Skip to content

TEK, TEAŞ, TEDAŞ, şeriata kadar savaş!

29 Mart 2010, ekleyen Ali Mert

Bir yandan elektrik dağıtımı ve üretiminde özelleştirmeler, diğer yandan kaçak elektriğe karşı verilen apansız mücadele... AKP hükümeti, birçok cephede birden savaşırken bu zorlu mücadelede bütün araçları devreye sokarak müthiş bir enerji de sarf ediyor. Tüm bu yoğun ve saygın çabaya rağmen, elektrik kaçırmaya devam eden dinsizlerin, imansızların hakkından gelmek için ise halkı bilinçlendirmek gerekiyor. İşte kaçak elektriğin, dinle, imanla bağlantılı boyutunu örnek bir şekilde ortaya koyan bilinçlendirici bir afiş. 

                            

Kaynak jpg, ailemizin ve hükümetimizin gazetesi Yeni Şafak'tan ve elbette onun feyzbukta yayılmasından: http://yenisafak.com.tr/resim/site/kacakelektrikab7210feab419468by.jpg

Yorumlar

bence asıl allahsız bu tedaşçılar

29 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2524

hastamıyız abdesimiz mi kaçmış dinlemeden kesiveriyorlar elektriği daha bugün oldu kestiler çok sinirleniyorum

Elektrik Kimin Mülkiyeti?

30 Mart 2010, yazan Yiğit Tuncay,
Yorum no: 2526

"Bütün nimetlerin mülkiyeti Allah'ındır".Bu yasa kutsal metinlere içerilmiştir. "Dünya nimetleri insanların tasarrufuna verilmiştir." "Tasarruf", özel mülkiyete tabi tutulamaz anlamına gelir. Önce dünyevi yasalarla kamusal olanı özel mülkiyete tabi ediyorsun. Ardından özel mülkiyete tabi tuttuğunu dünyevi yasalarla koruma altına alıyorsun. Sonra da tümüyle dünyevi yasalarla gaspettiğine el uzatmaya kalkışanı kutsal yasalarla tehdit ediyorsun....

Tasarruf mülkü sınırlamaz

30 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2528

"Bütün nimetlerin mülkiyeti Allah'ındır". "Dünya nimetleri insanların tasarrufuna verilmiştir." Bunlar doğru ama ''tasarruf'' özel mülkiyete tabi tutulamaz gibi bir anlam yoktur. Tasarruf bizzat mülkün sağladığı bir haktır, islamda da... Roma hukukundan beri mülkün sağladığı haklar 3 tanedir: 1- Usus (kullanma) 2- Fruktus (semerelerinden yararlanma) 3- Abusus (tüketme) İslamdaki 'mülk allahındır' ilkesi sadece abusus ilkesini sınırlar. Diğerleri bakidir. Allahın istediğine malı az verdiği, istediğine çok verdiği; zenginliğin de fakirliğin de allahtan olduğu; dünyadaki eşitsizliğin allah tarafından sağlandığına dair bir dizi ayet gösterilebilir. Mirasın nasıl paylaşılacağı, ticaretin övülmesi ve zekat gibi emirler de özel mülkün kapı gibi korunduğunun göstergesidir. İhsan Eliaçık gibi mülke soldan bakan islamcıların varlığı güzeldir ama fazla da abartmamak lazım. Orijinal İslam elbette bizim haramzadeleri cehennemine layık görecek kadar adil ve saygıdeğerdir sosyal adalet konusunda ama o kadar da kamucu değildir.

1. Biz İhsan Eliaçık'tan

30 Mart 2010, yazan Yiğit Tuncay,
Yorum no: 2533

1. Biz İhsan Eliaçık'tan öğrenmedik bunları.

2. Ben burada, İslam'a yaslananların kendi içine düştükleri duruma işaret etmiştim.

3. Sosyalizm de dahil olmak üzere her uygulama, bulunduğu topraklara göre özgülükler taşır.

4. Mülkiyetin merkezileştirilmesinin atomize edilişine dikkat çekmiştim. Devlet kapitalizminin ağırlıklı olduğu yıllarda "Katil Oligarşi" sloganı atılırdı. Şimdi ise serbest piyasa ekonomisinin yaşandığı bir dönemdeyiz ve "Katil Devlet" sloganı atılıyor. Bu döneme işaret etmek istemiştim...

