Skip to content

Polis çağıran rektör, Engin Ardıç'a kızmış!

13 Ocak 2010, ekleyen Erdem Yürekkaya

Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Deniz Ülke Arıboğan, Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen bir etkinlikte IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’a ayakkabı fırlatılması üzerine, Akşam gazetesindeki köşesinde, Emniyet yetkililerini göreve çağırmıştı. Arıboğan’a göre, “bu tür” toplantılara kimlerin katılabileceği konusunda ön araştırma yapılması gerekiyordu: 

“Gazeteci kimliği ile toplantıya giren birinin, ki bu gencin bir başka üniversitenin öğrencisi olduğu anlaşılıyor, kimliği ve eğilimi önceden araştırılmalıydı. Bu tür VIP yani 'çok ehemmiyetli' şahısların katıldığı toplantılarda dikkatli olunması esas olarak Emniyet'in görevi. Özellikle üniversitelerin böyle bir istihbari bilgiyi kendi başlarına sağlamaları mümkün değil. Oysa üniversiteler çağımızda politik liderlerin iletişim platformları haline gelmiş durumda. Artık otel salonları değil, üniversite amfileri revaçta. Böyle bir durumun hepimizin başına gelmesi mümkün ve çok daha tehlikeli durumlar söz konusu olabilir.” (http://www.haberveriyorum.net/haber/bahcesehir-rektoru-eylemden-rahatsiz-polis-cagiriyor)
 
İşte bunları söyleyen Deniz Ülke Arıboğan, bugünkü yazısında, kendi üniversitesinde Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın protesto edilmesiyle ilgili olarak Engin Ardıç’ın yazdıklarını eleştirmiş. Yazısına da şu başlığı atmış: “Protesto bir haktır!
 
Bilgi Üniversitesi’nde ayakkabı fırlatan kişiyle ilgili olarak “ki bu gencin bir başka üniversitenin öğrencisi olduğu anlaşılıyor” vurgusunu yapmış olan Arıboğan, bu kez, şöyle yazmış:
 
“Sayın Ardıç'ın 'piç kurusu' 'diplomalı eşek' ya da 'beton kafa' diye hitap ettiği, Egemen Bağış'ın protesto edildiği o toplantıdaki öğrenciler, birçok farklı üniversiteden gelerek Bahçeşehir Üniversitesi salonunda tertip edilen konferansa katılan renkli bir topluluktu. Öğrencilerin farklı üniversitelerden gelmiş olmasını da doğrusu bu noktada hiç önemsemiyorum, zira bizim için öğrenci öğrencidir. Nerede kayıtlı olduğu da bu anlamda bir hocanın ilgi alanına girmez. Hepsine aynı ilgi ve sevgiyle yaklaşmak hem sorumluluğumuz hem de tercihimizdir.”
 
Deniz Ülke Arıboğan, önceki yazısından utandığı için mi böyle yazdı, yoksa protestocular arasında Bahçeşehir Üniversitesi öğrencilerinin de bulunması nedeniyle mi, bilemeyiz...
 
Ama yazısının devamından, son yaşanan olayda, “istihbari bilgi” açısından bir eksikliğin bulunmadığı anlaşılıyor. Belki de, önceki yazısında yaptığı uyarı işe yaradı:
 
“Nitekim öğrencilerin arasındaki bir grubun protestoya hazırlandığı da önceden haber alınmıştı.”
 
Arıboğan, şöyle devam ediyor:
 
“Durumu Egemen Bağış'a ilettik ve kendisi 'bunun AB normlarınca tanınan bir hak olduğunu ve konuşmasına başlamadan önce bu protestocuların birkaç dakikalık protestolarını yapabilmeleri adına bekleyeceğini' de ifade etti. Gereğini de yerine getirdi. Buradaki temel sorun, gençlerimizin kendilerine tanınan protesto hakkından haberdar olmalarına rağmen bu hakkı kullanırken, konferansı dinlemeye gelen diğer arkadaşlarının 'konferansı dinleme özgürlüğünü kısıtlamama' konusunda aynı hassasiyeti göstermemeleri. Süre biraz uzadı ve protestocuların eylem sonrası dışarı çıkma konusundaki zamanlama hataları nedeniyle konferans 10 dakikalık bir gecikmeye uğradı.”
 
Bahçeşehir Üniversitesi’nin rektörü, protestocu öğrencilerin “zorla” çıkarıldıklarından söz etmemiş...
 
Kaynak: http://www.aksam.com.tr/2010/01/13/yazar/15909/deniz_ulke_aribogan/ protesto_bir_haktir_.html
 
Deniz Ülke Arıboğan’ın önceki yazısı hakkında:
 
http://www.haberveriyorum.net/haber/bahcesehir-rektoru-eylemden-rahatsiz-polis-cagiriyor
 
Engin Ardıç’ın yazısı hakkında:
 
http://www.haberveriyorum.net/haber/cahil-esek-pickurusu-hayvan-vs-engin-ardic
 

 

 

 

AdaptiveThemes