Skip to content

Yavuz, Midilli ve Mavi Marmara!

1 Haziran 2010, ekleyen dalkan

Sol yapılar protestolarını sürdüre koysun, dinciler ağlamaya devam etsin, bir grup manyak da Hitler’e övgüler düzmeyi sürdürsün ama sorulup cevaplanması gereken sorular birilerini eminim ki rahatsız ediyordur bu arada. Olayı tekrar anlatmaya gerek yok, zaten hepimiz tekrar tekrar izleyip okuduk. İHH vakfının Filistin’e gönderdiği yardım gemisi Mavi Marmara İsrail’in saldırısına uğradı ve İsrail askerlerince uluslararası sularda ele geçirildi. Tüm bu yaşananlardan sonra İsrail’e kızmak sanırım doğal, olay açık şekilde uluslararası hukukun ihlalidir, çünkü uluslararası sularda gerçekleşmiştir. Öte yandan konuya dair İsrail devleti sanırım tek kızgın olunması gereken merci değil.

İlk olarak sorulması gereken soru -üzerinde çok durulmasa da oldukça garip olan- geminin sancağı meselesine dair. Gemi Türkiye’ye ait görünmüyor ve küçük bir İslam ülkesi olan Comoros (Komor Adaları) bayrağını taşıyor. Gerçekten de merak ediyor insan böyle bir şeye neden gerek duyuldu? İnsanın aklına Mavi Marmara gemisi bu yönüyle Yavuz ve Midilli’yi getiriyor. Gemi bu sefere çıkmadan önce sancak değiştirmiş, yani aslında seferden hemen önce Türkiye'ye ait olan bu gemi, sefer sırasında Türkiye’ye ait değilmiş. Bunun gerçek sebebi nedir?
 
İkinci sorulması gereken soru İsrail’in nasıl tepki vermesi bekleniyordu. Söz konusu şey kendi “güvenliği” olduğunda onca masum insanı katletmek konusunda hiçbir sıkıntı yaşamayan İsrail devleti bu konuda nasıl davranacaktı? Gelmesini istemediği bir gemi, kontrolden geçmeyi reddetmenin yanı sıra önerilen rotayı ve limanı da kabul etmeyince İsrail’in gerçekten de bu gemiye tamam o halde, istediğin yere istediğin zaman yanaş demesini bekleyenler var mıydı?
 
İsrail askerleri gemiye inmeden önce ateş açmaya başlamışlar mıydı? Eğer başlamadılarsa ve gemiye indiklerinde İsrail askerlerine “barış gönüllüleri” bıçak ve sopalarla saldırdıysa İsrail askerlerinin ateş açması beklenmeyen bir durum muydu? Bahsi geçen “barış gönüllülerinin” gemisinde Hamas bayraklarının var olması biraz rahatsız edici değil mi?
 
İHH denilen örgüt neyin nesidir? Bu örgüt güvenilir bir örgüt müdür? Hamas'la bağlantılı olduğu düşünülen bu örgütün AKP ile bağlantısı nedir ve bu örgüt “yardım götürme” operasyonunu AKP desteği olmadan mı gerçekleştirmektedir? AKP bu operasyonun neresindedir?
 
AKP tüm bu olanlardan sonra ciddi bir yaptırım uygulayacak mıdır İsrail’e? Bu olay İsrail’in karasuları sınırlarını genişletme politikasında nereye oturuyor? İki gündür şovdan başka bir şey yapmayanlara yaptıkları şovun getirisi nedir? Bu gemide ölenlerden kim neler kazanmıştır?
 
Son olarak sormak istediğim ise AKP Bolu'da eğitim gören İsrail komandolarının performansından memnun kalmış mıdır? Bu komandolar aldıkları eğitimin hakkını verebildiler mi?
 
İşte bu yukarıda sıraladıklarım iki gündür kafamı kurcalamakta. İsrail devletinin sütten çıkmış ak kaşık olmadığını en iyi bilenler yine biz solcularız ve tüm bu soruların cevabı ne olursa olsun hiç bir şey İsrail’e uluslararası sularda insan öldürme yetkisi vermiyor. Öte yandan İsrail’in tepkisi öngörülemeyecek bir tepki de değildir. Bu gözle bakıldığında sormak istediğim ise şu; bu konuda sol sadece İsrail’i protesto etmekle yetinebilir mi?

 

Yorumlar

sağdan soL'dan cevaplar

4 Haziran 2010, yazan dalkan,
Yorum no: 3488

Yazıda sorulan sorulardan birkaçının cevabını sol'da çıkan bu yazıda kısmen bulmak mümkün olabilir. Paylaşmak istedim...

Sancak konusuna dair bir açıklama ise Oda TV'den şu şekilde gelmiş 

soL'da ise bandıra meselesi şu şekilde değerlendirilmiş

Komandoların performansına dair yanıtı ise en yetkili merci olan Tayyip Erdoğanın ağzından duymak isteriz.

Kimler bu ölümlerden ne kazandı konusu ise sanırım önümüzdeki günlerde biraz daha açık şekilde görünecek...

 

 

AdaptiveThemes