Skip to content

Muammer okulları satıyor!

9 Temmuz 2009, ekleyen Zeynep Arda

Lise yıllarımda her gördüğüm güzel binayı devrimden sonra nasıl değerlendireceğimizi hayal ederdim. Hayalimde içini yeniden dekore ettiğim bu binaları sıklıkla okul yapıyordum. Bir şehrin en güzel binası güzel sanatlar lisesi olmayı hak ederdi örneğin...

Büyüyünce mimar filan olmadım,aslında binalar hakkında düşünüp taşınmışlığım bundan ibaretti. Yıllar sonra Kars'ta bir kilisede başımı örtmem gerektiğinde (gerekmişti ama örtmemiştim), binaların el değiştirmesinin egemenliğin el değiştirmesi olduğunu yeniden hissetmiş, sonra Kars'ın tüm binalarına biraz da bu gözle bakmıştım. Çocukluk oyunumla hayalimde binaları restore edip bir bir okul (ne yapayım, aklıma başka bir şey gelmedi) yapmıştım.

Muammer Güler okulları satıyor, İstanbul'un en eski okullarının binaları ve arsaları satışa çıkıyor şimdi. Zaten Muammer binaları değil arsalarını önemsiyormuş. Çamlıca Kız Lisesi, Kandilli Kız Lisesi gibi memleketin ünlü liseleri var aralarında. 45 tane okul el değiştirecek ve sermayenin kocaman eline geçecek.

Hüzün hüznü doğuruyor; Çamlıca Kız Lisesi'ni ben okulunu sattırmamak için bahçesinde sınıf oluşturup eğitimine devam eden Hababam Sınıfı ile anımsıyorum.

Yorumlar

EMEP'ten okul satışlarıyla ilgili açıklama

9 Temmuz 2009, yazan Hasan Duru,
Yorum no: 347

Okullarımız arazi yağmacılarına peşkeş çekilemez!

İstanbul valisi Muammer Güler, şehrin en gözde arazilerinde kurulu bulunan 22 okulu satacaklarını açıkladı. Arsa değeri milyon dolarla anılan bu okulların yerine turizm alanları ve iş merkezleri açılacak. İstanbul’un ormanlık alanlarının yağmalanması yetmezmiş gibi, bu kez de okulların rantiyeye peşkeş çekilmesi istenmektedir.

El ovuşturan talancıların çıkarlarını esas alan bu uygulamaya kılıf uydurmak için; “okul ihtiyacı var ama okul yapımı için arazi bulamıyoruz” denmektedir. Oysaki, AKP’nin iktidara geldiği 2002–2003 eğitim ve öğretim yılında 35.133 olan okul sayısı, 2008–2009 döneminde 33.769’a düşmüştür. Aynı dönemde öğrenci sayısı ise düşmediği gibi büyük artış göstermiştir. Önceki iktidarların bıraktığı yoldan devam eden AKP iktidarı, halktan kesilerek oluşturulan ekonomik kaynakları eğitim ve sağlık alanında kullanmadığı için tablo böyledir. Sermaye çevrelerine ve özel eğitim kurumlarına teşvikler ve kredi sağlamakta sınır tanımayan hükümet, devlet okulları ve hastanelere sıra geldiğinde“ödenek yok, sen kendi yağınla kavrul” demektedir. Çivinin üzerine bir çivinin bile çakılmadığı devlet okulları arazi mafyasının ve talancıların kucağına itilmektedir.

Tarihsel ve kültürel önemiyle bir yana, sözü edilen bu okullardaki öğrencilerin başka okullara nakli de büyük sorunlara yol açmaktadır. Özel okullar, okulu boşalan öğrencileri kapmaya çalışmakta ve öğrenci velilerine yeni bir ulaşım gideri fatura edilmektedir. Önceki örneklerde de görüldüğü üzere özel taşıma şirketlerine yeni kar kapıları açılmaktadır.

Devlete ve hükümete düşen eğitimin kamusal niteliğini korumak, devlet okullarını çoğaltmak ve eğitime ayrılan bütçeyi arttırmaktır. Vali Güler’in açıklamaları bunun tam tersini söylemektedir. Eğitimin ticarileştirilmesini, okulların yağmalatılmasını pekiştiren bu uygulamalar son verilmelidir. Vali Güler’in açıklamasından sonra bir kez daha görülmektedir ki, bu talanı durduracak olan da öğrencisi, öğretmeni, velisi ile halkın vereceği mücadeledir.

EMEK PARTİSİ GENEL MERKEZİ

Kaynak: http://www.emep.org/index.php?option=com_content&view=article&id=225:okullarmz-arazi-yamaclarna-peke-cekilemez&catid=35:basn-acklamalar&Itemid=92

 

 

AdaptiveThemes