Skip to content

Tuna Kiremitçi Cumhuriyet'ten CHP yazısıyla ayrılmış

25 Mayıs 2010, ekleyen Fatih Polatlı

Cumhuriyet gazetesinin kısa bir süre önce transfer ettiği yazarlardan Tuna Kiremitçi bu gazetedeki yazılarına son vermiş. medyatava.com'un ilgili haberinde şu iddiaya yer veriliyor: "Kiremitçi'nin vedasında yılların sadık Cumhuriyet okurları ve gazetedeki bazı yazarların etkin olduğu söyleniyor. Kiremitçi, gazeteye girdiği ilk günden bu yana birçok tutucu Cumhuriyetçi tarafından kabul görmemişti." (Kaynak) Kiremitçi ise, 20 Mayıs'ta, kişisel blog'unda, Cumhuriyet okurlarıyla ilişkisi hakkında şunları söylemiş: "Cumhuriyet okurlarının ortak ve mantıklı sorusu: 'Ulusalcı olmamanıza saygı duyuyoruz ama o zaman niye bizim gazetede yazıyorsunuz?' " (Kaynak) Tuna Kiremitçi'nin Cumhuriyet'teki 24 Mayıs 2010 tarihli son yazısı şöyle:

 
Asıl Maç Şimdi Başlıyor
 
Cumhuriyet yazılarımın sonuna geldik.
 
Buradaki kısa ama anlamlı beraberliğimiz, pek çok şeye tanıklık etti: Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP için bir umut gibi doğmasına, futboldaki ikinci Anadolu devrimine, Zonguldak’ta madencilerin yaşadığı yürek parçalayan trajediye...
 
Görünen köy: Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde CHP yeni bir ivme yakalayacak. Partinin iktidar alternatifi olarak yeniden ortaya çıkmak üzere olduğunu, Başbakan’ın tedirgin demeçlerinden de anlamak mümkün. Gönül ister ki bu fırsat çarçur edilmesin, en iyi şekilde değerlendirilsin.
 
***
 
Vaktiyle yazmıştım: Son genel seçimlerin bir gün öncesinde, sevgili dostum Yasemin ve oğlum Can’la beraber Kanyon Alışveriş Merkezi’nde yemek yiyorduk. Derken bir köşeden, büyük bir el arabasını çeken temizlik işçisinin çıktığını gördüm. Kürt olduğu belli genç adam güçlükle çekiyordu çöple dolu el arabasını ve sonunda korktuğum oldu: İşçinin elinden kurtulan araba devrildi, çöpler saçıldı ortalığa.
 
Bu sırada oradan geçmekte olan şık giyimli ve uzun boylu iki genç kız, manzarayı görünce bastılar kahkahayı. Çöpleri toplamaya çalışan işçinin onların arkasından öyle bir bakışı vardı ki, görseniz eminim siz de bir daha unutamazdınız.
 
“Bu çocuk yarın AKP’ye oy verecek” dedim Yasemin’e: “ona gülen kızlar da CHP’ye oy verecekler. Bu yüzden AKP kazanacak seçimi. Hem de açık ara.”
 
Sonra seçim oldu ve sonucu biliyorsunuz: AKP kazandı, hem de açık ara.
 
***
 
Son seçimde AKP’ye oy vermiş seçmenin büyük çoğunluğunun (her zaman var olan radikal bir azınlık dışında) Atatürk’le, orduyla ya da laiklikle sorunu yok. Bu yüzden, “biz Atatürk’ü savunuyoruz!” dediğiniz zaman ister istemez şu yanıtı veriyorlar: “Çok güzel, peki sonra?”
 
Ayrıca, eski DSP lideri Zeki Sezer’in pek güzel ifade ettiği gibi: Parasızlıktan çocuğunu okula nasıl göndereceğini kara kara düşünen adama laiklikten bahsettiğinizde, o bunu küfür gibi algılıyor.
 
Bu söylediklerime herkesin bayılmayacağını biliyorum ama zaten köşe yazarlarının görevi “hoşa gidecek düşünceler” üretmek değildir bence. Bizim görevimiz, tatsız da olsa gerçekleri dile getirmektir ve dilerim Kemal Kılıçdaroğlu da aynı gerçekleri hesaba katarak CHP’yi hepimizin ihtiyaç duyduğu, gerçek bir iktidar alternatifi haline getirir.
 
Dilerim CHP kongresinden sonra yeniden heyecan kazanan siyaset satrancında Atatürkçü sosyal demokratlar olur, en akıllı hamleleri yapanlar.

 

 

AdaptiveThemes