Skip to content

'Yetmez ama evet'çilere yumurta ve boyayı kınayanlar

7 Eylül 2010, ekleyen Hasan Duru

"Yetmez Ama Evet Platformu" tarafından İstanbul'da düzenlenen etkinlikte Öğrenci Kolektifleri üyelerinin yumurta atması ve aynı platform tarafından İzmir'de düzenlenen etkinlikte Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) üyelerinin panelistlerin üzerine yeşil boya serpmesi üzerine, "İfade özgürlüğünden elinizi çekin!" başlıklı bir metin imzaya açılmış. Metni imzalayanlar arasında Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç, Baskın Oran, Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz, Mehmet Altan, Oral Çalışlar, Osman Can, Yeni Şafak gazetesi yazarı Salih Tuna, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Zaman gazetesi yazarı Şahin Alpay, Taraf gazetesi yazarları Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğur gibi isimler de var:

Adalet Ağaoğlu, Ahmet Kekeç, Alev Erkilet, Alper Görmüş, Atilla Aytemur, Avi Haligua, Aydın Engin, Ayhan Aktar, Ayşe Günaysu, Bahri Bayram Belen, Baskın Oran, Bayram Bozyel, Bülent Somay, Cafer Solgun, Celal Yıldırım, Cemil Ertem, Cengiz Aktar, Cengiz Algan, Çağatay Anadol, Demiray Oral, Dilek Kurban, Doğan Tarkan, Emre Aköz, Eren Keskin, Erdağ Aksel, Ergin Cinmen, Ergun Özbudun, Erol Katırcıoğlu, Evren Ergeç, Fadime Özkan, Ferhat Kentel, Garo Paylan, Gencay Gürsoy, Görkem Yeltan, Gülçin Avşar, Gülden Sönmez, Gürbüz Özaltınlı, Halil Berktay, Hayko Bağdat, Hilal Kaplan, Jale Mildanoğlu, Kerem Kabadayı, Kezban Hatemi, Lale Mansur, Leman Yurtsever, Leyla İpekçi, Markar Esayan, Mehmet Altan, Mehmet Rasgelenler, Mehmet Uçum, Mithat Sancar, Mustafa Paçal, Mustafa Şentop, Necmiye Alpay, Oral Çalışlar, Osman Can, Oya Baydar, Ömer Laçiner, Perihan Mağden, Rojin, Roni Margulies, Salih Tuna, Sami Evren, Seydi Fırat, Sezai Temelli, Sinan Özbek, Şahin Alpay, Şenol Karakaş, Tatyos Bebek, Tuğbay Öz, Turgay Oğur, Ümit Kardaş, Ümit Şahin, Yakup Kadri Karabacak, Yalçın Ergündoğan, Yasemin Çongar, Yasemin Göksu, Yıldıray Oğur, Yıldız Önen, Yıldız Ramazanoğlu, Yücel Sayman, Zeycan Alkış, Zeynep Tanbay, Ziya Taner Koçak. (Kaynak)

İLGİLİ HABERLER:

Öğrenci Kolektifleri'nden 'yetmez ama evet'çilere yumurta

ÖDP'lilerden 'yetmez ama evet'çilere yeşil boya

Zaman'ın yalancılığı: Yumurta TKP ve İP'tenmiş!

Yorumlar

"Yetmez Ama Evet"ten yalan üstüne yalan

8 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4490

4 Eylül günü “Yetmez Ama Evet” forumunda söz almak isteyen üniversitelilere söz verilmemiş, üniversiteliler de bunun üzerine forumu yumurtalarla protesto etmişti. Bu eylemin ardından bir iftira kampanyası başlatan “Yetmez Ama Evet”çiler sarsılan imajlarını düzeltmek ve kamuoyuna şirin gözükmek için bugün(7 Eylül) bir basın toplantısı gerçekleştirdiler. Bu toplantıda da başka çareleri olmadığı için Kolektifleri yalanlarla karalamaya devam ettiler. Ama bu sefer öyle bir yalan attılar ki, bu yalanları bizi bile şaşırttı.

yetmez ama evetçilerin salonda söylediği yalanın videosu from kolektifler.net on Vimeo.

