Skip to content

Ekmeğimiz ve geleceğimiz aptallarla şarlatanların elinde!

24 Ekim 2009, ekleyen Erkin Özalp

Zenginler neden zengin? Başkalarından çok çalıştıkları ve daha zeki oldukları için mi?

Zenginlerin büyük çoğunluğunun başkalarından çok çalışmadığı, tam tersine, çok çalışanların sırtından zenginleştikleri biliniyor.

Ya zeka düzeyleri? Referans gazetesinin bugünkü manşet haberi, zenginlerin zeka düzeyine ışık tutuyor. Medyumlar ve astrologlar, iş dünyasının yeni danışmanları ("yaşam koçları"!) olmuş.

Aslına bakılırsa, zenginlerin ve üst düzey yöneticilerin zeka düzeylerini anlamak için, onlar için yazılan kitaplara ve makalelere bakmak yeterli. "Guru" diye anılan ve "eğitim" adı altında bir iki saat konuşmaları için tonla para ödenen şarlatanların anlattıklarına da bakılabilir...

Ama onlar, hiç olmazsa, "iyi bir lider empatik olmalıdır" türünden az da olsa "işe yarayabilecek" bazı şeyler söylüyor... Medyumlarla astrologların bu tür bir yararı da yok.

İnsanlığın binlerce yıllık birikiminin ürünü olan toplumsal varlıklarımız aptalların elinde olduğu için, ekmeğimiz ve geleceğimiz de onların elinde. Ve Referans'ın haberini okuyunca bir kez daha anlıyoruz ki, ekmeğimiz ve geleceğimiz, şarlatanlara emanet edilmiş durumda.

"Özel mülkiyet" savunuculuğu yapmak için, ya zenginlerden daha aptal ya da medyumlardan ve astrologlardan daha şarlatan olmak gerekmiyor mu?

* * *

REFERANS'IN HABERİ: 

'Ekonomistler neden küresel krizi önceden tahmin edemedi?' sorusu küresel ekonomi aracılığıyla dünyayı dolaşırken, krizi önceden tahmin eden 'medyumlar' iş dünyasının yeni danışmanları haline geldi.

Yıl 2006... Bankaların kar rekorları kırdığı, borsaların yıldızının parladığı, dev yatırımların gündeme geldiği, istihdamın arttığı bir dönem... İki aykırı ses dünyanın dikkatini bambaşka bir yöne çekti.

New York Üniversitesi öğretim üyelerinden iktisatçı Prof. Nouriel Roubini ve adı Marc Cerbere olan Fransız bir falcı, büyük bir krizin kapıda olduğunu söylüyordu. Roubini'nin adı "Yüzyılın krizi geliyor" açıklaması ile 'kahin'e çıkarken, Fransız falcı Marc Cerbere de "2008 ile 2010 arasında dünya, tarihin en büyük depresyonunu yaşayacak. Finans sisteminin temelleri sallanacak. Çünkü Satürn ve Uranüs gezegenleri karşı karşıya gelecek" diyordu.
Her ikisinin de söyledikleri çıktı. Dünya 'Böylesi ancak yüz yılda bir görülür' denilen bir kriz ile karşı karşıya kaldı.

Şimdi büyük küçük ekonominin tüm aktörleri, küresel krizin yarattığı yeni düzende nasıl ayakta kalacağının ya da fırsatları yakalamanın derdinde.

Bundan sonra ne olacak? Dünya ekonomisini dolayısıyla Türkiye'yi nasıl bir gelecek bekliyor? Ayakta kalabilmek için nasıl bir strateji izlemeliyim? Ya da yeni dönemde daha güçlü olabilmek için ne tür adımlar atmalıyım?

Herkes bu soruların cevabını merak ediyor. Bunun için de kimi ekonomistlere, kimi akademisyenlere, kimi de sıradışı bir yola medyumlara, astrologlara başvuruyor.
Medyumlar ve astrologlar iş dünyasının "gizli yaşam koçları" haline geldi. Artık ihale, yatırım, ortaklık, satın alma gibi kritik kararlar öncesinde gizli yaşam koçlarının kapısı çalınıyor.

Gelen danışmanlık taleplerine yetişmekte zorlanan medyumlar ve astrologlar, iş adamlarının özel uçakları ile şehirler ve ülkeler arasında mekik dokuyor.

