Skip to content

Bursaspor Marksist bir futbolcuyu transfer etti

22 Temmuz 2009, ekleyen Erkin Özalp

Bursaspor’un bu sezonki belki de en önemli transferi, İsviçre'nin FC Basel takımından gelen İvan Ergiç. Futbolcunun önemli özellikleri arasında, paranın egemenliğine karşı çıkması ve Karl Marx’tan etkilendiğini açıkça söylemesi de bulunuyor. Ergiç, profesyonel menajerlerle çalışmıyor...  

1981 yılında Hırvatistan’da doğan Sırp kökenli Ergiç, Yugoslavya’nın parçalanma sürecinde ailesiyle birlikte Avustralya'ya göç etmiş. Hem Sırbistan hem de Avustralya yurttaşı olan İvan Ergiç, 2000 yılında İtalyan Juventus takımı tarafından keşfedilmiş ve 2000-2001 futbol sezonunda Juventus tarafından İsviçre'nin FC Basel takımına kiralanmış. FC Basel’de takım kaptanlığına yükselen Ergiç, bir dönem yaşadığı depresyon nedeniyle sahalardan uzak kalmasına karşın, sonrasında takımına geri dönmüş ve bir yıl sonra yeniden kaptanlık görevine getirilmiş.
 
İvan Ergiç, 2002-2003 futbol sezonunda, İsviçre'nin FC Basel takımının kaptanı olarak Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde top koşturduktan sonra, kendisini FC Basel’e kiralamış olan İtalyan Juventus takımı tarafından geri istenmiş. Ancak aynı dönemde bir sakatlık geçirmiş ve ameliyat olmak zorunda kalmış. Ameliyat sonrasında depresyona giren futbolcu, 2004 yazında, dört ay boyunca bir psikiyatri kliniğinde yatılı olarak tedavi görmüş.
 
Daha sonra takımına dönen Ergiç, 2006 yılında yeniden kaptan yapılmış.
 
Ergiç, 2007 yılındaki bir röportajda, Juventus ile ilgili olarak şunları söylemiş: “Büyük takımlardaki pek çok futbolcuyu tanıyorum. Benim de Juventus deneyimim olmuştu. İşlerin nasıl dönebildiğini görmüştüm. (...) Juventus, yolsuzluk nedeniyle ikinci lige düşürüldü. Bu beni şaşırtmadı. Bunu öngörmek mümkündü. Futbolun kirli tarafının, o dönemde hastalanmama yol açan nedenlerden biri olabileceğini düşünüyorum. Şu anda hapishanede olan kişilerle doğrudan bağlantılarım vardı. Futbol, acımasız bir sektör. Bense saftım. Olup bitenleri biliyordum, ama bunu hiçbir zaman benimsemedim. (...) Benim açımdan, hilesiz bir şekilde mücadele etmek, başarıdan önemli. Bu, hiçbir zaman terk etmemek istediğim kişisel devrimci düşüncem.” (http://www.woz.ch/artikel/2007/nr18/sport/14903.html)
 
İvan Ergiç, aynı röportajda, teknik direktörlerin kavgacılığı teşvik etmesini şöyle değerlendirmiş: “Bu, neredeyse tüm teknik direktörlerin bildiği bir hile ve bu hileye düşmemeyi pek az futbolcu başarabiliyor. Teknik direktörler bilinçli bir şekilde baskı uyguluyor, antrenmanlar sırasında kavgacılığı teşvik ediyorlar ve futbolcular, sahaya patlamaya hazır bombalar gibi çıkıyor. Pek çok olay bilinçsiz şekilde çıkarılıyor. Bu da futbola zarar veriyor.”
 
Örnek aldığı futbolcular arasında 1980’li yıllarda İngiltere’nin ulusal takımında oynayan ve hiç ceza almayan Gary Lineker’in de bulunduğu söyleyen Ergiç, kasti faulleri yanlış bulduğunu vurgularken, bunları paranın futboldaki ağırlığına bağlamış. Röportajı yapan gazetecinin “neredeyse bir kapitalizm eleştirisi yapıyorsunuz” demesi üzerine, şu diyalog geçmiş:
 
“- Bu bir kapitalizm eleştirisi. Buraya eklemem gereken şey, en büyük ilham kaynaklarımdan birinin Karl Marx olması.
 
- Karl Marx?
 
