Skip to content

Vishy Anand ve Veselin Topalov maçı tehlikeye girdi

18 Nisan 2010, ekleyen nihatates

23 Nisan - 12 Mayıs 2010 tarihleri arasında Sofya'da oynanacak Hintli Büyük Usta Anand ile Bulgar Büyük Usta Topalov arasındaki dünya satranç şampiyonluğu maçı oynanamayabilir.

Eyfyallayöküll buzulundaki yanardağın püskürttüğü kül ve duman bulutu nedeniyle iki günde Avrupa genelindeki uçuşların üçte ikisi iptal edilirken kül bulutları nedeniyle hava koşullarının giderek kötüleşebileceği bildiriliyordu. Bazı bölgelerde hava türbülansı oluşması, gökyüzünü kaplayan küller nedeniyle gündüzün bir anda adeta geceye döndüğü görüldü. Özellikle Batı ve Kuzey Avrupa üzerinden geçerek Doğu Rusya'ya kadar uzanan bulutların Bulgaristan'ın bütünün de etkili olacağı söyleniyordu. İşte bu yüzden Hintli satranççı Anand FIDE'den maçın ertelenmesi talebinde bulunmuş.

http://www.chess.com/news/breaking-news-anand-seeks-postponement-6226

Yorumlar

Maç başladı

24 Nisan 2010, yazan nihatates,
Yorum no: 3033

Dünya Satranç Şampiyonası maçı Sofya'da başladı. Oyuncular, oyunortası ve oyunsonunda zaman kazanmak için oyun başlangıcında Grunefeld savunmasının erken hızlı hamleleriyle blitz hızıyla oynadı, sonra da düşünmeye başladı.

Topalov beyaz, Anand siyah ile oynadı. Anand önce bir piyon öne geçti ama Topalov oyun gelişimini daha iyi koordine etti ve oyunsonunda baskılı duruma geçmeyi başardı. Oyuna 30. hamlede ara verildi; Anand daha sonra çekildiğini bildirdi. Böylece dünya satranç şampiyonluğu maçında beyazlarla oynayan Topalov 1-0 öne geçti.

Oyunu görmek için: http://www.chessgames.com/perl/chessgame?gid=1579916

İkinci Oyun Anand'ın

26 Nisan 2010, yazan nihatates,
Yorum no: 3048

Dünya şampiyonu Anand açılış oyununda yenildikten sonra hırslı ve saldırgan bir oyun oynadı.

Anand, Topalov'un bir önceki oyunda da gösterdiği oyunortası ve sonundaki gelişimini engellemek için uzun süre baskı uygulamak için olsa gerek Katalan açılışının Açık Defans deval yolunu oynadı. Bu Topalov için gerçekten de sorun oldu. Bu açılış ve devam yolu hırsının da bir göstergesiydi.

Maça salı günü devam edilecek.

Maçı GM Magesh Panchanathan tarafından yapılan çözümüyle birlikte şu linkten izleyebilirsiniz:  http://www.chess.com/news/anand-hits-back-in-game-2-9071

ikidir atını feda edenler kazanıyor

29 Nisan 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 3097

anand'la topalov'un final mücadelesinde, berabere biten 3. maçtan sonra 4. oyunu alan anand, zorlu seride skoru 2.5-1.5'a getirirken, ilk oyunda topalov'un, sonuncu oyunda da anand'ın oyun sonuna doğru gerçekleştirdikleri at fedaları gözlerden kaçmadı! görüşlerine başvurduğumuz uzmanlar, "satrançtan anlamazsın, niye haberini yapmaya kalkarsın" diye muhabirimize çıkışırken, muhabirimiz de, "ne yapayım, nihatateş haberini yaptı, ardından skorları aktarmaya başladı ama yarıda bıraktı, gittim baktım, dördüncü oyun da bitmiş, skor aynen 2.5-1.5'a gelmiş, oyunları izleyeyim dedim, bir acayip hamleler var, haber vereyim dedim" dedi.