İşte “Yetmez Ama Evet”in yalanları ve utandıran gerçekler:

YALAN 1: “Yetmez Ama Evet”çiler 7 eylül günü yaptıkları basın toplantısında Kolektiflerin “Ermeni Çocuğu Tayyip” diye slogan attığını iddia etmektedir. Bu tamamen yalandır. Eylemde atılan slogan “ Darbenin Çocuğu Tayyip Erdoğan” dır. “Yetmez Ama Evet”çiler sloganı çarpıtarak açıktan yalan söylemekte ve böylece Kolektifleri ırkçı- faşist gibi göstermeye çalışmaktadır.

YALAN 2: Kendi sitelerine yapılan eylemde Roni Margulies'in resmine yumurta atıldığı ve resmin üzerinde tepinilerek hedef gösterildiği yazmaktadır. Bu da tamamen uydurmadır. Eylemde böyle bir sahne hiç yaşanmamıştır. 2. yalanın da ispatı eylemin videolarında mevcuttur.(NTV'de yer alan eylem videosu için tıklayınız...)

“Yetmez Ama Evet”çiler her geçen gün meşruiyetini kaybetmektedir. Bu çarpıtma ve yalanlara başvurmalarının nedeni budur. Aslında eminiz ki büyük çoğunluğu Kolektiflerin nasıl bir örgüt olduğunu bilir. Öğrenci Kolektifleri'nin paralı eğitime, gericiliğe karşı olduğunu, ulaşım,barınma,sağlık gibi halkın en temel haklarını savunduğunu, her zaman emekçilerle beraber alanlarda olduğunu ve bütün bu çetin mücadele alanlarının dışında halkların kardeşliği için ırkçılığa, şovenizme karşı olduğunu bilmek için illa solcu olmaya ya da sol gündemi takip etmeye gerek yoktur. Düzenli gazete okumak bile bunları bilmek için yeterlidir. Ama buna rağmen bilmiyorlarsa onlara sitemizin arşivinden bir çırpıda çıkarttığımız birkaç linki yollayalım:

Öğrenci Kolektifleri 19 Ocak'larda her zaman alanlarda olmuş, Hrant Dink'i anmıştır (1).

Üniversiteliler, İstanbul Üniversitesi'nde Hrant Dink sergisi açtığı ve anma afişleri astığı için güvenlikler tarafından tartaklandı, faşistlerden ölüm tehdidi bile aldı (2).

Üniversiteliler halkların kardeşliğini savundukları için defalarca faşist saldırıya uğradılar bir de üstüne uzaklaştırma cezaları aldılar. Bu durum ülkenin en büyük gazetelerinde köşe yazarlarına konu oldu( 3).

Üniversiteliler askeri operasyonların en fazla olduğu dönemlerde yine faşistlerden tehditler alacağını bile bile çıkıp meydanlara “Barış” diye haykırdılar, Beyazıt Meydanı'na barışı vücutlarıyla yazdılar (4).

Öğrenci Kolektifleri bu yıl barışa köprü olacağız diyerek “Devrimci Gençlik Köprüsü'nü yapmak için 2-3 Ekim'de Hakkari'de olacağını açıkladı (5) .

Bu örnekler daha da uzatılabilir. Hakkımızda yalan söyleyenler bu örneklerin hiçbirini bilmiyor olamazlar. Ama bunları görmek işlerine gelmemektedir. Çünkü kendilerini aklayabilmeleri için Kolektifi karalamaları, ırkçı ilan etmeleri gerekmektedir.

Eğer ırkçılık arıyorlarsa AKP'nin söylemlerine ve yeni anayasa paketine baksınlar. AKP anayasaya evet için hazırladığı her 6 ilandan birinde şehit- gazi yakınlarına ayrıcalık diyerek milliyetçilik propagandası yapmakta ve evet kampanyasını ırkçılıkla sürdürmektedir. Yine anayasa sürecinde Tayyip Erdoğan mecliste ülkücü katillerin mektuplarını okuyarak ağlayarak bu katilleri mağdur göstermektedir. Anayasa paketinde Kürt halkı yok sayılmaktadır. “Yetmez Ama Evet” diyenler bunları görmemekte midir? Görmektedir ama işlerine gelmemektedir.

Bizleri kınamak için bir araya gelen ‘’aydın’’, ‘’sanatçı’’ ve ‘’yazarlar’’ yalanlarını ispat etmek zorundadırlar. Çamur at izi kalsın yıllarca devletin solu karalamak için kullandığı yöntemdir. “Yetmez Ama Evet”çiler de bunu çok iyi bilir. Eğer ispat ederlerse biz Öğrenci Kolektifleri olarak referandum da yetmez ama evet demeye hazırız. Ancak ispat edemezlerse yine bir basın toplantısı yaparak kamuoyu önünde Öğrenci Kolektifleri ve sol kamuoyundan özür dilemelidirler. Yoksa devletle aynı safta yer almış olacaklardır.

