Skip to content

Bilimcilerin ne kadarı sahtekar?

30 Mayıs 2009, ekleyen Erkin Özalp

Bilimsel çalışmanın aynı zamanda büyük paralar kazanmak için yapılan bir iş haline gelmesi, bu işle uğraşanların verileri çarpıtmasına ve hatta uydurmasına zemin sunuyor. Özellikle “sansasyon yaratan” bilimsel çalışmalara daha bir dikkatli yaklaşmak gerekiyor. Medyanın ilgisini çekmeye yönelik “bilimsel gösteri”lerin gerçekte uydurma verilere dayandığı örneklerin sayısı az değil. Bu yıl yayımlanan bir araştırmada, bilimcilerin uydurmaya (fabrication) ve çarpıtmaya (falsification) ne ölçüde başvurduğu tartışılıyor.

Plos One adlı İnternet sitesinde (plosone.org) yayımlanan bir makalede, bilimcilerin uydurmalarıyla ve çarpıtmalarıyla ilgili olarak bugüne kadar yapılmış olan bazı araştırma çalışmalarının sonuçları topluca değerlendiriliyor.
 
Danielle Fanelli’nin makalesine göre, bugüne kadar yapılan araştırmaların sonuçları derlendiğinde, bilimcilerin yaklaşık olarak yüzde 2’sinin, kendi araştırma çalışmaları sırasında, en azından bir kez, verileri ya da araştırma sonuçlarını uydurmuş, çarpıtmış ya da değiştirmiş olduklarını kabul ettikleri ortaya çıkıyor. Yine bilimcilerin yaklaşık yüzde 34’ü, kendi araştırmalarında, en az bir kez, “tartışmalı” uygulamalara başvurduklarını itiraf etmiş.
 
Bilimcilere meslektaşlarıyla ilgili değerlendirmeleri sorulduğunda ise, bu oranlar, doğal olarak yükselmiş. Başka bilimcilerin uydurmaya başvurduğuna tanık olduklarını söyleyen bilimcilerin oranı yüzde 14’ü biraz geçerken, “tartışmalı” uygulamalara tanık olduklarını söyleyenlerin oranı yüzde 72’ye ulaşmış.
 
“Tartışmalı” uygulamalar arasında, ilgili araştırmanın finansmanını sağlayan kuruluşun baskıları nedeniyle araştırmanın tasarımının, yönteminin ya da sonuçlarının değiştirilmesi de bulunuyor.
 
Bilimsel çarpıtmalara en fazla başvuranlar, tıp ve eczacılık alanlarında çalışan bilimcilermiş. Bu alanların aynı zamanda en büyük paraların döndüğü alanlar olması bir tesadüf sayılabilir mi?
 
Yüksek öğretim kurumlarının özelleştirilmesini, bilim kurumlarının özel şirketlerden ya da emperyalist kuruluşlardan destek almasını, bilimsel araştırmaların benzer şekilde finanse edilmesini savunanların gerçekte ne istedikleri açık olsa gerek. Bilimsel çalışmalar ticarileştikçe, bilimcilerin yerini tüccarlar ve sahtekarların alması kaçınılmaz...
 
Kaynak: http://www.plosone.org/article/info:doi/10.1371/journal.pone.0005738
 
 

 

 

AdaptiveThemes