Skip to content

Honduras’ta seçim sahtekârlığı belgelendi

8 Aralık 2009, ekleyen Ayşe K.

Darbecilerin planladıkları oldu: 29 Kasım’da Honduras’ta “seçim” yapıldı. Aylardır darbeye karşı direnen Honduras halkının planladığı da oldu: Sözde seçim boykot edildi. Güdümlü dünya medyası seçim günü boyunca anbean bizi “huzur” dolu seçim ortamından haberdar etti durdu. Ertesi gün de “adil” bir seçimin gerçekleştiği, katılım oranının “rekor” düzeye ulaştığı bildirildi. Oysa her iki durumun da Honduras’ta görülmesinin mümkün olmayacağını tahmin etmek için aylardır darbe karşıtı halka ve basına uygulanan baskı ve şiddet görüntülerini, halkı oyalama ve zaman kazanma girişimlerini yalnızca şöyle bir anımsamak yetiyordu. Buna rağmen, darbeciler, darbe tezgâhçısı ve destekçisi ülkeler, uluslararası kuruluşlar, yaygın medya aynı ağızla hâlâ “adil ve barışçıl” seçimlerden bahsedip bunun göstergesi olarak da seçime katılım oranının “rekor” düzeyini sunmaya devam ediyorlar.

 
 
Boş kalan seçim sandıkları, sandık başında uyuklayan seçim görevlileri, ancak protesto gösterileriyle dolan sokaklar, oluşmayan seçim kuyrukları, seçime katılımın darbeciler ve destekçilerinin (artabilme ihtimali halen bulunduğu için “şimdilik”) iddia ettikleri gibi %62 düzeyinde olmadığını, bunun çok daha altında gerçekleştiğini kanıtlamaya yetmiyor. Zelaya’nın, Seçim Kurulunca yapılan akıl almaz aritmetik “hata”yı ortaya dökmesi de yeterli olmuyor. Biliyoruz ki darbeyi “meşru” bir kılıfla sürdürmek üzere yapmayacakları yolsuzluk, yüzsüzlük, başvurmayacakları hile, şiddet eylemi bulunmuyor darbecilerin. Elbette ortaya dökülen ya da dökülecek tüm kanıtları hasıraltı etmeyi, dünyaya yayılmasını önlemeyi amaç edinmiş kocaman bir basın ordusu, yandaş kalemler, diplomatlar, hükümetler, uluslararası kuruluşlar, bölgesel birlikler de bu süreçte hep darbecilerin yanında oldu ve daha da olacağa benziyor.
 
Buna rağmen, tüm dünyanın gözleri önünde oynanan bu basit oyunun açığa çıkmaması da mümkün görünmüyor. Nitekim konuyu araştıran bir gazetecinin seçim sahtekârlığını yerinde saptaması, Seçim Kurulu’nun elinde bulunan seçim belgelerine ulaşması ve bunu görüntülemesiyle tüm dünya bu rezilliği, halkın iradesini hiçe sayan düzenbazlığı bir kez daha görme fırsatı edindi, en azından seçim sonuçlarıyla ilgili yüksek derecede şüpheye sahip olmak için bir neden daha ortaya çıktı. Aşağıda linki verilen video, Jesse Freeston adlı gazetecinin, seçim günü Honduras sokaklarında ve resmi seçim sonuçlarının açıklandığı salonda kamerasıyla elde ettiği görüntülere, Seçim Kurulu’nun elinde bulunan sonuç belgelerine ve röportajlara dayanıyor. Seçim sonuçlarının görüntülendiği dev ekranda beliren ve kağıda da dökülen rakamlar, sonuçların darbeciler tarafından beyan edilenden çok uzak olduğunu gösteriyor (Kurul’un kayıtlarında bulunan seçim sonuçlarının kağıda dökümünün alt kısmında dökümün alındığı 3 Aralık tarihi ve çok net olarak %49.2 katılım oranı okunabiliyor). Bu şekilde, seçimden dört gün sonra seçim yetkililerinin ellerinde beyan ettiklerinden çok farklı bir sonuç bulunduğu belgeleniyor. Bu gazetecinin büyük emek vererek hazırladığı ve The Real News sitesinde dün yayınladığı haberin videosunu izlemek, altında bulunan yazılı kopyayı gözden geçirmek ve konuya bir de bu bilgi, belge ve gözlemleri değerlendirerek yaklaşmakta fayda var.
 
