Skip to content

Hangi köşe yazarı TKP'ye oy verdiğini açıkladı?

8 Temmuz 2010, ekleyen samata

Sina Koloğlu'nun Milliyet Cadde'deki yazısında aktardığına göre:
NTV’de ‘Basın Odası’nın katılımcılarından Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Yılmaz geçen seçimde hangi partiye oy verdiğini açıkladı. Konu buraya gelmişti. ‘Saklamama gerek yok’ dedi ve oyunu verdiği partiyi açıkladı; TKP.

Kaynak: http://cadde.milliyet.com.tr/2010/07/08/YazarDetay/1260637/ACUN_YARISMACI_OLUNCA

Yorumlar

Ben seyrettim

8 Temmuz 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3809

Hanımla seyrediyorduk. Şaştık kaldık.

'Ben hep TKP'ye veririm, CHP'ye hiç oy vermedim. Kaç kişi olduğumuz belli olsun diye TKP'ye oy veririm' dedi.

Sonra ben küfür ettim. Hanım kızdı, ne küfrediyorsun, Modalılar, Şişlililer, Beşiktaşlılar vermiyor mu sanki diyerekten. Olur mu ya, Tunceli, Iğdır, Rize en yüksek oranlar falan dedim ama...

Emin olmak için dün aradım. Bu durumu daha önce RO Kütahyalı'ya da anlatmış MY Yılmaz. RO Kütahyalının eski bir yazısında vardı.

Ulan Mehmet, oy vereceğine radikalde, milliyette partiye sansür uygulatmasaydın, iki adam gibi solcu çalıştıraydın, daha iyi görürdün kaç kişi olduğumuzu.

Parti bunun oyunu reddetmezse, bir dahaki seçimde ben TKP'ye oy vermeyeceğim. Sayı yanlış çıkmasın, hesap şaşmasın diye. Mehmet Yakup'unkini benimkinin yerine sayın. Hanımı da ikna edeceğim. Ertuğrul Özkök'ün karısının oyu da onun yerine sayılsın.

Umur Talu ve Özdemir İnce de daha önce dolaylı deklare etmişti. Talu'yla aynı yere oy vermekten gurur duyarım, İnce'yle aynı yere oy vermeyi sevmesem de kabul edebilirim, Gülümsün Özkök'ü duymazdan gelebilirim. Ama bu Mehmet Yakup olayı artık garip oluyor.

Evrim-devrim meselesi de zaten midemde hala ağrı yapıyor. Benim algımda bir yanlışlık var sanırım. Ben bunlarla aynı şeyi isteyemem abi.

32 kişinin öldürüldüğü hayata

8 Temmuz 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3811

32 kişinin öldürüldüğü hayata dönüş operasyonunu milliyet gazetesinde "sahte oruç kanlı iftar" manşeti ile veren kişidir.

...

9 Temmuz 2010, yazan k.a.,
Yorum no: 3813

” …Tüm sosyal-demokrat [Marksist] partilerdeki çok küçük ve çok geçici de olsa oportünizme her çarkedişi sadece Rus burjuva demokratları selamlamakla kalmaz. Akıllı bir düşmanın yargısı ancak çok ender durumlarda tam bir yanlış anlama üzerine kuruludur. Bana seni kimin övdüğünü söyle, sana senin hatanın nerede yattığını söyleyeyim!” Lenin, Bir Adım İleri İki Adım Geri, s. 196

Yerinde alıntıya ne denir?

9 Temmuz 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3814

Yerinde alıntıya ne denir? Teşekkür edilir...
Umalım ki "çok küçük ve çok geçici" olsun çarkediş. Umalım ki yanlış kararlardan, insan ve meseleler hakkındaki yanlış değerlendirmelerinden, yanlış olarak tuttuklarından tutmadıklarından, yanlış söylemlerinden bir an önce dönsün. Dönsün de çevresinde şaka gibi oluşan "sivrilikler" temizlensin.