(1) http://www.kolektifler.net/yazi/1532/hrant-dink-in-anisina-binlerce-kisi...

http://www.kolektifler.net/yazi/3114/hrant-dink-katledilisinin-3.yilinda...

http://www.kolektifler.net/yazi/3116/3-yil-once-oldurulen-gazeteci-hrant...
http://www.kolektifler.net/yazi/1531/fasizme-inat-kardesimizsin-hrant......

2 http://www.kolektifler.net/yazi/621/i.u.-hukuk-fakultesi-de-hrant-dink-a...

3 http://www.kolektifler.net/yazi/2831/kurtlar-kampusu-ece-temelkuran-(kose-yazisi)

4 http://www.kolektifler.net/yazi/1344/baris-eylemi-basinda-yanki-buldu-1-...

5 http://www.kolektifler.net/yazi/3754/barisa-kopru-olacagiz-diyen-univers...

Roni'nin yeni zırvalamasını gördünüz mü?

8 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4495

Roni adındaki yetmezci AKP yandaşının son yazısını gördünüz mü?
Ben tiksinerek okudum o yazıyı...
Bu insanlar en basit ahlak kurallarından bile artık uzaklaşmış görünüyorlar.
Faşizm yardakçılığından ahlak beklemiyoruz tabii.

Siz diyince merak ettim,

8 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4497

Siz diyince merak ettim, gittim, baktım. Gerçekten aşmış! Ben de asayım, herkes faydalansın, küfür dağarcığını geliştirsin.

SOLDUYU 08.09.2010
Roni Margulies
Devletin ‘solcu’ kolluk güçleri

Türk solunun örgütlerinden dört tanesi geçen yaz bir iki kez ortak eylem düzenledi, ortak bir pankartın arkasında yürüdü.

Sonra olmadı. Birleşmeyi beceremediler.

Büyük olasılıkla, uzun toplantı masasının bir ucundaki Mustafa Kemal fotoğrafının altına hangisinin, diğer uçtaki Stalin büstünün yanına hangisinin oturacağı konusunda anlaşma sağlanamadı; ayrıldılar.

Ya da yürüyüşlerde kimin önde yürüyeceği, kimin pankartının daha koyu kırmızı olacağı gibi, sosyalizmin temel sorunları hakkında görüş birliği sağlayamadılar belki.

Ama bu yaz her şey daha iyi gidiyor. TKP, EMEP, ÖDP ve Halkevleri nihayet kalıcı bir birlikteliğe doğru emin adımlar atıyor.

Ben çok umutluyum. Nihayet sağlam bir anlaşma zemini bulundu çünkü: Mevcut Türk devletini mevcut haliyle korumak; halktan ve halkın temsilcilerinden gelen tüm saldırılara karşı devleti savunmak.

Bu, sosyalizm için, devrimciler için o kadar önemli bir görev ki, dört örgütün aralarındaki ufak tefek farklılıklar bu tarihsel görevin yanında tümüyle önemsiz kalıyor!

Dört örgüt, Ergenekon’un avukatlığından, asker ve bayrak hayranlığından, Genelkurmay şakşakçılığından, İslam düşmanlığından, halka karşı devlet savunusundan yola çıkıp nihayet bir sosyalistin gelebileceği en anlamsız noktaya geldi. Otuz yıldır değiştirilmesi gerektiğini söyledikleri 12 Eylül Anayasası’nın değiştirilmesine “Hayır” deme noktasında buluştular!

Niye “Hayır”? Tek nedeni, değişiklikleri AKP hükümetinin öneriyor olması. Ama bunu böyle söylemek anlamlı olmayacağı için, daha da anlamsız bir şey söylüyor anlamsız dörtlü: “Ben Anayasa’nın toptan değişmesini istiyorum, o yüzden değişikliklere hayır”! Üç yaşında bir çocuk bile güler!

Mesele referandumda ne oy verileceği hakkında bir görüş ayrılığı olsa, karşılıklı ikna çabalarıyla tartışmalar sürer.

