Skip to content

Yaşar Kemal’in kaleminden ölümsüz Theodorakis

20 Haziran 2009, ekleyen gagarin

BOĞAZİÇİ Üniversitesi Senatosu’nun kararıyla çağımızın ünlü müzik adamı Mikis Theodorakis’e önceki gün fahri doktora unvanı verildi.

Theodorakis hasta olduğu için törene katılamadı, fahri doktora beratını onun çok yakın sanatçı dostu ünlü şarkıcı Maria Farandouri aldı.

Farandouri unutulmaz bir konser verdi ve ağırlıklı olarak Theodorakis’in şarkılarını seslendirdi.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Özçaldıran yaşamı büyük mücadelelerle geçen, acılar, işkenceler çeken ama hiç eğilmeyen Theodorakis’e doktora unvanı verilmesinin nedenini şöyle açıkladı:

"Üniversitemiz bu kararı verirken Theodorakis’in yaşam boyu sürdürdüğü özgürlükçü ve demokrasi yanlısı tavrını ve Türk-Yunan dostluğu konusundaki çabalarını tabii ki takdirle karşılamıştır ama kararını efsane bir müzik insanını onurlandırmak üzere inşa etmiştir."

Salona girerken konuklara Theodorakis’in yaşamı ve yapıtları ile ilgili küçük bir kitapçık ile Yaşar Kemal’in "Theodorakis ya da Akdeniz’in Sesi" başlıklı yazısı verildi.

* * *

Büyük romancı Yaşar Kemal Theodorakis’i şöyle anlatıyor:

"..... Çağımızın büyük insanlarından birisi de komşumuz Yunanistan’ın yetiştirdiği büyük usta Theodorakis. Birkaç ay önce altın plak verdiğimde, onun için şöyle bir konuşma yapmıştım:

O yalnız müziğin ustası değil, o kardeşliğin, barışın, sevginin, halktan halka, kişiden kişiye dostluk taşımanın, insan güzelliğinin, arkadaşlıkların ustasıdır. Kötülüklere, zulme, işkencelere, savaşa, nükleere, ırkçılığa, sömürüye, o ki insana yakışmayan her neyse, bütün bunlara karşı koymanın ustasıdır...."

Yaşar Kemal yazısında Theodorakis’i anlatmayı şöyle sürdürüyor:

"Onun müziği insanlığın sesiydi. Onun müziğinin temelinde halklar vardı. O müziğini Yunan halkıyla, Anadolu halkıyla, bütün Akdeniz’in halklarıyla birlikte yaratmıştı. O, müziğini, Bizans’la, Itri’yle, Aşık Veysel’le, sazı, buzukiyle yoğurduğu gibi İspanyol, Mısır, Mezopotamya müziğiyle de beslemiştir. Theodorakis Akdeniz’dir, Akdeniz’in sesidir."

Yaşar Kemal yazısını şöyle noktalıyor:

"Sevgi büyücüsü, dostluk, kardeşlik, barış, müzik büyücüsü Theodorakis ölmesin."

* * *

Efsane müzisyen 1925’te Ege’nin büyülü lacivert sularına uzanan Çeşme Yarımadası’nın kucağına sokulmuş olan Sakız Adası’nda doğdu.

18 yaşındayken komünist oldu. Ondan sonra yaşamı insanlığa zulmedenlere başkaldırıyla geçti. Cezaevlerine girdi çıktı. İşkencelerden geçti.

Yunan iç savaşında polis tarafından öldüresiye dövüldü ve morga atıldı.

Arkadaşları onu morgdan kaçırdı. Sağ gözü hasarlı kaldı.

1947 yılında tutuklanıp İkeria Adası’na gönderildi. Arkadaşlarıyla birlikte akıl almaz işkencelerden geçirildi.

Bel kemiği kırılana kadar işkence gören bir arkadaşı onun gözleri önünde sürüklenerek idama götürüldü. O da idamlardan şans eseri kurtuldu.

1954’te bir burs kazanarak Paris konservatuvarına gitti.

1960’ta şarkıları dillerden düşmeyen ünlü bir besteci olarak ülkesine döndü.

Nisan 1967’de ihtilalle gelen Albaylar Cuntası döneminde onun için çileli yıllar yeniden başladı. Cezaevine atıldı, daha sonra sürgüne gönderildi.

