Skip to content

'Yuh!' dedirten özel hastane skandalı: Hasta için 112 doktoruna saldırdılar!

5 Temmuz 2009, ekleyen solaruppras

Konya Beyşehir Çevreyolu'ndaki Şeker Tekke kavşağında Adem Keskin adlı vatandaşın kullandığı ve Mehmet Yanık adlı bir kişiyi taşıyan motosiklet, bir otomobile çarparak kaza yapmış. İki yolcunun da yaralandığı kazanın ardından bölgeye önce kaza yerine 500 metre uzaklıkta bulunan Başkent Üniversitesi Konya Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne ait ambulans ve sağlık görevlileri gelerek Adem Keskin'e müdahale etmiş ve onu ambulansa almış.
 
Ambulanstaki Mehmet Tükenmez ve Salim Ergüçlü adındaki ortopedi uzmanı doktorlar, diğer yaralı Mehmet Yanık'ın da sosyal güvencesi bulunduğunu öğrenince, yaralıyı hastaneye götürmek istemişler. Bu sırada 112 Acil Servis ekipleri de olay yerine gelerek yerde halen yatmakta olan Mehmet Yanık'a ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastayı sedyeye koyarak Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürmek isteyince "müşteriyi kaptırdıklarını" anlayan özel hastane görevlileri, 112 Acil Servis ekibiyle tartışmaya başlamış.
 
Sütçü, yaralılara sosyal güvencelerine göre müdahale etmenin yanlış olduğunu söyleyince, özel hastane doktorları 112 Acil Servis'in doktoru Erdinç Sütçü'ye yumruklarla saldırmış. Çevredeki vatandaşların araya girmesiyle yatışan kavganın sonucunda SSK'lı Adem Keskin özel hastaneye, yeşil kartlı Mehmet Yanık ise devlet hastanesine götürülmüş.
Saldırıya uğrayan doktor Erdinç Sütçü, saldırgan dört görevli hakkında şikayette bulunurken, özel hastanenin yetkilileri herhangi bir açıklama yapmamış. Sütçü, verdiği ilk ifadesinde şunları söylemiş:
 
"Olay yerine geldiğimizde yaralılar yerdeydi. Olay yerindeki yaralılara ilk müdahaleyi yaptıktan sonra yaralıyı ambulansa almak için harekete geçtik. Bu sırada özel hastanede görevli olduğunu öğrendiğim doktor, yaralılara sosyal güvencesinin olup olmadığını, sosyal güvencesi varsa kendi hastanelerine götürebileceklerini söyledi. Sonra bizim sırt tahtasına yerleştirip ambulansa götürdüğümüz yaralının SSK'lı olduğunu öğrendiler. Yaralıyı bizden almak istediler. O sırada bir arbede oldu. Bunun üzerine özel hastane doktoru ve ekibi yaralıyı hiç de uygun olmayan bir şekilde sırt tahtasından indirip apar topar kendi ambulanslarına almaya çalıştı. Karşı çıktım. Önce bana sonra ekibimdeki doktor arkadaşlarımız ve şoförümüze hakaret etti. Ardından Dr. Sönmez bana küfürler edip yumrukladı. Ben yaralıyı vermedim. Ambulansımıza alıp Meram Araştırma Hastanesi'ne götürdük"
 
Kavganın uzaması halinde yaralılar açısından ölüm veya sakat kalmayla sonuçlanabilecek olan bu skandal da, birçok benzerleri gibi, sağlık hizmetinin bir kamu hizmeti olmaktan çıkarak kâr amaçlı bir "rekabetçi" faaliyet haline getirilmesinin, hem insan sağlığına, hem de insan onuruna verdiği zararı bir kez daha ortaya koyuyor. Hasta ve yaralıları bir kâr kaynağı, devlet hastanelerini ise "işleri baltalayan" birer rakip olarak gören piyasacı zihniyet, toplumu çürütmeye ve sağlığımızı tehdit etmeye devam ediyor.
 
Kaynaklar: 

 

Yorumlar

Yakışıyor 'Akepe' Türkiyesine!

6 Temmuz 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 332

Şakaları doktor odalarında yapılan haberler, görüntüler hayatımıza dahil olmaktalar.
Hekimler çürümeyi büyük oranda kabullendiler. Şimdilik (ve hatta en azından bir süre daha) toplumun diğer kesimlerine göre çok daha iyi para kazanmaya devam etmekteler.
Daha ne istesinler insan sağlığı ve ticareti üzerinden 'refah ve zenginlik'.
Emekçilerin bu yaşananları görmesi, yeter lan (özür dilerim ama kızgınım) demesi ve/veya der hale getirilmesi (!) gerekiyor.

Hangisi?

6 Temmuz 2009, yazan Zeynep Arda,
Yorum no: 333

 Konunun doktor odası şakalarıyla ve doktor maaşıyla ne ilgisi var anlayamadım sayın ziyaretçi. Bu bir özel hastane skandalı.. Siz sağlığın ticarileştirilmesine mi karşısınız yoksa tam da akepe hükümetinin istediği gibi halkın hekim düşmanı olmasından mı yanasınız? Bu haberden  benim anladığım olayın mağdurlarından biri 112 doktoru, devletin kendisine verdiği görevi yaparken şiddetle karşı karşıya. Özelin terörü hastalar kadar hekimleri de tehdit ediyor.Bu haberin ana fikri bu olmalı sanki. 

