Skip to content

ALİ MERT: 8, 7, 6, 5... Allah belanızı versin!

11 Haziran 2009, ekleyen Ali Mert

 “Münevver olayı”nda, “msn yazışmaları” – tabii ki, ilk defa bizde kaydıyla -  Akşam’a ve Habertürk’e çıktı. Yazışmalar okundu, olaya kıskançlık da bulaştığı, her şeyin bir gece önceden planlanmış olabileceği anlaşıldı! Mesaneler taştı.

Habertürk, yeni ve acar bir gazete olduğundan, önemli bir “fark” da yakalayıp, katil zanlısı Cem’in cinayet sonrası testere almaya giderkenki “cool” görüntülerini bile yayınladı. Testere 5 yakında gösterime çıkacaktı.

Daha önce de cinayetin, birden çok kişinin katıldığı bir satanist ayininde işlenmiş olabileceği anlaşılmıştı. Yalnız bunun görüntüleri kameralarca tam tespit edilemediğinden, oradan buradan kes yapıştır “satanist ayini” görüntüleri kullanılmıştı. Görüntüler, garip Garih cinayetindeki satanizm kuşkularını konu alan haberlerdeki görüntülerle aynıydı. Mezarlıklar taştı.

Bugün satanizm tehdidini ele alabilecek çok önemli başka bir fırsat daha vardı. SBS sınavına girmesine izin vermediği için annesini öldüren 11 yaşındaki kızın Satanist olabileceği şüphesi Yeni Şafak’ın manşetine, Sabah’ın ilk sayfasına taşınmıştı. Şeytanın aklı karıştı.

Yeni Şafak, toplumumuzu, gençliğimizi sarmalayıp yok eden satanizm belasının 7 önemli belirtisini bütün açıklığıyla yazdı: Yedi numarada “siyah giyinme”, altı numarada “uyuşturucu alışkanlığı”, beş numarada “kuşkuculuk”, dört numarada “ahlak kurallarını tanımama”, üç numarada “eğlenceye düşkünlük”, iki numarada “aileye ve düzene isyan” ve bir numarada “kendisine aşırı güven”!

Vakit gazetesi 7 büyük günahla yetinmeyerek, meseleyi daha derinlikli bir biçimde ele aldı ve 8 rakamına ulaştı. Satanizmin ve son dönemde yaşanan bu korkunç cinayetlerin temel nedeni 8 yıllık temel eğitimdi. Eğitim 8 yıl olunca, alt ve üst sınıflar arası yaş farkı nedeniyle, alttakiler, üsttekilerin baskısını görünce sapık düşüncelere sapıyordu. Bu çocukların tuvaletleri falan da aynıydı (sapıklığın ve Üzmez’liğin sınırı!) Ayrıca çocuklar yeterince din ve ahlak dersi alamadıkları gibi, Kuran eğitimi de bir türlü seçmeli hale gelmiyordu.

Vakit sapıklığın sınırlarını böyle zorlarken, Yeni Şafak, katil zanlısının patron amcası, Sümerbank hortumcusu Burgaz Rakı bandrolcüsü Garipoğlu Bey’le konuşarak, derinlemesine analiz boyutuyla olmasa da, konuları genişlemesine ele almada Vakit’ten yine liderliği kaptı. Garipoğlu amca şunları söylüyordu:  “Cem kendi hayatını mahvettiği gibi bizimkini de mahvetti, milyon dolarlar kaybettim. Arasa ve yerini söylemiş olsa kendi ellerimle cezasını verir ve adalete teslim ederdim. Allah belasını versin”.

Yalnız bazı noktalar bizim de dikkatimizden kaçmadı. Amca, gazetedeki fotoğrafında siyah takım elbise giyiyordu. Sanki yedinci günah gibi.

Uyuşturucu alışkanlığı olmayabilir ama bilindiği gibi rakı patronuydu, milleti içkiye alıştırıyordu. Altıncı günah olabilir mi?

“Arasa ve yerini söylemiş olsa” gibi ifadelerinden anlaşılabileceği üzere “kuşkucu” biri. Sanki beşinci.

Yaygın ahlak kriterlerine göre, “kendi elleriyle ceza vereceğini” söyleyen birinin, ahlak kurallarını tanıdığını söylemek pek kolay değil herhalde. Yine de siz yaygın kriterleri boş verin, adam “milyon dolarlar kaybettim” diyor. “Ne ahlakı ulan” diye haykırıverin. Dördüncü olsun dilerseniz.

Rakıyı dedik değil mi, “eğlence hayatının vazgeçilmez içkisini” satan birinin eğlenceye düşkün olmadığını söylemek bir hayli güç olacaktır. Üç değil mi?

Aileye ve düzene isyan mı dediniz, yoksa kendisine aşırı güven mi, belki de 8 yıllık eğitimdir.

Üç, iki, bir… Allah hakikaten belanızı versin!..

 

 

 

AdaptiveThemes