- Bu, bir tesadüf değil. Babam eskiden Sosyalist Parti üyesiydi. Ortodoks bir Marksistti. Her şeyi sisteme bağlamak yerine bana insan olmayı öğretti. Dolayısıyla, Karl Marx’ı babamdan öğrendim. Ve Marx, daha 150 yıl önce, kapitalizmin çelişkilerini görmüş ve paranın dünyaya zarar verdiğini anlamıştı. Para, futbola da zarar veriyor. Ben de konformist bir futbolcu olmak istemiyorum.”
 
Ergiç’in, ortodoks Marksistleri (ve bu haberin yazarını) çok fazla heyecanlandırmayacak ilham kaynakları da bulunuyormuş: Frankfurt Okulu, Adorno, Horkheimer ve Sartre... Bursaspor’un yeni oyuncusu, şu değerlendirmeyi de yapmış: “Onların ilham verici, Marksist çalışmaları, iradi davranmamı, ilkeleri başarıdan daha fazla önemsemek konusunda kararlı olmamı sağladı. Marx, kapitalizmin çok fazla çelişki barındırdığını, insanın özünün yok olduğunu, mutlak bir yabancılaşmanın yaşandığını yazmıştı. Ve bu konuda haklı.”
 
İvan Ergiç’in beğendiği futbolcular arasında, Messi, Ronaldinho ve Zidane da varmış.
 
Futbolcuyla ilgili bir haber yazısında, şunları söylediği belirtiliyor: “Doğum günü, sevgililer günü, yılbaşı kutlamaları gibi geleneklerden nefret ediyorum.” (http://www.tagesanzeiger.ch/sport/fussball/Ivan-Ergic-der-FussballPhilosoph/story/24395956)
 
Avrupa’daki profesyonel futbolculuğu sırasında büyük kulüplere, oyuncu danışmanlarına ve menajerlere olan güvenini yitiren Ergiç, bunları, “Sadece zenginleşmek isteyen asalaklar” diye anıyormuş. Menajerlerle çalışmayı bırakan futbolcu, kendi başına daha kötü sözleşmelere imza atsa bile, sözleşme görüşmelerinin temiz bir şekilde yürütüldüğünden emin olmayı tercih ediyormuş.
 
Ulusal takımlarda aşırıya varan bir şovenizmin yaşandığını düşünen İvan Ergiç, Sırbistan için oynamaktan da vazgeçmiş. Ergiç, FC Basel takımının kaptanlığını da, teknik direktörle yaşadığı sorunlar nedeniyle, kendi isteğiyle bırakmış.
 
Futboldaki ticarileşmeyi “Bir tür çağdaş Makyavelizm” olarak değerlendiren İvan Ergiç’in, Bursaspor taraftarlarını zaman zaman kızdırabilecek bir başka özelliği, kendi lehine çalınan haksız faul düdükleri konusunda hakemi uyarması! Üstelik, bunu kritik maçlarda da yapıyormuş...
 

İVAN ERGİÇ'LE İLGİLİ DİĞER YAZILAR:

Ergiç haberimizi 'kaynağını silerek' aktaran siteler (yukarıdaki haber hakkında)

Bursasporlu Ergiç: 'Futbol yanılsamalarla yaşar' (röportaj çevirisi)

ERKAN GOLOĞLU: Korkunç değil 'Devrimci' İvan (Radikal)

Bursasporlu İvan Ergiç: 'Komünist bir tarafım var'

Marksist bir futbolcusu olan Bursaspor şampiyon

İvan Ergiç: 'Marksist teoriyi kendime uyarladım'

Yorumlar

Ivan Ergic'le ilgili özel bilgiler!

22 Temmuz 2009, yazan Ali Mert,
Yorum no: 456

Bana gelen bir e-mektubu, Türkçe'sine, noktasına, virgülüne, resmine, cismine vb. hiç dokunmadan olduğu gibi aktarıyorum o halde: 

Ivan Ergic asagi yukari 9 yildir Baselde oynuyor. Ergic, Basel taraftari acisindan bayrak adamdir, Basel taraftari bir de siyasi acidan Livorno taraftari gibi olsa Ergicin bayrak adamligi Lucarelliyide Tottiyide gölgede birakirdi ama durum öyle degildi.

Ilk önce adamin futbolu hakkinda yorum yapalim. Sahada liderlik yapabilme vasiflarina tamamen sahip bir kisilik, yeni bir ülkede yeni bir kültür icerisinde bunu yapamayacaktir büyük ihtimal ama lider oyuncu denilebilir. Genelde defansif orta saha gibi oynar, klasik 6 numara, ofansi aslinda hic de fena degildir sag bekte oynayabilir biraz sürat kazanmasi lazim belki dogru yüklemelerle olabilir. harika sut ceker aslinda ama buna ragmen cok fazla gol atmaz cok sut cekmez. 2 sezondur bir gerileme dönemi icerisinde ama belki Bursada tekrar kendine gelir bilemiyorum. 