Dördüncü "acayip" oyunu izlemek için:  http://www.chess.com/news/anand-v-topalov-game-4-9418

İzlemeye Devam:)))

30 Nisan 2010, yazan nihatates,
Yorum no: 3102

nihatates üç ve dördüncü oyunları birlikte haberleştirmeyi düşünmekteydi ki yaptığı haberlerin heyecanla izlenip, yapamadığında elbirliğiyle, ortaklaşmacıkla boşluğun doldurulduğunu görmekten çok mutlu oldu. Eğer haberi yazsaydı Ali Mert'in yaptığı doğru ve yerinde gözleminin yanına şunları ekleyecekti: "Dünya Satranç Şampiyonu başlamadan önce Türkiye'nin şu andaki iki GM'sinden (büyükusta) biri olan Suat Atalık'ın maçta ağırlıklı olarak, kapalı bir oyunsonu ve ortası veren Yarı-Slav açılışının oynanacağı öngörüsünün ilk oyunlar için tutmadığını belirtecek ve Aksine açık, çekişmeli, kıran kırana ve beraberliğe çok daha aç yol açaln Catalan açılışının Açık devamyolunun oynandığını söylecekti. Kazandığı iki oyunda Anand'ın "5. Af3..."  oynayarak devam ettiğini de eklemeleyim. Bundan sonra belki Topalov tarafı açık oyundan ve devam yolundan gitmenin kendileri için pek hayırlı olmayacağını düşünüp, Topalov'un durumsal, statik, kapalı oyunlarda hafif bir üstünlüğünün olduğunu varsayarak Slav'a ya da daha da kötüsü bu tip üst düzey turnuvalarda pek tercih edilmeyen Sicilya'ya bile dönebilirler. Ama Anand gerçekten bütünlüklü bir oyuncu. Bilemiyoruz bu "acayip" oyunları izlemeye devam edeceğiz.

Bu arada Suat Atalık'ın Türkiye Satranç Fedarasyonu ile ilgili olarak çekinceleri satranç dünyamızın bilgisindedir. Bugünkü federasyonla ilgili sert eleştirilerine önümüzdeki hafta değinmek istiyorum. Yine Dünya Satranç Federasyonu'nda sular bulandı. Karpov başkanlığa aday olmuştu hatta bu konuda bir deklarasyon bile yayımlamıştı. Bu konuda da ortaya çıkan gelişmeler var. Onları da yine önümüzdeki hafta değerlendirmek istiyorum.

 

5 ve 6. Oyunlar Beraberlikle Sonuçlandı

3 Mayıs 2010, yazan nihatates,
Yorum no: 3128

5. Oyun önceki yorumdaki beklentilerimi doğruladı ve Topalov, Slav açılışı yaptı. (Slav Defansı - Wiesbaden Varyatı.) Toplalov oyuna hızlı başladı ve oyunortasında hafif bir üstünlük sağladı. Ancak Anand 30. hamlede g4 sürerek şah kanadındaki piyon çoğunluğunu kilitledi. Bunun üzerine Topalov da vezir kanadına ağırlık vermek zorunda kaldı. O kanatta piyonlar ve aletler dengeliydi ama 39. hamlede Anand atını d4 sağlam bir şekilde gelince Topalov filini d1'e inmek zorunda kaldı. İşte burada Anand'ın 30. hamledeki g4'ü etkisini gösterdi ve Topalov'un fili neredeyse "kötü fil" konumunda kaldı. Fil bu durumda kalınca Topalov sadece kalesiyle a5 ve h5 erlerine baskı yapmakla sınırlandı. Anand da atını d4'te tuttu ve oyun 44. hamlede beraberlikle sonuçlandı. Topalov oyuna hızlı başlayıp, hafif üstünlüğünü hem de iddalı olduğu düşünülen bir açılışta sürdürememiş olması onun dünya şampiyonu çizgisinden oldukça uzakta olduğu şeklinde yorumlandı. Bence de öyle.

