Skip to content

Livorno maçında Güler Zere'yi hatırlatanlara tepki

8 Eylül 2009, ekleyen Erdem Yürekkaya

Adana Demirspor-A.S. Livorno Calcio maçı orak-çekiçli bayraklarla, Che resimleriyle, devrimci marş ve sloganlarla, tribünlerdeki büyük coşkuyla hatırlanacak... Bunda da hiçbir sorun yok... Ama resmin bütününde hoş olmayan bazı ayrıntıların da bulunduğunu unutmamak şartıyla...

Tanıl Bora, bugünkü Radikal'de çıkan yazısının sonunda, Adanalı bir arkadaşının değerlendirmesini aktarıyor: 

“Maratondayız, köşede ‘Güler Zere’ye özgürlük’ pankartı var. Gözüm hep orada, ‘bir maraz çıkmasa iyi’ diyorum. Ama her şey güzel. İkinci yarıya kadar. Güvenlik müdahale etti, çocuklar direnince geri çekildiler. Sonra baktık polis giriyor, kapıları kapadılar, oradaki grup yalnız kaldı. Polis saldırdı. Kendi kendime ‘Şimşekler, hadi bir şey deyin, bir şey yapın’ diyorum. Biz bir grup arkadaş ‘polis dışarı’ diye bağırıyoruz. O hiç susmayan Şimşekler, sustu kaldı, ellerinde Che vb. bayraklarla... Ben anlamadım, arkadaşlar tercüme etti, ‘köşe dışarı’ diye bağırmışlar, polisin müdahale ettiği yeri kastediyorlar... Bütün sevincimizi yitirerek, kendi aldanmışlığımıza da küfrederek staddan çıktık... Yazılanları okudum, evet sıra dışı bir maç, ama bu yönünü de görmek lazım. O Che bayrakları/tişörtleri basit bir kumaşa dönüştü gözümde...”

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=953417& Yazar=TANIL%20BORA&Date=08.09.2009&CategoryID=103

Yorumlar

Türkiye'de 'sol' tribün grubu yoktur.

8 Eylül 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 850

Sanırım beklentiler fazla yüksek tutuldu.Tamam Livorno'yu iyi karşılayıp güzel ağırladılar .Jest yapıp Livorno tribün marşlarını da söylemişler fakat Solcu tribün grubu olduğunu söyleyip ,diğer pankartları heleki Güler Zere için açılanı yuhalamak ya da müdahaleye tepki göstermemek affedilir gibi değil.
Ülkemizde ,İtalya ,İspanya,Fransa veya Yuınanistan örneklerindeki gibi sol tribün grupları yok ,Çav Bellayı deforme edip tribünde söylemekle ,herşeye karşı olup 'halkçı Ecevit' diye tempo tutmakla (Ecevit'in ölümünün ardından saygısızlık yapsınlar demiyorum ama 'halkçı Ecevit' çok komikti gerçekten) sol tribün olunmuyor.

Adana Demirsporlu arkadaşların eline sağlık , sayelerinde Livorno'yu gördük.havalanında ve devamındaki bazı jestleriyle sevindik fakat onların da dediği gibi 'şimşekler' grubu tamamen solculardan oluşan bir grup değil fazlasını beklemek onlara da haksızlık olur.
Son olarak ,solun tüm ülkede yerlerde süründüğü bir ortamda tribünlerden de çok farklı birşey beklememek lazım aksi garip olurdu.
saygılar

Düzenin bu maçtan anladığı

9 Eylül 2009, yazan cokdusunmebunları,
Yorum no: 859

Bugünkü Hürriyet'te Yalçın Doğan düzenin bu maçtan ne anladığını ortaya koymuş. Nalıncı keseri gibi her şeyi kendine yontmak böyle bir şey olsa gerek. Hala reklam diyor, başbakan diyor, sana destek olurlar açılım için diyor:

Adana Demirspor’la kaçan fırsat

FUTBOL maçı değil, sanki sazlı, sözlü parti mitingi.