http://therealnews.com/t2/index.php?option=com_content&task=view&id=31&Itemid=74&jumival=4573
 
videonun bir yorumu için şu siteye de bakılabilir:
 
http://narcosphere.narconews.com/thefield/3660/electoral-fraud-proved-honduras-more-50-percent-did-not-vote
 
VİDEONUN YAZILI KOPYASI:
 
Cumartesi günkü New York Times’ın başyazısında şöyle deniliyordu: ‘geçtiğimiz hafta Honduras’ta yapılan başkanlık seçimlerinin şeffaf ve adil olduğu konusunda tam bir uzlaşı var.” Başyazı, seçilmiş başkan Manuel Zelaya’yı silah zoruyla görevinden uzaklaştıran aynı rejimin “resmi” verilerini bildirmek dışında, uzlaşı içerisinde bulunanların kim olduğuyla ilgili bir bilgi vermiyordu. The Times gazetesi “resmi” darbe verilerine aldanmış dünyanın çeşitli yerlerinden hükümetler, yorumcular ve başyazıları bir araya getirerek haber hazırlıyordu. Ancak bu videonun gösterdiği gibi, sahtekârlığın kanıtı bu süre boyunca sere serpe gözler önünde duruyordu.
 
JESSE FREESTON: 29 Kasım Pazar günü yapılan seçim, kazananın kim olacağından ziyade kaç seçmenin katılacağının merak edildiği eşine rastlanmamış bir seçimdi. Önde gelen başkan adayları Başkan Zelaya’yı deviren 28 Haziran darbesinin destekçileriydi. Bu arada darbe karşıtı direniş hareketi de seçimleri boykot etme kararı almıştı.
 
Kimliği bilinmeyen (altyazı çevirisi): Demokrasi yerle bir edildi. Bu durumda, oy kullananlar yalnızca darbeyi destekleyenler olacaktır.
 
FREESTON: Dünyanın hiçbir ülkesince tanınmayan darbe hükümeti, seçimlere geniş bir katılım olduğunu göstererek uluslararası meşruluk kazanmayı umuyordu.
 
~~~
 
30 Haziran 2009
 
ROBERTO MICHELETTI, Darbe hükümeti başkanı (altyazı çevirisi): Tanrının önünde, hepinizin önünde, yurdun önünde söz veriyorum ki 29 Kasım’da seçime gideceğiz.
 
~~~
 
FREESTON: Ve bunu bir darbe referandumu olarak düzenlediler. Seçimleri boykot hareketini baskı altına alarak, darbe karşıtı medyayı susturarak, gösterileri şiddetle dağıtarak, seçime katılmama propagandası yapanları terör suçu işliyor olmakla tehdit ederek seçime katılım oranını artırmaya çalıştılar. Seçimin galibi Ulusal Parti lideri Pepe Lobo da zafer konuşmasını yaparken katılım oranının önemini vurguladı.
 
PEPE LOBO, [29 Kasım’daki seçimde seçilen başkan] (altyazı çevirisi): Diğer siyasi parti üyelerine teşekkür ediyorum, çünkü sizin oylarınız bu seçimi yasal kıldı ve ona değer kattı. Bu seçimler yalnızca iyi bir katılım sağlanmasıyla kalmadı. Honduras halkının %62’sinin seçime katıldığından söz ediyoruz. Dikkat edin, 2005 yılındakinden %10 daha fazla katılım sağlandı.
 
