencilerin sırtına bu kadar yük biniyor, bu yüzde dördü devlet karşılayarak üniversiteyi parasız hale getirebilir. Harçlara yüzde 100'lük zamlardan söz ediliyor. (EÖ)

Kaynak: http://www.bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/116120-polis-universiteliye...

MMO: Eğitim Her Düzeyde Eşit, Nitelikli Ve Parasız Olmalıdır!

28 Temmuz 2009, yazan Muzaffer Osmanoğlu,
Yorum no: 487

TMMOB Makina Mühendisleri Odası üniversite harçlarına yapılan zamma ilişkin, 28 Temmuz 2009 tarihinde bir basın açıklaması yaptı:

YÜZDE 500‘E ULAŞAN ÜNİVERSİTE HARÇLARI TAMAMEN KALDIRILMALI, ÜNİVERSİTE ÜZERİNDEKİ PİYASA VESAYETİNE SON VERİLMELİ, EĞİTİM HER DÜZEYDE EŞİT, NİTELİKLİ VE PARASIZ OLMALIDIR!

12 Eylül‘ün bir kurumu olan YÖK vasıtasıyla üniversiteler salt kâr mantığı ve piyasa değerleriyle kuşatılmaktadır. Eğitim ticarileştirilerek öğrenciler müşteri, eğitim kurumları tüccar haline getirilmektedir. Üniversite harçlarına yapılan fahiş zamlar ve eğitimin örtülü yollarla özelleştirilmesi hamleleri, Türkiye‘nin 12 Eylül sonrasında yaşadığı dönüşümün en somut kanıtları arasında yer almaktadır.

Bugün meslek liselerine uygulanan katsayıların kaldırılmasından hareketle "eğitimde fırsat eşitliği ve adalet sağlandığı" söylemi gerçekte sahtedir. Eğitimin gerçekten tüm yurttaşlar için eşit koşullarda erişilebilir bir standarda yaklaşması, esas olarak eğitiminin niteliğinin düzenlenmesi, yoksulların üniversiteye girebilmesi ve eğitimde özelleştirmeci bütün uygulamalara son verilmesiyle mümkündür. 

Eğitimde adalet; toplumun yalnızca bir kısmının ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş ve din eğitimini özendirici nitelik taşıyan kararların altına imza atarak değil, halkın ezici çoğunluğunun ödeyemeyeceği harçları ve eğitimdeki tüm paralı uygulamaları kaldırma ve üniversite içi hizmetleri paralı olmaktan çıkarma yoluyla sağlanabilir.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası, eğitim alanına dönük AKP ve YÖK eliyle gerçekleştirilen örtülü özelleştirme saldırılarının karşısında, anayasal haklarını kazanmak için mücadele eden mühendislik ve üniversite öğrencilerinin yanında olduğunu kamuoyuna ilan eder.

Anayasal bir hak olan parasız eğitimin koşullarının hazırlanması yerine, üniversitelere kriz döneminde bir gelir kaynağı olarak bakılmasının tezahürü olan ve oranları % 500‘e varan harç zamları geri çekilmeli, harçlar tamamen kaldırılmalı ve üniversitelerin üzerindeki piyasa vesayetine son verilmelidir.

Emin KORAMAZ
TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI
Yönetim Kurulu Başkanı

Kaynak: http://www.tmmob.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=5334&tipi=9

 

 

AdaptiveThemes