 

Tribünlerden yükselen posterlerde Che Guevara ile Deniz Gezmiş yan yana. Orak-çekiç figürleriyle yoldaş, barış, özgürlük, kardeşlik lafları iç içe. Asi çocuklar, sosyalistler, gençlik pankartları o tribünlerde herhalde ilk kez yer alıyor.
Binlerce futbolsever zafer işareti eşliğinde, İtalyanca Çav Bella şarkısını söylüyor. Sahadaki İtalyan takımına selam göndermek adına.
İŞÇİLERİN TAKIMLARI
Geçen hafta Adana çok farklı bir futbol maçına sahne oluyor.
Adana Demirspor ile İtalya Serie (A) takımlarından Livorno Adana’da karşı karşıya geliyor.
Adana Demirspor takımını demiryolu işçileri kuruyor. Livorno takımını da, liman işçileri.
Demiryolu ve liman işçilerinin takımları Adana’da buluşuyor. Irkçılığa karşı dostluk maçında.
İtalya’da ırkçılığa karşı her yıl turnuva düzenleniyor. Turnuvanın demirbaş takımlarından biri Livorno.
Adana Demirspor da, ırkçılığa karşı bir futbol takımı. O popüler, o milyonlarca taraftarı olan takımlardan çok farklı bir kültürü temsil ediyor.
Dün konuştuğum Kulüp Başkanı Bekir Çınar:
“Demirspor’da asi bir ruh var. Irkçılığa karşı bir söylem var. Livorno ile bu noktada kesişiyoruz. Taraftarlarımız o pankartları kendiliğinden getirdi. Atatürk ve Castro’nun da posterleri vardı. Futbolun birleştirici mesaj taşıdığına inanıyoruz.”
ÜÇ KEZ YAZIK
Livorno’da Kolombiyalı bir futbolcu var. Ama, Türkiye vizesi yok.
Demirspor yöneticileri, “o gelmesin, sorun çıkar” diyor. Livorno itiraz ediyor. Demirspor ilgililere başvuruyor ve Kolombiyalı futbolcu gurup vizesinden yararlanarak, geliyor. Türk yetkililerin bu maça gösterdikleri ilgi sadece bu vizeyle bağlantılı. Hepsi bu.
Maçın naklen yayınlanması için Adanalılar TRT ve NTV’ye başvuruyor, maç nakli karşılığında para talep ediyor. Ne TRT yanaşıyor para vermeye, ne NTV. 0-0 biten maç TV’den naklen yayınlanmıyor. Ve bana kalırsa yazık oluyor. Bu birinci yazık.
İkinci yazık, Adana’daki firmalarla ilgili. Adana’da o kadar zengin firma var, ama tek bir firma bile Demirspor formasına reklam vermiyor.
Oysa, o işte farklı bir takım. Gerçi, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak takıma maddi, manevi destek veriyor ama, ancak belediyenin sınırlı imkanlarıyla.
Milyar dolar ciro yapan, anlı şanlı firmalar nerede?
MAÇA GİTMEK
Üçüncü yazık, kaçan fırsatla ilgili.
Maç ırkçılığa karşı. Sahadaki iki takım da, bunu temsil ediyor. Taraftarlar arasında marjinal düşünceleri savunanlar olabilir. Ama, özünde taraftar çoğunluğu benzer düşüncede, ırkçılığa karşı. Bilinçli bir kitle.
Günümüz siyasetinin en temel konusu ne? Kürt açılımı. Bu açılımın önceliği nerede? Milliyetçi düşünceleri geri planda bırakmakta.
Başbakan Erdoğan’ın yerinde olsam, bu maçı kaçırmazdım, Adana’ya gider izlerdim. Böyle bir maç Türkiye’de yılda bir ya var ya yok.
Kendi politikası açısından, hele de bugünlerde, bu maça gitmenin siyasal getirisi, milli takımın maçını izlemekten daha farklı olabilirdi.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12439747.asp?yazarid=91&gid=61

Maç ve Güler Zele ile ilgili Nilay Yılmaz'ın yazısı

10 Eylül 2009, yazan Tuzu Kuru,
Yorum no: 876

Maç ve Güler Zele ile ilgili Nilay Yılmaz'ın Milliyet'teki yazısı

Futbolda güneş yükseliyor!