FREESTON: Bu %62 rakamı seçim gecesi, Seçim Kurulu’nun bilgisayar sisteminin 3 saat boyunca arızalanmasının ardından saat 22.00 sularında belirdi. Dört gün sonra katılım tahmininin yükseldiği konusunda bizi bilgilendiren Seçim Kurulu sözcüsü, seçim genel merkezinin kurulduğu Marriott Otel’in lobisinde The Real News’a konuştu.
 
~~~
 
CARLOS CHACTUR, Resmi görevli, Honduras Yüksek Seçim Kurulu (altyazı çevirisi): Katılımın 3 milyon seçmene ulaşacağına inanıyoruz.
 
FREESTON (altyazı çevirisi): % kaça denk geliyor?
 
CHACTUR: Kayıtlı seçmenin yaklaşık %65’ine denk geliyor.
 
~~~
 
FREESTON (İngilizce): Ancak seçim listelerinin bulunduğu merkezi koruyan M16’lı askerlerin öte tarafında şok edici bir sürpriz bulunmaktaydı. Hemen orada [seçim sonuçlarının gösterildiği] dev ekranda seçmen katılım oranları görülmekteydi: yüzde 49. Bunu teyit etmek için The Real News seçim sonuçlarının kağıda tarihli dökümünü istedi ve gene aynı sonuç görüldü: yüzde 49.2. Bunun üzerine, seçim çizelgeleri konusunda 30 yıllık deneyim sahibi sayımdan sorumlu Leonardo Ramírez Parada’yı arayıp buldum.
 
LEONARDO RAMÍREZ PARADA, Teknik Danışman, Yüksek Seçim Kurulu (altyazı çevirisi): Tamam, şu anki sayım rakamı, panoda gördüğünüz ve aşağı yukarı %50 katılım olduğunu gösteren rakam. Bu değişebilir, hâlâ artabilir, çünkü sayılacak oylar var daha. Ama şimdilik katılım için elde ettiğimiz rakam budur.
 
FREESTON: Öyleyse %62 rakamı nereden çıktı? Seçim Kurulu’nun üst düzey bir yetkilisi kayıt dışında bana, Kurul Başkanı Saul Escobar’ın seçim gecesinde rakamı birden açıkladığını söyledi. Bu yetkiliden kamera önünde konuşmasını istediğimde, ‘öldürülmemi mi istiyorsun?’ şeklinde yanıt verdi. Darbe yönetiminin seçim günü %60’tan fazla Honduraslının oy kullandığı şeklindeki açıklaması, içinde bulunulan durumun büyük ölçüde değiştirildiğinin görülmesi için yeterlidir. Önceden seçimlerin gayri meşru olduğunu açıklamış bulunan hükümetler ise şimdi bunun bir zafer olduğunu düşünüyor.
 
GRAEME CLARK, Kanadalı diplomat: Kanada’nın değerlendirmesine göre, 29 Kasım seçimleri huzurlu ve düzenli bir biçimde gerçekleştirilmiştir. İdeal durum tam olarak sağlanamasa da seçmen katılımının önemli düzeyde olduğuna inanıyoruz. Kanada önemli bir şiddet olayının yaşanmamasından da ayrıca memnundur. Bizim durumla ilgili yorumumuz ve gerçeği değerlendirmemiz bu şekildedir.
 
