Skip to content

İKİP'den 8 Mart Kutlaması

13 Şubat 2010, ekleyen samata

 

İKİP kadınlar gününü kutlarken, zorunlu örtünme konusunda da mücadeleye çağırıyor.
8 Mart’ta İran’daki Kadınların Kurtuluş Mücadelesiyle Dayanışma Çağrısı
 
Bütün kadın hakları ve insan hakları örgütlerine, ilerici kişilere!
 
İran halkının despotizmden ve dini gericilikten kurtuluş için devrim hareketinin ön saflarında cins köleliği zincirlerini kırmak için savaşım veren kadınlar yer almaktadır. Bu devrim ve kadınların bundaki rolü, dünya genelinde çok büyük heyecan uyandıran, azami önemdeki siyasal olaylardır. Onlar, sizin sınırsız desteğinizi hak ediyorlar.
 
İran’da, topyekün bir cins ayrımcılığı sistemi (apartayd) hüküm sürmektedir. İslami rejimin kadınlara karşı işlediği vahşetler anlatılamazdır. İslam Cumhuriyeti yasaları altında, reşit olmayan kızlarla cinsel ilişki tamamıyla yasal iken evlilik dışı ilişki taşlayarak idam yoluyla cezalandırılabilirdir. İran tutukevlerinde, kadınlar tecavüze uğramakta ve idam edilmekteler. . . . Kadınların bu rejime bir son vermek için devrimin ön saflarında cesurca savaşım vermesi hiç şaşırtıcı değildir.
 
İran halkının devrimi sizlerin coşkulu desteklerinizi hak ediyor. Sizleri, 8 Mart 2010’u İran’daki devrim ile bir dayanışma gününe, Nida’yı ve özgürlük için, güncel tarihin en cani rejimlerinden birini ortadan kaldırma mücadelesinde yaşamlarını kaybetmiş bütün herkesi anma gününe dönüştürmeye çağırıyoruz. Sizleri, nerede olursanız olun İran’daki devrimi destekleme eylemlerine katılmaya, kendi insiyatifinizle bu türden eylemleri örgütlemeye ve cins ayrımcılık sisteminin ve kadınların köleliğinin simgesi İslami örtüyü yakma sembolik eylemlerinde bulunmaya çağırıyoruz. Dünyadaki en cani ve kadın düşmanı rejim olan İslam Cumhuriyeti’nin gitmesi için haykırınız!
 
Yaşasın 8 Mart
Yaşasın İran’daki kadınlarla uluslararası dayanışma
 
İran Komünist-İşçi Partisi Yurtdışı Örgütü
http://worker-communistpartyofiran.blogspot.com/
ikip@email.com
 
**********************************************
 
İran’da Kadınların Kurtuluşu Manifestosu
 
                                                     Bu yılın 8 Mart’ı,
İran halkının İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı savaşımının sembolü Nida’nın anısına
 
İran İslam rejiminin varlığının kendisi, kadınların özgürlüğü ile bağdaşmazdır. İran İslam Cumhuriyeti, kadın düşmanı, İran’daki kadınlara karşı otuz yıldır en iğrenç taciz, ayrımcılık ve şiddet biçimlerinin uygulayıcısı ve cins ayrımcılığı sisteminin (apartayd) mimarı bir devlettir. Bir toplum, eğer kadınlar özgür değilse, özgür olamaz. Kadın düşmanı İslami rejim devrilmeksizin, İran’daki kadınlar haklarına kavuşamaz. İslam Cumhuriyeti gitmelidir! Bu, İran’da süregiden devrimin sembolü Nida Ağa Sultan’ın mesajıdır. Bu, yedi aydan beri halkın protestosunun ön saflarında İslam devletinin bütününe meydan okuyan cesur kadınların buyruğudur.
 
İran’da 8 Mart 1979’da, 30 yıl önce, biz özgürlükçü kadınlar ve erkekler Zorunlu Örtünmeye Hayır! haykırışlarıyla iktidara yeni gelmiş gericilere karşı durduk. Bugün, otuz yıllık acı verici ve kanlı cins ayrımcılık sistemi, cins köleliği ve kadınların durmaksızın bastırılması deneyimiyle beraber, bir kadın düşmanı devlet, cins ayrımcılığı sistemi rejimi İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesi gerektiğini bizler bugünün genç ve ilerici nesliyle beraber her zamankinden daha açıklıkla ve şiddetle, ifade ediyoruz. İslam Cumhuriyeti liderlerinin, milyonlarca kadına karşı sistematik suçları ve insanlığa karşı suçlartı nedeniyle tutuklanması ve yargılanması gerektiğini söylüyoruz. İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesiyle birlikte, terörist İslam devletlerinin, çetelerinin, namus tapınıcısı, erkek şövenisti İslami geleneklerin tutsakları İslamzede ülkelerdeki milyonlarca kadına yardım eli uzatacağız.
 