6. oyunda ise beyazlarla Anand oynuyordu ve kazandığı 2. ve 4. oyunlardaki gbi Catalan Açılışı'nın Açık Varyantı'yla başladı. Ancak bu oyuna damgasını vuran salondaki elektrik kesintisi oldu. Organizatörler bunu hesap etmemiş olacak ki salonda bir jeneratör bulunmuyormuş. Jenaratör arayışına girilmiş ve sonuçta bulunmuş. Artık organizatörlerin elinde birkaç jenarötör varmış

. Sonuçta oyuna 15 dakikalık bir ara verilmek zorunda kalınmış. Bence bu oyunun temel belirleyeni ise Anand'ın açık ve atak açılışana uygun olarak 21. hamledi kalelerini c dikeyinde çiftlemesiydi. Bu yüzden oyun yine vezir kanadında uzun süre oynandı ve Anand'ın atı yine Topalov'un başına bela oldu. Sonuçta oyun 58. hamlede beraberlikle sonuçlandı ve Topalov'un beraberliği zor kurtardığını söylemek gerek. Şimdi sonuç: Anand: 3.5 Topalov: 2.5

7. Oyun Berabere 8. Oyun Topalov'un

5 Mayıs 2010, yazan nihatates,
Yorum no: 3158

7. oyunda renk sırası değiştiği için 6. oyundaki gibi beyaz taşlarla Anand oynadı. Ancak Anand bu kez Catalan Açılışı'nın Açık devamyolunu tercih etmedi. Yine de açık ve hızlı ve kıran kırana bir oyun oldu. O kadar ki oyunun 29. hamlesinde vezir kanadından Topalov c ve d dikeylerindeki piyonlarını c4 ve d3'e kadar getirmişti. Bu iki piyon Anand için önemli bir baskı oluşturdu. 42. hamlede piyon d2'ye yerleşti; böylece beyaz hem atını hem de vezirini bu piyonun kontrolü için kullanmak zorunda kaldı. Ama Topalov'un da şah kanadında kazanç getirecek bir ağırlığı olmadığından oyun 6. oyundaki gibi 58. hamlede beraberlikle sonuçlandı. Anand kazansaydı çok güçlü bir duruma gelecekti ama olmadı.

8. oyunu ise Topalov kazanınca durum 4-4 oldu. Bu oyuna gelene kadar hem Anand hem de Topalov beyazlarla kazandı. İki oyuncu da siyahla oyun kazanamadı. Topalov yine Slav Savunması'nın Wiebaden Varyantı'nı oynadı. Bu oyunun sonunu ise atlar değil filler belirledi. Oyunun 34. hamlesinden sonra tahtada beyazın siyah karede siyahınsa beyaz karedeki filleri kalmıştı. Ama Topalov'un bir piyonu vezir piyonu siyahın altıncı karesine kadar ilerlemiş durumdaydı. Topalov'un filinin de bu siyah karede olması bu erin savunulmasını kolaylaştırdı ve Anand'ın beyazdaki fili d7'yi savunmak için c6 karesine çakıldı kaldı. Böyle olunca beyazın şah kanadındaki erleri serbest kaldı ve Anand şah destekli g4 piyonunun yıkıcı saldırısını önleyemeyecekti ve oyun Topalov'un galibiyetiyle bitti.

Oyun analizi için: http://www.chess.com/news/anand-v-topalov-game-8-5717

piyadenin gücü

5 Mayıs 2010, yazan sinangrozni,
Yorum no: 3180

 İki tarafın aletlerinden yalnızca karşıt renklerdeki fillerinin kaldığı oyun sonlarında bir tarafın kazanmasının zor olduğu düşünülür. Anlayabildiğim kadarıyla, burada beyazın ilerlemiş piyonları galibiyeti getirmiş. Anand'ın biraz daha direnebilip beraberliği zorlayabileceğini savunanlar var, ancak siyah piyonların bu kadar etkisiz kaldığı bir durumda beraberliği elde etmek zor.