FREESTON: Ama bu gerçeği bir kez de kendileri kontrol etmek üzere kim olay yerinde bulunuyordu? Dünyanın tüm önemli seçim izleme kurumları- BM, AB, OAS ve Carter Center- seçime katılmayı reddetti. Yalnızca Honduras kuruluşu Hagamos Democracia önemli seçim verilerini topladı. Bu kuruluş ABD tarafından finanse edilen Demokrat Parti ile ilişkili National Democratic Institute (NDI) tarafından organize edilmiş bir kuruluştur. Hagamos Democracia, 1000 oy tablosu örneklemi üzerinden %47.6’lık bir katılım oranı hesapladı. Ama NDI, seçimle ilgili hazırladığı ön raporda bu bilgiyi açığa çıkarmak yerine, aradaki %15’lik farkı görmezden geldi. NDI’nın iki üyesinin de bizzat tanık olduğu, San Pedro Sula’da güvenlik güçlerinin barışçıl göstericilere vahşice saldırısının sözünü bile etmeden, seçimlerin düzenli ve huzurlu bir ortamda gerçekleştiğini açıkladı.
 
~~~
 
FREESTON: NDI, kendisine uluslar arası standartlar ölçüsünde gözlemci misyonu atfedilecek kadar uzun süre ülkede kalmadığını raporda da kabul etti. Aslında, seçim öncesi kapsamlı gözlem gerektiren uluslar arası standartlara göre, seçim için Honduras’ta hiç meşru, uluslar arası gözlemci bulunmuyordu. Ama güvenilir uluslar arası gözlem eksikliğine rağmen, dünyanın en büyük medya kaynakları seçimlere övgüler yağdırdılar. Cumartesi günkü New York Times başyazısı şöyle başlıyordu: “Muhafazakâr lider Porfirio Lobo’nun kazandığı Honduras’ta yapılan başkanlık seçimlerinin şeffaf ve adil olduğu konusunda tam bir uzlaşı var.” The Miami Herald ise hükümetin sahte katılım oranı iddialarını şöyle yorumluyordu: “%60’tan fazla katılım oranı, çoğu Honduraslının devrik Başkan Manuel Zelaya’nın boykot çağrısına kulak asmadığını gösterdi... seçimlerde bir düzensizliğin rapor edilmemesi ve genel anlamda ülkede huzurlu bir ortamın hakim olması seçim sonuçlarının diğer ülkelerce kabul edilmesi gerektiğini gösteriyor.” [Darbecilerin iddia ettiği] bu katılım oranları bilgisiyle hareket eden birçok ülke bu tür yorumlarda bulunmaya başladılar.
 
JOSÉ ENRIQUE CASTILLO BARRANTES, Kosta Ricalı diplomat (altyazı çevirisi): Honduras’a değil, krizi aşmak istediğini oy sandıkları aracılığıyla gösteren halkına yardım edelim. Bu, Honduras halkının seçtiği tek çözüm yoludur. Seçimlere karşı herhangi bir tavır, çözümü ayaklar altına almak demektir.
 
FREESTON: Arjantin, Brezilya ve Venezuela’nın da dahil olduğu birçok Güney Amerika ülkesi, seçimleri tanımama kararlılıklarını korudular.
 