JP Morgan bile astroloğa danışıyor
Medyum ya da astrologlardan danışmanlık hizmeti alınması küresel krize mahsus bir olay değil. Kritik dönemlerde iş yoğunluğu artan bu danışmanlar, yıllardır dünyada pek çok kurum ve şirkete yardımcı oluyor. Ronald Reagan, Margaret Thatcher gibi liderlerin bile kritik kararlarda astrologlara danıştıkları biliniyor. Özellikle Avrupa ve ABD'de pek çok şirket, kurumsal astroloji alanında uzmanlaşan astrologlardan danışmanlık hizmeti alıyor. Walt Disney, U.S. Steel Company, Great Northern & Pacific Railroad, J.P. Morgan, Wall Street, HSBC gibi global ölçekli şirketlerin İK departmanları, personel alımlarında astrologlarla işbirliği yapıyorlar.

Eski bir bankacı olan ve 10 yıldır profesyonel olarak astrolog olarak çalışan Hakan Kırkoğlu da bunu doğruluyor.

"Profesörlerden, iş adamlarına kadar danışmanlığını yaptığımız birçok kişi var" diyen Kırkoğlu, şöyle devam ediyor:

"Astrolojinin milattan önce 5000'li yıllardan günümüze gelen bir geleneği ve tarihçesi var. Çıkışına baktığımızda krala ne olacak, savaş olasılığı var mı, kıtlık olacak mı gibi pratik dünyasal sorulara yanıt bulmaya çalışmış. O zaman kralların da pek çok astrolog danışmanı vardı. Bakıyorsunuz ekonomistler geleceğe yönelik tahminlerde bulunuyor. Enflasyonu, doları, büyümeyi tahmin etmeye çalışıyorlar. Astroloji kadar geçmişi olan ve kendi içinde bu kadar uzmanlaşmış bir alan niye tahmin etmesin. Bu yabana atılacak bir şey değil. Astrolojinin içerisinde finansal astroloji başlığında bir bölüm de var. Bu 20. yüzyılda finansal piyasaların derinleşmesiyle ortaya çıkan, ülkelerin ekonomilerindeki inişleri-çıkışları, büyüme ve daralmaları belirleyen, dünya olayları, politika ve sosyal değişimleri içeren bir dal. Bundan sonra dünyadaki kriz ve depresyon çok uzun yıllar devam edecek. Ekonominin alacağı şekil kaynakları iyi kullanmaya, daha tedbirli ve tasarruflu olmaya davet edecek."

Londra'daki Faculty of Astrological Studies'i birincilikle bitiren ve finansal astroloji konusunda uzman Hakan Kırkoğlu, ABD'nin en büyük bankalarından JP Morgan'ın bile astrologların bilgisine başvurduğunu anlatıyor. Kırkoğlu, "JP Morgan'ın bir de sözü vardır: 'Astrolog kullananlar ve onlardan yardım alanlar milyarder olur" açıklamasını yapıyor.
Kimi iş adamının ve siyasetçinin sürekli kiminin de yılda birkaç kez bu tarz bir danışmanlık hizmeti aldığını söyleyen Kırkoğlu, kurduğu Göklerin Bilgeliği okulunda eğitim alan doktorlar, avukatlar, bankacılar, iş adamları olduğunu anlatıyor.

Zimmetine para geçiren yöneticiyi yakaladım
Geçmişten günümüze krallar ve padişahlardan, sıradan insanlara kadar kadar herkesin manevi diğer adıyla Havas ilminden faydalandığını söyleyen Medyum Memiş de özellikle iş ve siyaset dünyasının kapısını çaldığı uzmanlardan biri. 28 yıldır bu işin içinde olduğunu ve birçok yabancı ve Türk devlet başkanlarına, siyasetçilere, iş adamlarına danışmalık verdiğini söyleyen Memiş, şöyle devam ediyor:

"İş adamları yeni yatırımlar, ihaleler, ortaklıklar, yönetici alımlarından önce bu konuda danışmanlık almak için başvuruyor. Yıllardır benim yönlendirmelerimle hareket eden iş dünyasından isimler var. Kimilerine siyasete girmemesi gerektiğini işinde büyümesini, kimilerine şirketine ortak almamasını öneriyorum. Danışmanlık yaptığım isimlerin yüzde 50'si yabancı yöneticiler.

Örneğin bir İngiliz iş adamı, İskoçya'da ki şirketine beni davet etti. Yaklaşık 10 yıldır bana danışır. Yanında çalışan bir müdürünü hemen işten çıkartmasını söyledim. O kişiyi araştırmaya aldılar, yüklü miktarda bir parayı şirketin kasasından, kendi hesabına geçirdiği ortaya çıktı. Türkiye'de tanınmış bir işadamı da bir ihale için bana danıştı. İhaleye girme, sonunda kan görüyorum dedim ama yine de girdi. Gerçekten de sonunda kan oldu. İhale yüzünden birbirlerini kurşunladılar. Daha fazla detay vermiyorum çünkü kim olduğunu anlarsınız."

