Skip to content

Yoksa İlkay Akkaya da mı 'açıldı'?

20 Aralık 2009, ekleyen Muzaffer Osmanoğlu

Fethullahçıların yayın organlarından Zaman gazetesinin internet sitesine bugün eklenen bir habere göre, sanatçı İlkay Akkaya "açılım" ve "Ergenekon"la ilgili görüşlerini sunmuş adı anılan gazeteye. "Açılımın Özal'dan bu yana ilk kez dillendirilebildiğini" belirten ve "hiçbir şeyin bunu gölgelememesini" isteyen Akkaya, "Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz aylarda aralarında Ahmet Kaya'nın da bulunduğu, 'bu ülkeni değerleri' dediği isimler arasında en çok Bediüzzaman Said-i Nursi'nin zikredilmesinden" etkilendiğini de dile getirmiş.

Zaman gazetesi umuyoruz ki yine yalan söylüyordur, yine çarpıtıyordur...

Üzülerek, hırslanarak, öfkelenerek, hayret ederek aktarıyoruz:

Dostlarımı öldüren Ergenekon'u yıllarca JİTEM bildim

Türkiye'nin olağanüstü hal dönemlerini yaşadığı yıllarda albümleri toplatılan ünlü müzisyen İlkay Akkaya, DTP'nin kapatılmasından sonra yaşanan gerilimi Zaman'a değerlendirdi.

Açılımın Özal'dan bu yana ilk kez dillendirilebildiğini belirten Akkaya, hiçbir şeyin bunu gölgelememesini istiyor. Reşadiye saldırısının DTP'yi bu anlamda zora soktuğunu belirtirken, solun da artık inisiyatif alması gerektiğini düşünüyor. CHP'yi, "Hâlâ Ergenekon'u görmemeye çalışıyor. Alabildiğine militer, ırkçı söylemleri olan bir yapıdalar." sözleriyle eleştiren Akkaya, sözü yıllardır Güneydoğu'da işlenen cinayetlere getiriyor. Dostlarının da bu cinayetlere hedef olduğunu anlatan Akkaya şunları söylüyor: "Ben 20 yıldır bu ülkede müzik yapıyorum. 20 yılda gördüklerim, işkencede ölümler, göz altında kaybolma, faili meçhuller, yakılmış köyler, göçe zorlanan insanlar; bütün bunlar bir sistem dahilinde yapılıyordu. Arkasında JİTEM olduğunu söylüyorduk, meğer Ergenekon'un parçasıymış."

Reşadiye'de 7 Mehmetçik'in şehit edildiği terör saldırısı ve DTP'nin kapatılmasının ardından yaşanan gerginlik sanat camiasında 'demokratik açılımın' durdurulacağı endişesi doğurdu. Sanat çevreleri açılım çalışmalarının sürdürülmesini ve kardeşlik projesinin kesintiye uğratılmamasını istiyor.

İlkay Akkaya, Yorum ve Kızılırmak gruplarıyla yıllarca sahne aldıktan sonra, tek başına yol alan bir sanatçı. O da demokratikleşme çabalarının sürdürülmesini istiyor. Protest tavrı nedeniyle yıllarca Ahmet Kaya'yla aynı safta konumlandırılan Akkaya, bunun bedelini albümlerinin yasaklanmasıyla ödedi. OHAL'in de etkin olduğu 1992-2002 arasında 'Sivas'tan öteye geçemeyen' Akkaya'nın şarkıları ve sesi, AB Uyum Yasaları sayesinde özgürlüğüne kavuştu. Ordu, Trabzon, Tekirdağ ve Lüleburgaz gibi yerlerde de 'komünizm propagandası, bölücülük, teröre teşvik' gibi gerekçelerle albümleri toplatılan İlkay Akkaya, 9 yıl öncesine kadar bu kaderi yaşadı. Tüm bunlara rağmen albüm satışları 500 bine kadar dayandı. İlkay Akkaya, bugün aktif olarak Yeşiller üyesi ve İnsan Hakları Derneği'nin yönetim kurulunda yer alıyor. Küresel Eylem Grubu, Küresel BAK gibi birçok gruba destek veriyor.