JOSÉ PINELO, Bolivyalı diplomat (altyazı çevirisi): Stratejilerinin amacı anayasal Zelaya yönetimine karşı yapılan darbenin Honduras’ı yönetmeye devam etmesini sağlamaktır. Hiçbir şekilde hükümetim bu amacı kabul etmeyecektir. Bolivya için Bay Lobo’yu tanımak Micheletti’yi tanımakla aynı şeydir. Bu şekilde oluşmuş bir hükümeti tanımak, darbeciler tarafından yönetilmiş seçimleri tanımak anlamına gelir; bu da bu seçimlerin adil, hilesiz ya da yüksek katılımla gerçekleştiğini kabul etmek demektir. Bay Lobo’yu tanımak, 28 Haziran’da silah zoruyla iktidarı ele geçirenlerin 29 Kasım günü özgür seçimlerin gerçekleşmesine izin vererek birden demokrat oluverdiklerine inanmak demektir.
 
FREESTON: ABD seçimlerin galibini tanıyacağı şeklindeki kararını kesinleştirdi.
 
CARMEN LOMELLIN, ABDli diplomat:— buna rağmen, 29 Kasım’da Yüksek Seçim Kurulu ve Honduras halkı oldukça özgür, adil ve şeffaf bir seçim gerçekleştirdiler ve tebriklerimizi de hak ettiler. Rakamlar nihai sonuçları göstermiyorsa da, Honduras’ta yaşayan kayıtlı seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi oy kullandı—.
 
FREESTON: Yanlış rapor edilen rakamın ülke içinde de ses getiren etkileri oldu. Seçimden 3 gün sonra Ulusal Meclis Başkan Zelaya’nın görev süresinin son iki ayını tamamlamaması yönünde bir karar aldı. Meclis’in birçok üyesi darbeye verdikleri desteği kanıtlamak için [darbecilerin iddia ettikleri] katılım oranlarını referans gösterdiler.
 
Kimliği bilinmeyen (altyazı çevirisi): Bir insan Meclis’e kendi düşüncesini ya da inancını açıklamak üzere değil, kendilerini temsil etmesi için ona oylarını veren halkın temsilcisi olarak girer. Çünkü Meclis’te onların sesi yoktur. Bu nedenle çoğunluğun ne istediğinin bilincinde olarak, ki bu Zelaya’nın göreve iade edilmemesidir, bu seçimlerin kitlesel katılımla gerçekleşmesiyle çok gurur duyuyoruz. Kalabalık nedeniyle ilk kez seçime iki saat geç kaldım. Bu yalnızca dünyaya mesaj göndermek isteyen bir halk içinde görülür.
 
FREESTON: %62 katılım oranının uydurma olduğunu belirten haberler, Pazar günü tüm ülkede boş seçim kabinlerinden yayın yapan pek çok Honduraslı radyo muhabiri için sürpriz değildi. The Real News, San Pedro Sula’daki en büyük seçim merkezlerinden birini oy sayımı sırasında ziyaret etti. 21 seçim masasında tek bir seçim gözlemcisi bulunmuyordu. Seçim görevlileri de çok düşük katılım rakamları bildirdiler.
 
