Skip to content

24 Temmuz 2009 (İzmir): Har(a)ç soygununa hayır!

23 Temmuz 2009, ekleyen Mehmet Güven

Üniversite harçlarına yapılan zamlara tepkiler sürüyor.

Daha önce sitemizde de duyurduğumuz, Facebook üyesi öğrencilerin organize ettiği ve 12 Temmuz'da Beşiktaş'ta yapılan eylemden sonra, şimdi de İzmir'de bir eylem gerçekleştirilecek. Çağrıda 24 Temmuz'da Bornova Cumhuriyet Meydanı'nda bir basın açıklaması ve konserin gerçekleştirileceği belirtiliyor.

Konu ile ilgili olarak "Üniversite Öğrencileri" imzasıyla üniversitelerde çağrı bildirileri dağıtıldı. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu da TMMOB öğrenci örgütlenmelerinin başını çektiği eylemin desteklenmesi konusunda odaların İzmir birimlerindeki yönetici ve üyelere çağrıda bulundu.

Edindiğimiz bilgiye göre basın açıklaması sırasında "İzmir Yenikapı Tiyatrosu" da konu ile ilgili hazırladığı bir sokak tiyatrosu ile eyleme katılacak...

 

Yorumlar

İzmir'deki eylem için yapılan çağrı...

23 Temmuz 2009, yazan Mehmet Güven,
Yorum no: 463

Yapılacak basın açıklaması için hazırlanmış olan çağrının tam metni aşağıda:

07.07.2009 tarihinde ulusal basında yer bulan, “üniversite harç ücretlerine yapılan fahiş zam” haberleriyle birlikte, öğrenciler olarak, geleceğimizden daha fazla kaygılanır hale geldik.

Emekliye ancak 10 lira zam yapılabiliyorken, üniversite harçlarına örgün öğretimde %8, ikinci öğretimde %100’ün üzerinde, engelliler entegre yüksekokulunda ise %500’e varan zamlar yapılmıştır. Örnek olarak ikinci öğretimlerde; mühendislik fakültelerinde harç ücreti 1416 liradan 2400 liraya; fen-edebiyat fakültelerinde ise, 1186 liradan 2343 liraya yükseltilmiştir. Bu artışlar görüldüğü gibi korkunç boyutlardadır ve özellikle ikinci öğretimdeki eğitimin maliyeti özel okullardan farksız hale gelmeye başlamıştır.

İlköğretimden başlayarak eğitimin ücretsiz olarak sağlanması Anayasa tarafından devletin görevi olarak tarif edilmesine karşın, bu uygulama hiçbir şekilde yaşama geçirilmemiştir. İlköğretimde kayıt paralarıyla başlayan, liselerde “katkı payları” ve dershane ücretleriyle devam eden paralı eğitim, üniversitelerde har(a)ç ücretleri, ders kitapları, araç ve gereçleri ile ulaşım ve barınmaya ödenen ücretlerle birlikte dayanılmaz bir duruma ulaşmıştır.

Hedef; her sektörde olduğu gibi eğitimin de kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp paralı hale getirilmesidir. 1996 senesinde üniversite işgalleriyle protesto edilen harç uygulaması, kaldırılmak bir yana yapılan zamlarla daha da ağırlaştırılmış ve öğrencilerin üzerinde büyük bir yük haline gelmiştir. Öyle ki 2005 yılında Celal Bayar Üniversitesi’nde okuyan bir arkadaşımız harç parasını ödeyemediği gerekçesiyle intihar etmiş, geçtiğimiz aylarda da Gaziantep’te bir arkadaşımız yine aynı sebeple kuyumcu dükkânı soymak zorunda kalmıştır.

İşte bizler, yüksek har(a)ç ücretlerini ödemek için zaman zaman çalışmak zorunda kalan ve herkesin insanca yaşamasını isteyen üniversite öğrencileri, 24 Temmuz 2009 Cuma günü saat 18.00 da Bornova Meydanında (Hükümet Konağı Karşısı - İZMİR) buluşuyoruz.

Demokratik hakkımızı kullanarak, harçlara yapılan zamları protesto ediyoruz. Canı, yapılan bu zamlardan daha yanmamış ama yanacak olan öğrencileri, öğrenci ailelerini ve duyarlı tüm halkımızı basın açıklamamıza davet ediyoruz.

Katılımcıların Dikkatine: Açıklama öncesinde ve sonrasında hiçbir parti, örgüt, dernek vb. afişi, amblemi ve pankartı açılmayacak, belirlenen sloganlar dışında slogan atılmayacaktır.