Ama belki de "çok küçük ve çok geçici" değildir; (son zamanlarda soL'daki bazı "yazılar", "yazarlar", çevresine biriktirdiği "elemanlar", yanına yöresine ilişen "yamalar" göstergeleriyle), aktif kitlesiyle birlikte sempatizanlarını/tabanını da başka türlü dönüştürmek istediğini ifade ediyordur belki; o zaman söyleyecek bir şey olmaz. Ben övmekten vazgeçerim ki "hatasının" nerede yattığını görmekte zorlanmasın, zorlanmayalım. Nihayetinde, tutarlı ve kapitalist ilişkilerden en az etkilenmiş bütünlüklü bir sosyalist yapıdır ihtiyacımız olan, güvenebileceğimiz, birlikte hareket edebileceğimiz, arkasında durabileceğimiz. O talihsiz durumda, maalesef ki herkes kendi yoluna...

...

9 Temmuz 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3816

Yazık bu genellemeler, sanırsınız Mehmet Efendi bütün mesaisini TKP'yi gittiği "kötü" yolda cesaretlendirmeye harcıyor. Adam çıkıp bir açıklama yapar, sonra burada ve her yerdeki pür devrimci arkadaşlarımız, "TKP kendine oy verenlere mukayet olsun" veya "TKP zaten bu burjuvaları örgütlemeye çalışıyor" diye hareketlenir. Peki her şeyi geçelim, sizin bu püripak devrimciliğiniz, politikasızlık mı dayatıyor? Devrimci siyasal hareket kendi meşruiyetini kurmamalı mı? Dışarıdan izleyip sürekli hangi düzen dışı hareketin nerede durduğunu tayin etmeye tüm enerjinizi mi harcamalısınız? TKP'nin Mehmet Efendilere doğru bir açılım yaptığını nereden çıkardınız? Açıkçası söylenip duruyorsunuz, söylenip durma hiçbir şeyi değiştirmez. Ve benim gözlemlediğim, süper devrimci arkadaşların iki adım geri gittikten sonra, iki adım daha geri gittiği...

Alıntıyı yanlış yorumladınız

9 Temmuz 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3823

Alıntıyı yanlış yorumladınız sanırım sayın 3816. ziyaretçi. Yorumları da yanlış yorumlamışsınız. Parti Mehmet Beyleri kendisini övmesi için kasıtlı teşvikte bulunmayabilir, onlara doğrudan bir açılım yapmayabilir, Mehmet Beyleri örgütlemeye çalışmayabilir. Fakat "çok küçük ve çok geçici" olup olmadığı tartışmasını bir kenara bırakacak olursak, halihazırdaki hatalarıyla revizyonizme, bilinçli ya da bilinçsiz, açtığı kapıdan, Mehmet Beyler ve daha önemlisi fikirleri içeri sızarlar.

Şimdi size burada bahsetmeyeceğim kuramsal alanda da tahrifata yol açan vede onu tetikleyen, bilinçli mi bilinçsiz mi olduğunu benim de bilemediğim tercihler ve hatalar için nereden örnek versek iyidir? MK'dan mı, Nazım akademideki, bir komünist partinin böyle önemli bir işinde, Nazım isminin geçtiği, amaçları "Marksist yöntemin araçları üzerinde yetkinleşmek, sınıf mücadeleleri ile şekillenen tarihi bilmek..." olarak duyurulan bir bilim okulunda, bulunmaması gerekirken nasıl olduysa orda bulundurulan kişileri tercihlerinden mi, arka çıktıkları (ama eleştirilmesine türlü şekillerde kesin sınır çizdikleri) kimi yazarlardan mı, Kılıçdaroğlu'na o içerikte bir mektup yazan iradeden mi?.....Ben bunları tek tek sıralayıp da takip ettiğim partinin hatalarının ayrıntılarını bu ortamda yazıya dökmeyeceğim ama siz, lafızlara boş verip bunları incelerseniz, soruşturursanız gereken bilgiyi alırsınız. Bu göstergeleri değerlendirip değerlendirmemek size kalmış.

Şunu da yapmayın lütfen, "süper devrimci" takıları falan hoş değil. Düşmanca eleştiri değil bunlar. Ben de parti ya da bir komünist oluşumun düşmanı değilim. Memleketimde komünist parti adını taşıyan oluşumun yaptığı yanlış yönelişlerin üzüntüsüyle yazdım. Bizi suçlamak bir şey kazandırmaz, " iki geri adım attıktan sonra iki geri adım daha atan solcular", "dışarıdan" eleştirmek zorunda kalan solcular varsa bu ülkede, bununla da övünmek değil bir komünist partinin işi, bunu açıklamak, sorumluluğunu görmek zorunda. Hep bize saldırılıyor yakınması ve bunun bir övgü kaynağı haline getirilmesi de kabak tadı veriyor artık. Size de bunu hasır altı edeceğinize, devrimci uyanıklığınızı açıkça görülen bu hataları saptamak ve bunların üzerine gitmek için kullanmanızı tavsiye ederim.