DTP'nin kapatılmasıyla harareti artan gündemi Zaman'a değerlendiren Akkaya, çözüm adresi olarak Meclis'i gösteriyor. Antidemokrat uygulamalara karşı direnilmesini istiyor. Özal döneminden beri ilk kez açılımdan söz edildiğini hatırlatan Akkaya, bundan taviz verilmemesi gerektiği kanaatinde. Reşadiye'de yaşanan üzücü olayın da tasvip edilemeyeceğini söylerken; bu olayla beraber yaşanan gerginliklerin açılım sürecine zarar vermemesini diliyor. 'Bu tip olaylar hep olacak' diye şekillenen bir bakış açısının, 'Gencecik çocukların ölümünü geçmiş yıllarda olduğu gibi sadece rakamlara indirgeyeceğini' vurguluyor. Bu saldırının DTP'yi de zor durumda bıraktığını özellikle dile getiriyor: "İyice bir sıkışmışlık vardı zaten; Reşadiye olayı basıncı çok fazla artırdı. DTP çok zor durumda kaldı."

İlkay Akkaya, Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz aylarda aralarında Ahmet Kaya'nın da bulunduğu, 'bu ülkeni değerleri' dediği isimler arasında en çok Bediüzzaman Said-i Nursi'nin zikredilmesinden etkilenmiş: "Hayatı boyunca zorluklar içinde kendi ilkelerinden ödün vermeden yaşamış bir insan. Böyle bir hayat elbette çok fazla saygı hak ediyor. Herhangi bir canlıya karşı bir suç işlemediği , şiddeti özendirmediği sürece kendi doğrularına göre yaşayabilmesi o insanı çok değerli kılar. Said Nursi de böyledir."

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=929743&title=dostlarimi-olduren-ergenekonu-yillarca-jitem-bildim

Yorumlar

Bir de Sivas Katliamı var

20 Aralık 2009, yazan Tonguç Gürz,
Yorum no: 1510

Bir de Sivas Katliamı var... Fethullahçıların kimi zaman alelade bir 'yangın'ı, kimi zaman çok 'derin'lerdeki Ergenekon'u sorumlu tuttukları kıyım. Muhtemelen Akkaya'nın da dostları vardı katledilenlerin arasında. Zaman lafı oraya getirseydi şayet, "Meğer siz değil, Ergenekon yakmış dostlarımı, canları?" der miydi acaba, Akkaya?

Yazık...

Elbette konu Zaman denilen

20 Aralık 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1511

Elbette konu Zaman denilen feto organı olunca 30 kere daha düşünmek ve verileri doğrulamak gerekiyor. Yazılanlara dair çok şey söylenebilir. 'Sohbetin uzandığı yerleri ta Saidi Nurs'iye kadar getirmişler. Klasik, ergenekonla başlayan büyük ''demokrasi mücadelesi'' örneklemeleri.

Canımı sıkan esas nokta ise İlkay gibi oldukça politik bir gelenekten gelen ve Türkiye'deki hemen her sosyalist -devrimci oluşumun desteklediği, etkinliklerine çağırdığı bir insanın bu kadar manüple edilir hale gelmiş olması. Bu insan sosyalist bir insan. Ergenokon konusunda bir nebzeye kadar anlaşılabilecek yaklaşımlara sahip olabilirsiniz. İlkay bunun son dönemlerde Açılım ve Ergenekon meselesine yaklaşımlarıyla zaten ipuçlarını da vermişti.

Ancak iş bırakın ülkemizi koca Ortadoğu'yu ve Afrika'yı gericileştirme ve birlikte Amerikancılaştırma operasyonlarının en ciddi temsilcisi Zaman gazetesine ve onları ihya edici tarzda söyleşmeye gelince geçiştirilebilecek bir yan kalmıyor. Emperyalizmi, bağımsızlıkçılığı, aydınlanmacılığı, kadın ve insan hakları meselesini, sosyalist bir dünya özleminizi, ülkenin yobaz tayfasının bugüne kadar işlediği veya en azından kardeşleri ırkçılarla birlikte işledikleri bütün katliamları ve daha nice temel meseleyi bir yana at, adamları meşrulaştır.