~~~
FREESTON (altyazı çevirisi): Bu masada kaç kişi oy kullandı?
Seçim Görevlisi (altyazı çevirisi): 105.
FREESTON: 105 kişi oy kullandı. Kaç kayıtlı seçmen bulunuyordu?
Seçim Görevlisi: 340.
Seçim Görevlisi: 340 kayıtlı seçmenden 119’u geldi.
Seçim Görevlisi: 340 kayıtlı seçmenden 128’i oy kullandı.
Seçim Görevlisi: 340 kayıtlı seçmenden 108’i oy kullandı.
Seçim Görevlisi: 340 kayıtlı seçmenden 116’sı oy kullandı.
Seçim Görevlisi: 120 kişi.
FREESTON: Kaç kayıtlı seçmenden?
Seçim Görevlisi: 340’tan fazla.
Seçim Görevlisi: 111 kişi oy kullandı, bu da %33’e denk gelir.
 
~~~
 
FREESTON (İngilizce): 21 seçim masasını gezdikten sonra, bu seçim merkezinde ortalama katılımın %37 olduğu ortaya çıktı. Ama bir sonraki gün büyük gazeteler San Pedro Sula’da yerleşik vatandaşların “oy sandıklarına akın ettiği”ni yazdı. Başından beri sonuçların sahte olacağını belirten direnişçileri, en çok uluslar arası kamuoyunun, hükümet sözcüleri ve basın tarafından defalarca söylenen ve daha büyük bir yalan olan seçimlerin “düzenli ve huzurlu” biçimde gerçekleştiği şeklindeki sözlere inanması şaşırttı. Bu seçimler, etrafı askeri güçlerce çevrilen yabancı bir elçiliğe sığınan seçilmiş başkanın bulunduğu ve vatandaşlarının çoğunun temel insan haklarının tamamen tanınmadığı bir darbe rejimi altında gerçekleşmiştir. Barışçıl gösterileri şiddetle dağıtarak bir araya gelme özgürlüğünü, darbe destekçilerinin sahibi olmadığı bir avuç medya kaynağını kapatarak ya da ekipmanlarına el koyarak basın özgürlüğünü, sözlerinin içeriği nedeniyle insanları tutuklayarak ifade özgürlüğünü yok saydılar. Darbe karşıtı liderlere işkence edip onları öldürerek bir korku kültürü yarattılar. Bu durum seçimlerin hemen öncesinde, ordu, ülkedeki tüm belediye başkanlarına il ve ilçelerindeki direniş üyelerinin tümünün adını ve iletişim bilgilerini isteyen bir mektup gönderdiğinde daha da vahim bir hal aldı. Gerçek şudur ki: bu seçimler ne adildir ne de huzur dolu bir ortamda gerçekleşmiştir.
 
Jesse Freeston, Tegucigalpa, Honduras, The Real News Network.

 

Yorumlar

Çok güzel ve önemli bir haber

8 Aralık 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 1447

Bu denli ayrıntılı ve bilgilendirici, hazırlamak için uğraş gerektiren bir haberi paylaştığınız için çok teşekkürler. Hangi kılıfa sokarlarsa soksunlar, gerçekleri gizleyemiyorlar, gizleyemeyecekler. Honduras halkı bu kirli oyuna karşı daha çok örgütlenecek ve o topraklarda hep söylendiği gibi örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemeyecek. Saygılarımla.

Sinan

Honduras’ta seçim kurulu sahtekârlığı kabul etmiş

25 Aralık 2009, yazan Ayşe K.,
Yorum no: 1571

Geçen hafta oyların %100.07’sinin (rakam yanlış yazılmadı) sayıldığını, buna rağmen sayım işleminin hâlâ devam ettiğini açıklayan (http://hondurascoup2009.blogspot.com/2009/12/10007-and-still-counting.html) Yüksek Seçim Kurulu, oy sayım işlemi “çalışmalarını”, seçim tarihi olan 29 Kasım’dan yaklaşık bir ay sonra sonlandırabilmiş ve Mercopress’in haberine göre, yukarıda da bir kanıtı sunulan seçim sahtekârlığını kabul etmek zorunda kalmış. Seçime katılmama oranını ya da katılmayanların sayısını belirtmekten kaçınan Kurul, 4.611.211 kayıtlı seçmenden 2.300.056’sının oy kullandığını bildirmiş. Dolayısıyla, seçimin ardından açıklanan %62 katılım oranının ya da dış basın tarafından aktarılan %50’nin üzerindeki çeşitli rakamların doğru olmadığı da Kurul tarafından resmen kabul edilmiş (http://en.mercopress.com/2009/12/24/tribunal-admits-only-49-of-registered-hondurans-voted-on-november-29th). Ne var ki, seçim sonuçları hakkında darbecilerin bir sonraki adımının ne olacağı, daha başka hangi yalanların üretilmek üzere olduğu henüz bilinmiyor. Şu an itibariyle Yüksek Seçim Kurulu’nun resmi web sitesine de erişilemiyor (www.tse.hn).

Öte yandan, darbecilerin muhalifler üzerindeki baskısı da giderek artıyor. Darbe karşıtı halk hareketinin beş temsilcisinin sokak ortasında katledilmesinin (www.mediacoop.ca/story/2232) ardından, geçtiğimiz günlerde direnişçi bir gencin daha öldürülmesiyle (www.hondurasresists.blogspot.com/), 28 Haziran darbesinden bu yana Honduras'ta katledilenlerin sayısının 42'ye yükseldiği, 120 direnişçinin kayıp, 4000 direnişçinin de tutuklanmış olduğu bildiriliyor (www.humanite.fr/2009-12-23_International_A-Tegucigalpa-on-tue-et-le-monde-se-t-ait). 
 

 

 

AdaptiveThemes