Skip to content

Kozmik, aslen bir kapıdır, önünde durulmalıdır

28 Aralık 2009, ekleyen Ali Mert

Ne haber, ne yorum, ne de veri, özel bir anı aktarımı olacak ama, hayatının altı aylık döneminin bazı gecelerini işgal eden ikişer saatlik belli dilimlerinde, “kozmik nöbeti” tutan biri olarak hakkım var belki de buna!

Bundan bir düzine kadar yıl önce, 8 aylık kısa dönem askerliğinin ilk 2 ayını Keşan’da tamamlayıp son 6 aylık bölümü için İstanbul Maslak’taki Harp Akademileri Komutanlığı’na “tayin”i çıkan ve burada Hizmet Bölüğü’nde onbaşılık görevini icra ederken, geceleri Komutanlık binasının orasında burasında nöbet tutan bir erbaşın hatıralarına bakıldıkta; en beleş nöbet, kozmik nöbetiydi diye kalmış çünkü hafızamda!

Komutanlık arazisini çevreleyen nöbet kulelerinde ya da Komutanlık binasının dış kapısının önünde tutulan nöbetlere göre, bodrum katında kilitli bir kapının önünde tutulan kozmik nöbetinin; gerektiğinde tuvalet molası verebilmek, nöbetçileri denetleyen subay tarafından asla rahatsız edilmemek, oturmak, uzanmak ve hatta uyuklamak gibi sonsuz faydaları vardı. En nihayetinde, bir binanın dibinde kapalı bir kapıydı ve sadece önünde durulmalıydı.
 
“Yahu bu kapının adı niye kozmik, amma da komik” diye gülerken bir yandan (Calvino’dan Kozmokomik Öyküleri de okumamıştım henüz sanırsam), askeriyeye ait en gizli belgelerin kapının arkasında tutulmakta olduğu bilgisiyle, sorumluluğa da davet edildiğimiz olurdu bazan.
 
Akademinin, kısa dönem erbaşlarla sohbet etmeye meraklı, bunalıma girdiği için hava izni alan ve fakat bunalımdan çıkıp geri dönen havacı bir subayından öğrenebildiğimize göre, savaş durumunda yapılması gerekenler/planlar saklanırdı burada; “kozmik” ise “evrenle yahut Kenan Evren’le bir bağlantı” değil, bir NATO tanımlamasıydı, “en gizli” manasında.
 
Şimdi açmışlar Genelkurmay’daki “kozmik kapı”yı. Rahat rahat kozmik nöbeti tutan er/erbaşların da huzurunu kaçırmışlardır kesin. Lakin bu kozmik kapılar tek bir yerde değil ki. Örneğin benimkisi, kesinlikle Genelkurmay’da değildi, hepsini açabilecekler mi ki? 
 
Bir de, savaş durumunda, neden Arınç’a suikast yapılması gereksin ki!..
 

Yorumlar

70 mi 170 mi?

29 Aralık 2009, yazan Ali Mert,
Yorum no: 1599

Kozmik odadaki derin soruşturmadan ayrıntılı haber verme yarışına giren gazeteler, "devletin zirvesinde sağlanan uzlaşı" gereği pek bir şeye ulaşamazken, "Abartmayalım, olay, sadece iki subayla ilgili belgelere dayanıyor, NATO savaş planları, Gladio'nun ayakları falan ortalığa saçılmayacak, telaşa mahal yok" mesajlarıyla da yüreğimize su serptiler.Sadece tek bir pürüz var, odaya girip iki subayla ilgili belgeleri kağıtlara not alan hakim, Hürriyet gazetesinin manşetine göre 70, Star gazetesinin manşetine göre 170 sayfa not almış durumda. Bu 100 sayfalık fark nasıl kapanacak acaba?

 

 

AdaptiveThemes