Satranca yeni başlayanlar, piyonlara gerekli önemi vermez genellikle. Oyun sonlarındaysa, bir piyonun bile rakip sahaya geçmiş olması fark yaratabilir. Bu oyun da güzel bir örnek olmuş.

9. ve 10. oyunlar berabere bitti

9 Mayıs 2010, yazan nihatates,
Yorum no: 3276

9. oyun önceki oyunlar gibi yine çok sert bir mücadeleyle geçti ve bu uzun oyun 83. hamlede beraberlikle bitti. Anand beyazla oynadı ve Nimzo-İndian Savunması'yla açılışı yaptı. Daha 21. hamlede veziriyle Topalov'un iki kalesini değişti. Çünkü Topalov bir atını şahı savunmak için f8 inmek zorunda kalıyordu öteki atı ise h5'te kötü konumdaydı. Bu atı tekrar oyuna sokmak için Topalov tekrar f6'ya oynamak zorunda kaldı. Anand bunun bir tempo kaybına yol açabileceğini düşünmüş olmalı. Ancak Topalov ardından gelen hamlelerde merkez karelerinnde at ve fil değişiklikleri yaparak durumu dengelemeyi bildi; tıpkı önceki oyunda olduğu gibi vezir kanadı piyonlarını bu kez hem de vezir kontrolünde Anand'ın son karesine kadar ilerlemeyi başardı. Ancak Anand oyunun en kritik aşamasında Topalov'un ikinci veziri çıkma baskısından olacak 64. hamlede kötü bir hamle yaparak (soru işareti ile gösterilir notasyonda) şahını g3'e oynadı. Oysa ( 64. Rdd7 a3 ( 64... b2 65. Rdf7) ile mat tehditi vardı. Topalov erini vezir çıktı ve Anand'ın atını aldı, Anand ise ancak 74. hamlede Topalov öteki ilerlemiş piyonunu düşürebildi. Oyun sonuna Anand sayısal olarak önde girmiş olsa bile Topalov'un veziriyle şah çekmesini önleyemeyecek duruma geldi ve oyun beraberlikle bitti.

10. oyuna Topalov, Grünfeld Savunması'nın Değişmeli Klasik varyantı ile başladı. 10. hamlede Anand bu açılışın sıradan hamlelerinden çıkarak piyon b6 oynadı. Bu oyunu Anand gerçekten kötü oynadı ve oyunun daha başında birçok fırsat verdi ama Topalov bunları görmedi ve sonuçta değerlendiremedi. Özellikle 16. hamleden sonra bir piyonunu güçlü bir şekilde c6 karesini yerleştirebiliyordu. 18. Rxc8+ Bxc8 19. Nd4 a6 ( 19... e6 20. Qc1 Bd7 21. Nc6 Nxc6 22. dxc6 ) Bu durumu Anand'ın verdiği fırsatları ve Topalov'un bunları değerlendirememesinin nedeni olarak yorumcular dinlenme arasına yaklaşırken her iki oyuncunun da yorgunluğuna bağladı. Özellikle buradan hareketle ilerleyen bölümlerde daha genç olan Topalov'un bunu bir avantaja çevirebileceği de vurgulanıyor. Topalov 28. hamlede fil çiftiyle birlikte e4'teki piyonunu d5'e gelmeyi başardı. Bu ana kadar Anand'ın bu eri önemsememesi şaşırtıcıydı. 31. hamlede ise sıradan gibi gözüken ama çok güçlü iyi bir hamle yaptı Topalov piyon g4 oynadı. Yine fil çifti ve d5 gelmiş piyon düşünüldüğünde bu hamle Topalov'a alan kazandırdı ve Topalov 32. hamlede Şf3 oynayarak Anand'ın şah kanadına doğru güçlü bir atağa geçti. Bu atağa, Topalov'un a6 karesinde kilitlediği vezir piyonlarını çözmek için atıyla bu file saldırarak cevap verdi. Doğruydu çünkü Topalov at saldırısa karşı fili savunamadığından kaçmak ve piyonları serbest bırakmak zorunda kaldı. Ama bunun Anand açısından pek bir işe yaradığını söylemek zor. Piyonlar biraz kıpırdasa da Anand ancak d5'teki erin ve a6'dan piyonları kıpırdatmak için kovduğu beyaz filin e6'ya sağlam bir şekilde oturmasıyla oluşan baskıya ancak 45. hamlede Ac4 oynarak yanıt verebildi. Bu da bundan sonra Anand için oyunu beraberlik yoluna sokabildi. Sonuçta Anand, Topalov'un piyonunu g5'te durdurdu; Topalov da Anand'ın a5'teki piyonunu fili ile kontrol altına aldı ve bu oyun da 60. hamlede beraberlikle sonuçlandı. Şu anda maçta skor 5-5'e geldi.