Bugün, İran’da süregiden devrime destek, geniş bir uluslararası harekete dönüşebilir ve dönüşmelidir. Bu yılın Uluslararası Kadınlar Günü 8 Mart, bu yıl İran’da kadınların ve halkın İslam rejimini devirme mücadelesiyle dayanışmanın damgasını taşıyacaktır. Kadın hakları aktivistlerini ve örgütlerini, İslam Cumhuriyeti’ne karşı devrimci hareketin sembölü Nida Ağa Sultan’ı anarak İran’daki kadın hareketiyle dayanışmalarını ifade etmeye çağırıyoruz. Bu yılın 8 Mart’ı, İran halkının özgürlük hareketiyle dayanışma hareketidir.
 
Aşağıda, İran’da Kadınların Kurtuluşu Manifestosu’nu duyuruyor, bütün kadın hakları aktivistlerini, laik ve ilerici güçleri bu Manifesto’yu desteklemeye ve İran halkının İslam rejiminin cins ayrımcılık sistemini devirme mücadelesiyle dayanışmaya katılmaya çağırıyoruz:
 
  1. İslam Cumhuriyeti liderlerinin ve görevlilerinin, otuz yıldır İran’da kadınlara karşı en iğrenç taciz, ayrımcılık ve şiddet uygulaması suçu da dahil olmak üzere insanlığa karşı suçlardan yargılanması
  2. Kadın düşmanı bütün İslami yasaların ve kadınlara karşı ayrımcılık içeren yasaların ortadan kaldırılması; ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal ve aile alanlarında kadınların ve erkeklerin tam eşitliği
  3. Dinin, devletten, eğitim sisteminden ve hukuktan tamamen ayrılması
  4. Cinsiyetlerin ayrılmasının ve cins ayrımcılığı sisteminin kaldırılması
  5. Muta nikahının (İslami “eş kiralama”) ve çok eşliliğin yasaklanması, kadınlar ve erkekler için koşulsuz boşanma hakkı; kadınların medeni haklarını (seyahat hakkı, sosyal ilişki, sosyal faaliyetlere katılma gibi) eşin, babanın ya da ailenin diğer erkek üyelerinin iznine tabi kılan bütün yasaların kaldırılması; kadınların ve erkeklerin velayet haklarında ve boşanmadan sonra çocuk bakımında tam eşitliği.
  6. Kadınlar için zorunlu örtünmenin (hicab) kaldırılması, çocukların örtünmesinin yasaklanması ve tam giyinme özgürlüğü.
  7. Bütün barbar taşlama (recm), idam, kısas yasalarının ve diğer İslami cezalandırma biçimlerinin kaldırılması.
  8. Koşulsuz ifade, protesto, grevm toplantı, örgütlenme ve parti kurma özgürlüğü
  9. Bütün siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması
  10. Din ve ateizm özgürlüğü ve dini eleştirme özgürlüğü
 
 
Mina Ahadi
Mahin Alipour
Shahla Daneshfar
Maryam Namazie
 
Manifesto’yu imzalamak için, lütfen manifestzanan@gmail.com ya da iransolidaritynow@gmail.com adreslerin e-mail gönderiniz, Eşit Haklar Şimdi (http://equalrightsnow-iran.com/) ve İran ile Dayanışma (http://iransolidarity.blogspot.com/) websitelerini ziyaret ediniz.

Yorumlar

11 Şubat – İran İslam Cumhuriyeti’nin Bir Yenilgisi Daha

14 Şubat 2010, yazan samata,
Yorum no: 1968

 

11 Şubat – İran İslam Cumhuriyeti’nin Bir Yenilgisi Daha
 
Bugün, İran ve dünya – Tahran, İsfahan, Meşhed ve Ahvaz’dan Stockholm, Frankfurt, Londra ve Lahey’e – gidici İslam Cumhuriyeti rejimine karşı devrimci halkın güçlü ve coşkulu protestolarına sahne oldu.
 
Bugünü kurtarma umuduyla, rejim tüm gaddarlığıyla cinayet ve sindirme makinesinin bütününü ve medyasını harekete geçirdi. Ancak, “Diktatöre Ölüm”, “Hameney, bir katildir”, “Siyasi tutuklulara serbest bırakılmalıdır” ve halkın diğer radikal sloganları Tahran’da ve diğer birçok şehirde yankılandı.
 