Düşünebiliyor musunuz o badem bıyıklı veya yeni zengin, beyaz Türk karekterindeki yobazların yüzündeki alaycı sırıtışları ''İlkay'ı da kullandık sonunda'' diye...

Ya sosyalistler şarkıcılarını (aydınlarını diye okunabilir bir bağlamda) süzgeçlerinden birkaç kez geçirecekler ya da bu aydın kimliğini kazanmış insanlar türkü söylerken beraberinde yaptıkları bu işin gereği misyonları yüklenebilmeleri konusunda zorlanacaklar. Kolay değil bilirim ama coğrafyamız bunu hakkediyor.

Hayat bizi şaşırtmaya devam

21 Aralık 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1525

Hayat bizi şaşırtmaya devam ediyor. O yüzden adı hayat. Her an herşeye şahit olmak sürprizler ile karşılaşmak mümkün. Edebiyat hocam Sn. Muharrem Çaycı'yı saygıyla anıyorum: ' Bu da bir ders ' derdi en ufak olayla karşılaştığımızda bile. Demek ki daha alınacak çok derslerimiz var hayat devam ettikçe. Fikirlerin değişebilir zamanla, ama gören gözün düşünen aklın cevapları değişemez. Ya gözün ya aklın sana yalan söylemiş ya da sen tüm çevreni saf salak yerine koymuşsun. Her ikisinde de sen kaybedersin, omurgan eğilir asalak hayatın gün yüzüne çıkar. Bu da bir ders..

bitmistir

24 Aralık 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1563

ilkay akkaya bizim icin bitmistir...gitsin acilimlari desteklesin gec bile kaldi..onurlu nadir sanatcilardan biri diyorduk cok yanilmisiz cokk..

Sol Gericilik/Sağ gericilik=Gericilik

24 Aralık 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1566

SSCB çözülürken Sol gericilik vardı. Ama Sağ gericilikle olan ilişkisi çok kısa zamanda anlaşıldı. Örnek vermek istemiyorum... Bunlar biliniyor.
Kısaca açıklanırsa; Sol gericilik Sol ilericilikle bitirilebilir.

İlkay Akkaya gerek müziği gerekse de politik kişiliğini hep Sol gericilik ile düşündüm. Müziğinde ve mesajlarında Türkiye halkına hep geri formları telkin etti.
Zaman'daki mülakatına çok şaşırmasam da, üzüldüm.
Yıllarca bu tarza sevecen ve anlayışlı yaklaştığımız için...

h. güney

ilkay

17 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1987

ilkay akkaya son albümünde de açılıma destek vermiş şarkılarındaki acıya bir de pahalı marka paltosuna ve yüzündeki yığın makyaja antalya konseeri fotoğrafllarındaki altın tasmaya bakın idolümüzdü yazık sıradan bir popçu olmuş.kendi kimliğine dön

ilkay

17 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1988

son albümün bir vidyosunda yine hüzünlü bakıyor ama bu sefer geride bırakmaya çalıştığı ılkaya üzülüyor seni hala çok seviyorum ama sana olan sevgimi bir süreliğine beklemeye aldım allah etrafındaki dalkavuk veya dalkavuklardan uzak tutsun yine de dualarım seninle

Bu işlerde başka bir iş var ya

17 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1992

O işi çözebilene helal olsun.

Tehdit mi ediliyorlar, paraya mı boğuluyorlar, yaşın kemale ermesi midir, biraz kefen parası yapalım artık kaygısı mıdır nedir bulamıyorum.

Ama bir insan 6 ay önce TKP mitingine çıkıp da 6 ay sonra 'en çok Bediüzzaman Said-i Nursi'nin zikredilmesinden' etkilenmez ya hu.

Eskiden reklam sektörü, Birikim-İletişim, Radikal, ÖDP üzerinden transformasyon yapılırdı. (ÖDP'nin bu misyondan arınması son yılların en hayırlı olaylarından biridir. Ama bu işleri gördüğünü bir sürü devrimciye Belge'yi, İnsel'i, Uras'ı vb. büyük düşünür bellettiğini unutamayız.) Şimdi sadece Taraf değil. Kanal 24, Ülke TV, Sabah-Atv gibi mecralar bu işlevi görüyor sanıyorum. En azından ellerinin erdiğini devşirmeyi bir deniyorlar.

