Skip to content

Vatandaşın parası ile Sezai Karakoç belgeseli - açılımın da önderi!

16 Ocak 2010, ekleyen Ali Mert

CINE-5, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen, televizyon kanallarından biri. Henüz atv vb. gibi ihaleye çıkarılıp birilerine devredilmedi. TMSF'nin elinde durmaya devam ediyor yani. Başka bir deyişle gelirleri ve harcamaları kamusal! Kanalın haber yorumcusu Mehmet Altan. Arada sırada kaç kuruş aldığını soran gazetecileri, ustalıkla savuşturuyor. Liberalleri besleyen TMSF/CINE 5, şimdi de, Türk gericiliğinin önderlerinden Sezai Karakoç için belgesel çekmiş. Belgeselin yapımcısı CINE 5 Medya Grup Başkanı Orhan Seyfi Güner olarak geçiyor. Filmin galası, dün gece, gerici belediyenin kültür etkinlikleri yerine mehter etkinliklerine açtığı Cemal Reşit Rey salonunda gerçekleştirilmiş. Galaya İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Tarım Bakanı Mehdi Eker bizzat katılmışlar ve Karakoç'un nasıl bir önder olduğunu vurgulamışlar. Atalay daha da ileri gidip "açılımı ona borçlu olduklarını" yumurtlamış. Devletin zirvesi, yani Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de bir mesaj gönderip düşünce hayatında Karakoç'un büyük bir etkisi olduğunu belirtmiş.

Haberi ve Karakoç'la ilgili kısa bilgileri gerici timeturk.com sitesinden aktarmadan önce, İkinci Yeni'den "uzaklaştırılması"nın ardından yeni bir Kısakürek olmaya soyunan Karakoç'la ilgili kısa bir Ece Ayhan anekdotu da aktaralım. (Karakoç'un gelişimini özetleyen bu anekdot CINE 5 kaynaklı belgeselde yer almıyordur büyük ihtimalle): "Sezai Karakoç'u burnunu karıştırıp durduğu için aramızdan atmıştık!.." 

Bu da içinden geçtiğimiz çürük ya da "sümüklü dönem"in tipik bir örneği ve haberi: 

 

Açılım'ın öncüsü Sezai Karakoç
Sezai Karakoç'un hayatının anlatıldığı "Gün Doğmadan" adlı belgeselin galası CRR'de yapıldı. Gecede konuşan Bakan Atalay, Açılım'ın öncüsünün Karakoç olduğunu açıkladı.

 

Haber Merkezi / TIMETURK

Türkiye'nin yaşayan en büyük şairlerinden ve Diriliş hareketi önderi Sezai Karakoç için CINE 5 tarafından hazırlanan 'Gün Doğmadan' adlı belgeselinin galası CRR'de yapıldı. Galaya, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Tarım Bakanı Mehdi Eker ve çok sayıda seçkin davetli katıldı. 

AMAÇ; KARAKOÇ'U ANLAMA, TANIMA VE TANITMA ÇABASI

Sunuculuğunu tiyatrocu Ahmet Yenilmez'in yaptığı galada konuklar kısa bir konuşma gerçekleştirdi. İlk olarak söz alan belgeselin yapımcısı Cine 5 Medya Grup Başkanı Orhan Seyfi Güner konuşmasında "Bizim burada yaptığımız iş Sezai Karakoç'u, onun düşüncesini, anlama, tanıma ve tanıtma çabası olarak tanımlanabilir" dedi.

"AÇILIM'I SEZAİ KARAKOÇ'A BORÇLUYUZ"

Güner'in ardından Tarım Bakanı Mehdi Eker ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay sahneye çıktı. Atalay yaptığı konuşmada hükümetin yaptığı "Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi" adıyla yürütülen Demokratik Açılım'ı Sezai Karakoç'a borçlu olduklarını açıkladı. Açılım projesi Sezai Karakoç'un kendilerine kazandırdığı perspektifin yansıması olduğunu belirten Atalay, "Suriye sınırının açıldığında aklıma Sezai Karakoç'un Anadolu Medeniyeti ile ilgili sözleri geldi. İslam coğrafyasına vurgular yapması nedeniyle Açılım'ın öncüsü o'dur" diye konuştu. Bakan Atalay, Sezai Karakoç'un kendi kuşakları üzerinde büyük emeği olduğunu ve kendisine minnettar olduklarını dile getirdi.

