Skip to content

Kutuplarda yaşayanlar nasıl oruç tutar?

4 Eylül 2009, ekleyen Fatih Polatlı

Orucun başlama ve sona erme saatleri için, “beyaz iplikle siyah ipliğin birbirlerinden ayırt edilip edilemediği” gibi bir ölçütten de söz edilir. Bu da, pek çoklarının aklına, “İyi de, o zaman kutuplarda yaşayanlar ne yapacak?” sorusunu getirir. Fethullahçıların çıkardığı haftalık Aksiyon dergisi, son sayısında, Avrupa’nın en kuzeyindeki ülkelerde yaşayan Müslümanların nasıl oruç tuttukları hakkında bir haber yapmış. Oradan aktarıyoruz:  

“Okyanusun ortasında, ağacın bulunmadığı İzlanda’da haziran-temmuz aylarında güneş hiç batmıyor. Bu aylarda ibadet vakitlerinde Fransa baz alınıyor. Şu an İzlanda’da günde 18 saat oruç tutuluyor. Uzun yaz günlerinde oruç tutmanın tek teselli kaynağı, havanın fazla sıcak olmaması. Bu aylarda sıcaklığın 10 derece olması susuzluk çektirmiyor.”
 
İsveç’in kuzeyindeki Tromsö kentinde ise, çoğu zaman, Oslo’nun iftar ve sahur saatleri temel alınıyormuş.
 
Aynı haberde, haziran ve temmuz aylarında Danimarka ve İsveç’te yaklaşık 21 saat oruç tutulduğu, buna karşın kış aylarında oruç tutma sürelerinin 3-5 saate düştüğü de belirtiliyor.
 
Kaynak: http://www.aksiyon.com.tr/detaylar.do?load=detay&link=24879

 

Yorumlar

Türkiye'de yarım saat fazla oruç tutuluyormuş

10 Eylül 2009, yazan Fatih Polatlı,
Yorum no: 883

"Mustafa Karataş Hoca" diye bir kimse varmış, Kanal 7 ekranlarında boy gösteriyormuş, milyonların kalbine giden yolu bulmuş, haber7.com da onunla röportaj yapmış, söz sahur vaktine gelmiş, muhabir sormuş, "Hoca" yanıtlamış: 

- Sizin namaz ve imsak vakitlerine itirazınız var. Yanlış olduğunu söylüyorsunuz. Buna bir açıklık getirir misiniz?

- Bu tartışma özellikle ramazanda sahur vakitlerinde yeniden başlıyor. Bunun da sebebi sahura kalkmış vatandaş aynı zamanda imsak olduktan sonra namazını kılıyor. Böyle olunca da tanyeri ağırdı ağarmadı, namaz vakti girdi girmedi, sahur erken mi oldu? diye bir tartışma oluyor.

Bunun yanı sıra başka takvimlerde daha da farklı durumlar var. Mesela 31 Ağustos Diyanetin takviminde İstanbul için imsak vakti 4.50 ise bazı takvimler var 4.40 diyor. Onlar on dakika daha erken yazıyor. Şimdi 4.40’ta imsak demek, gece bitti, sabah namazının vakti girdi, sahur bitti namazı kılabilirsin demek. Hâlbuki aynı tarihte 4.40’ı bırakın 5. 23’de ancak tanyerinin ağardığını şahsen ben izledim. 26 ağustostan beri gözetliyorum. 

Aralıksız 10 gün saatlerce gözetledim. 26 Ağustos imsak için diyanet takviminde  4.43 yazıyor, benim gözlemime göre 5.15’de imsak oluyor. 6 Eylül’ de 04.58 yazıyor fakat gerçekte imsak ancak 05.30’ da oluşuyor.  Yaklaşık yarım saatlik bir fark var.

- Bunu nasıl gözlemliyorsunuz?

- Doğu tarafında Güneşin doğduğu yerde imsaktan önce gökyüzü ve yeryüzü aynı karanlıkta, gözünüzle hiçbir şey fark edemiyorsunuz yani karanlık devam ediyor. Doğu tarafı da karanlık batı da karanlık, kuzey ve güney de karanlık ama imsak doğduğu zaman fecirle birlikte gökyüzünde bir beyazlık oluşuyor ve onu hemen fark ediyorsunuz zaten.