Hameney’in ve Humeyni’nin ilan panolarındaki resimlerinin alaşağı edilip ayaklar altına alındığını gösteren film klipleri dünya medyasında gösterildi. Tahran’ın bazı mahalleleri, saatlerce halkın eline geçti ve bazı kadınlar İslami başörtülerini çıkarıp fırlattılar. İnsan grupları Evin Tutukevi’ne doğru yürüdü ve ancak rejimin vahşi güvenlik kuvvetlerinin saldırısı sonucu durdurulabildi. Ancak, benzeri görülmemiş denetim ve aşırı vahşet sayesinde, devlet Radyo ve TV merkezlerini, Hameney’in konutunu ve hükümet bakanlıklarını tam anlamıyla kalelere çevirerek rejim günü atlatabildi. Avrupa şehirlerinde de ancak polisin yoğun varlığı İslam Cumhuriyeti elçiliklerinin öfkeli kitlesel kalabalıklar tarafından ele geçirilmesini önleyebildi.
 
Dünya, İran’da devrim ile devrim karşıtlığı arasındaki güç savaşına tanık oldu. Kitlesel ve radikal bir devrim karşısında, İslam Cumhuriyeti’nin yaşamını sürdürebilmek için nasıl acınacak halde ve alçakça mücadele ettiği görüldü. “Ölü devletin” başının sözlerini aktarmak için rejimin davet ettiği gazetecilerin neredeyse tamamı, rejimin göstermelik toplantı düzenlemekteki beceriksizce girişimleriyle alay etti. Rejimin planlarına rağmen, uluslararası medya bastırmayı, vahşice engellemeleri ve devlet gösterisine götürülmek üzere otobüslere doldurulan kiralık yığınları ve halkın rejimi sonuna uğurlamaktaki kararlılık ve azmini haberleştirdi.
 
11 Şubat, aynı zamanda insanlardan “şiddet kullanmama”larını isteyen rejim yanlısı muhalefetin uyarılarının gülünçlüğünü ve iki yüzlülüğünü ve nasıl bu çağrıların pratikte Hameney’e ve rejime hizmet ettiğini açığa vurdu. Bir kez daha kanıtlandı ki İran toplumunun önündeki tek gerçek ve en az maliyetli yol, barbar İslam rejiminin halkın devriminin gücüyle devrilmesidir. 11Şubat’tan sonra, hiç kuşkusuz İran siyasi sahnesinin daha da kutuplaşmasını, devrimin radikalleşmesini ve devrimci halkın İslam Cumhuriyeti’ne kendi doğrudan devrimci eylemiyle son vermek üzere daha da ciddi hazırlığını göreceğiz.
 
İran Komünist-İşçi Partisi bugün kahramanca sokaklara çıkan bütün kadınlara ve erkeklere selamlarını gönderir. İKİP, bütün gücüyle bu devrimin zaferi, İslam Cumhuriyeti’nin bütünüyle devrilmesi ve eşit ve özgür bir toplum için mücadele etmektedir.
 
Kahrolsun İran İslam Cumhuriyeti!
İnsani bir yönetim için insani bir devrim!
Yaşasın sosyalist cumhuriyet!
 
İran Komünist-İşçi Partisi
11 Şubat 2010
ikip@email.com

 

İran’daki Mevcut Devrimin Sınıfsal Niteliği

18 Şubat 2010, yazan samata,
Yorum no: 2003

 

İran’daki Mevcut Devrimin Sınıfsal Niteliği
 
Bu bildirge, İran Komünist-İşçi Partisi’nin 2009 Aralık’ındaki 7. Kongresi’nde kabul edilmiştir.
 