Ama mesele Kemalist devletin savunusu, TKP’nin ifadesiyle “Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması” olunca, tartışmaya gerek kalmıyor, dörtlü çete polisiye önlemlere başvuruyor, devletin kolluk güçlerinin görevini üstleniyor.

Cumhuriyet’in önemli kazanımları arasında olan yüksek yargıyı, Anayasa Mahkemesi’ni, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu korumak tartışarak filan olmaz. İş başa düşmüştür, zor kullanmak gerekir.

Zor kullanmak sözkonusu olduğunda, TKP ve EMEP biraz geri planda kalır, ÖDP ve Halkevleri’nin çapulcu sürüsü kahramanca öne atılır. Kırk yılda tek bir fikir üretememiş olan Dev-Yol geleneği şiddet üretmekte ustadır.

Önce, halkoylamasında “Evet” oyunu savunanların susturulması ve sindirilmesi gerekir. “Ne demek lan 12 Eylül Anayasası’nı delmek! Sen misin lan Yüksek Yargı’ya el uzatan!”

İstanbul’da bir toplantıda devletin mevcut mekanizmalarına dil uzatma cesaretini gösteren Adalet Ağaoğlu’ya ve Osman Can’a yumurta fırlatmak Halkevleri’ne düşer.

İzmir’de bir panelde mevcut devleti eleştiren Ferhat Kentel, Nabi Yağcı ve yine Osman Can’a yağlıboya fırlatmak ÖDP’ye düşer.

Toplantıları dinlemek, katkı yapmak ve tartışmak isteyen İstanbul’daki 250, İzmir’deki 600 kişi, karşı devrimci bir faaliyette bulunduklarının farkında olmadıkları için, Dev-Yol geleneğinin yumurta ve yağlıboyalarının ne kadar devrimci ve demokrat araçlar olduğunu kavrayamamış olabilir. Saldırganları derdest edip dışarı atmaları bu yüzdendir herhalde.

Dev-Yol’un devrime ve demokrasiye önemli bir katkısı oldu bu hafta.

Osman Can, Balıkesir ve Akhisar’da yapacağı toplantıları iptal etti. “Durumun göründüğü gibi olmadığını, tehditlerin farklı boyutlarda olduğunu, ailesi ve çocukları ile ilgili olduğunu, bundan sonraki bütün konferanslarını iptal ettiğini” söyledi.

Tehditlerin dörtlü çeteden kaynaklandığını sanmam. Devletin savunucularından değil, bizzat kendisinden gelmiştir. Ama sonuç olarak ne oldu? Ergenekon, Halkevleri ve ÖDP elbirliğiyle Osman Can’ı susturdu.

ÖDP’ye ve İzmir’deki şeflerine saygılarımı sunarım. Devlet mekanizmasını eleştiren bir sesi susturmayı başardınız. Türkiye sosyalizmi size ilelebet müteşekkir kalacaktır.

Ben sosyalizmi sizin gibi Mustafa Kemal ve Stalin’den değil, Marx ve Lenin’den öğrendim. O nedenle yanılıyor olabilirim. Ama benim bildiğim, ‘sosyalist’ diye devletle mücadele edene denir, burjuvazinin devletini savunanlara değil.

Roni

8 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4498

Roni'nin yeşil boyasının ikinci katının vurulması zamanı gelmiş

Roni Margulies ve 'bizim çocuklar' hakkında...

8 Eylül 2010, yazan Erkin Özalp,
Yorum no: 4501

Roni Margulies, yeşil boyayı da başka şeyleri de fazlasıyla hak eder, sırf yukarıdaki yazısında da görülen yalancılığı nedeniyle bile... Bir yıl önceki "yeşil boya" tartışmaları sırasında, bir yandan Margulies'in yalancılığını (ve dolayısıyla "bizim çocuklar"ın yeşil boya atarken haklı olduğunu) gösterirken, diğer yandan bu tartışmaların sola katkısını sorgulamış ve "değdi mi?" diye sormuştum... Açıkçası, bugün de benzer şeyler düşünüyorum. Elbette Roni Margulies ve benzerleri çok daha fazlasını hak ediyor; ama ortaya çıkan görüntülerin bize (toplumsallaşma çabalarımıza) ne kadar yarar sağladığı konusunda kuşkuluyum.