Eğer gözünüz sadece merkezde yani bu anlamda iktidarda, kudretlide değil de başka bir yerleri arama; çevrede, dışarıda, biraz öteleri karıştırma, alternatifleri yoklama derdinde ise, ulaşabileceğiniz kulüpler arasında onlar... Taraftarıyla, tarihiyle bir gelenek, bir duruş ve oluş hali, diğer yandan futbola ve yaşama şenlikli bir davet, var olana muhalefet, doğal kabul edilene isyan, doğru olarak belletilenlere kocaman bir reddiyenin adıdır onlar: Adana Demirspor ve Livorno...
Geçen Cuma Adana Demirspor ile İtalya Serie A takımlarından Livorno arasında oynanan maç ve tribünde yaşanan güzellikler kuşaktan kuşağa aktarılacak bir efsane oldu/olacak herhalde...
Ne yazık ki, dünya çapında ses getirmesi gereken bu tarihi maçı, şanslı 15 bin biletli seyirci dışında kimse izleyemedi.
Kamuoyumuzun ve medya kuruluşlarının ilgisizliği sayesinde Türkiye futbol tarihine geçen bu güzel gösteriyi izleyemedik. ‘Demokratik açılım’ın gündemde olduğu şu günlerde dahi belli ki birileri yoldaş iki takımın maçını, tribündeki bayrakları ve pankartları yayınlamayı göze alamamış. Belki de başka bir futbolun varlığını göstermek istemediler yeni kuşaklara...
“Güler Zere Yaşasın” pankartı açılmış bir de tribünde... İkinci yarı polis saldırısıyla kaldırılmış pankart... Şimşekler, ellerinde Che bayraklarıyla, “köşe dışarı” diye bağırmışlar, polisin müdahale ettiği yeri kastederek...
Güler Zere kim? Devletin güvencesi altındaki cezaevinde yetersiz sağlık koşulları nedeniyle kanser olan siyasi bir tutuklu... Bilmeyenler için, siyasi kelimesi biraz havada kalır, açmak gerekir: Adana DS ve Livornolularla benzer siyasi kimliğe sahip, 14 yıldır cezaevinde olan bir kadın tutsak... Devletin en başındaki kişinin insafa gelmesini ve serbest bırakılmayı bekliyor ölüm döşeğinde...
Siyasi kimlikleri sayesinde yan yana gelen tribündekiler ise “Güler Zere Yaşasın” pankartı taşıyanlara destek olacaklarına dışarı davet etmiş onları... Garip...
Oysa...
Che bayraklarının/tişörtlerinin basit bir kumaş parçasına, endüstriyel bir ürüne dönüştürülmesine izin vermemek için hakkını vermek ve “Güler Zere Yaşasın” demek gerekir.

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1137606&AuthorID=117&b=Futbolda%20gunes%20yukseliyor&a=Nilay%20Yilmaz

 

Livorno'dan Güler Zere'ye destek

11 Eylül 2009, yazan Taylan Özgür Arslan,
Yorum no: 888

Forzalivorno sitesinde yer alan habere göre Livorno kentinde yayınlanan 'Senza Soste'  gazetesi Güler Zere ile ilgili bir haber  yapmış.

Forzalivorno sitesindeki  ve 'Senza Soste'  gazetesinin haberi şu şekilde:

Kaynak: http://www.forzalivorno.org/solacik/

http://www.senzasoste.it/corpi-potere/appello-per-guler-zere-in-solidariet-con-i-compagni-di.html

ya orada guvenlık ve polıs

15 Haziran 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3592

ya orada guvenlık ve polıs ortalıgı karstırdı polıs pankartı ındırken bazıları yanlıs anladı

 

 

AdaptiveThemes