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker de, Sezai Karakoç'un Türk modern şiirinin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Eker, birçok imgenin Karakoç ile hayatımıza girdiğini ifade etti. Karakoç'un aynı zamanda bir mütefekkir olduğuna dikkat çeken Mehdi Eker, belgeselin onun sağlığında yapılmasının sevindirici olduğunu söyledi. 

Cumhurbaşkanı Gül ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da birer mesaj göndererek düşünce hayatlarına Sezai Karakoç'un büyük etkisi olduğuna dikkat çektiler.

BELGESEL HAKKINDA

Yapımcılığını Cine5 Medya Grup Başkanı Orhan Seyfi Güner'in yönetmenliğini ise Ensar Altay'ın üstlendiği "Gün Doğmadan -Sezai Karakoç" adını taşıyan belgesel, Sezai Karakoç hakkında yapılmış en kapsamlı belgesel çalışması olarak dikkat çekiyor. Belgeselde, Sezai Karakoç şiirleri, kısa filmler halde ve kronolojik bir sıra ile ekrana geliyor.

Belgesel, Türk düşünce, edebiyat ve siyaset dünyasından önemli isimlerinin birikimlerinden ve Sezai Karakoç'un yakın çevresindeki insanların tecrübe ve tanıklıklarından da yararlanılarak oluşturuldu. Çekimleri, Diyarbakır, Bursa, Gaziantep, Ankara, Bolu ve daha birçok ilde yapılan belgesel filmi, 110 dakika sürüyor.

Sezai Karakoç şiirleri belgesel için özel olarak seslendirildi

Öte yandan belgesel, ünlü sesleri bir araya getirmesiyle de dikkat çekiyor. Aralarında Müşfik Kenter, Ayla Algan, Sinan Albayrak, Deniz Arcak, İbrahim Paşalı, Necdet Tok, Ahmet Balveren, Buğra Canaslan ve Üsame Sarıoğlu'nun yer aldığı önemli isimler Sezai Karakoç'un şiirlerini belgesel için özel olarak seslendirdi.

Sezai Karakoç hakkında:

1933'de Diyarbakır/Ergani'de doğdu. İlkokulu Ergani'de, ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta, liseyi Gaziantep'te okudu. Lise sonda Necip Fazıl Kısakürek ile tanıştı. Burslu öğrenci olarak girdiği Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1955'de bitirdi. 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu. 1967 yılında İslamın Dirilişi ve Yazılar adlı kitaplarından dolayı yargılandı. Büyük Doğu, Hisar, Akpınar, Dernek, Düşünen Adam, A dergilerinde deneme ve şiirler, Yeni İstanbul, Sabah ve Milli Gazete'de fıkra yazıları yayımlayan Sezai Karakoç, mart-nisan 1960'ta iki, mart 1966 - mart 1967'de oniki, ekim 1969 - ocak 1971'de onaltı sayı olmak üzere Diriliş dergisini yayımladı.

1974'ten itibaren düzenli olarak 18 sayı yayınlanan, 1976'dan itibaren gazete biçiminde çıkan Diriliş dergisi yerli düşünce ve edebiyatın en önemli dergilerinden biri oldu. 1977-78, 1980 ve 1983 yıllarında da yayımlanan Diriliş, son olarak 1987-1993 arası altı yıl haftalık olarak yayımlanmıştır. Diriliş Dergisi, gerek edebiyatımız gerekse fikir ve kültür hayatımız için bir okul olmuş, çok sayıda aydın ve sanatçı yetiştirmiştir.

1990 Diriliş Partisi'ni kuran Sezai Karakoç, 1997 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılışına kadar da bu partinin genel başkanlığını yürüttü. 

