Skip to content

Yahudi deyimi: 'Bir Türk öldür ve dinlen'

21 Ocak 2010, ekleyen Erdem Yürekkaya

İsrailli bir yazar, ABD’nin solcu yayın organı counterpunch.org’daki yazısının başında, başlıktaki deyimi ve öyküsünü aktarmış... Uri Avnery, söz konusu yazıda, Türkiye ile İsrail arasındaki son diplomatik gerilimleri değerlendirmiş. Artık hepimizin tanıdığı İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon’un, geçmişte, Ermeni soykırımı iddialarının ABD tarafından kabul edilmemesi için bu ülkeye gönderilmiş olduğu bilgisini de vermiş. Avnery, yazısını şöyle bağlamış: 

“Avrupa Birliği’nin sırt çevirmesi üzerine, Türkiye, Doğu ile Batı arasında arabulucu olabilmek için, Arap komşularına ve İran’a yöneldi. İsrail ile Suriye arasında arabuluculuk yapmaya da başladı; İsrail yönetiminin, kendisini [Yahudi] yerleşimleri[ni] dağıtmak ve kendi sınırlarına dönmek zorunda bırakacak olan bir barışa istekli olmadığını anlayana kadar...
 
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler, muhtemelen, eski sıcaklığına dönmeyecek bile olsa, normalleşecektir. Türkiye, Washington’daki İsrail yanlısı lobinin yardımına ihtiyaç duyuyor. (Ayalon’un kendisi, geçmişte, Ermeni soykırımının tanınmasına yönelik girişimlerin boşa çıkarılmasına yardımcı olmak için ABD’ye gönderilmişti.) İsrail, bir müttefik ve silah alıcısı olarak Türkiye’ye ihtiyaç duyuyor.
 
Peki ya [yazının başındaki] şaka? Türkleri provoke etmenin her zaman iyi bir fikir olmayabileceğini hatırlatma işlevini görüyor.”
 
Avnery’nin aktardığı deyime (ya da şakaya) gelince... Yine kendisi, yazısının başında, şöyle anlatıyor:
 
Neredeyse her Yahudi, “Bir Türk öldür ve dinlen” cümlesini bilir. Öykünün tümü şöyle bir şeydir:
 
Çarlık dönemi Rusya’sında, genç bir Yahudi, Türklerle savaşa çağrılmıştır.
 
Gözü yaşlı annesi, tren istasyonunda onu uğurlarken, yalvarır: “Kendini çok fazla zorlama! Bir Türk öldür ve dinlen. Bir Türk öldür ve yine dinlen...”
 
Genç erkek, “Ama anne!” diye sözünü keser. “Ya eğer Türk beni öldürürse?”
 
Anne, tam bir şaşkınlık içinde, “Seni öldürürse mi?!” diye çığlık atar: “Ama niye? Ona ne yaptın ki?”
 
Deyim, “acele etme” anlamına geliyormuş...
 
Yine solcu bir kaynakta, deyimin, 1877 yılında başlayan Osmanlı-Rus Savaşı ile bağlantılı olduğu bilgisi verilmiş (http://www.zmag.org/znet/viewArticle/7753). Orada, genç Yahudinin sorusu şöyle (ve herhalde daha doğru biçimde) formüle ediliyor: “Ya dinlendiğim sırada Türk beni öldürürse?”
 
Kaynak: http://www.counterpunch.org/avnery01202010.html

 

 

 

AdaptiveThemes