Geçen hafta sözünü ettiğim Türkiye Satranç Federasyonu ve Korpov'un FIDE başkanlığı ile ilgili gelişmelerle ilgili olarak GM (Büyükusta) Suat Atalık Cumhuriyet'in Pazar Eki'ndeki satranç köşesinde bir yazı yazdı. 2.05.2010 tarihli yazıda benim de değindiğim konulara vurgular olduğu için buraya alıntılıyorum:

Değişim
TSF Başkanı Ali Nihat Yazıcı hakkında FIDE etik komitesi soruşturma başlattı. Hakkında GSGM tarafından da 1.5 yıldır soruşturma yürütülen Yazıcı aynı zamanda ECU başkan adayı. FIDE’de de işler farklı yürümüyor. 2000’li yıllarda dünya şampiyonası formatının değiştirilmesi nedeniyle FIDE’yi mahkemeye veren eski dünya şampiyonu Karpov yüklü bir tazminat almıştı. Şimdi de Danailov Sofya’daki unvan maçının 1 gün dahi olsa ertelenmesi yüzünden FIDE’yi mahkemeye verebileceklerini organizasyon adına açıkladı. Bütün bu olanlar kantarın topuzunun kaçtığına dair alametler. FIDE başkanlık seçimi için kurallar sarih olarak yazılmadığından bugüne dek hiç olmayan aynı ülkeden iki aday çıkması durumunda ne yapılması gerektiği bilinmiyor. Dedikodular 3 Nisan’da Rusya Satranç Federasyonu’nun Karpov veya İlyumjinov’dan sadece birinin adını meşru başkan adayı olarak açıklayacağı yönündeydi. Gecikmeli de olsa RSF Başkanı Dvorkoviç adayın ismini İlyumjinov olarak açıklayınca Karpov da seçimin yönetim kurulu üyelerine telefonla danışılarak yapıldığından geçersiz olduğunu ve hakkını sonuna dek savunacağını belirtti. Dvorkoviç kim derseniz geçen yıl vefat eden babası Kasparov’un hizmetlisiydi. Eski Almanya Cumhurbaşkanı’nın oğlu Von Weizsacker da RSF federasyonundan böyle bir haber çıkarsa kurallar açık olmadığından dolayı Karpov’un Almanya Satranç Federasyonu tarafında aday gösterileceğini nisan ayı başında belirtmişti. Bu gelişmelerin sonuçları ne olursa olsun sadece tekrar seçilebilmek tek amaçları olan ve bu doğrultuda kadrolar oluşturanların yarattığı komedi tüm hızıyla sürmekte. Altlarına araba çekilip ölümle neticelenen kaza yapanlardan, resmi web sitelerinde ekstremist politik görüşlerini empoze etmeye çalışan seçilmişler patronlarına sıkıntı yaratmakta. 2006 yılında Topalov-Kramnik maçının itiraz komitesinden yaptığı kural hatasıyla azledilen Makropulos bu kez Anand-Topalov maçının organizatörü olarak ortaya çıkıyor. En büyük erdemleri biattan öteye geçemeyenler “Satranç İlyumjinov’un cebine muhtaçtır, FIDE’nin durumu son 15 yılda çok iyiye gitmekte. O koskoca bir ülkeyi yönetmekte derken komediyi vodvile dönüştürmekte. Kalmukya Rusya’daki en gelişmemiş yer, satranç son 15 yılda öylesine geriledi ki herhalde şu anda en az popülariteye sahip spor ve FIDE’nin bir kurum olarak kimsenin şahsi parasına ihtiyacı olmamalı!" GM SUAT ATALIK