Yurtdışında verdiği konserlerle cuntaya karşı direnişin simgesi oldu.

1974’te cunta devrilince ülkesine bir kahraman olarak döndü.

Binden fazla şarkı yazmış olan Theodorakis, ayrıca müzik dünyasına senfoniler, kantatlar, oratoryolar, operalar, bale, sahne, tiyatro ve film müzikleri olmak üzere yüzlerce ölümsüz dev yapıt armağan etti.  

KAYNAK; http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11906224.asp?yazarid=39&gid=61

---Tufan Türenç'in Hürriyet'te yayımlanan yazısı.

 

Yorumlar

Komünist Theodorakis

20 Haziran 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 190

Ayrıca Yunanistan Komünist Partisi'nden birden fazla kez milletvekili seçilmiştir. Milletvekilliği döneminde Türk-Yunan Dostluk Grubu'nu kurmuş, bu konuda ciddi emek harcamıştır.

Türkiye'deki muadili kabul edilen Zülfü Livaneli için, bu unvan çok çok fazladır. Ne mücadele tarihleri ne de politik duruşları birbirine pek benzemiyor bence.

Maria Farandouri ile ise mücadele arkadaşıdır. Albaylar cuntasında, dönemin özgürlük simgesi durumuna gelen bu müzisyen, birlikte tutuklanmış, birbirlerine bağlanarak, işkence görmüş, hapse atılmışlardır.

Can Baba da şöyle der Theodorakis için:

Sen çaldıkça Theodorakis

Bir mor yağıyor üstüme...

Dudaklarım öpüşmekten mosmor...

Bir putum sanki ilahilerle

Denize fırlatılmış

Ve bir deniz yağıyor üstüme

Bakma sen sevgili theodorakis

Açgözlü güvercinlerin didiştiklerine!

Avluların o en çakırkeyiflisine

Mısır daneleri gibi serpilmişler ama

Mısır danesi değil ki bu adalar

Ne de biz güverciniz...

Sekerek o güneş güzeli çakılların üzerinden

Çıplak ayaklarımızın su sesleriyle birbirimize ve kendimize bilakis

Sen çaldıkça Theodorakis

Bir mor yağıyor üstüme...

teodorakis

20 Haziran 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 193

hepsine eyvallah...ama benim yuregime oturmustur unutamam, unutmamanizi da oneririm. teodorakis, sagci yeni demokrasi partisi milletvekilidir. bunun hic mi biz sosyalisteri uzen tarafi yoktur?
bilginize ..
sevgiyle..
mustafa k erdemol

Teodorakis---şiirin rengi

20 Haziran 2009, yazan gagarin,
Yorum no: 199

Sevgili Mustafa;

Yazıyı ben eklemiştim, ve uyarın için teşekkür etmek istedim.

Teodorakis'in bir takım siyasi savrulmalar yaşadığı görünüyor. Bunlar kuşkusuz üzücü , sana katılmamak elde değil. Ancak yaşamının bütününden çıkarsadığımız Teodorakis hala çok önemli.

Bir de Can Yücel, Teodorakis'in bu siyasi savrulmalarına ilişkin de bir şeyler kaleme almış; şiirinin rengi değişmiş,onu da paylaşalım eksiğimiz kalmasın

 

           “Marx öldü, yaşasın MARK!” demiş

Eski Marksist Teodorakis.
Demek düzdüğü türkülerle gayrı
Mayna ediyor Kızıl Bayrağı
Pantheon’ undan aşağı
Bir o eksikti, üstat, Türk Dostu kesilmen için,
Bırak sen Mitçotakis’i, Yeni Demokrasi Partisi’ni,
Elado, seni Anavatan’dan milletvekili seçtirelim,
Lokomotif olursun Yavru Vatan Partisi’ne
Zito Vre Özalakis.”

 

Can Yücel

Dostlukla

teodorakis

21 Haziran 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 206

inceligin icin cok cok tesekkur ederim.
ben zaten siteyi elestirmek niyetiyle yapmamistim yorumumu. Hani bilmeyenimiz varsa bilinsin diyeydi..
ayrica teodorakis'i elbette onemsemeliyiz, ben de onemsiyorum. zaten can baba gerekeni hem de en muhtesem haliyle soylemis zaten.

sevgi ve dostlukla

 

 

AdaptiveThemes