Skip to content

Kars'ın heykelleri, AKP belediyeciliği ve Ruslar

16 Haziran 2009, ekleyen Erkin Özalp

 

 
Kars’ın AKP’li belediye başkanı Nevzat Bozkuş, kent merkezinde bulunan üç kadın heykelini, kendi deyimiyle “vatandaşlardan gelen talep üzerine” kaldırtmış. Heykellerin kaldırılmasının Tayyip Erdoğan’ın Kars ziyaretiyle ilgili olmadığını söyleyen Bozkuş, şunları da eklemiş: “Heykelleri çıplaklık olduğu için kaldırmadık. Vatandaşların görüşlerini de dikkate almamız gerekiyor.”
 
AKP’li belediye başkanları, genel olarak sanat ve özel olarak heykel düşmanlıklarıyla ünlü... Hele bir de “kadın heykeli” gördüler mi, dayanamıyorlar... İlk fırsatta kaldırtıyorlar... Tabii, “başka bir yere koyma” gerekçesiyle ve “halkın istekleri” doğrultusunda: “Heykelleri Kars Sanat Merkezi'nin önüne koymayı planlıyoruz. Halkın beklentisi de bu yönde.” (http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=62824)
 
Kars il merkezi, metrekare başına düşen heykel sayısı cinsinden, belki de Türkiye birincisi. Dahası, Kars’ın bundan önceki AKP’li belediye başkanı Naif Alibeyoğlu’nun da, kentteki heykel zenginliğinde önemli katkıları var. 1999 yılında ANAP’tan belediye başkanı olan, bu partinin zayıf düşmesi üzerine AKP’ye geçen ve 2004 yılında belediye başkanlığını yeniden kazanan Alibeyoğlu’nun yaptırdığı heykeller arasında, Ermenistan’dan görüldüğü iddia edilen “İnsanlık Anıtı” da bulunuyor. 2008 yılında AKP’den ayrılan Alibeyoğlu, son seçimlerde CHP’den aday olmasına karşın, bu kez kazanamadı.
 
Nevzat Bozkuş tarafından kaldırtılan heykeller de Alibeyoğlu döneminin icraatları arasında yer alıyor. Alibeyoğlu, konuyla ilgili olarak şunları söylemiş: “Kadın heykellerin birinde kuzu vardır. Bu heykel, Kars'ın hayvancılık kenti olduğunu sembolize eder. Diğer kadın heykelinin elinde gül vardır. Güler yüzüyle Kars'ın misafirperverliğini anlatır. Belediyecilikte devam esastır. Bu heykellerin kaldırılmasını ahlaki bulmadım. İnsanlık Anıtı'nın bekçisini geri çekmiş ışıklarını söndürmüşler.” (http://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/115244-kars-ve-kemerde-kadin-heykelleri-artik-yerlerinde-degil)
 
Peki, heykel tartışmaları bir yana, “belediyecilik” açısından bakıldığında, Kars’ın durumu ne?
İnternet’te Kars’la ilgili araştırma yapanların karşılarına çıkan fıkramsı metinlerden biri (özgün kaynağını bulamadık):
 
“Kars’ta bir yerel TV, halkın arasına karışarak gündelik hayata dair röportajlar yapıyor.
Muhabir, yaşlı bir amcaya mikrofon tutup; ‘Nasılsın dayı, eyi misin?’ diye sordu.
-Şükür oğul, canı taşırem, eyiyem, çoh eyiyem.
-Halin, keyfin, sağlığın da eyi midir?
-Eyidir, he, çoh eyidir.
-Şehirden, hizmetlerden memnun musun?
-Nası söz!
-Validen, kaymakamdan, belediye başkanından?
-Hiç eyle olur mu? Bizim ağzımız dövlete ne diyebilir.
-Yani memnunsun.
-Allah dövlete millete, kaymakam beğe, bölediye başganımıza zeval vermesin.
-Memnunsun?
-Dövletimiz, kaymakamımız, başganımız, şanlı ordumuz başımızdadır, her ne olursa bir fiil o dakika yanımızdadır. Ben vatanıma nasıl serzeniş ederem? Amma, benim derdim başkadır.
-Allahına gurban dayı, söyle nedir?
-Doksan sene önce buraya Ruslar girdi ya?
-He girdi.
-Hani bu belediye binalarını, okulları, çeşmeleri, istasyonu Ruslar yaptılar ya?
-Rus işgalinde yapıldı değil mi dayı?
-He. Heç benim dövletime, milletime sözüm olur mu? Ben aha bu Rusların avradını... Doksan sene önce bu kaldırımları, caddeleri yapıp gittiler, bir gün bi kere Kars’a gidek, yollar bozuldu mu, kanallar tıkandı mı demediler, insan bi gelir de buralara, heç beyle olur!..” (http://www.yesilirmakgazetesi.com/Kose-Yazilari-detay.asp?id=94&Yazi=ANLADINIZ%20SİZ%20ONU...!.yhtml)
 
Gerçekten de, heykelleri bol olsa bile, Kars, belediyecilik açısından, 1877-1918 dönemindeki Rus egemenliği döneminin ilerisine geçebilmiş değil. Kent, “Rus işgali”nden, Sovyetler Birliği sayesinde kurtuluyor. 1917 Ekim Devrimiyle iktidara gelen  Bolşevikler, 1918 yılında Brest-Litovsk Anlaşması’nı imzalayarak, Kars, Ardahan ve Artvin’i Osmanlı Devleti’ne geri veriyor. Bir başka deyişle, Kars’ı Lenin’e borçluyuz!
 
Ama “yaşlı amca”nın söylediği üzere, aradan geçen süre içinde, Kars’taki eski binalar ve altyapı bile korunamamış durumda. Rus egemenliği döneminde inşa edilen taş binaların önemli bir bölümü bakımsız durumda. Aslına bakılırsa, sonradan yapılan büyük binaların durumu da pek parlak değil. Kentin en önemli caddelerinden biri olan Faikbey Caddesi’nin üzerinde, yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu üzerindeki tabelalardan anlaşılan devasa bir boşaltılmış “modern” bina duruyor. Kent merkezinden uzaklaşıldıkça, şehir planlamacılığından eser kalmıyor. AKP’li belediye, kentin parklarını bile koruyamıyor. Kars Kalesi’nin eteklerindeki büyükçe bir park, “doğal” haline bırakılmış durumda...
 
Kars Kalesi’ne ilişkin bir notla bitirelim: Bu kalenin en yüksek burcuna girmek “yassah”. En ucuzundan bir demir kapı yaptırılıp üzerine asma kilit vurulmuş. Peki, neden yasak? Burcun üzerindeki direğe asılan büyük Türk bayrağı nedeniyle... Olur da birileri bayrağı indirmeye kalkar diye! Öyle ya, bayrak indi miydi, kale de düşmüş sayılır... Hem zaten ne işi var vatandaşın (ve turist gavurların) orada?

 

 

 

 

 

AdaptiveThemes