Skip to content

Latife Hanım'ın yeğeni Livaneli'ye dava açmak üzereymiş

5 Mart 2010, ekleyen Ali Mert

Başlığına bakıp ("Veda Yanlı ve Yanlış Bir Film") Zülfi Livaneli'nin Mustafa Kemal'i anlattığı Veda filmiyle ilgili bir eleştiri herhalde, bakalım ne diyormuş diye bir habere tıkladım, Latife Hanım'ın yeğeni Mehmet Öke ile yapılmış uzunca bir röportaja denk geldim. İlk soruya yanıtı, "İnsan, 'kimsin, necisin' sorusunu yanıtlarken, sülalesini sıralayıp, peygamber soyu falan diyip 'soyluluk' taslar mı hiç" diye, bir miktar "gıcık" etti. Boş verdim, film eleştirisini bulmak için okumaya devam ettim. Latife Hanım, yeğeniyle pişti oynaması, yaptığı yemekler, aldığı eğitim, Paşa ile tanışması, aşkı, Zübeyde Hanım, ayrılıkları, Fikriye Hanım, Muammer Bey, Rıza Nur vb. 20 soru ve yanıtı var, hepsine göz attım. Ve nihayet 21. ve son soruya geldi sıra, film hakkındaki görüşe. Haber değeri gördüm, birinciyi ve yirmi birinciyi buraya da kopyaladım: 

Mehmet Öke kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Latife Uşşaki’nin kız kardeşi Vecihe İlmen’in torunu yani Gülümser Öke’nin oğluyum. Babam profesör Nevzat Öktem, cildiye uzmanı. Şanslı bir ailedenim zira anne tarafından dedem meşhur Süreyya Paşa’nın oğlu Hayri Bey. Süreyya Operası, Maltepe Plajı ve Süreyya Paşa Sanatoryumunu devlete bağışlayan kişi. Baba tarafından da peygamber soyu Es Seyid El Sammani soyu. Babam İzmir’in ilk fikir ve hürriyet kahramanı Tevfik Nevzat Bey’in torunu Tevfik Nevzat Halid Ziya ile ilk gazeteyi kuran kişi, teyzesi de 1932 de ilk kadın İzmir milletvekili. Hayri Bey’in dedesi de Serasaker Rıza Paşa Abdülhamid’in ve bir diger damat ise meşhur muhalif Dr. Rıza Nur ama o anormaldi karısını da mahvetti.

(...)

Zülfü Livanelli’nin Veda filmini nasıl buldunuz?

Zülfü Livanelli ve Kamera film yetkililerine dava açma aşamasındayım. Bu kadar yanlı, yanlış ve gaddar bir şekilde tarihi yanılttıkları için. Tarihi kişiliklere hakaret edildiği için. Güya filmde Atatürk Latife Teyzem’in dırdırı yüzünden kalp krizi geçirmiş, oysa Paşa kalp krizi geçirdiği zaman Latife Hanım zatüre tedavisi sebebiyle İstanbul’daydı..

Meraklısı ve diğer 19 soru için kaynak: http://www.gercekgundem.com/?p=257834

 

Yorumlar

sürayya opera binası

6 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2151

Soyunu sopunu iyi öğrenmiş de Süreyya Operası, Maltepe Plajı ve Süreyya Paşa Sanatoryumu hakkındaki bilgileri de doğru verseymiş iyi olurmuş. Süreyya Operası ve Süreyyapaşa Plajı olarak bilinen yer hiçbir zaman devlete bağışlanmadı. Süreyya İlmen'in ölümüyle Süreyya Operası Darüşşafaka Cemiyeti'ne hibe edildi. Plaj da belediyeye devredildi.
Ayrıca Atatürk'ten, sanki arada kişisel tanışıklık varmış gibi "Paşa" diye bahsedilmesi de nasıl bir ihtiyaçtır, çözebilmiş değilim.

latife hanımın yeğeni cevaplıyor.

9 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2160

öncelikle hassasiyetinize hayranım. bu tarz sorulardan biz de rahatsızız ama genelde sorular bu formatta geliyor. ve benim ne yaptığımdan ziyade tarihi kişilerle olan akrabalığım üzerinde yoğunlaşıyor.. film ile ilgili eleştirilerime gelince skytürk televizyonunda gürkan hacır ile iki programda toplam dört buçuk saat ve ntv de hakkı devrim ve mirgün cabas ile beraber dilim döndüğünce anlattım ayrıca sabah gazetesinde pazar ekinde hangi latife başlığı altında eleştirilerimi sıraladım. sayfaya konulan yorumdaki fikire gelince süreyya paşa bağışladıklarını dedemin anlattığına göre ölümünden çok önce hibe etmeye karar vermiş. devlete derken ben büyüklerin ağzından çıkan kelimeleri aynen kullandım zira o yıllar için bu kurumlar devletle eş değer kabul ediliyordu. yoksa yorumcu haklıdır. bana gelince ben uluslararası ilişkiler uzmanıyım ve avrupa birliği ve tekstil konularında danışmanlık yapıyorum.ayrıca karşılaştırmalı antik dinler özellikle sümer ve arkaik mısır dini üzerinde amatör uzmanım. bilgilerinize... sevgi ve saygıyla.

Livaneli yine sunucu fırçalamış...

9 Mart 2010, yazan Erkin Özalp,
Yorum no: 2164

Latife Hanım'ın ailesinin tepkileri sorulunca, köpürmüş... Bu sefer küfretmemiş... Ama "ben, ben, ben" demiş bolca... Kendisini ve filmini öve öve bitirememiş:

http://www.izlesene.com/video/haber-zulfu-livaneli-sunucuyu-fircaladi/1849969

Ataol Behramoğlu, Livaneli'nin "gereğinden çok 'ben' demesi" hakkında yazmıştı aylar önce:

http://www.haberveriyorum.net/yorum/ataol-behramoglu-zulfuye-ve-sezene-bir-cift-sozum-var-cumhuriyet

 

Veda'daki maddi hatalar

9 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2168

NTV Tarih dergisi Mart sayısında Veda filmindeki göze batan hataları listelemiş. Bunlardan birkaçını aynen aktarıyorum: * Fikriye Hanım'ın 1923'te Almanya yolculuğuna başlarken bindiği arabanın plakası Latin harfleriyle yazılmış! * Erzurum'da Mustafa Kemal'le görüşen Kazım Karabekir'in başında kalpak olması gerekirken 1920'lerdeki zabit şapkası, yakasında da tek yıldız (mirliva rütbesi) yerine üç yıldız (birinci ferik rütbesi) var. Salih Bozok'un uzun gondol burunlu iskarpinleri de 1930'ların değil 2000'lerin modası.

 

 

AdaptiveThemes