Sol ile yakınlaşan kim varsa kanal 24'te görüyordum bir ara. Belgesel melgesel ayağına üst üste İlkay Akkaya, Vedat Sakman, Sabahat Akkiraz çıkarıyordular. Bu isimler iyi ve ünlü isimler ama sanki isimleri NKE programından seçiyorlar ve başkalarıyla ilgilenmiyorlardı. Hatta Burhan Şeşen'e program bile yaptırdılar 24'te. Şeşenlerin sola bu kadar yakın olmalarına çok şaşırmış ve sevinmiştim. Bende kanal olsa ben de program yaptırırım ama yıllardır o sevimli şarkıları için bile TV'lere çağırılmayan bir sanatçıya program yaptırıldı 24'te. Çok ilginçti. 'Aman abi nereye, sana iş mi yok bizde' der gibi bir durum var ortada sanki. Helal olsun ama onlar sağlam çıktı. Onlardan böyle bir röportaj çıkmadı Zaman'a.

Sırrı Süreyya Önder'in abdesti sağlam görünüyor ama onun için de endişeliyim. İnsan o Selahattin Yusuf'un 'marksizm yahudi işi' veya 'sansür şart' gibi muhabbetlerine niye dayanır o kadar. Dikkat Sırrı Gardaş. O Kafa Dengi Programı da aynı zamanda solcularla temas noktası olarak iş görüyor. Biz de konuklar ve Sırrı Abi vesilesiyle 24 izliyor ve Selahattin Yusuf'a katlanmak zorunda kalıyoruz.

Program ve kişi bazında inceleme lazım. Bunlar benim gözüme batanlar sadece. Ama esas diyeceğim, bu transformasyon mekanizmasını farkeden bazı tüccarlara karşı sosyalistler kendilerini korumaya alırsa iyi ederler. Önümüzdeki dönemde sıkı solcu görünüp de iki sözleşme sonra yıllardır gizli gizli sabah namazı kıldığını açıklayanlar, umreye gidenler çıkabilir. Memleketimiz her yönden mümbittir. Sola ynaşana sağdan kapı açıldığını farkedip 6 aylığına hızlı solcu kesilecek birkaç düzine sanatçımız kesin vardır. Eski dönekler eskisi kadar ilginç gelmiyor insanlara ama şu anda sıkı solcu görünen birinin 6 ay sonra 'Bu soldan adam olmaz, gerçek solculuk AKP'deymiş' demesi daha fazla para ediyor, ilgi çekiyor.

Ah, eli eren biri ince bir araştırsa da, bugün kim hangi mekanizmadan geçtikten sonra hidayete eriyor bi görsek ne güzel olur.

kaybolmak üzere olan şarkılarıyla tanınan insan

17 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1996

yeni boşanmış olmanın verdiği depresyon haliyle ilk sevgi gösteren adama takılmanı anlayabilirim. anlayamadığım lükse olan düşkünlüğün nerden çıktığı. 46 yaşındaki bir kadına kimse sırılsıklam aşık olmaz. ilkay akkaya ismine tutunup çevresinde prim yapmak isteyen ancak light eylemlere katılan adamlardan vefa bekleme. bence soyadını değiştirme. bir röportajında okudum. seni ilkay akkaya diye tanıdık ilkay olarak tanımayız bu akılları kim veriyorsa ya bilerek ya bilmeden seni dibe sürüklüyorlar. nitekim son klibinde ilkay akkaya'yı değil çakma bir popçu gördüm. ya türkülerindeki gibi çok temiz kalplisin ya da yukarıdaki yorumlarda olduğu gibi paranın satın alabilecekler sana da çekici geldi. etraf çöpe dönmüş insanlarla dolu. bunlardan biri olma. ilkeli ilkay akkaya'yı istiyoruz