5. Beni şimdi de Baas'çılık ve Durkheim'cılık ile suçlamazsın diye umut ediyorum..

Estağfurullah

30 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2537

Benim sizi bir şeyle suçlama derdim olmadı. Çok alıngansınız. Durkheim'ı bilmem, Baasçıları da, aynı coğrafyayı paylaştıkları kırk çeşit akrebe bin kere tercih eder, severim ben. Niye sizi onların adıyla suçlayım.

Ne yapmaya çalıştığınızı anladım ve dayanağınızın zayıf olduğunu söyledim sadece. Hala da aynı fikirdeyim. Kimden, nereden öğrendiğinizin bir önemi yok. Kuran'ı birkaç defa okudum ve abartılacak bir kamucu ve eşitlikçi yaklaşımı olmadığını gördüm, bundan bahsettim.

Dolayısıyla TEDAŞ'ın yaptığı İslam'ın mülkiyet anlayışına uydurulabilir, ama vicdana uymaz. İlk yorumu yazan arkadaşın tavrı daha ikna edici. 'Asıl allahsız kendileri' ama islamın mülkiyet anlayışından dolayı değil; insanları mağdur ve onlara zulm ettikleri, fahiş fiyattan elektrik sattıkları, bir takım düzenlerle mazlumların paralarını zenginlere aktardıkları, üstüne bir de allahın adını tahsilat aracı olarak kullandıkları için İslam'a ters davrandıkları söylenebilir.

Tekrar...

30 Mart 2010, yazan Yiğit Tuncay,
Yorum no: 2539

1. Ben bütün yazdıklarımı aşağıya tekrar ekliyorum ve soruyorum; yazdıklarım içinde İslam'ın eşitlikçi olduğuna dair herhangi bir vurgu var ise lütfen bana gösterir misiniz?

2. Ben bir şeye dayanmıyorum, onların dayandıklarını tırnak içine alarak aktarıyorum. Türkçe konusunda fena sayılmam diye düşünüyordum ama, yanılıyormuşum galiba..

3. "Tasarruf", özel mülkiyete tabi tutulamaz anlamına gelir. demişim. Yani mülkiyet devletindir. İşletme hakkını verir. Devleti gaspeden sınıf ise kendini Tanrı'nın temsilcisi olarak görür. İslam ne kadar ruhu maddenin önüne koysa da, işin temeli olan yine maddenin belirleyiciliğidir. Bu nedenle üretim biçiminin durumuna göre her yerde İslam da ona şekil almaktan kaçamayacaktır.

4. Ben onların iddialarını ve çelişkilerini göstermeye çalıştım.... Çünkü onlar solidarizmi temel alırlarken bugün hangi noktadalar.

Eyvallah

30 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2541

Tamam çok güzel yapmışsınız. Dediğinizi yapmış, tutarsızlığı anlatmışsınız ama kamucu İslami referansları vermişsiniz, ondan sonra da '"Tasarruf", özel mülkiyete tabi tutulamaz anlamına gelir' demişsiniz. Bunlardan İslam'ın kamucu olduğunu söylediğiniz izlenimi doğmaz mı, biz de eşitlikten çok mülkten ve kamudan bahsetmişiz. ''tasarruf' hakkı, özel mülkiyeti sınırlamaz, hatta mülkiyetin verdiği bir haktır' demiş İslam'ın kamucu havasını dağıtmaya bir parça katkıda bulunalım demişiz.. Bu kadar. Siz daha iyi yapmışsınız ve daha çok bilirmişsiniz demek, ne güzel.

 

 

AdaptiveThemes