Skip to content

Taşınabilir e-kitap okutucuları (kindle) geliştirilmeye devam ediyor

6 Aralık 2009, ekleyen nihatates

"Siber edebiyat" kavramını ilk duyduğumda epey heyecanlanmıştım. Daha sonra Bilgi Üniversitesi'nin bir ara yayınını üstlendiği Parşömen dergisinde bu konuya ayrılmış sayıyı okuyunca bazı yanıtları bulmuş olduğumu düşündüm... Hatta biri ABD'de biri Japonya'da olmak üzere "siber edebiyat" kürsülerinin kurulduğu yazıyordu. İnternetin özellikle yazar kimliğini ağırlıklı olarak bloglarla birlikte "anonimleştirme" eğilimi taşıması bana çarpıcı gelmiş, ayrıca "yazının taşıyıcı unsurunun" ne olduğunun değil "yazının" kendisinin önemli olduğu vurgusunu da benimsemiştim. Ancak elle yazımdan matbaaya geçişin yazarın dilinde de bir değişime neden olduğu, yazarların giderek matbaanın dilini öğrenmek zorunda kalması gibi matbaadan da sanal ortama geçişle birlikte "matbaa dilini" zorunlu olarak değiştireceğini de okuyunca sorun iyice çapraşık bir hal almıştı benim için. Aşağıdaki makaleyi de okuyunca "taşıyıcı unsur" olmaktan veya edebiyatın yaygınlaştırılması, kütüphanelerin küçücük bir belleğe sığarak çantamıza girmeye başlaması gibi kestirme vargılardan daha ötede anlamlar taşıyacağını düşünmeye başladım. Geçen yıl (Mayıs 2008'de) Jos de Mul'un Siber Uzayda Macera Dolu Bir Yolculuk kitabı yayımlandı, Kitap Yayınevi'nce. Mul, kitabının "Digital Bir Rönesans Üzerine Fütüristik Meditasyonlar bölümünde şöyle yazmıştı: "Hayal edilen gelecek genelde büyük ölçüde şimdiki zamandan ödünç alınmadır; bir yandan başlamış olan gelişmelerin bilinene dayalı tahminlerinden oluşur." (s.39) Yani yine kendi ifadesiyle "yeni enformasyon teknolojileri alanındaki güncel gelişmeler ile günümüzün diğer sosyal ve kültürel fenomenleri arasında nasıl bir ilişki vardır?" Sonuçta belki de kitabı ekrandan okumakla, kağıttan okumak arasında bir fark olacak ve bu "farkın" ne olacağı konusunda düşünmeye başlamamızın zamanıdır.

 

Mobil e-kitap okutucularında hızlı gelişme ve eğitim

Gün geçmiyor ki yeni bir ileri teknoloji ürününün günlük yaşantımıza ve eğitim sistemine girişinin heyecanını yaşamıyor olalım. Bunlardan çok etkileyici olanlardan biri, “Mobil Kitap Okuyucusu”, “Mobil Öğrenme Aracı”, “Elektronik Okuma Aracı” ve “Bilgisayar Okutucuları” olarak da dilimize giriş yapan mobil e-kitap okutucuları.

Prof.Dr. Yavuz Odabaşı, Anadolu Üni. İşletme Fak.; yodabasi@anadolu.edu.tr

Prof. Dr. Ferhan Odabaşı, Anadolu Üni. Eğitim Fak, fodabasi@anadolu.edu.tr

Amazon şirketinin elektronik kitap okuyucusu Kindle’in ikinci nesil yeni versiyonunun geçen ay piyasaya çıkması mobil e-kitap okutucularının gelişme potansiyeline önemli bir vurgu niteliğinde.

Sony şirketi benzer bir ürünü Reader adıyla çıkartmış, rekabet unsuru olarak elektronik mürekkep kullanarak kitapların çok daha iyi okunmasını sağlamış ve sahici kitap duygusu yaratmıştı. Bunların yanında, ABD’nin en büyük kitapçılarının başında gelen Barnes & Noble’nin Nook markalı elektronik kitap okutucusu, PDF ve kitap paylaşımı özelliğine sahip olarak çok yakında çıkıyor.

Avrupa kökenli IREX modelinin piyasaya sürülmesi heyecanla bekleniyor. Kâğıttan yapılan, basılı ve ciltli kitapların yerini şimdilik Kindle, Sony Reader, Nook ve İREX gibi okutucular alıyor. Diğerlerinin hızla piyasaya gireceğini tahmin etmek hiç de zor değil.

GELİŞMİŞ ÖZELLİKLERİ NELER?

Mobil e-kitap okutucularının, bir masaya, sıraya ya da herhangi bir yere bağlı olmadan kitapları okutabilme özelliği var. Okumada zenginleştirilmiş, yeni bir deneyimi sunuyor ve kütüphanenizi oluşturup, onu yanınıza alıp her yerden istediğiniz biçimde istediğinize erişebilmek ve okumak olanaklı hale geliyor.

Taşınabilir, ceplere, çantalara sığacak kadar küçük, 350-1500 kitap depolama kapasitesine sahip bu cihazlar, toplam 300-400 bin kitap arasından seçme yaptırabilmektedir.