boşverin

22 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2020

Kabahat İlkay Akkaya'da değil, "solcu" sanatçıları başına taç eden Türkiye solunda.
İlkay Akkaya, son derece monoton sesiyle, bence hiç hak etmediği halde önce Grup Yorum, sonra da TKP başta Türkiye solunun sırtına binerek buralara gelmiş bir insan. Bence kendisinin saf değiştirmesine üzülmeye bile değmez. Bu sanatçı takımını fazla önemsememek lazım. Ruhi Su, Fikret Kızılok, Nazım Hikmet gibi sadece siyasi kimliğiyle değil, aynı zamanda yaptıkları işin kalitesiyle öne çıkan sanatçılara ihtiyacımız var. Türkiye sanatçı kötü şarkıya, şiire, filme, üreten solcu bile olsa kötü diyebilmeyi öğrenmeli.

ilkaya haksızlık yapmayın

25 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2056

Son röportajında konu hakkında dedikleri

25 Şubat 2010, yazan yuREKLI,
Yorum no: 2060

www.bagimsizmuzik.com>'da yeni albümüyle ilgili yaptığı ropörtajda konu hakkında şöyle diyor:

Basında ve değişik kanallarda bazen seninle ilgili asılsız şeyler söyleniyor galiba? Bir şehir efsanesi haline mi geliyorsun? İLKAY:Ben de duyuyorum bazen, İnternet kullanmadığım için her şeyi takip edemiyorum ama benim adıma Msn kullananlar bile varmış; hatta söyleşi bile yapıyorlarmış. Şu anda sitem yok, Facebook, Msn hesabım da yok, bu vesileyle dinleyicilerimizi uyarmış olalım. Şehir efsanesi olmam hakkında bir şey diyemem ama bazen yaptığım röportajlarda bile, söylemediğim şeyler yazılıyor. İnsanın tasarrufu altındaki bir konuda bile bu yapılıyorsa diğerleri hakkında ne denebilir ki? Örneğin en son Zaman Gazetesi’nin röportajıma yaptığı müdahaleyi anlatmak isterim ki doğrusu bilinsin. Başbakanın açılımla ilgili yaptığı konuşmada Ahmet Kaya, Said-i Nursi, Nazım Hikmet gibi isimlerin yan yana anıldığını ve bu konuda ne düşündüğüm soruldu. Ben de hepsinin ülkenin değerleri olduğunu söyledim. Sonra Said-i Nursi hakkındaki düşüncem soruldu, ben de “İnandığı gibi yaşamış bir insan, saygı duyarım.” dedim. Bu cümlem gazetede, “En çok Bediüzzaman Said-i Nursi’nin adının zikredilmesinden heyecan duydum.” şeklinde yayınlandı. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, medyada Zaman Gazetesi’nin bu yaptığını yapmayan yok neredeyse. Alman şair Bertolt Brecht’in şu dizeleri medyanın bu durumuna karşı nasıl tavır almamız gerektiğini çok güzel anlatıyor: “İnan yalnız gözlerinle gördüğüne Yalnız kulaklarınla duyduğuna Gözlerinle gördüğüne bile inanma Kulaklarınla duyduğuna bile Bir şeye inanmamak, İnanmaktır bir başka şeye

ilkay

27 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2085

ilkayın son albümünü aldım ama çok şaşırdım ne görüntü eski görüntü ne şarkılar eski tadı veriyor aslında galiba artık onu dinlemekten sıkıldım görüntüsü çok eğrelti olmuş çok zorlama sanki tarihi bir eser onarılmaya çalışılmış ama her yeri dökülüyor tüm zorlamalara rağmen.albümün üç şarkısı güzel diğerleri alacele alınmış gibi değişmeyen tek şey yüzündeki keder galiba bizler de o kederli duruşunu kederli sesini sevmişiz ama sanırım o hüznü de yapmacık benim için ilkay akkaya bitmiştir