Ergicin kisiligine gelince. Ergic marksisttir, olayin felsefi yönüne önem veren kafa yorandir, eylemden cok düsünce, felsefe yönü ile ilgilenir, Isvicrenin sosyalist diye nitelendirebilecek tek gazetesi WOZ dur ve belkide bir futbolcuyla yaptiklari tek röportaj Ergicle yapilmistir. Cetnik selamini en son yapacak insan Ergictir, adam asiri sovenist bir atmosfer vardi diyerekten almanyadaki dünya kupasindan sonra sirbistan milli takimini birakmistir. Benim sahsen bugüne kadar sahit oldugum en bilgili futbolcudur diyebilirim, gazetelerdeki röportajlarindan olsun tvdeki demeclerine kadar, adami severek dinleyip okumusumdur, futbolcularin %99u gibi klise abuk subuk demecler vermektense bazen biraz da abartarak bambaska konular hakkinda yorum yapabilir.

Uefa ve Fifayi avrupa ve dünya sampiyonalarini asiri endüstriyel bir formata soktuklari icin elestirir, özellikle bu turnuvalara katilmamanin dünyanin sonu gibi gösterilmesine karsi oldugunu söylemistir adam avrupa sampiyonasindan bahsederken ontolojiye gecis yapabilecek kapasiteye sahip.

kendisine faul yapilmadigi halde hakem faul verirse hakeme faul yoktu diyebilecek bir futbol anlayisinada sahiptir. Basel taraftarlariyla taraftarlar icin özel kalkan bir trenle deplasmana gidip yagmur altinda kale arkasinda mac izlemisligi de vardir. 2 sene önce kacan sampiyonluk sonrasi stadda cikan olaylar sonrasi taraftarlar ve kulüp arasinda arabulucuk yapmistir.

bu noktada tek bir sorun var, Ergic profesyonel degildir, veya söyle diyelim bildigimiz gibi degildir, gerekirse 3üncü ligdede oynarim yeter ki futboldan zevk alayim diye bir demeci vardir, gectigimiz sezon bitmeden henüz hala profesyonel bir sekilde futbol oynayip oynamayacagi konusunda karar vermis degildi.

aslinda su foruma yakisacak belkide tek futbolcudur, adam yüzeyselligi sevmez, güzel bir demeci vardir misal: Barcelona maci sonrasi Barcali futbolcular Baselli futbolcularla forma degistirmek istemez konu hakkinda Ergic, tüm bu görsel sovun icinde futbolcular tanri yerine konulursa olacagi budur kendilerini tanri sanarlar demistir. günümüzde sacinda jöle olmayinca seni kabul bile etmezler hersey gösterisle alakali, hersey sahte diye bir demecide olmustur.

Ergicin psikolojik sorunlarinin nedeni de bu ortamdir. cocuklugundan beri yaptigi herseyi hatasiz en iyi sekilde yapmaya calistigini ve cocuklugunda profesyonel futbol denince aklina fair play ruhu, oyunun ön planda oldugu bir ortami hayal ettigini ama arka planda olanlari görünce bir nevi depresyona girdigini söyler.

Zaten prensip olarak her zaman en üste centilmenligi koydugunu yenmenin ikinci planda geldigini söyler, kazanmak icin herseyi yapar ama bunu her zaman icin oyunun kurallari icinde yapar.

Ergic kendisi de dahil olmak üzere hicbir seyi ciddiye almaz, bu biraz sorun yaratabilir ama takimi icin yine de herseyi verir cünkü bilir ki taraftarlari icin o takim her seyi ifade eder. Yeri gelir teknik direktörü elestirir yeri gelir kendini bile bir nevi asagilayacak sekilde espri yapabilir, uzun lafin kisasi bir cok seyi bir cok futbolcu gibi önemsemez bunun en güzel örnegide su resim olsa gerek.



Image



futbol onun icin bir oyundur, zevk alinmasi gereken izleyenlere zevk vermesi gereken bir olgudur bu anlamda, önce futbol vardi sonra taraftarlar sonrada bunlarin etrafina tüm üst yapi kurulmustur önemli olan futbol ve taraftarlar arasindaki bagi güclendirmektir etrafindaki yapi ikinci plandadir diyerek Ergicten bir alinti yapip kapatayim.

kisiligi ile ligimize bir cok sey katabilecek bir futbolcu kazanmistir ligimiz ama ne kadar ön plana cikabilecek orasi soru isareti...

 

 

AdaptiveThemes