Eser. (3814)

Tirt

10 Temmuz 2010, yazan EmrahKartaL,
Yorum no: 3838

"Şimdi size burada bahsetmeyeceğim kuramsal alanda da tahrifata yol açan vede onu tetikleyen, bilinçli mi bilinçsiz mi olduğunu benim de bilemediğim tercihler ve hatalar için nereden örnek versek iyidir? MK'dan mı, Nazım akademideki, bir komünist partinin böyle önemli bir işinde, Nazım isminin geçtiği, amaçları "Marksist yöntemin araçları üzerinde yetkinleşmek, sınıf mücadeleleri ile şekillenen tarihi bilmek..." olarak duyurulan bir bilim okulunda, bulunmaması gerekirken nasıl olduysa orda bulundurulan kişileri tercihlerinden mi, arka çıktıkları (ama eleştirilmesine türlü şekillerde kesin sınır çizdikleri) kimi yazarlardan mı, Kılıçdaroğlu'na o içerikte bir mektup yazan iradeden mi?.....Ben bunları tek tek sıralayıp da takip ettiğim partinin hatalarının ayrıntılarını bu ortamda yazıya dökmeyeceğim"

Bahsetmeyecegini soyledigin neler merak ettim. Takip etmek derken, dedektif misiniz? Hele ki yazinin devaminda belirttigin "irade elestirisini" de bize bagislarsan o kadar sevinirim ki...

 Yazar k.a'ya da alinti yapmis ben de yapayim ne olacak ki? "Latince "masturbare=(elle bozmak)" fiilinden türemiştir. Günümüzde de kisinin kendi kendini doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir" http://www.eglendir.com/masturbasyon.html

aferin

11 Temmuz 2010, yazan k.a.,
Yorum no: 3842

Aktardığım alıntı birilerinin sinirini ciddi olarak bozmuş sanırım. Konuyu doğrudan kendi seviyesine uygun bölgelere indirmiş bir arkadaş. Normaldir herkes sınıfsal-ideolojik konumuna göre olayları yorumlar....

'dedektiflik' degil de azicik izan lazim.

14 Temmuz 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3868

SoL,Gelenek ve diger parti yayinlarini okuyoruz, projelerini ogreniyoruz, gundemini ve tartismalarini izliyoruz, bazi calismalarına, etkinliklerine katiliyoruz, degerlendiriyoruz, yorumluyoruz...bu- nasil bir seyse o- 'dedektiflik' mi oluyor? yapmayalim mi bundan boyle?

hersey ortada, adres verilmis, merak ediyorsaniz- ki etmelisiniz- sorun sorusturun, bilmiyorsaniz duymamissaniz arastirin, sorgulayin. Nasil olabiliyor diye sorun. Ama 'usttekiler' nasil olsa dusunurler ve yanlis yapmazlar diye dusunuyor, kimsenin elestirisine aldirmiyorsaniz savununuz da siyasetiniz de ancak alintinizin (eglendir.com'daki) kalitesine benzeyecektir, daha uzun zaman cevrenize ve elestirilere bu kadar geri bir tavirla, polisiye merakinizla, bakmak ve cevap vermek zorunda kalacaksiniz demektir. Yazik...Uzulmemek elde degil...

Uzgunum ancak ben ortada bir

14 Temmuz 2010, yazan EmrahKartaL,
Yorum no: 3873

Uzgunum ancak ben ortada bir eleştiri göremedim üstelik paragraf da alıntıladım. Kısa geçişlerle belirttiğiniz sorular var. Hepsi bu... Dedim ki, açıklayamayacağınız şeyler nelerdir? Bu kadar kolay öğrenilebilen bilgiler ise neden açıklamıyorsunuz? Bunu merak ettim sadece.

 

 

AdaptiveThemes