Skip to content

Erdoğan 'olay yaratan' sözlerini İBDA-C ve Mirzabeyoğlu’ndan alıyor

18 Ağustos 2010, ekleyen Ali Mert

Türkiye’de “siyasal islam”ın köktenci örgütlerinden İBDA-C ve lideri Salih Mirzabeyoğlu, Başbakan Erdoğan’ın son dönemdeki “olay yaratan” sözlerinin esin kaynağı gibi. Başbakan'ın, referandum için TÜSİAD’a “Evet” çağrısı yapıp “aba altından sopa gösterirken” kullandığı, “Bitaraf olan Bertaraf olur” sözleri, İBDA-C’nin eski yayın organı, Taraf dergisinin mottosu idi; “Taraf olmayan bertaraf olur” derlerdi. Dergi ve motto hâlâ yerinde duruyor mu diye bakayım dedim, şimdi iki ayrı dergiye dönüşmüş olduğunu fark ettim: Baran Dergisi (mottosu, “ya bizdensin, ya onlardan”) ve Furkan Dergisi (mottosu, “denizler durulmaz dalgalanmadan”). Baran’ın mottosu eski Taraf’a yakın sayılır! Bunun dışında Altay Derneği, Aylık Dergisi, İBDA Yayınları, Anadolu Haber Günlüğü ve Büyük Asya gibi “dost linkler” de mevcut. İsim değiştirildiği ve “Taraf” adı “dost ve müttefik” başka bir kuruma geçtiği için olsa gerek, artık eski  motto yok ama başka bir başbakanlık “esin”ine  denk geldim.   

                                   

Furkan’da, Başbakan’ın son dönemde sarf ettiği bir başka sözün de “İBDA mimarı Salih Mirzabeyoğlu”na ait olduğu şu şekilde belirtilmiş:

• Başbakan internet toplantısında “BIÇAKLA EKMEKTE KESERSİNİZ CİNAYETTE İŞLERSİNİZ” demiş… İBDA-C lideri Salih MİRZABEYOĞLU’nun lâfıdır bu.
• Mirzabeyoğlu savunmasında “Ben bıçak yaparım. O bıçakla isteyen ekmek keser isteyen adam keser” demişti yıllar önce…
•Başbakan’ın Mirzabeyoğlu’nun bu sözünü bilmemesi imkânsız. Aynı argümanı kullanması ilginç… (http:/twitter.com/cengizsemercioğlu)

Bu birkaç satırda, okunması gereken UNSUR ÜSTÜ MÂNÂ idrak edilemezse boşverin gitsin… Ama, unsur üstü mânâ diline âşina olanların, bu satırlardan anladıklarıyla neler yaptıkları, yapabilecekleri ehline âşinadır. DEVAM İNŞALLAH.
HADİSELER, ZAMAN’IN RUHUNDA KÖK’LERİYLE İŞTİBAK HALİNDE. 
İştibak: Örülme, örgülenme. Karışma, birbirine geçme.

Kaynak: http://www.furkandergisi.com/index.php/tr/furkan-dergisi

Öte yandan, İBDA-C çevresi referandumda da “Evet” diyormuş. “Dost linkler” arasında yer alan “Büyük Asya”da ise sert bir şekilde “Hayır” denmiş. Furkan’ın “Evet” gerekçelendirmesi bir hayli ilginç:

Basit itiş kakışların fikir nisbetimize halel getireceğini iddia edebilecek kim var ki? Bu garantili tavır içinde, KAZ GİBİ olmamak şartıyla maslahatları gözetici olmak politikamız gereğidir ve bu gereklilik asla özümüzü törpüleyici bir hâl ifade etmez, etmemelidir.

“Küfrün kaynağını bilmeyen hakîki îmana eremez”, hikmetinden mülhem söyleyelim: Şu veya bu maslahata binâen şu veya bu yanlışa düşenlerin, her şeyden önce hamlelerindeki nefs atraksiyonlarına dikkat etmeleri zarurîdir. Hiçbir îzâhın tutarlı olmaması hâlinde; canım böyle istedi kolaycılığı ile mevzuu geçiştirmek, hâliyle dava adına suç teşkil eder. Ve; bu tür suçların artması ideolojik sapmaları beraberinde getirir.

Bu ve buna benzer düşüncelerin gereği olarak, zaman ve mekân analizlerinden yola çıkarak, referandum tercihimizin EVET olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Zîra “zıplamak”la, “Su gibi keyfiyete mâlik olmak” arasında dünyalar kadar fark olduğunu bilenlerdeniz.  Sühunetle yol almanın biraz da fikrin letâfetine bağlı olduğunu  azda olsa idrâk edenlerdeniz. Bu sebeble, ne yaptığımızın farkında olarak yol alma gayretimiz, bu sefer de inşallah yanılmadığımızın teminatıdır.

