Skip to content

Liberal olmak da ayıp değil piyasacı olmak da...

20 Haziran 2009, ekleyen gagarin

Taraf Gazetesi'nde yazarlığa başlayacağı son günlerde her yerde konuşulan Referans Gazetesi yazarı Nabi Yağcı'ya eski yoldaşlarından Yavuz Gemici bir şiir yazdı. Şiirde Gemici, Nazım Hikmet'in "Tahir ile Zühre Meselesi" isimli şiirini Yağcı'ya uyarladı.

Ayıp çok ayıp...

Liberal olmak da ayıp değil piyasacı olmak da,
Hatta komünistlikten vazgeçmek de ayıp değil,
bütün ayıp vazgeçtiğin halde vazgeçmemiş gibi yapabilmekte.
Caygınlıkta yani.

Mesela herkes sorgularken Nato'yu,
mesela emperyalizm işgal bayrağını burnumuzun dibinde
dalgalandırırken,
mesela Irak'ta can verirken çocuklar,
"emperyalizm bitti" demek ayıp olmaz olur mu?

Liberal olmak da ayıp değil piyasacı olmak da
Hatta Engin Ardıç'ın, Neşe Düzel'in Mehmet Barlas'ın gözüne girmek de
ayıp değil.
Eski kimliğini pervazsızca piyasaya sürebilmekte ayıp,
pazarlamacılıkta yani.

Mesela en vahşi sömürü göz önündeyken Tuzla'da
Mesela kot taşlama işçileri ölürken birer birer,
Mesela yoksulluk, sefalet büyürken günbe gün,
"güler yüzlü kapitalizm geliyor" demek ayıp olmaz olur mu ?

Liberal olmak da ayıp değil piyasacı olmak da
hatta güler yüzlü kapitalizm hayali kurmak da ayıp değil,
Eşitsizlik artarken, altta kalanın canı çıkarken kapitalizm gelişiyor
diye sevinebilmekte ayıp.
Politik körlükte yani.

Demokrasi vaaz etmek de ayıp değil, özgürlük istemek de,
hatta sivil itaatsizlikten dem vurmak da ayıp değil,
bütün dünya senin özgürlüğün için seferber olmuşken
Cumartesi Annelerinin yanından "tesadüfen geçiyordum" diyebilmekte
ayıp.
Yani vicdanı köreltmekte.

Sakız çiğnemek de ayıp değil, Obama'yı sevmek de,
Hatta ondan büyük bir değişim beklemek de ayıp değil.
Ayıp yenilenme diye başkasının attığı sakızı yıllardır çiğnemeye
tenezzül etmekte.
Patinajcılıkta yani.

Şan şöhret sahibi olmak da ayıp değil, kendine yeni köşeler bulmak
da,
Hatta yeni yol arkadaşları ile halvet olmak da ayıp değil,
Ayıp geçmişini silip atabilmekte.
Unutkanı oynamakta yani.

Mesela genel sekreteri olduğun örgüt buharlaşıp uçmuşken,
mesela solun büyük birikimi heba olmuşken,
mesela teori diye söylediğin her şey delik deşik olmuşken
aynaya bakmamak ayıp olmaz olur mu?

Yenilmek de ayıp değil, geri düşmek de,
hatta yorulup köşeye çekilmek de ayıp değil,
ayıp bükemediği bileği şehvetle öpebilmekte.
Utanmayı bilememekte yani.

Komünist partisine genel sekreter oldun diye
ilanihaye o kimliği kullanman şart mı?
Sen vazgeçtin diye komünistlikten
Komünistler ne kaybetti komünistliğinden.

Affola, Şaire, şiire yaptığımız ayıp...
Ama tarihine, pratiğine, kendisine, kimliğine ayıp edene,
ayıp ettin demek ayıp olur mu?

 

 

 

AdaptiveThemes