Basın Açıklaması:
Bornova Meydanı (Hükümet Konağı Karşısı- İZMİR)
24 Temmuz Cuma – 18.00
Yenikapı  Tiyatro Gösterimi – sokak tiyatrosu
 
Konser:
19.00 Bornova Açık Hava Tiyatrosu
 
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ

24 Temmuz Basın Açıklaması

25 Temmuz 2009, yazan Ahmet Düzgün,
Yorum no: 472

24 Temmuz Cuma günü saat 18:00'de Bornova Meydanı'nda başlayan eyleme 300'e yakın öğrenci katıldı. Harç zamlarını protesto eden öğrenciler eşit bilimsel parasız eğitim taleplerini dile getirdi. Son yapılan zamlarla okulların özelleştirilmeye çalışıldığını ve sadece zenginlerin okuyabileceğini söyleyen üniversiteli gençler basın açıklamasının ardından sloganlar eşliğinde Bornova Açık Hava Tiyatrosu'na doğru yürüyüşe geçti. Halk da yürüyüş yapan öğrencilere destek verdi. Açık Hava'daki konserden sonra grup olaysız bir şekilde dağıldı.

Paranın borazanı olarak eğitim

27 Temmuz 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 482

Saldırı, bir bütün olarak hayatın her bir alanı ve her bir evresinde: insana ve insancıl olana yapılmaktadır. Başka bir ifadeyle saldırı, insanın insan olarak kalacak, bizatihi insan olduğu için gereksinim duyacak ve temini zorunlu fakat imkansız hale geldiği sürece insanlığından çıkacak bir boyuta doğru seyrinin son aşamalarına gelmiş bulunmaktadır. Söz konusu seyir, kendi kelime anlamı itibariyle başlanğıcı ve sonu olan bir süreklilikten ve bir süreçten bahsetmektedir. Sürec başlı başına, insanlığın uzun yıllarca büyük uğraş ve emekle varettiği kolektif deneyimlere, insanlığın yine kolektif direç ve akılla elde ettiği kazanımlara; sağlık hakkına, eğitim hakkına, insanın en başta insan olabilmesi için sahip olması ve ulaşabilmesi gerektiği başat değerlere zalimce, haince ve pervasızca bir saldırının örğütlüce bir şekilde gerçekleştirildiği dönüm noktasını ifade etmektedir. Eğitim sisteminin bugün geldiği nokta, bu sürecin en sağlıklı ve yerinde okumalarını oluşturmaktadır. eğitim hakkı adım adım insanlığın büyük kesiminin elinden alınmakta, eğitim ufak bir elit tabakanın toplumun üstünde, toplumdan soyut ve yine toplumun ufak bir bütünü için gerçekleştirilen, gerçekleştirilmesi gereken bir faliyet haline dönüştürülmektedir. Parası olanın okuyup, parası olmayanın okuyamayacağı sürrealist bir söylem değildir!! Aksine, gerçekliğin ta kendisidir. Söz konusu gerçeklik kendini okul harçlarına yapılan % 500 gibi absürd zamlarla kendisini göstermiştir. Okumanın parası olanın ulaşabileceği bir hak olma durumuna dönüştürülmesiyle birlikte, gericilik sermaye elinde aydınlanmacılığın karşısında bir maşa haline getirilmekte, böylece tarihsel bir ritüel kendini tekerrür etmekte, sermaye ve gericilik birlikte yeşerip birlikte filizlenmekte ve kol kola gelişmektedir. Üniversitelerdeki atamalarla gerçekleştirilen kodrolaşma, kadrolaşmayla birlikte ele geçirilen alanların talan edilmesi, bu alanların üzerinde veya içerisinde bulunan ilerici,aydınlanmacı ve kamucu niteliklerin tasfiyesi ve bu alanların sermayeye peşkeş çekilmesi, söz konusu kol kola gelişmenin birer ifadeleridir. ÖSS sisteminde yapılan bu son değişiklikler kendi başına birer uygulama olmanın ötesinde, uzun yıllar önce imam ve hatip yetiştirilmesi üzerine açılan imam hatip okulları mezunlarının söz konusu imam ve hatipliği, devletin diğer ve artık bütün kurumlarında yapması yolunda gerçekleştirilen uyğulamaların birer adımlarıdır. O'ın altında puan alan 30 bin ÖSS adayının ÖSYM başkanı Ünal Yarımağan'ı telaşlandırması, hezeyana uğratması bizzat kendisinin lakaytlığının ve pişkinliğinin ifadesidir. ÖSYM başkanıda şunu bilmektedirki söz konusu 30 bin adayı emekçi çocukları oluşturmaktadır. Bu emekçi çocukları, devlet okullarında okuyan ve parası olanın kullandığı bir hak olduğu için dersaneye gidemeyen, eşitsiz gelişimin ekonomide olduğu gibi bağımsız olmamakla birlikte kişisel entelektüel birikimde de etkili olan, doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaşayan, ÖSS'ye hazırlanırken aynı anda çalışmak sozunda kalan insanların oluşturduğu bir bütündür. Bu bütün karşılarında kendilerinden daha fazla akıllı ve kendilerinden daha fazla donanımlı insanlarla piste çıktığı için değil: bu bütün, pistte paranın ve paranın saltanatıyla yarıştıkları için ''başarısız'' olmuşlardır. ÖSYM Başkanı bunu bildiği için lakayttır, pişkindir ve utanmazdır!!! Evet para ve paranın saltanatı onların elinde. Oysa bilimin ve bilimsel üretimin hakim olduğu, gerek bilimsel gerek toplumsal üretimin amacında paranın değil; insanın ve insan yaşamının başat olduğu, eğitimin toplum içinde, toplumsal gelişim temelinde ve toplumsal ilerleme temelinde kurgulandığı eşit, özğür ve aydın bir gelecek bizim ellerimizdedir!!! İnsani hakkımız olan eğitimi bizlere parayla satmalarına karşın, babalarımıza verdikleri 3 kuruşluk maaşları bizlerden harç parası olarak geri almalarına karşın bu eller artık bir ses vermeli, ve bu ses EŞİT, ÖZĞÜR ve AYDIN bir Türkiye'nin çağrıcısı ve örğütleyicisi olmalıdır!!! ''Örğütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez'' deyimi, tarihsel bir deneyimdir ve bu tarihsel deneyim bilime, sanata ve emeğe karşı gerçekleştirilen örgütlü saldırının püskürtücüsü olacaktır!!! Cenap SUİÇMEZ