Bugüne kadar millet aleyhine birikmiş kanunların, eksik bir hamleyle de olsa tepelenecek olması, tepeleyenler şahsında milletin kazancı olarak tecellî edecektir. Bundan kuşkumuz yok. Bu sebeble, şu veya bu eksikliği bahane göstererek hayır demenin tutarlı bir mânâsı olmadığına inanıyor; EVET diyoruz.

Kaynak: http://www.furkandergisi.com/index.php/tr/furkan-yazilari/1095-referandum-oyumuz-evet

 

Yorumlar

Onlar aynı değil ayrı çizgiler

18 Ağustos 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4244

Baran ve Furkan aynı kökten olsa da çizgide dergiler değiller. Ayrılıkları aşağıdaki yazıda anlatılıyor.
http://www.odatv.com/n.php?n=ergenekon-davasi-ismailaga-cemaatini-boldu-...

Cübbeli Ahmet Hoca misal Baran'a yakın ve hiçbir Amerikancı dinciden duyamayacağınız laflar da ediyor. Örneğin İsrail protestoları sebebiyle, üstelik de kalabalık bir toplantısında, dinleyicilerine '“Bazı solcu arkadaşlar da Filistin davasına sahip çıkıyorlar. Evvelden beri Filistin’e sahip çıkıyorlarmış. Yine sahip çıktılar. Teşekkür ediyorum onlara ama inşallah onlar da Allah yolunda niyaz ederler. Bu arkadaşlar Filistin’deki ve dünyanın farklı yerlerindeki zulüm gören insanlara acıyorlar. Allah da onlara acısın”' diyebiliyor. Fethulah Gülen'e 'şuursuz' diyebiliyor. Bkz:
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/cuppeli-den-fethullah-a-suursu...

Bu yüzden de liberallerin hedefi oluyorlar:
http://haber.sol.org.tr/medya/tarafin-cubbeliyle-derdi-haberi-24864

Bunlar bir yana, İBDA odur budur, gelse o solcuları daha fazla ezer, keser (Cübbeliye bakarsak kesmeyebilir de gerçi) ama AKP ile, Tayyip ile alakasını kurmak olacak iş değil. Hele bunları Taraf gazetesi ile ''dost ve müttefik'' göstermek resmen ayıptır. AKP'nin bunlara gram sempatisi olsa Mirzabeyoğlu çoktan hapisten çıkardı. Israrla içerde tutulan kaç siyasi islamcı var memlekette? Türkiye'de anti-emperyalist diyebileceğimiz yegane islami çizgi ile AKP'yi birbiriyle alakalandırmak ikisinde de şeker var diyerek üzüm ile rakıyı bir tutmaya benzemiş. Böyle kaba benzetmeleri Tayyip yapabilir ama biz daha ince düşünebiliriz sanıyorum.

Onları sevmeyebiliriz ama böyle gerçek olmayan isnatlarla vurkaç yaparak mücadele edemeyiz. Beğen beğenme, birgün Irak haline düşersek, bulunduğumuz cephede bunlardan da olacak. Irak konusundaki tavırlarından, ABD karşıtı tutumlarından kolayca anlayabilirsiniz.

Ayrıca: 'Taraf olmayan bertaraf olur' lafı da diğer bazı laflar gibi eski Taraf dergisinden çook önce de vardı. Bahsi geçen ekol böyle güzel lafları hatırlamakta, bulmakta ve kullanmada ustadır. Güzel laftır. Ben de kullanırım. ''Falanca sovyet filminde devrimci işçi iki sınıf var, sen hangisindensin der'' diye anlatmaktan daha etkilidir bu lafı kullanmak.

evet hayır furkan baran

18 Ağustos 2010, yazan Ali Mert,
Yorum no: 4245

o halde, biraz karışık olacak ama, mirzabeyoğlu'nu lider/mimar kabul eden furkancı ve "eski taraf"cı kanat, evet'te erdoğan'la ve "yeni taraf"la birleşirken ve erdoğan'ın bazı sözlerini mirzabeyoğlu'ndan aldığını beyan ederken, mirzabeyoğlu'nu lider/mimar olarak kabul eden (furkan'ın "dost link"i)  barancı ve "eski taraf"cı kanat, muhtemelen hayır diyordur, erdoğan'ın bazı sözlerini mirzabeyoğlu'ndan almasına herhalde itiraz ediyordur ve "yeni taraf"la bir alakası yoktur diye düzeltelim.  

"taraf olmayan bertaraf olur" sözünü nietzsche'ye götürmeye kalkanlar da var ama bu topraklarda neredeyse özdeşleştiği "oluşum" ibda'dır sanırım. 

 

 

AdaptiveThemes