Skip to content

Tarihteki ilk fare

23 Haziran 2009, ekleyen Deniz Dalkıran

Hemen her gün bilgisayar başına oturup açtıktan sonra neredeyse bilinçsizce yaptığımız ilk hareket, klavyenin hemen yanında duran, vikleyip, tıkırtılar çıkararak canımızı sıkmayan tek fareye uzanıp şöyle bir sallamak oluyor. Bilgisayar kullanırken bazen saatlerce klavyeye dokunmasak da, elimiz fareden hiç ayrılmayabiliyor.

Bazılarınca 'dünyanın en zeki yaratığı' denilen hayvandan adını alan bu cihazın 41 yıldır hayatımızda olduğunu çoğumuz bilmeyiz.

Douglas Engelbart isimli bir mucit, fare adını verdiği ve insanların bilgisayarı kullanmasını kolaylaştıracak bu icadını 1968 yılında basına duyurdu. Stanford Üniversitesi'ndeki laboratuvarında ilk prototipini 1964 yılında yaptığı icadı için, "Görüntüleme Sistemleri İçin X-Y Yer Gösterici Sistem" adıyla patent aldı. Farenin kullanılabilmesi için bir grafik arabirim de yazdı. Fakat o zamanlar yazılımlar için patent verilmediğinden yazılımını tescil ettiremedi ve bu icadından pek de para kazanamadı.

Cihazın adının fare oluşu, aslında ilk örneğine bakıldığında daha anlamlı oluyor. Zira ilk farenin kuyruğu bugünkü gibi parmak ucunda değil. Fareyi tutarken, bileğin bulunduğu tarafa denk geliyor.

Resimden de anlaşılacağı üzere, ilk farenin dışı kocaman tahta bir kutudan oluşuyor. Altındaki yatay ve dikey yönlerde dönebilen iki tekerleğin hareketlerini algılayan ilkel sensörler aracılığıyla imlecin ekrandaki yerini x ve y koordinatlarında belirliyor. Bu ilk örneğinde, imleç yalnızca dikey ve yatay konumlarda hareket edebiliyor. Farenin üstündeki bir adet düğme ile de bulunulan koordinata tıklanabiliyor.

Douglas Engelbart'ın fare üzerinde araştırmalarını yaptığı bilgisayar ise Xerox Star marka. Daha sonra üretimini üstlendiğini anladığımız Xerox'a, bu ilk fareler yaklaşık 400 dolara mal oluyormuş. Dolayısıyla, farenin bu halde yaygınlaşması pek mümkün görünmüyor.

 

Burada devreye başka bir bilgisayar dehası giriyor.

Macintosh bilgisayarların mucidi olarak tanıdığımız Steve Jobs, ilk kez bir fareyi, Xerox'un laboratuvarlarında görüyor ve muhtemelen aşık oluyor. Keza sonraki bir çok gecesini uykusuz geçiriyor.

Daha ucuza mal edilebilecek ve daha kolay temizlenecek bir fare üretmek için, o sıralar Apple bilgisayarlar için klavye ve kasa üreten Dean Hovey'i ikna etmiş. 1980'de ilk prototipini yaptıkları farenin parçaları, bir roll-on deodorantın topu, bir tereyağı kutusu, Dean Hovey'nin buzdolabından bazı parçalar ve arabasının fren sisteminden bazı parçalardan oluşuyor. Zira bir prototip yapmak için her milimetresinin ölçüsü belli olan parçaları imal ettirmek daha pahalıya geliyormuş. Kirlenme sorununa çözüm olarak bulunan topun hemen altındaki halka ise, denilene göre, buzdolabının motorunun sökülmesiyle olaya ilgisi artan Dean Hovey'nin karısının fikriymiş. 

Üretilen bu ilk prototipin köşeli oluşu ve zerre ergonomik olmayışının tek suçlusu tereyağı kutusu olsa gerek. 1984 yılında ilk Macintosh bilgisayarla birlikte piyasaya sunulan tek tuşlu apple marka mouse ise biçim olarak bugünkü farelerle hemen hemen aynı boyutlara sahip. Tuşa basılırken çıkan klik sesi ise kişinin tıklayıp tıklamadığını anlaması için sonradan bilinçli olarak konulmuş.

                                       

 

 

AdaptiveThemes