şaşırdık

27 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2086

kadınlar belli bir yaştan sonra menapoza erkekler de antrapoza girermiş demekki yaşla birlikte insanoğlu fikir antrapozuna ve menapozuna da girermiş tanıtım vidyosunu gördüm kadın kendini bir türlü aşamıyor ne yaparsa yapsın albümü almaya değer görmedim hele fotoşplu resimler oysa biz onun doğal halktan biri bir ablayı sevmiştik çocukluğumuzdan beri onu tanıyoruz yaşınıbaşını aldığını da biliyoruz niye kendini değiştirmeye çalışmış bel ki imaj ama çok tuhaf yanlış imaj olmuş ben resmi bir an yıldız tilbe sandım allahtan gözlükleri aynı kim bu kadıncağızı değiştirmeye çalışıyorsa elini geri çeksin çünkü ilkaydan soğuyoruz

haksızlık

27 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2087

insanoğlu şaşar da beşer de ilkay hanım da artık umreye gitsin bu sefer de akp li gençliği peşinden sürüklesin

İlkay Akkaya'nın konu ile ilgili bir röportajından alıntı

30 Nisan 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3108

Bu konudaki olumsuz düşünceleri engellemek amacıyla İlkay Akkaya'nın bir röportajında bu konuya yanıtını yazayım.
Soru : Basında ve değişik kanallarda bazen seninle ilgili asılsız şeyler söyleniyor galiba? Bir şehir efsanesi haline mi geliyorsun?

İLKAY: ........ Şehir efsanesi olmam hakkında bir şey diyemem ama bazen yaptığım röportajlarda bile, söylemediğim şeyler yazılıyor. İnsanın tasarrufu altındaki bir konuda bile bu yapılıyorsa diğerleri hakkında ne denebilir ki? Örneğin en son Zaman Gazetesi’nin röportajıma yaptığı müdahaleyi anlatmak isterim ki doğrusu bilinsin. Başbakanın açılımla ilgili yaptığı konuşmada Ahmet Kaya, Said-i Nursi, Nazım Hikmet gibi isimlerin yan yana anıldığını ve bu konuda ne düşündüğüm soruldu. Ben de hepsinin ülkenin değerleri olduğunu söyledim. Sonra Said-i Nursi hakkındaki düşüncem soruldu, ben de “İnandığı gibi yaşamış bir insan, saygı duyarım.” dedim. Bu cümlem gazetede, “En çok Bediüzzaman Said-i Nursi’nin adının zikredilmesinden heyecan duydum.” şeklinde yayınlandı. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, medyada Zaman Gazetesi’nin bu yaptığını yapmayan yok neredeyse. Alman şair Bertolt Brecht’in şu dizeleri medyanın bu durumuna karşı nasıl tavır almamız gerektiğini çok güzel anlatıyor: “İnan yalnız gözlerinle gördüğüne Yalnız kulaklarınla duyduğuna Gözlerinle gördüğüne bile inanma Kulaklarınla duyduğuna bile Bir şeye inanmamak, İnanmaktır bir başka şeye

tarafsız ol

9 Mayıs 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3275

neden olaylara tarafsız bakmayı denemiyorsun.i.akkaya gayet iyi niyetli bir şekilde bir din adamına saygı duyduğunu beyan etmiş.neden bunu bu kadar içerliyorsunuz.demokratik ve tarafsız olun ki biz halkta size aydın diyelim siz ve sizin gibi düşünenler aydın olamaz cünkü karanlıktan bir türlü çıkamadınız.

yapılan röportaj hakkında

11 Haziran 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3560

İlkay Akkaya'nın düşüncelerine katılıyorum. Türkiye'de öyle bir medya sistemi var ki; söylenen herşey değiştirilip; asıl söylenmek istenen düşünceler gizli tutuluyor. Bu da değerli sanatçımızın toplumdaki yerini zedeliyor. Bu ülkede saygı görmeyi hakkeden bir tek sanatçı varsa; o da İlkay Akkaya'dır. Verdiği emekle, düşünceleriyle,duruşuyla,son derece mütevazi,örnek alınacak ender sanatçılardandır. Yukarıda yapılan yorumlar; gereksiz ve İlkay Akkaya'yı tanımayanlarındır. Lütfen gerçekleri bilmeden; yorum yapmayın. (Yolum; yoldaşım oldu)

roportaj hakkında

2 Ağustos 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4062

çok tehlikelisiniz çoookk alt tarafı bir ropataj ve yalan olsa ilkay hanım çıkar yalanlardı

 

 

AdaptiveThemes