TMMOB: "Eşit, parasız, bilimsel, demokratik eğitim" istiyoruz!

28 Temmuz 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 491

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı üniversite harçlarına yapılan zam üzerine 28 Temmuz 2009 tarihinde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamanın tam metni aşağıda:

"EŞİT, PARASIZ, BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİM" İSTİYORUZ!

Bu günlerde ülkenin her yerinde "eşit, parasız, bilimsel, demokratik eğitim hakkı için" üniversiteli gençlik sokaklarda. Gençler "zam değil hakkımızı istiyoruz" diyor.

Kapitalist küreselleşmenin küresel krizinin tüm dünyayı sarıp sarmaladığı ve insanlığın geleceğinin alacakaranlık bir döneme girdiği günler bu günler. Neoliberal iktisat politikalarının duvara çarptığının herkes tarafından ifade edildiği, emperyalizmin kendi krizini insanlığa yıkarak aşmaya çalıştığı, enkazın altında geniş toplum kesimlerinin bırakılmaya çalışıldığı bir dönem bu dönem.

Neoliberal politikaları gereği, tüm kamusal varlıklarla birlikte, özellikle sağlık ve eğitim alanının özelleştirilmesi, sermayeye bu alanların bırakılması ve sosyal devlet anlayışının yıkılması geçtiğimiz 30 yıla damgasını vuran bir gelişme olarak öne çıktı.

Bu ülkede eğitim artık sermayenin insafındadır. Bu ülkede parası olan üniversiteye gidebilmektedir. ÖSS sonuçlarını değerlendirdiğimizde; "Devlet" okullarının sıralaması, en yoksul illerin sıralaması, büyük kentlerin varoşlarında bulunun okulların sıralaması; özel dershanelerin ve özel okulların sıralaması ile kıyaslanınca bu sözün doğruluğu ortaya çıkmaktadır. Bu ülkede anayasal bir hak olan parasız eğitime artık büyük bir darbe vurulmuştur.

Eğitimin önemli bir aşaması üniversitedir. Sistem onu da kendi taleplerine doğru yeniden yapılandırmıştır. Emperyalizmin yeni dönemine bütünleşmede, ülkemizde önemli bir dönüm tarihi olan "12 Eylül"ün ortaya çıkardığı yapılanmalarından biri de YÖK oldu.

YÖK, vahşi kapitalist sistem gereği kendine düşen/verilen görevleri eksiksiz olarak yerine getirmede başarılıdır (!): Üniversite eğitimi ne olursa olsun sermayenin insafına bırakılacak ve bu alan özelleştirilecektir.

Başarı grafiğini yükseltmenin derdine düşen YÖK diğer alanlarda yaptıklarının ötesinde, krizin faturasını emekçilere çıkarmaya niyetli siyasi iktidarın politikalarının devamını kendi alanında gösterdi ve üniversitelerde öğrencilerin ödediği harçlara aklın ötesinde ZAM yaptı. 1984 yılında "katkı payları" adı altında toplanmaya başlanan harçlar, yıllar içerisinde kademe kademe oranları yükseltilerek özelleştirmenin önemli bir adımını oluşturuyordu. Bu yıl YÖK hızını alamadı. Krizin faturası birilerine ödettirilmeliydi, gereğini YÖK de yapacaktı. Ve yaptı.

Öğrenci harçlarına yapılan zamlar adaletsizliğinin, eşitsizliğinin ve vicdansızlığının göstergeleridir.

Buna "Dur" diyen üniversite gençliği bu gün sokaktadır, üniversitededir, YÖK önündedir. Üniversite gençliği siyasal iktidarı ve YÖK‘ü uyarmaktadır.

TMMOB, tüm örgütlü yapısıyla üniversiteli gençlerin yanındadır.

TMMOB, üniversitelilerin haklı mücadelesini kendi mücadelesi olarak görmektedir.

TMMOB, sadece zammın geri alınmasını değil, ne ad olursa olsun öğrenciden alınan ücretlerin kaldırılmasına yönelik mücadelenin doğruluğunu söylemektedir.

TMMOB, eşit, parasız, bilimsel ve demokratik bir eğitim istemektedir.

Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

AdaptiveThemes