(Kalmıkya Cumhurbaşkanı Kirsan İlyumjinov şu anda FIDE'nin de başkanı. (Kalmıkya'nın Avrupa topraklarında en çok Budist'in yaşadığı yer olduğu konusunda bir yerlerde bir şeyler okumuştum. Bunu da ilginç bir not olarak buraya ekleyeyim.) Yakında gerçekleştirelecek FIDE başkanlığı seçimlerinde Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan bir destek mesajı yayımladı. Yine ilginç bir not Azerbeycan da İlyumjinov'u desteklediği açıkladı. Bu iki ülkenin dünya satranç ilk yüz listesinde birçok oyuncusu bulunuyor. Bu yüzden önemli bir ağırlıkları olduğunu düşünüyorum.)

 

Kalmıkya-Satranç-Uzaylılar

9 Mayıs 2010, yazan sinangrozni,
Yorum no: 3282

Birkaç gün önce radikal'de çıkan haberde, kalmukya özerk cumhuriyetinin başkanı, aynı zamanda dünya satranç federasyonu başkanı İlyumjinov'un, uzaylılar tarafından kaçırıldığı iddiası ve Rusya'da, konuya ilişkin tartışmalar vardı. İlk okuduğumda zaytung haberi sanmıştım ve açıkçası, muhteremin uzaylılar hakındaki iddiasından daha fazla, FIDE başkanı olmasına şaşırmıştım.

Kalmukya'daki budist nüfusu da ilginç bir not (elbette bu şaşkınlıklar, benim kendi cahilliğimden de kaynaklanıyor olabilir). Kalmukya hakkında bir şeyler öğrenmenin zamanı geldi sanki:)

Anand ünvanını korudu. Peki ya satranç?

14 Mayıs 2010, yazan nihatates,
Yorum no: 3328

Evet Anand dünya şampiyonluğu ünvanını son oyunu siyahlarla oynayıp kazanarak korudu. Böylece bu maç boyunca bir oyuncu siyahla bir oyun kazanmış oldu. 11. oyun yine berabere bitti 12. oyunu da Anand kazandı. Bu iki oyunu önceki oyunlar gibi anlatmanın bir anlamı yok aslında. Öteki oyunların birer kopyasıydı. 2010 dünya satranç şampiyonluğu maçlarını okuyanların ve ilgi duyanların sabırlarını zorlayarak neden uzun uzun anlatmak istedim?

İki nedeni var:

