Skip to content

ALİ MERT: Yalçın Küçük bir numara olunca, küçük Yalçın ne olur?

6 Ağustos 2009, ekleyen Ali Mert

6 Ağustos 2009

Bizim küçüğe isim ararken, öyle çok uzun boylu düşünmedik. Üç isimlik kısacık bir liste oluştu sadece. Türkiye’de sol adına; toplumculuk, eşitlikçilik, ortaklaşmacılık adına özgün düşünce üretmiş, kapsamlı eserler bırakmış devrimci aydınlar kimlerdir diye düşününce, Hikmet Kıvılcımlı, Doğan Avcıoğlu ve Yalçın Küçük’ten başka bir isme ulaşmak mümkün değil neredeyse.

Hikmet, Doğan ve Yalçın isimlerini “seçilmek” üzere ortaya attığınızda da, Hikmet adı eski geldiği ve hem kadın hem erkek adı olabildiği için, Yalçın ve Doğan öne çıkıveriyor haliyle. İki isim olsun derseniz, (münasebetsiz) Yalçın Doğan yüzünden ortalık karışıyor; Yalçın mı olsun Doğan mı olsun derken, son gün Yalçın’da karar kılınıyor. İsim koymak iş değil, bu kadar basit işte!

Tabii, küçük Yalçın olmanın belli başlı yararları arasında, Yalçın Küçük’ün isimlerden hareketle meşrepleri çıkardığı “onomastik sorgulamaları”ndan uzak kalmak gibi önemli kimi avantajlar da var.

Ama nereden bilebilirdik ki, bunun bir sürü de dezavantajı var!

Baksanıza, adam ortalığı nasıl karıştırmış da, ülkemizin huzurunu bozan, asker vesayetinin ve hatta Allah korusun, darbenin hüküm sürmesi için elinden geleni ardına koymayan, sonra bu işlerde terör örgütü PKK ile bağlantıları sağlayan, belki de Madımak yangınını çıkarıp dini bütün kesimleri hedef göstertmek suretiyle askeri göreve çağırtan… falan filan ne işlerin başındaymış, 1 numaradaymış.

Durun, son noktada, Madımak demişken savcılara bir uyarım, bir faydam da olsun. Yalçın Küçük’ü en son nerede gördüm? Daha doğrusu kendisini değil de, gönderdiği kırmızı çiçekleri. Kemal Özer’in cenazesinde. Kim bilir ne şekilde kandırdığı iki genç çocuğun eline tutuşturmuş çiçekleri, üstüne de “Devrimci şairime, güle güle” diye yazdırtmış. Kemal Özer kim? Madımak olayının, Sivas Yangını’nın şiirini yazan ozan. İddianamede üzerinde durulması gereken bir bağlantı değil midir bu?

“Daha neler” mi diyorsunuz?

Siz hiç iddianame okumayı, engerekon iddianamesi okumayı bilmiyorsunuz.

Ama ben küçük Yalçın’a okuyacağım. Ne gerek var Grimm’e, Lafontaine’e, Nasrettin’e?

Bin bir geceden daha uzun, fabl’lardan daha öğretici, Nasrettin’den daha gülünç bir iddianame var elimizde. Akıl tutulması ve yitimi için harika bir belge.

Peki uzatmadan dönelim başlıktaki sualimize; Yalçın Küçük bir numara olunca, küçük Yalçın’a ne olur?

Ya bu yazılanların aptalca masallar niyetine okutulduğu, eğlence konusu olduğu bir ülkede büyür, adam olur.

Ya bunların ciddiye alındığı, “gerçek” sanıldığı bir ülkede büyür, ülkeyle birlikte yok olur.

 

 

 

AdaptiveThemes