Kaynak: http://www.timeturk.com/Açılımın-öncüsü-Sezai-Karakoç_109037-haberi.html

 

Yorumlar

sezai karakoç

16 Ocak 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1720

Deveye sormuşlar boynun niye eğri diye..Cevap vermiş nerem doğru ki diye. Ali Mert isimli şahsın yazdıklarını düzelteyim diyeceğim diyorum ama neresi doğru ki yanlışları anlatalım.. Bir defa yapılan gala ve konuşmalardaki tüm fikirler sahiplerini bağlar ve Sezai Karakoç un bunlara en küçük bir katkı ya da müdahelesi yoktur. İkinci yeni bir takım ya da kulüp falan mıdır ki birilerini alıp birilerini çıkarasınız..Ece Ayhan a atfedilen sözler eğer doğru ise sadece ve sadece Ece Ayhan ın zavallığını ve kıskançlığının bir tezahürüdür.Hayatı boyunca o şiir akımına dahil edilip edilmemeyi zerre kadar umursamamış bir insan için bir şey ifade etmez. Bizzat ikinci yeni diye birşey varsa varlığını aslında Sezai Karakoç a borçludur.ve beğenseniz de beğenmeseniz de..Ama bu zatın konuşma üslubu insana birşeyleri anyabileceği konusunda zaten pek umut vermiyor,asıl yadırgadığım böylesine seviyesiz bir yorumun bu sitede yer bulmuş olması...LÜTFEN BİRAZ DİKKAT...

sülüksel sümüksel bağlam

17 Ocak 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 1721

hah işte "o onu bağlar, bu bunu bağlar" diyerek asıl meseleye biraz yaklaşmışsın.devletin tepesi gül, tarımcı tarikatçı eker, içişleri bakanı atalay ve eski düşişleri bakanı (ikinci yeni papazı) ayhan'ın dedikleri kendilerini bağlar da, kamu kaynağıyla yani vatandaşın cebinden çıkan parayla tmsf aracılığıyla sezai karakoç belgeseli çekmek kimi bağlar; bir de bunu sorgulayabilsen, tam olacak. yani sülüksel, sümüksel bağlam! ha gayret. 

seviye

18 Ocak 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1728

sülüksel sümüksel bağlam başlıklı cevap niteliğindeki yazı aslında bu çevrelerdeki seviyeyi ya da seviyesizliği göstermesi açısından çok önemli. yukarıda sezai karakoç ile ilgili oldukça doyurucu cevaba verilen karşı cevap ulusalcı liseliler ağzıyla kaleme alınmış bayağı cümlelerle örülmüş hafiften facebook ulusalcısı havasında bir yazı. yazık gerçekten yazık. hayır bu ülke karanlık odalarda devlet parasıyla, halktan alınan vergilerle cunta planları yapılmış bir ülke. yani herhalde en son itiraz edilecek nokta devletin bir aydınının hayatına belgesel çekilmesine karşı çıkmak olsa gerek. tabii unuttum 80 yıldır aydın belirleme komitesi belirliyor türkiye'deki aydınları. nazım hikmet şair, sezai karakoç tarikatçı. ne diyelim aynen devam...

yeni bir ulusalcı feyzbuk grubuna önçağrı

18 Ocak 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 1730

iyi ama bu işler için daha şahane kamu kaynağı aktarma yöntemleri yok mudur; hem onlar kullanılsa, ulusalcı darbe planlarına aktarılan vergiler daha rasyonel bir platforma çekilmiş olmaz mı? örneğin tayyip paşanın damadının patronunun kamu bankalarından kredi almak suretiyle gazete patronluğunun ardından yapımcılığa da soyunması ve diler karakoç belgeseli, dilerse "sezai karakoç'la ismet özel açılım çalıştayında" başlığıyla konulu bir film çekmesi ve bunun ulusalcı liseliler feyzbuk kanallarına özel gönderiminin yapılması yepyeni bir seviyeye yükseltmez mi yaşananları? bence tmsf'ye yeğdir. en azından yapımcısı özel bir şirket olur (lüplettiği kaynak her zamanki gibi kamusal olsa da). ya da o kadar uğraşılmasın, doğrudan atv çeksin. niye çekmiyor? niye cine 5? "karakoç belgeselini atv çeksin, kredisini devlet bankası versin. kaynaklar ulusalcı darbe planlarına gitmesin" feyzbuk grubunu kuruyorum hemen. katılın!  