Bir beyazlık kendini gösteriyor. Bakara Suresi 186. Ayeti kerimesinde de: “Sabahın beyaz ipliği, siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyin için… buyruluyor. Benim esas aldığım beyazın tamamen yayılması da değil. O beyazın ilk görüldüğü an. Daha sonra da bir kızıllık oluşuyor. İmsaktan yaklaşık bir saat sonra da Güneş doğuyor.

- Neden Diyanet’in imsak vakti bu kadar erken?

- Bunun sebebini bilmiyorum. Eskiden temkin vakti diye bir vakit koyuyorlardı ki,  sahurda geç kalkanlar sonradan ağzına bir şey atanların oruçları bozulmasın zarar görmesin diye. Millet de bunu iyice öğrendikten sonra temkin vaktinin de bir anlamı kalmadı. Diyanet yeni bir uygulamayla 7-8 senedir temkin vaktini kaldırdıklarını  açıkladılar. “Artık o 20 dakika diye bir şey yok tamamen sınıra çekildi.

Bu sınırla birlikte sahur bitiyor sabah namazının vakti giriyor. Ona göre dikkat edin” dediler. Orada bir 4 dakika tartışması vardı halka duyurulup duyurulmadığını  bilmiyorum.  Ama bu 4 dakika meselesi değil burada 30-32 dakika fark var. Bu kadar aralığın olması şöyle bir problemi ortaya çıkardı. İmsakta  oruca niyet edildi ama sabah namazı vakti girmiyor. Namazlar ne oluyor diye soranlar oluyor haklı olarak, bizde aynı şeyi bu sene diyanete sorduk yayın aracılığıyla gündeme getirdik ama bir cevap gelmedi.

Diyaneti bu konuda eleştirenlerin sayısı az değil, yani imsak vakti doğru değil, yatsı namazının vakti doğru değil, bunlar yeniden tespit edilmeli diye tartışmalar yıllardır sürüyor. Ama hala bu konuya değinilmedi. Kaldı ki bir nokta daha var burada bizim tartışmamız sahurun vakti değil, aslında biz imsak vakti üstünde imsak şöyle olmalı böyle olmalı tartışması yapmıyoruz.

O tartışma ayrı bir tartışma İslam uleması onu da tartışmış. Mesela bizim o gördüğümüz beyazlığı imsak saymayıp kızıllık olmalıdır kızıllık ortaya çıkmadan imsak olmaz diyenler bile var. Kaldı ki, o kızıllık benim tespitimden 15-20 dakika sonra oluyor.

- Peki Diyanet bu konuya neden el atmıyor?

- Takvimi kişilerin kendisinin yapma kudreti de yok. Böyle bir şey doğru da olmaz. Diyanet işleri başkanlığı bunu kendi uhdesine almış, takvimini basıyor bu görevi kendisi kabullenmiş halkı kabullendirmek görevi, yaptığı ve tereddüt oluşmuş bir konuda halkı aydınlatmak, bu tereddütleri gidermek diyanet işlerinin vazifesi, öncelikle çok acil ciddi bir açıklama yapılması gerekiyor. Defalarca yayında söylememize rağmen bugüne kadar bir cevap gelmedi.

- Bazı takvimlerin namaz vakitleri Diyanet'in takviminden neden farklı? Mezhep, tarikat farklılığından dolayı mı?

- Hayır. İkindi namazındaki farklılığı anlarız. O eski kitaplarımızda mezheplerde de o farklılık var. Asr-ı evvel, Asr-ı sani, ihtilafı ikindi namazında var, ikindi namazında bir farklılık doğaldır. Ama akşam namazı vaktiyle imsak vakti konusunda sabah güneşin doğması konusunda ihtilaf olmamalıdır. İhtilaf varsa burada bir ihmal veya bir yanlış anlama vardır.

Kaynak: http://www.haber7.com/haber/20090910/Karatas-Hocayi-gelin-yakindan-taniyin.php

 

 

AdaptiveThemes