Birincisi; bu en yüksek seviyedeki satranç oyuncularının oynadıkları oyunlardaki boğuculuğu, renksizliği göstermek için. Şu anda önümüzdeki yıl dünya şampiyonluğu maçını oynamak için düzenlenen FIDE Grand Prix maçları oynanıyor. Orada oynayan oyuncular da 2700 puanın üzerinde yine dünya satrancının en tepesindeki oyuncular. Dilerseniz oradaki oyunlara da bir bakın ve bugün onlarca sitede pgn arşivlerini bulabileceğiz Steinitz'in, Lasker'in, Capablanca'nın, Bogoljubov'un, Tal'ın, Fischer'in oyunlarına... Bu kısacık karşılaştırma bile bugün oynanan satrancın ne kadar düşük bir kalitede, insani yaratıcılığın icat en güzel sanatlardan biri haline gelmiş bu güzel oyunun ne hale getirildiğine tanık olabilirsiniz. "Sanat"tır diyorum ya şaşırmamak gerek. Yukarıda saydığım klasik oyuncuların belki en tepesine yerleştirilebilecek ve satranç tarihinin en yaratıcı oyuncularından biri olan Rus dünya şampiyonu Alexander Alekhine (1892-1946) bir dünya şampiyonluğu final maçı oynamaktadır. Oyunun en gerilimli yerinde bir kale fedası yapar ve ortalık karışır. Ne oyunu izleyenler ne analizciler bu kale fedasına bir anlam veremez, nedenini bulamaz. Ancak Alekhine oyunu kazançla bitirir ve dünya şampiyonu olur. Tabii oyunun sonunda herkes kendilerinin nedenini bilemediği, göremediği kale fedasını sorar. “Ben de bilmiyordum” der Alekhine, “içimden bir ses (sezgi) kale fedası yapmam gerektiğini söyledi.” İşte satrancı sanat derecesine yükselten, yaratıcı, insani bir oyun yapan ayrım burada yatar. Şimdiyse son dünya şampiyonluğu maçının son maçında Topalov'un 31.exf5? e4 32. fxe4? hamlesine bakın. Bu hamleyi yorumlayan GM Magesh Panchanathan “Hiç kimse” diyor “Topalov aklından ne geçti de bu hamleyi yaptı bilemez. Bu hamle üst düzeydeki bir satranç oyuncusunun (oyuncusunda olması gereken N.A) önsezilerinin yok olmasıdır.” Alekhine'in kendisinin de nedenini pek bilemediği kale fedasını “yaratıcı” bir hamle yapan satranççı önsezi ile Topalov'un bu hamlesini bu derece yüksek bir satranç oyununda yapılması akla bile gelmeyen sıradan “hata”lı hamle yapan şey Alekhine'in o maçı kazanmasında yatmıyor elbet. Fark daha derinde bir yerde. Topalov oyunlarda da izlediğimiz gibi pozisyonel oyun gücüne güvendi ama oyunlar boyunca hiçbir kötü pozisyonu kendi yararına çevirmeye başaramadı. Başaramadığında beraberlikler onun için kurtuluş oldu. Anand ise açık ve atak oyununa güveniyordu ama o da “savunma” denen şeyden hiç haberi yokmuş gibi oynadı.

O fark ikinci nedenemizde yatıyor: Yani bugünkü satrancın Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra geldiği yerde. Karpov'la sonlanan Kasparov ile başlayıp devam eden piyasalaşan sürecin içinde. Endüstirel spordan satrancın etkilenmediğini söylemek olası mıdır? Bugünkü satrançta “kazanç,” tıpkı ilk önce insani rekabeti temel alan ve insani yanlarını geliştirmesine yol açacak spor dallarındaki gibi her şey halini aldı. Akıl ve ruh zenginliğiyle bütünleşen satrancın “piyasa değeri” ne kadardır ki? Önemli olan kazanç ve dolarlardır öyle değil mi? Bugün okullarımızda satrancın seçmeli ders olmasından tutun, bugünkü federasyonunun büyük büyük iddialarına rağmen elde edilen nedir? Belki süreç devam ediyor ve bu süreçten bizim de genç yaşta bir iki GM çıkabilir ama onlar da anlatmaya çalıştığım ortamın bir parçası olup, yok olup gidecektir. Yok olup gidecektir çünkü bu düzende satranççılar sponsorların paralarını heba etmemekle görevlidir. Organizasyonlar düzenleyip, bütçeler tutturulduktan sonra “sanatlaşan bir satranç” özlemi neye yarar tabii onların gözünde.
 

Bu sitede satrancın sadece satranç olmadığını yazmıştım. Yinelemekte yarar var: “Kapitalist dünyada gördüğümüz hiçbir şey "göründüğü" gibi değil kısacası. Ne edebiyat sadece edebiyat, ne film sadece bir film, ne tiyatro sadece bir tiyatro, ne de satranç altmış dört siyah beyaz kareden oluşan bir tahtanın başında oynanan sadece bir oyun.”

http://www.haberveriyorum.net/haber/kasparov-ile-karpov-25-yil-sonra-tekrar

 

 

AdaptiveThemes