hezeyanların sebebi

18 Ocak 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1731

sezai karakoç ile ilgili söylenebilecek olumsuz her şey söyleyenin karakoç'u ne kadar bilmediğini gösterir. belgeseli benim-ailemin-arkadaşlarımın-tanıdıklarımın parasıyla yapılmış varsay ve sus. ki bu topluluğun devlete verdiği vergiler-yaptığı hizmetler(maddi olarak çünkü sade para düşünen geri zekalılar bunu önemser) bu ve bunun gibi yetmiş belgesel daha çekecek kadar fazla.

ne de güzeldir sus fiili, kullanılırsa bir de emir kipi

18 Ocak 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 1732

başlık oldu şiyir gibi, devamı da öyle olsun bari / aslında benim dediğim tam da seninki / sen, ailen, arkadaşların, tanıdıkların bir yapım şirketi kursun ki / çeksin bir karakoç belgeseli / yetmiş de olur hani / çekip çekip izleyin e mi / kamu kaynaklarından eller çekilsin yeter ki / yahut karakoçgiller verdi de tekel işçileri vergi vermedi mi / hadi cine-beş çek şimdi de bir tekel eylem belgeseli

okumadan yorum

18 Ocak 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1737

gericilerin şairi denildiğinde, aklıma sürekli namazdan, cennetten bahseden bir şair geldi. öyle biri de olabilir, ona da şair denebilir. fakat, sezai karakoç şiirlerinde dinsel olanı kullanmaz bile.
bilip bilmeden, okumak için uğraşacak, ya da okuduğumuzu anlayacak kadar kafamız yokken, değerlere laf atmasak keşke. lakin, bu mesajın da mert bey tarafından okunabileceğini, akabinde anlaşılabileceğini düşünmüyorum.

müslüman olmayan şairler bulalım, onlar yazsınlar sms lere sığacak karakter sayısına sahip aşk şiirleri, mert bey tebrik etsin.

16 Ocak 2010, ekleyen Ali Mert sana güzel bir cevabım olacak ...

18 Ocak 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1738

Ali Mert ! denilen varlığa (şahıs yada zat demiyecem çünkü şahıs ve zatlara hakaret etmek istemem) yok bilmem vatandaşın parası ile sezai karakoç belgeseli .........ee vatandaş parası ile vatandaşa belgesel çekilecek, şimdiye kadar vatandaşın paralarını başkalarının (otel ayılarının) Alkol, telefon, otel, prezv... parasını mı versin?

Sayın Editör bu kadar seviyesiz kişilerin yorumunu okumadanmı aktarıyorsunuz.
mesela aşağıda belirtilen cümleler sizce yayınlanması doğrumu?

Türk gericiliğinin önderlerinden Sezai Karakoç için belgesel çekmiş
Atalay daha da ileri gidip "açılımı ona borçlu olduklarını" yumurtlamış
Filmin galası, dün gece, gerici belediyenin kültür etkinlikleri yerine mehter etkinliklerine açtığı Cemal Reşit Rey salonunda gerçekleştirilmiş.

sms'lere sığasıca karakterlerin belli başlı özellikleri

18 Ocak 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 1739

gelişme var. "sus" diye emretmekten, "bırakalım kamusal finansmanı şiir tartışalım" noktasına doğru bir ilerleme.