Tüm bu işlemler saniyeler içinde gerçekleşerek istenen kitap yüklenebiliyor. Cep telefonlarının çektiği her alanda kullanıma hazır olan araçla, yapılandırılmış internet sitelerine bağlanılarak okuduğunuz kitaba ilişkin ilave bilgilere de ulaşabiliyorsunuz. Okutucuların kimi modellerinde kapsamlı bir sözlük var ve zorluk çektiğiniz kelimelerde bu sözlük yardımınıza yetişiyor. Öte yandan tutkulu kitap okuyucularının vazgeçilmez alışkanlığı olan satır altı çizme eylemi de yazılım sayesinde gerçekleştiriliyor.

Mobil e-kitap okutucularının teknik özelliklerinin ve işlevlerinin yanı sıra, sosyal ve kültürel etkilerinden de söz etmek gerekir. Bu konudaki en önemli özellik olarak, sosyal bir ağ yaratması gösterilebilir. Şimdilik kitapseverleri birleştiren bu araçların sosyal ağ oluşturacağı kesin. Okutucuların başkalarıyla iletişim ve etkileşim kurma olanağının büyük bir heyecan ve arzu yarattığını, okuyucularının % 70’den fazlasının kırk yaş üstü olduğunu araştırmalarda belirleyen Amazon şirketine göre, bu teknoloji sadece gençler tarafından sevilmiyor, orta yaş için de bir potansiyel olmuş.

Kitap baskılarının, teliflerinin, dağıtımın maliyetlerinin çok yükselmesi nedeniyle, ekonomik olarak da bu elektronik kitap okutucularının üstünlüğü kendini göstermekte. Örneğin, yakın zamana kadar internetten bir şarkı indirme bir dolardan az iken, kitap indirme on dolardan az bir düzeye indi. Basılı dergilerin ülkemizdeki dijital biçimlerine de bundan çok daha ucuz bir fiyatla ulaşabiliyor. Öte yandan, raporları, evrakları ve resimleri e-posta ile bu araçlara göndermek olanaklı.

EĞİTİMDEKİ YENİLİKLER

Hangi düzeyde olursa olsun, elektronik kitap okutucularının eğitimdeki en önemli üstünlüğü, istenilen yer ve zamanda hizmet sunabilme olanağına sahipliği olarak beliriyor. Kablosuz olması ve yüzlerle ifade edilecek tüm ders kitaplarının yüklenebilmesi ve sonucunda çanta taşıma zorluğunu ortadan kaldırmaya yukarıda sözünü ettiğimiz üstünlüğü yaratan özellikler.

Siyah- beyaz ve kalitesiz kâğıtlara basılı kitapların sıkıcılığı yanında taşınma zorluğu ve yer tutması, kâğıda basılı kitapların üstünlüklerini azaltan özellikler. Halbuki, bu kitap okutucularında kitap okunurken müzik dinlenebiliyor, istenirse kendi MP3’lerinden istenilen şarkılar cihazlara yüklenebiliyor.

Paylaşımcı bir yapıda, kitapları okurken sorular sorabilmek, başkalarıyla da tartışma olanağı yaratabilmek olanaklı. Hemen anında sözcük yardımı ile anlaşılamayan kelime, kavram ve pasajlar ya da metinde geçen ana olayların tarihi özetlerine, açıklamalarına ulaşmak çok kolay. Tanımlar verilebilmekte, cümle içinde kullananlar gösterilebilmekte.

Bu özellikler, anadili ve yabancı dil eğitiminde yepyeni ufuklar açacağa benziyor. Bunların yanında, özel eğitim gerektiren durumlarda birçok soruna çözümler getirebileceği de çok açık. Orta yaş ve sonrası içinse yaşam boyu okuma ve öğrenme olanağı…

Tam zamanında ve ihtiyaç duyulduğu kadar öğrenme olanağına sahip bu araçlar, temel paradigmaları da değişime zorluyor. Ne olur ne olmaz, hele bir öğrenelim (just-in-case) türündeki bilgi hamallığı döneminin bitiyor olmasının en güzel örneklerinden biri olarak önümüzde geliyor.

Henüz sınıf ortamında bu amaçla kullanılmak için geliştirilmediğinden hazır olması, 300-600 $ civarındaki fiyatının yüksek bulunması ve en önemlisi sadece İngilizce dilinde olması, eksiklikleri. Öte yandan dijital dünyada da geçerli olan sansür, mahremiyetin korunması gibi tüm sorunlar bu okutucular için de güncelliğini koruyacak. İlk dönem Kindle kullanıcıları, bir sabah uyandıklarında George Orwell’in 1984 ve Hayvan Çiftliği kitaplarının, okutucularının hafızasından silinmesi ile şok yaşamış olsalar bile, bu araçların kullanımları, özellikleri artarak gelişiyor.

Edebiyatçılar ve yazarlar bu konuda endişe duymakta haklı. Okuyucular da eski alışkanlıklar kolay kolay vazgeçemeyeceklerdir. Sayfa açarken, araya kitap ayraçlarını koyarken, kütüphanenin ve kitapevlerinin kendine has kokularını koklarken, kitapları taşırken duyduğumuz gurur ve kendine güven duygularının yerini alması hiçbir zaman söz konusu olamayacak.

Bilim Teknik 04.12.2009

 

 

AdaptiveThemes