  1. İran’da 2009 Haziran’ında başlayan ve giderek daha da güçlenen hareket, herkes için özgürlük, eşitlik ve refaha erişmek amacıyla İslam Cumhuriyeti’ni devirmeye hedefleyen bir devrimdir. Gerçek içeriği ve bu hareketi doğuran nesnel koşullar itibariyle, mevcut devrimin kökü burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki karşıtlığa dayanır ve ancak burjuvazinin siyasal ve ekonomik hakimiyetinin sona erdirilmesi ile muzaffer olabilir.
  2. Mevcut devrimin biçimlenişi kendi başına, “yeniden inşa”, “aşamalı dönüşüm”, “rejim değişikliği” ve diğer nasyonalist-etnik-dini alternatifler üzerinde üstünlüğü ele geçiren işçi sınıfı ufkunun ya da alternatifinin göstergesidir. Devrimin biçimlenişi, statükonun kökten dönüşümüne ilişkin işçi sınıfı perspektifini teyit ve kesin olarak tesis eder. Aynı zamanda, devrimin İslam Cumhuriyeti rejimini yok etmenin ve bütün toplumu burjuvazinin siyasal ve ekonomik hakimiyetinden kurtarmanın en arzu edilir ve gerçekleşebilir yolu olduğu gerçeğini doğrulamaktadır. İşçilerin sınıfsal-siyasi temsilcisi - İran Komünist-İşçi Partisi – tarafından sözü edilen perspektifin formülasyonu ve duyurulması ve aynı zamanda bunun gerçekleştirilmesi için bitimsiz çalışmanın kendisi, mevcut devrimin biçimlenişinde etkili olmuştur.
  3. İran’da devrimin biçimlenişi, siyasal İslam gibi gerici hareketleri, Batı burjuvazisinin militarizmini ve bunlara karşılık gelen kültürel görecilik, çokkültürlülük gibi sosyal-siyasal teorileri yenilgiye uğratmak için etkin ve etkili bir cephe açmaktadır. İran devrimi insan varlığını ve evrensel insan değerlerini dünya proletaryası ile dünya burjuvazisi arasındaki sınıf mücadelesinin odak noktasına dönüştürüyor ve bu nedenle onurlu, uygar dünya halkına parlak ve umut verici bir perspektif sunuyor. Dolayısıyla, mevcut devrim, dünya işçi sınıfının ve de dünya genelindeki özgürlükçü insanların kamuoyunun desteğini kazanabilecek büyük bir güce sahiptir.
  4. İşçi sınıfı, mevcut devrimi zafere ulaştırmayı arzulayan ve bunu gerçekleştirebilecek tek sınıftır. Bir yandan, işçi sınıfının burjuvazinin sömürüsünden ve hakimiyetinden kurtuluşu, nesnel olarak, fiilen bütün toplumun hüküm süren yoksulluktan, sindirmeden, ezilmeden ve baskıdan kurtuluşunu müjdelemektedir. Diğer yandan, insanların kadınların kurtuluşu, dinin pençesinden kurtuluş, kültürel özgürlük, modernlik, koşulsuz siyasal ve toplumsal özgürlükler, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve herkesin refahının güvenceye alınması gibi talepleri ve idealleri sadece işçi sınıfının (parti-siyasal) programında (yansıtılan) işçi sınıfı perspektifi tarafından temsil edilmektedir. Genel olarak yurttaşların talepleri ve idealleri, hangi açıdan bakılırsa bakılsın, ancak işçi sınıfının sosyalist ereklerinin, sosyalist programının gerçekleştirilmesi yoluyla kazanılabilir. Mevcut devrim sürecinde, işçi sınıfı yurttaşların büyük çoğunluğunu kendi bayrağı altında toparlayabilir ve toparlamalı ve de İslam Cumhuriyeti’ni devirmeli ve “özgürlük, eşitlik, refah” (sloganını) gerçekleştirmelidir.
  5. İşçi sınıfı, olarak ancak siyasi partisi yoluyla kendisini mevcut devrimin önderi konumlandırabilir. Devrimin ilerlemesi, derinleşmesi, radikalleşmesi ve nihai zaferi, halkın işçi sınıfının partisini kitlelerin eleştirisinin, onların statükodan rahatsızlıklarının ve itirazlarının temsilcisi olarak kucaklamasını ve onu İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesi için kitle mücadelesinin lideri olarak kabul etmesini müjdelemektedir. Böyle bir parti, ilk olarak, devrimin siyasal ve toplumsal ereklerini temsil etmeli ve kendi varlığını siyasi iktidar üzerine olan savaş meydanında hissetirmeli ve ikincil olarak toplumun lideri olarak kabul edilmelidir. İran’daki siyasi koşullar altında, İran Komünist-İşçi Partisi sözü edilen niteliklere ve devrimin lideri konumunu kazanmak için gerekli yeterliliğe sahiptir.
  6. İran Komünist-İşçi Partisi, mevcut devrimi ilerletmek, güçlendirmek, örgütlemek, yönetmek ve zafere ulaştırmak için bütün gücüyle savaşmaktadır. Parti, işçi hareketindeki bütün aktivistleri, öğrenci hareketleri ile kadın özgürlük hareketindeki ve toplumun diğer kesimlerininin protesto hareketlerindeki bütün devrimcileri Parti’nin politikaları temelinde etkin biçimde müdahil olmaya ve Parti’nin saflarına katılmaya çağırır.

 

 

AdaptiveThemes