Skip to content

23 sentlik Türk askeri 32 yılda 500 dolarlık olmuş!

12 Temmuz 2009, ekleyen Erdem Yürekkaya

ABD’nin eski başkanlarından Ronald Reagan’ın yeni yayımlanan günlüklerine göre, 1985 yılında, bir Türk askerinin “yıllık maliyet”i 6 bin dolarken, bir ABD askeri 90 bin dolara geliyormuş. Nâzım Hikmet, “23 sentlik askere dair” şiirini yazmıştı, bir Türk askerinin ayda 23 sent ettiği dönemde. 32 yılda, 23 sentten 500 dolara... Az şey mi? 

Ronald Reagan’ın yeni yayımlanan günlüklerinde, Türkiye hakkında şöyle bir not varmış:
 
8 Ağustos 1985 Dış Yardım Yasası’nın imza töreni yapıldı. 1981’den bu yana yasayı ilk kez imzalıyorum. Yasaya tahsis edilen miktardan daha fazla para istedim. Ama bunun milli güvenliğimizin bir parçası olduğunu anlayamıyorlar. Örneğin, Türkiye’ye güvenlik yardımı bizim de güvenliğimizin bir parçası. Bir Türk askeri yılda 6 bin dolara mal oluyor. Eğer onu bir Amerikan askeriyle değiştirmeye mecbur kalırsak maliyet 90 bin dolara çıkıyor.” (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/12053999.asp?gid=229)
 
ABD Dışişleri Bakanı John Foster Dulles, Kore Savaşı sırasında, Türk askerinin aylık maliyetinin 23 sent olduğunu açıklamıştı. Nâzım Hikmet de, bunun üzerine, ünlü “23 sentlik askere dair” şiirini yazmıştı, 1953 yılında. Dolayısıyla, 32 yılda, Türk askerinin ABD’ye aylık maliyeti 23 sentten 500 dolara çıkmış.
 
Aslına bakılırsa, enflasyondan arındırılırsa (http://www.usinflationcalculator.com/), 1985’in 500 doları, 1953’ün 124 doları ediyor. Yine de, az şey mi? Belki de, aradan geçen süre içinde Türk askerinin değeri daha da artmış, örneğin bugün Afganistan’da bulunan askerlerin ABD’ye maliyeti 1953 yılının 200 dolarına yaklaşmıştır.
 
İşbirlikçi iktidarlarımızın vatana millete katkılarıyla ne kadar gurur duysak az...
 

 

Yorumlar

Teşekkür ve özür

12 Temmuz 2009, yazan Fatih Polatlı,
Yorum no: 376

Bu büyük başarıda doğrudan katkıları bulunanlara teşekkür edilmemesi düşünülemez. 1950'li yıllardaki cumhurbaşkanımız Sayın Celal Bayar ile başbakanımız Sayın Adnan Menderes'e, ABD'ye bağlılıkları nedeniyle bir dönem "Morrison" sıfatıyla da onurlandırılan eski başbakanımız ve eski cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel'e, 1970'li yıllarda farklı zamanlarda başbakanlık yapmış olan Sayın Bülent Ecevit'e, yine 1970'li yıllarda Milliyetçi Cephe hükümetlerinde önemli görevler üstlenmiş olan Sayın Necmettin Erbakan ile ABD'ye ucuz kontrgerilla temin etmiş olan Sayın Alparslan Türkeş'e, 12 Eylül'de Türkiye'yi kurtaran ve ABD'li yetkililer tarafından "bizim çocuk"lar arasında sayılan Sayın Kenan Evren'e, 1985 yılındaki başbakanımız ve sonrasında cumhurbaşkanımız olan Sayın Turgut Özal'a ve bugün de onların izinden gitmekte olan başta Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Abdullah Gül olmak üzere tüm Sayın Devlet Büyüklerimize teşekkürü bir borç biliriz. Bu listeye girmeyi fazlasıyla hak edip de yer darlığı nedeniyle isimlerini anamadığımız tüm Sayın Devlet Büyüklerimizden özür dileriz.

23 Sentlik Asker

14 Temmuz 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 387

23 Sentlik Asker

Mister Dulles,
sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.

Meselâ ikiyüz gram et alabilirsiniz,
koyun eti,
Ankara’da 23 sente,
yahut iki kilo kuru soğan,
yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut,
yahut da bir aylığına
yirmi yaşlarında bir tane insan,
erkek, ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
üniforması, otomatiği üzerinde,
yani öldürmeğe, öldürülmeğe hazır,
belki tavşan gibi korkak,
belki toprak gibi akıllı
belki gençlik gibi cesur,
belki su gibi kurnaz (her kaba uymak meselesi) ,
belki ömründe ilk defa denizi görecek,
belki ava meraklı, belki sevdalıdır.
Yahut da aynı hesapla Mister Dulles(tanesi 23 sentten yani)
satarlar size bu askerlerin otuzbeşini birden
İstanbul’da bir tek odanın aylık kirasına,

yahut bir çift iskarpin parasına.
Yalnız bir mesele var Mister Dulles,
herhalde bunu sizden gizlediler:
Size tanesini 23 sente sattıkları asker
mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
mevcuttu otomatiksiz filan,
mevcuttu sadece insan olarak,
mevcuttu, tuhafınıza gidecek,
mevcuttu hem de çoktan mı çoktan,
daha sizin devletinizin adı bile konmadan.
Mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,
mesela, Mister Dulles,
yeller eserken yerinde sizin New York’un,
kurşun kubbeler kurdu o gökkubbe gibi yüksek, haşmetli, derin.
Elinde Bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
Halı dokur gibi yonttu mermeri,
ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
ebemkuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
Dahası var Mister Dulles,
sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz,

zulüm gibi, hürriyet gibi, kardeşlik gibi sözlerin,
dövüştü zulme karşı o, ve istiklâl ve hürriyet uğruna
ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek,
ve yârin yanağından gayrı her yerde,
her şeyde, hep beraber diyebilmek için,
yürüdü peşince Bedreddîn’in.
O, tornacı Hasan, köylü Mehmet, öğretmen Ali’dir.
Kaya gibi yumruğunun son ustalığı:
1922 yılı 9 Eylülü’dür.
Dedim ya Mister Dulles,
Herhalde bütün bunları sizden gizlediler,
ucuzdur vardır illeti.
Hani şaşmayın, yarın çok pahalıya mal olursa size,
bu 23 sentlik asker,
yani benim fakir, cesur, çalışkan, milletim,
Her millet gibi büyük Türk milleti.

Nâzım Hikmet Ran (1953)

* * *

 

 

AdaptiveThemes