mert bey'in, beyin fırtınası yapmaksızın düşüncesi odur ki; gerici şair olur. gerici ve şair olur. gerici olur, şair olur. ne şekil alırsanız, alın. "gerici" dediğiniz şey, tarihsel ilerleme, düşünsel aydınlanma, "ilkçağ arap mitolojisi" ile kurulan düşünsel ilişki, inanç özgürlüğü/laiklik, ateizm savunusu, ilkel/gerici düşüncenin toplumsal dokuya daha fazla yerleşmesine dönük müdahaleler vb. konulardaki tavrınıza / yaklaşımınıza bağlıdır. karakoç, benim yaklaşımımda gerici cenahta yer alıyor. (ama telaşlanmayın, daha geniş bir anlamda, ikinci yeninin kimi öğeleri de bana göre o cenahta yer alıyor. ayrıntılarını mert bey'in bazı kitaplarından, özellikle de "omurgayı çakmak"tan okuyabilirsiniz.) 

yalnız burada mevzu farklı, gerici iktidar tarafından, kendi söylemleriyle "tüyü bitmemiş yetim"in hakkına göz dikilerek, tmsf kaynağıyla belgeseli çekiliyor karakoç bey'in. burada şiirini değil, bu durumu haber yaptık. sizin de işaret ettiğiniz gibi, gerici şair karakoç'un betiklerini enine boyuna irdelemediğim için namaz ve cennet imgesini, hangi ağaçlara nasıl iliştirdiği konusunda özel bir açıklamamam olamayacak ne yazık ki. ama dilerseniz hemen google'da sezai karakoç araması yapalım, yaptık, ilk sırada gelen, "siraze.net sezai karakoç'un şiirler"ine tıklayalım, tıkladık, sezai karakoç'un şiirleri bölümündeki 54 şiirin sadece başlıklarına bakalım, baktık, cennet, namaz yok, bravo, madem bu kadar indirgeyip kabalaştırdık dua var bir tane, ona bakalım, baktık (bu arada konuyu da çok saptırmayalım, "siz kendi kaynaklarınızla, özel ve güzel şirketlerinizle, tarikat yahut cemaat paralarıyla vb. vb.  güzel güzel karakoç  belgeselleri çeksenize, niye tmsf'yi kullanıyorsunuz" diye soruyoruz, bir daha soralım, sorduk)

 

YAĞMUR DUASI

 

BEN geldim geleli açmadı gökler

Ya ben bulutları anlamıyorum

Ya bulutlar benden bir şeyler bekler

Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum

Ben geldim geleli açmadı gökler

 

Bir yağmur bilirim bir de kaldırım

Biri damla damla alnıma düşer

Diğerinde durur göğe bakarım

Ne şehir, ne deniz kokan gemiler

Bir yağmur bilirim bir de kaldırım

 

Nedense aldanmış ilk gece annem

Efsunlu bir gömlek giydirmiş bana

İişte vuramadı gökler bana gem

Dinmedi içimde kopan fırtına

Nedense ilk gece aldanmış annem

 

Biri çıkmış gibi boş bir mezardan

Ortalıkta ölüm sessizliği var

Bana ne geldiyse geldi yukardan

Bana ne yaptıysa yaptı bulutlar

Biri çıkmış gibi boş bir mezardan

 

İyiki bilmiyor kalabalıklar

Yağmura bakmayı cam arkasından

İnsandan insana şükürki fark var

Birine cennetse birine zindan

İyiki bilmiyor kalabalıklar

 

Yağmur duasına çıksaydık dostlar

Bulutlar yarılır hava açardı

Şimdi ne ihtimal nede imkan ar

Göğe hükmetmkten kolay ne vardı?

Yağmur duasına çıksaydık dostlar

 

Ben geldim geleli açmadı gökler

Ya ben bulutları anlamıyorum

Ya bulutlar benden bir şeyler bekler

Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum

Ben geldim geleli açmadı gökler

 

haksızlık yapmak sizin işiniz reziller

18 Ocak 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1741

tanı bil öyle konuş.nasıl küfürü hakedıyosunuz

Doktrinler ve Fikirler Dairesi

19 Ocak 2010, yazan Erdem Yürekkaya,
Yorum no: 1746

Sezai Karakoç’un başkanı olduğu Yüce Diriliş Partisi’nin programından:
 
“Devletin bir personel politikası bulunmalı ve görevliler yetenek, uzmanlık, çalışma ve ahlâk gibi ölçülerle değerlendirilmelidir. Devletin Temel Görüş ve Fikirler Kurumu oluşturulacak, o da Medeniyet ve Millet fikir temeli üzerine oturtulacaktır.”
 
