Skip to content

Küfür edin, acınız azalsın

14 Temmuz 2009, ekleyen Meriç Korgan

NeuroReport dergisinin önümüzdeki ayki sayısında yayımlanacak bir makale gösterdi ki küfür etmek ağrı eşiğini yükseltiyor ve ağrıya dayanma gücümüzü artırıyor. Bilimsel sonuçlar henüz kesinlik kazanmamış olsa da kendi deneyimlerimize de dayanarak “küfür etmeye devam” diyebiliriz.

 
 
 
En ahlaklılarımız, en küfür sevmezlerimiz bile zor durumda kaldıklarında, “sosyal olarak kabul edilmeyen” bu sözcükleri/deyimleri kullanıverir. Bir çok kültürde ve dilde de benzer küfürler vardır. Yani evrimsel olarak insanlar küfürlere evrensel bir anlam yüklemiş görünüyor.
 
Bu yanıyla araştırmaya layık görülmüş olmalı ki İngiltere’de Keele Üniversitesi’nde bir araştırma yapılmış. Araştırmaya katılanlardan iki liste yapmaları istenmiş. Birinci listede beş tane küfür bulunması istenmiş; ikinci listeye ise bir masayı tarif edecekleri beş sözcüğü yazmaları istenmiş. Daha sonra katılımcıların bir eli oda sıcaklığında suya daldırılarak üç dakika bekletilmiş. Bu sürenin sonunda buzlu suya daldırılarak listeden seçtikleri küfürleri etmeleri istenmiş. Aynı işlem, masayı tarif etmek için seçtikleri sözcükleri söylemeleri istenerek tekrarlanmış. Katılımcıların çoğunluğu küfür listesindeki sözcükleri tekrarlarken fark yaratacak düzeyde daha uzun süre buzlu suda ellerini tutabilmiş. Hissettikleri ağrıyı skorlamaları istendiğinde ise, küfür ederken hissettikleri ağrının daha az olduğu ortaya çıkmış.

Araştırmanın başka sonuçları da var: Bilim adamlarına göre, insanlar acıya dayanabilmek için ağrıyla ilişkili katastrofik durum (acılı bir deneyim sırasında aşırılaştırılmış negatif zihin ayarlamaları, kasılma, bağırma, bayılma vs. gibi) denilen bir savunma mekanizması geliştirirler. Bu konuda yapılan araştırmalara göre ise kadınlar ağrıyla mücadele etmek için katastrofiyi erkeklerden daha çok kullanıyorlar! Yani “ayy bana bir şeyler oluyor” cümlesi boş yere kullanılmıyor anlayacağınız. Çalışmada ağrıya katastrofiyle yanıt vermenin kadınlarda küfür etmenin etkisini azaltmadığı ancak erkeklerde küfür etmenin etkisini azalttığı da saptanmış. Yani erkekler bayılmak yerine küfür ediyor; kadınlar ise bayılsa da küfür etse de fark etmez, ikisi aynı şey fakat genelde bayılmayı tercih ediyorlar.
 
Bilim adamları küfür etmenin vücutta sempatik sinir sistemini uyardığını düşünüyor. Sempatik sinir sistemi, kişinin karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmesi için çalışıyor. Çalışma prensibi kaç ya da savaş (fight or flight) şeklinde. Terleme, kalp hızında artış, ağız kuruluğu sempatik sinir sistemi uyarıldığında oluşan değişikliklerden bazıları. İşte küfür etmek de, olasılıkla hatırlattıklarıyla ilişkili olarak, kalp hızında belirgin bir artışa yol açıyormuş.
 
Sonuçta yüzyıllardır dilimize dolanmış küfürleri neden ettiğimiz en sonunda açıklanmış oldu. Bilimsel olarak da kanıtlandığına göre, bu konuda kendimizi engellemeye çalışmamıza pek gerek yok. Ama yine de nerede ve kimin karşısında küfür ettiğinize dikkat edin. Sonra yediğiniz dayağın acısını küfürle de dindiremeyebilirsiniz.
 
Kaynaklar:
scienceblogs.com/neurophilosophy/2009/07/swearing_increases_pain_tolerance.php
www.irishexaminer.com/sport/feeling-pain-let-the-f-word-take-the-edge-off-96235.html
journals.lww.com/neuroreport/Abstract/2009/08050/Swearing_as_a_response_to_pain.4.aspx

 

 

AdaptiveThemes