Ne yazık ki tek tek her

6 Temmuz 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 334

Ne yazık ki tek tek her cümlesinde ve bütününde doğru olduğuna inandığım bir yorumdu yazdığım.
Haber sadece özel hastane skandalı falan değil benzer tablolar artık devlet hastanelerinde de yaşanıyor. Performans denilen ve yaptığın iş kadar para kazanmak diye tarif edilebilecek çalışma tarzıyla kamusal sağlık kurumlarında da yarış ve ticaret uçmuş durumda. Bu aynı zamanda kirlenme yarışı!
Bir uzman hekim olarak söyleyebilirim ki ortalama bir uzman maaşının bir temizlik yada maden işçisinin 15-20 katı olduğu bir kazançtan sözediyoruz. Benim çevremde bu tablodan rahatsız olan hekim oranı %5 bile değil ve ben emek dostu bir hekimim (yani görece daha insan hekimlerle yan yanayım). Sabah akşam hekimlerden hoşlanmayarak ve onlara sinirlenerek hayatımı sürdürüyorum üzgünüm. AKePe hükümetinin bu ağırlığı kirli toplamla hedefine ulaşması nedeniyle hekimlerle (ve onların maaşlarıyla ve ortalama doktor odası muhabbetleriyle) ilgili kafamdaki düşünceleri değiştirmek gibi bir niyetim de yok! Ne yazık ki hekimler de toplumun diğer bir çok kesimi gibi çürüdü. Ne yaparsanız yapın böylesi bir sistemde halkın ve hekimlerin karşı karşıya gelmesini engelleyemezsiniz. Beni hekimlere karşı en çok kızdıran ve tahammülsüz koyan şey ise hekimliğin konusunun insan hayatı/sağlığı olması.
Sağlığın ticarileştirilmesi ve özel sağlık hizmetleri konusunda benzer şeyler düşündüğümüze şüphe yok. Kızma hakkımı biraz da bu çok kazanan ve hayatlarından (en azından şimdilik) pek de memnun olan meslektaşlarıma karşı kullanmak istiyorum. Hepsi bu!

İki sınıf var; bir de doktorlar?

6 Temmuz 2009, yazan Zeynep Arda,
Yorum no: 335

Hekimlerin maaşının yüksek değil düşük olduğunu düşünüyorum açıkçası.Aynı maden işçileri, temizlikçiler,öğretmenler gibi.Ortada geliri arttıran şey yarın öbür gün neye dönüşeceği belli olmayan performanslar, kirliliği arttıransa performansların yol açtığı gelir artışı olmaktan çok performans sisteminin rekabete dayalı olması. Hekimin geliri üçte birine düşse bu kirliliğin bir dirhem azalacağını mı düşünüyorsunuz? Hekim olmasaydınız da ekmek fırınında çalışsaydınız karşılaşacağınız kirlilik daha mı az olacaktı peki?

Sonuçta sizin bahsini ettiğiniz her meslek grubunda mevcut 'bugünün adamı'  vasfında doktorlardan ibaret değil hekimler. Hemogramsız acil serviste hizmet verenlerin öyle büyük gelirleri olmuyor, üstelik televizyon ekranından kışkırtılmış halk ilk onların karşısına dikiliyor. Lojmanları yok, kreşleri yok, güvenlikleri alınmıyor,bir kısmı zorunlu görev bölgesindeler onları koruyan doğru dürüst yasalar yok. Ama emekçi değiller emekçilerin sağlığı üzerinden para kazanan, bilgisiz ve aynı zamanda burnu büyük doktorlar bunlar.Bu nedenle acil serviste dayak yiyebilirler, kendilerine her tür saygısızlık edene de bakmak zorundadırlar.

Sizin parababası doktorlara kininize kişisel olduğu ölçüde saygı duyarım.Ben toplumun ve hekimlerin tepkisinin bir takım insanlığını kaybetmiş hekime ve hekimlerin zenginliğine değil de özel sağlık sektörüne yönelmesi için bir şeyler söylenmesi gerektiğini ve bu haberde de canavar bir uzman doktor değil canavar bir özel hastane görülmesi gerektiğini düşünüyorum.Şu kaçınılmaz hekim nefretinin parababası uzmanlara bir zararı olmayacağı açık, o nefret önce acil servisleri,112leri boşaltacak ve o hekimlerin emeklerini patronlara özgürce satmalarını sağlayacaktır.

Aynı yerde duruyoruz, ancak

7 Temmuz 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 338

Aynı yerde duruyoruz, ancak benim bir haberi okuyup ona oracıkta yorum yazmamla ilgili değerlendirmem sizi rahatsız etti sanırım (ya da sözcük neyse yanlış seçmiş olabilirim kızmayın). Uzlaşma ekseninde yazdığım yanıtda tarafınızdan tekrar yanıtlanmış ve belki de çürürtülmüş (Sindirerek okumayı canım çekmedi üzgünüm).

Hikaye biraz açılmalı mı acaba dedim: Özel bir hastanenin doktor odasında ambulansla (ya da çeşitli 'rekabet' ortamlarında!) hastaları kapmak gerekeceğine dair yapılan sohbet ve şakalar...Sonrasında hekim arkadaşlarımın 4 tanesinin- son 1 ay içinde- 'mercedes 2009 bilmem ne' almaları... Ardından okuduğum bu habere hasbelkader yazmış bulunduğum yorum...

Örgütlü bir adamım, solcuyum.Yayın organında polemik yaptığımı düşünmedim. Hakikaten böyle bir yeteneğim ve birikimim de yok. Sınıfsal analiz kapasitemin çok da iyi olmadığını bilirim (yaşlıcana bir adam da olsam geliştirmeye de çalışırım). Bu tartışma sonrası duygu, düşünce ve yönelimlerimde köklü bir değişiklik olmadı ama en azından burda (belki de her yerde) yazarken çok dikkatli olmam gerektiğini öğrendim. En büyük katkısı bu oldu. Siz haklısınız. Yazdıklarımı da siliyorum. Saygılar.

 

 

AdaptiveThemes