“Devlet, özel kesim ve vakıf üniversiteleri, anarşi, ihtilâl, terör ve karışıklık doğurucu düşünceler yatağı haline getirilemez. Suç işlendiği takdirde, güvenlik koğuşturması yapılmasına üniversite yönetimince engel olunamaz. Devlet, üniversitenin saygınlığına özen gösterirken, üniversite yönetimi, öğretim üyeleri ve öğrenciler de, devlete, topluma ve ülkeye saygılı olmak, anarşi ve teröre tolerans göstermemek borcundadırlar. Bir öğrenci grubu, diğer öğrencilere baskı yapamaz ve üniversiteye hakim olma girişiminde bulunamaz. Ayni kural, öğretim üyeleri için de geçerlidir.”
 
“Özel televizyon ve radyo kurulması serbest olmakla birlikte, milli birlik ve bütünlük, ahlâk ve yayınların kalitesi açısından denetlenir. Tüm yayınlar, ahlâkça yücelmeyi hedef alma zorunluluğundadırlar.”
 
“İnternet kurumları, devlet gözetimi ve denetimi altında hizmet üretmek zorundadırlar. Genel ahlâk kuralları, toplum yapısının, kişi onur ve haklarının korunması sağlanmalıdır. İnternet kurumlarından yararlanma da yine devletin özenli gözetiminde olmalıdır.”
 
“Mahalle ve şehir örgütlenmeleri yeniden gözden geçirilecektir. Hızlı kentleşme sebebiyle birbirini tanımayanların yığını haline gelmiş mahallelileri birbiriyle tanıştırıp kaynaştıracak ve gereğinde illegal azınlık işgallerine karşı diretecek siyaset dışı bir mekanizmanın kurulması düşünülecektir.”
 
“Toplumun yapısının temeli manevi yapıdır. Kişilerin inanç ve ahlâkça, tavır ve davranışça en ileri ve üstün bir seviyede yetişmeleri için devletin bu ideali gözetmesi gerekmektedir. Din, manevi yapının kaynağı ve dayanağı olarak değerlendirilecektir.”
 
“Gençliğin yetişmesi için aile ve okul dışında bir takım manevi kurumlar oluşturulacak ve bunlar devletin denetimi altında bulundurulacaktır.”
 
“Klasik müziğimiz, her yerde ve her vesile ile asıl müziğimiz olarak kabul edilip yeniden topluma yerleştirilecektir. Halk müziği ve klasik batı müziğinin de izlenmesine imkân sağlanacaktır. Müziğin yozlaşmaması için kültür savaşı verilecektir.”
 
“Dıştan gelen ve memleket içinde terör ve anarşi doğuran ideolojik faaliyetlerde sadece koğuşturmadan ibaret bir ilgilenişle yetinilmeyecek; İç İşleri Bakanlığında oluşturulacak Doktrinler ve Fikirler Dairesi yoluyla fikren de mücadele imkânı araştırılacaktır. Devletçe desteklenen fikir adamları, gazeteciler ve bilim adamları bu ideolojilerle basında da bilfiil mücadele vereceklerdir.”
 
 

kuyruk kimin?

19 Ocak 2010, yazan habiskurus,
Yorum no: 1785

 hayır düşünüp duruyordum ali mert kimin kuyruğuna bastı da böyle salyalar içinde kaldı diye. erdem yürekkaya'nın mesajından sonra aklıma geldi. bu ülkede her türlü acaiplik var. gericiliğin de türlü türlüsüne rastlayabiliyoruz. akp'nin bu adamı yüceltmesinden sadece dinci gerici sanmıştım; sadece dinci değil de faşistmiş bu uyak toplayıcı müsveddesi bir yandan: hitler'den kapma fikirler ve doktrinleri beğenen, kendini ulusalcılar içinde sayanlar var bilirim, bu kuyruk onlardan sanırım...

gün doğmadan-sezai karakoç

8 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1903

"gün doğmadan-sezai karakoç" belgeseli yarın akşam (9 şubat/salı) 20:40 da cine5 te. iyi seyirler...

