Skip to content

Yaşamımızın %90'ında parlak dikdörtgenlere bakıyoruz

21 Haziran 2009, ekleyen Fatih Polatlı

PALO ALTO, Kaliforniya (ABD) - Bu hafta Sanford Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, Amerikalılar, her gün, zamanlarının çok büyük bir bölümünü, parlak dikdörtgenlere bakarak, onlarla etkileşim kurarak ve onlar sayesinde eğlenerek geçiriyor.
 
Raporun önde gelen yazarlarından Dr. Richard Menken, gözlerini masasının üzerinde ışıldamakta olan dörtgenden kısa bir süre ayırarak, “Amerikalılar, sabah uyandıktan gece saatlerinde bilinçlerini yitirmelerine kadar, neredeyse sürekli olarak parlak, titreşen dikdörtgenlere bakıyor” dedi: “Gerçekten de, Amerikan halkının bu ışıldayan, bu parlayan dikdörtgenlere bakmadığı... neredeyse... tek bir dakika...”
 
Menken, “Pardon” diye devam etti: “Neden söz ediyorduk?”
 
 
Rapora göre, boş boş parlak dikdörtgenlere bakmak, çağdaş yaşamın giderek daha merkezi bir unsuru haline geliyor. İşyerlerinde, özel bilgi dikdörtgenleri, insanların işleriyle ilgili bir dizi görevi sessizce yerine getirmelerini sağlıyor. Eğlence dikdörtgenleri (genellikle daha büyük ve gürültülüler; çoğu evlerin içinde bulunuyor), Amerikalıların gün boyunca dikdörtgenlere baktıktan sonra kendilerinden geçmişçesine gevşemelerini sağlıyor.
 
Araştırmacılar, gün boyunca belirli roller üstlenen yaklaşık 30 farklı parlak dikdörtgen türü belirleyebildi. Bunlar arasında, elde tutulan dikdörtgenler, müzik çalan dikdörtgenler, mobil iletişim dikdörtgenleri, kişisel çalışma dikdörtgenleri ve insanların yataktan kalkıp mutfaktaki dikdörtgenlere doğru yol almasını sağlayan yüksek sesli uyarı işaretlerini çıkaran parlak alarm küpleri de bulunuyor.
 
Stanford ekibinden seçkin sosyolog Howard West, şunları söylüyor: “Neredeyse tüm örneklerde, Amerikalıların, günün sonlarına doğru parlak dikdörtgenlerin karşısında uzun saatler geçirmeyi eğlenceli bulduklarını saptadık. Dahası, bu hipnotize edici şekillere bakmadıkları zaman, yurttaşların çoğunun kafası karışıyor ve ne yapacaklarını bilemez hale geliyorlar.”
 
Yine West’e göre, çevrelerinde dikdörtgen göremeyenler, tedirgin ve sinirli oluyor.
 
Amerikalılar, ortalama olarak, her hafta, ortalama 53 ila 57 dikdörtgenle etkileşim kuruyor. Ama pek çokları bunu yetersiz buluyor. Her bir yatak odasında bir eğlence dikdörtgeninin bulunmasına, işyerlerinde çok sayıda dikdörtgenin olmasına, çocuklara bile bir dikdörtgen verilmesine rağmen, pek çok yurttaş, tatminsizliklerini dile getiriyor.
 
Işıldayan bir iki boyutlu nesnenin karşısında olmadığında boşluk ve korku hisseden Iowa’lı ev kadını Susan Miller, “Keşke bizimki daha büyük olsaydı” diyor ve ekliyor: “Sokağın karşısındaki komşularımızda bulunan dikdörtgen bizimkinin iki katı büyüklüğünde. Harold, bizim dikdörtgenimiz niye onlarınki kadar büyük olamıyor? Harold, beni dinliyor musun? Bizden daha mutlu görünüyorlar. Biz neden onlar kadar mutlu olamıyoruz? Tatlım? Beni duyuyor musun?”
 
Mizahi “haber” sitesi theonion.com’dan (kısaltılmış çeviri): http://www.theonion.com/content/news/report_90_of_waking_hours_spent?utm_source=a-section

 

 

AdaptiveThemes