Skip to content

16 Haziran Akşamının Şiiri

16 Haziran 2009, ekleyen Ali Mert

15-16 Haziran 1970 tarihinde yaşananlar, işçilerin toplumsal bir güç olarak siyaset sahnesindeki yerlerini alışları açısından Türkiye tarihinde bir dönemeci temsil ediyor. Biz de bu tarihi dönemeci, şairin bakışı ve diliyle de anlatmak/hatırlatmak istedik.

Geçtiğimiz yıl “Temmuz İçin Yaralı Semah” kitabıyla 2 Temmuz Sivas yangınını ve katliamını bambaşka bir pencereden ele alan şair Kemal Özer, şimdilerde 15-16 Haziran olaylarını anlatan yeni bir kitabın hazırlıklarını sürdürüyor.  Özer’in geçmişte kaleme aldığı “16 Haziran Akşamının Şiiri” bu yeni çalışmada yer alacak mı bilmiyoruz, ancak “Yaşamın güç ve onurlu kavgasında omuz omuza olmanın verimli bir ırmak gibi olduğunu” biliyoruz ve bu etkileyici şiiri okurlarımızla paylaşıyoruz:

16 HAZİRAN AKŞAMININ ŞİİRİ

Hâlâ durur o akşam, belleklerinde,
mayalanır durur, birlikte bakmanın derinliğiyle,
önüne geçilmez coşkusuyla, birlikte yürümenin,
bir ağızdan söylemenin güzelliğiyle bir şarkıyı,
birlikte sahip çıkmanın bir öfkeye
bir hesabı birlikte ödetmenin
“düşen kalır, bırakın ağlamayı”
demenin kutsal ve hüzünlü aleviyle
yaşayıp durur o haziran akşamı.

 

Birlikte baktılar her şeye,
tek tek bakınca göremedikleri,
içine giremedikleri evlere baktılar,
bir yabancı gibi sığındıkları parklara,
bir ucundan geçip de yalnızlık çektikleri
koca koca alanlara,
tutamadıkları inceliklere baktılar
ellerinin nasırıyla,
kaçırılan değerlere baktılar, korunan bankalara.

 

Önlerine çıkarılan parmaklıklar
demirden değildi artık,
kendi sesleriyle konuşmuyorlardı
ağızlar karşılarında,
ve yerlerinde başka bir şey
dikilip duruyordu engellerin.
Yani korunan ve kaçırılan neyse
oydu yollarını tıkayan da,
üstlerine çeviren de oydu namluları.

 

Apaçık gördüler kim neyin hizmetinde,
gördüler kendi eğittikleri demir
düşman edilmiş ellerinin emeğine,
suyuna ter kattıkları çeliğin
gördüler çevrildiğini göğüslerine.
Ürettiği ne varsa, daha özgür,
daha yoğun, daha anlamlı yaşamak için,
esirgendiğini gördüler insandan
ve kavgasız elde edilemeyeceğini hiçbir şeyin.

 

Birlikte yaratılanı birlikte devşirip
evlerine dönenlerin o haziran akşamı
her sokağa çıkışları bir gerçeği belirtir:
Yaşamın güç ve onurlu kavgasında
omuz omuza olmak verimli bir ırmak gibidir,
yeni tohumlar saçar geçtiği tarlalara,
yürekleri yeni zaferlerle doldurur.
Ve birlikte duyulacak yeni sevinçlere kadar
o haziran akşamı mayalanır durur.

KEMAL ÖZER

 

 

AdaptiveThemes