Asıl gericiler sizlersiniz

9 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1914

Önce fikirlere saygılı olun ve insanların hakkında bilgi sahibi olduktan sonra yorum yapın .

sorgu mu

10 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1932

eğer mesele vatandaşın parası ve bunu sorgulamak meselesi ise kriter basit:
ergenekoncu zevat, devletin ötrülü/örtüsüz milyonlarca dolarını vererek vatandaşın hayatını zindana çevirmek için bir sürü dolap çevirmiştir.
bunu hiç bir şekilde görmeyip sezai karakoç belgeseline laf etmek samimiyetsizlik ve yalancılıktır.
yalancılar da çobanın akıbetine uğrar artık doğru olsa bile benim için fark etmiyor.
hatta bu ulusalcı kesim ne söylüyorsa tersini doğru kabul edip kani oluyorum.
maskeler düştüğünden beri pek rahatım.
biz belgeseli ailecek seyrettik, pek de beğendik.
tmsf'nin canı sağ olsun. ellerine sağlık.

Sezai Karakoç - Ergenekon

10 Şubat 2010, yazan Erkin Özalp,
Yorum no: 1933

Ergenekon'un ne olup ne olmadığı, "Ergenekoncu" diye damgalanan kişilerin ne kadarının gerçekten suçlu ne kadarının sadece AKP muhalifi oldukları pek belli olmasa da, Sezai Karakoç'un ülkemize ne tür bir "nizam ve intizam" getirmeyi hedeflediği, kendi partisinin programında yazılmış, yukarıda da aktarılmış... İki paragrafı yeniden aktarayım: 

"Mahalle ve şehir örgütlenmeleri yeniden gözden geçirilecektir. Hızlı kentleşme sebebiyle birbirini tanımayanların yığını haline gelmiş mahallelileri birbiriyle tanıştırıp kaynaştıracak ve gereğinde illegal azınlık işgallerine karşı diretecek siyaset dışı bir mekanizmanın kurulması düşünülecektir."

"Dıştan gelen ve memleket içinde terör ve anarşi doğuran ideolojik faaliyetlerde sadece koğuşturmadan ibaret bir ilgilenişle yetinilmeyecek; İç İşleri Bakanlığında oluşturulacak Doktrinler ve Fikirler Dairesi yoluyla fikren de mücadele imkânı araştırılacaktır. Devletçe desteklenen fikir adamları, gazeteciler ve bilim adamları bu ideolojilerle basında da bilfiil mücadele vereceklerdir."

 

lütfen biraz saygı

14 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2219

Türk şiirinde çığır açmış; yaşantısıyla, düşünceleriyle, okumuşluğu ve kültürüyle tırnağı dahi olmakta güçlük çekeceğimiz bir ŞAİR için alalade konuşmaktan kaçınalım.60'lı yıllarda Pazar Postası'nda yaşadığı polemikten dolayı tartışma ortamına bir daha girmeyen Karakoç'un gıyabında bunları konuşmak bile saçma.Konuşacaksak da bazılarının tabularına girmediği için tanınmadan eleştirilen Karakoç'tan bahsederken, sadece şairliğine ve şiirine bile olsa saygılı olalım.

anlaşılamadan damgalanan

28 Mayıs 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3467

ne için olursa olsun orda birisi anlatılmaya çalışılmış ya bazıları da izlemeden anlamadan hemen gerici lafı geçen bi yazının altına evt o gericidir bu böyledir die kafalarında önyargılar oluşturmuş LÜTFEN ama lütfen bi açıp adamı anlamaya çalışın ve ondan snra sana gerici dediğin adam hakkında hala öle düşünüosan o zamn sana şu an olduğundan sadece birazcık daha hak verebilrm yazık vallahi yazıkki gelmeyecekki bir sezai karakoç daha nice değer anlaşılamadan damgalanmakta...

 

 

AdaptiveThemes