Önceki yazım: http://www.haberveriyorum.net/yorum/erkin-ozalp-bizim-cocuklar-mi-hakli-margulies-mi

Roni Margulies'in İftar Duası (kurgu)

8 Eylül 2010, yazan safuska,
Yorum no: 4502

Odatv DSİP'in düzenlediği iftar yemeğinde nasıl dua edilmiş olabileceğine dair epey yaratıcı ve mizahî bir haber yapmış. DSİP'in duası olsa olsa şöyle olurmuş:

"Allahım, sen Prens Sabahattin'den İdris Küçükömer'e bütün liberallerimizin ruhunu şad eyle yarabbim. Kemalizmin, jakobenizmin, laisizmin, bürokratizmin, leninizmin, sovyetizmin, "hayır" diyen sözde sosyalizmin yolunu dar eyle yarabbim...

Sana güvendik, sana inandık, "yetmez ama evet" dedik. Sen bizi mahçup etme yarabbim...

"Önemli olan soy" diyen başbakanımızı, "Lenin'i ölü görmek güzel" diyen devlet bakanımızı, "PKK'lılar sünnetsiz" diyen çiçek bakanımızı, "gayler hasta" diyen aile bakanımızı, "eğitim haremilk selamlık olmalı" diyen eğitim bakanımızı, en önemlisi "Kenan Evren cennetlik" diyen Hocaefendimizi başımızdan eksik etme yarabbim...

Bizi statükodan, sözde bağımsız yargıdan, HSYK'dan, MGK'dan, YSK'dan ve hükümetimizin ayağına vurulan her prangadan kurtar yarabbim...

Yolumuzu Washington'dan, aklımızı Brüksel'den ayırma yarabbim...

Yandaş sermayeye daha çok artı değer, yandaş medyaya mutlu haber, polisimizin eline daha çok biber ver yarabbim...

Nihat Doğan ile Bono'nun düetini, Kevin Kostner ile Sinan Çetin'in filmini görmeyi nasip eyle yarabbim.

Bütün cezaevlerini Silivri, bütün savcıları Zekeriya Öz, bütün genelkurmay başkanlarımızı Hilmi Özkök eyle yarabbim...

Yarabbim, "evettir inşallah" diye yola çıktık. Beraber yürüdük, beraber ıslandık. Bu mübarek gunde niyetli kullarının nefsini yumurtalarla sınayanları kahreyle, hükümetimize hasrettiğimiz yağlarımızı ballarımızı ziyade eyle. Sen yolumuzu açık eyle yarabbim..."

http://odatv.com/n.php?n=hangi-sosyalist-parti-iftar-verdi-0809101200

Yazıklar olsun!

10 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4521

Sırtını sermayeye ve gerici iktidarına dayamış "çok demokrat" REZİL EVETçileri, "çok demokrat" toplantılarında kendilerine söz verilmediği yani konuşturulmadıkları için yumurta atarak protesto eden gençlerimizi ve yukarıdaki yazının yazarı Roni utanmazının da aralarında bulunduğu sol adına konuşan yazan başka utanmaz Evetçileri protesto eden kişileri biri daha kınamış. "Mağdur/mağdureleri" "demokratik" ve "dayanışmacı" duygularla kucaklamış. Çok eksikliğini çekiyoruz bugünlerde böyle düşünceli "demokrat"ların o yüzden aktarayım dedim! Eh bir de referandum sonrası var. Yüzyüze bakıp kimi zaman yanyana geleceğiz bunların bir kısmıyla. Ne demişler ne eylemişler bilelim unutmayalım ki hatırlatabilelim dedim.

Yüzyüze de diyeceğim ama daha şimdiden benden de bir Yazıklar olsun!

"Not: Adalet Ağaoğlu'na, Roni Marguiles'e yapılan saldırıyı, ve bunun 'demokratik bir tepki' olarak algılanmasını iğrenç buluyorum ve kendilerine dayanışma duygularımı iletiyorum. Bana, Eren Keskin'i ve Erdal İnönü'yü Osmanlı Ermenileri Konferansı'nda yumurta yağmuruna tutan İP'lileri hatırlattılar. Yazıklar olsun!"
Ragıp Zarakolu.

http://www.gunlukgazetesi.net/haber.asp?haberid=101950

Sana yazıklar olsun Ragıp Zarakolu!

11 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4525

Asıl sana yazıklar olsun Ragıp Zarakolu!
Yazıklar olsun sana!
Kalkmış, AKP yandaşlarıyla aynı fotoğraf karesine girmeye çalışıyorsun.
Yakışıyor mu sana!

 

 

AdaptiveThemes