Skip to content

NevarNeyok veyahut NevYork notları

24 Eylül 2009, ekleyen Ali Mert

Beraberindeki bakanlar, başbakanlar, krallar ve kralların soytarılarından mürekkep şenlikli ekibiyle Birleşmiş Amerika Milletler Devletler Güvenlik ve G 20 küsur toplantılarına iştirak etmek üzere, NevYork’a ve yeri geldiğinde de Pitsburga giden üst düzey heyetin gözdelerinden, acar firarimiz/muhabirimiz Acun Ilımlıislam’ın ilk ve ikinci gün izlenimleridir:
 
  • İlk gün iyi geçti. Lobi mobi epey üst düzey temas. Çok şükür. Jetlag yahut jötlek olduğumdan detayları hatırlamıyorum ama iyiydi yani, lobi, mobi, bir sürü temas. Hem de üst. İyi.
  • İkinci gün sabah sporu. Dövüş sporu. Eski kankalardan Clinton beyin beyin fırtınası kuruluşunda üst düzey temaslarda bulunmak ve fırsatını bulursa bir de konuşma yapmak ve açılım demek üzere bir Sheraton kapısından geçmekte olan üst düzey heyetimiz adeta muhafazakar bir kapıyla kapışıp kavgaya tutuştu. Açılım diyecekken “açılın da geçeyim” diyen heyetimize, “önce Obama açılacak, kaçılın” denmesi üzerine çıkan a(r)b(e)d(e)’de üst düzey heyetimizin morallerinin bozulduğu görüldü. Daha önce gerçekleştirdiği one minute açılımlarıyla bilinen ve lakin ilk günkü Yahudi lobisi temaslarında üst düzey özürler dileyen heyette, bu defa “bi daa da NevYork’a gelmem” tavrı yaşanmazken, itişmeler yaşandı. Kapı muhafızlarının açılmaması ve üst düzey itişmeler neticesinde varılan sonucu ise Amerikan Gizli Servisi sözcüsü şu şekilde özetledi: “Kafası karışan bir yabancı delegasyon, Obama’nın kullanması için hazırlanan bir çadıra girmeye kalkıştı. Sözlü yönergeleri de anlamadılar ve fiziki olarak engellendiler.” (bkz. Cumhuriyet, 24.09.2009, Manşet, “Koruma Skandalı”)
  • Öğleden sonra – Kafası karışan delegasyonlar için serbest zaman. Ban-ki-Moon’la yemek yendi. Hoşaf güzeldi. Obama da yeni bir çağ, yeni dünya düzeni falan filan dedi. İyi. Hem de üst düzeyli. (bkz. günlük gazeteler, 24.09.2009)
  • Akşam, Bağış’layan ve esirgeyen yüce Rabbimin Egemen’liğindeki bir diğer üst düzey heyet, beraberindeki ve Muhtar başkanlığındaki Coca-Cola heyetiyle birlikte yine birtakım üst düzey temaslarda bulunduğu Bono gözlüklü Bonoyla beraber fotoğraf çektiririken, adeta konser sözü vermek suretiyle yine bir ilke imza attı. Bağış beyin fırtınası söz verirken ve de “Olmuşken Boğaz Köprüsü olsun, hem doğuya söylersin hem batıya, böyle allı morlu ışıklandırdık da, ambiyans harika” diyerek sohbete neşe kattığı gözlenirken, Bono’nun da doğu-batı sentezi olursa olur seneye dediği, inşallah dediği, hem de kültür başkenti diye ilave ettiği belirtildi. Üst ve iyi. Sezen Zülfi ikilisini de alt grup yaparız belki. (bkz. Hürriyet, 24.09.2009, Üst manşet, “İstanbul’a Köprüde Konsere Gel”. Bu üst düzey gelişmeyi belirten Metehan Demir adlı muhabir, sırıtmak suretiyle fotoğrafa da girmiştir, U2’nun One adlı şarkısının One Minute olarak ve ezan formunda okunması fikrini şimdilik habere yedirememiştir.)
  • Gece yahut geceyarısı saat tam on ikiyi vururken kurda dönüşen THY reklamlarının ünlü yıldızı Kevin Costner, Sezen Aksuvari bir açılım yaparak “ben de destekliyorum, ailecek hem de” dedi. Üst ve iyi. Bonolu Sezenli Zülfili boğaz konserinde spiker olur mu ki? (bkz. Habertürk, 24.09.2009, Yan manşet, “Kevin Costner’in Kürtlerle Dansı”)
  • İkinci günün, dövüş, itiş, açılım, köprü hareketi ve müzikal gelişim dışında kalan en uzun ve ilginç olayı ise Kaddafi’ninkiydi. Buna bizim gazetelerde yer vermeye gerek yok, Guardian’dan özetleyelim bari: “Birleşmiş Milletler Genel Konseyi’nde, 15 dakikalık konuşma süresini 6 katın üzerinde aşarak 100 dakika konuşan (yine de Fidel’in rekorunu kıramayan) Kaddafi, ‘JFK’yı kim öldürdü’ sorusunu bile sordu. İlk kez ABD’ye gelen ve gelmişken mikrofonu terk etmeyen Kaddafi, George Bush ve Tony Blair’in Irak savaşı dolayısıyla yargılanması gerektiğini ve bugüne kadar uygulanan sömürgecilik nedeniyle Afrika’ya 7.7 trilyon dolar tazminat ödenmesi gerektiğini belirterek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, El-Kaide’den bir farkı olmadığını, ikisinin de terörist olduklarını ifade etti. Domuz gribinin, laboratuarlarda üretilen biyolojik bir silah olup olmadığını soran Kaddafi, konuşmasının bir noktasında JF Kennedy cinayetinin arkasında kimin bulunduğunu­ da sordu. Kaddafi’nin verdiği tek falso şu sözleri oldu: “Dilerim Obama, hep ABD devlet başkanı kalır”.  (bkz. The Guardian, 24.09.2009, http://www.guardian.co.uk/world/2009/sep/23/gaddafi-un-speech)

  

 

 

AdaptiveThemes