TÜRKİYE'Yİ NELER BEKLİYOR?
"Önümüzdeki dönemde Türkiye nelere gebe?" Biz de bu sorunu cevabını röportaj yaptığımız medyum ve astrologlara sorduk. Profesyonel astrolog Hakan Kırkoğlu, Medyum Memiş ve bir de halkın içinden bir medyum olan Duygu Baktaş'tan aldığımız değerlendirmelerin ardından ekonomistlerin de kapısını çaldık. İşte değerlendirmeleri ile iş dünyasına ışık tutan her iki kesimden görüşler...

HAKAN KIRKOĞLU
2010 ve 2012'de büyük fırtına kopacak
Uygarlık krizine girildiğini herkesin daha nasıl ekonomik olunacağını öğrenmek zorunda kalacağına dikkat çeken Astrolog Hakan Kırkoğlu, şu değerlendirmeleri yapıyor:

"2010 Mayıs'tan itibaren Uranüs Koç burcuna girecek. 2012 yılında da Uranüs ve Pluton kare yapacak. Bu durum inanılmaz büyük sosyal fırtınaların olduğu, dünyayı etkileyebilecek dönüşümlerin, sosyal baş kaldırıların olabileceğini gösteriyor. 2010 keskin gelişmelerin ve ani olayların gerek ülke, gerekse uluslararası gündemi birden değiştireceği bir yıl olacak. Bu yıl 29 Ekim'den başlayarak iç işlerinde, iç huzurumuzu ilgilendiren konularda sert testlerden geçeceğiz. 1 Kasım'dan itibaren ülke yönetimini ilgilendiren konularda basiretli davranmak gerekecek.

15 Ocak'ta gerçekleşecek olan güneş tutulması özellikle dış ilişkiler, anlaşmalar ve diplomasi açısından kritik bir döneme işaret ediyor. 11 Temmuz'daki güneş tutulmasında ise özellikle iç işlerine, halkın tepkisine, milli duygulara önem vermek gerekecek.

20 Mart 2009 sonrasında Türkiye'nin gündeminde hedefler daha rahat kontrol edilebilir hale geliyor. Dış etkilerin getirdiği rüzgarları daha iyi değerlendirebileceğiz. Bu yıl risk, cesaret gerektiren konular ve askeri gücümüzü ortaya koyabileceğimiz durumlarla karşılaşabiliriz.
Milliyetçilik teması, artan iç gerginlikler, 23 Aralık-20 Ocak, 20 Mart-20 Nisan ve özellikle 21 Haziran-22 Temmuz dönemlerinde kutuplaşmayı sertleştirebilir.

Finansal alanda, özellikle kamu dengesi ve bütçe açıkları açısından Ekim'den başlayarak, 10 Mart'a kadar sürecek olan dönemde daha önlemci ve kontrollü olmak gerekiyor. Özellikle 20 Aralık-10 Mart arasında ekonominin dümeninde sağlam durmak gerekiyor. 4 Mayıs-8 Temmuz arası ülke huzuru açısından daha yorucu ve yıpratıcı olabilir. 8 Eylül 5 Kasım tarihleri arasında ekonomi yönetimi ve dış ilişkiler açısından zorlayıcı, deprese edici olabilir.

ABD'nin ekonomisi daha da zayıflayacak. Dolar değer kaybedecek. Kapitalist düzen asla eskisi gibi gündeme gelmeyecek. Farklı bir sistem geliştirilmesi gerekecek.

MEDYUM MEMİŞ
Türkiye'deki sıcak para dışarı gidebilir
ABD, İngiltere, Danimarka, Rusya, Japonya, Irak, Fransa, Avusturalya'da sık sık görüştüğü iş adamları olduğunu söyleyen Medyum Memiş, geçtiğimiz ay bir hafta sonu İngiltere'ye iki finans şirketine danışmanlık vermek için gittiğini açıklıyor. İki finans şirketinin de yapacağı yatırımlar öncesinde strateji belirlemek için başvuruda bulunduğunu ifade eden Medyum Memiş, "Doğrudan ne tür yatırımlar yapmaları gerektiği konusunda bilgi almak istiyorlar. 'Hangi hisse senedini alalım. Hangi ihaleye girelim' diyorlar" açıklamasını yapıyor. Memiş'in 2010 değerlendirmeleri ise şöyle:

"2010'un sonundan itibaren ticari hayatta ufak çaplı düzelmeler söz konusu olacak ama 2011'de döviz artışları olacak ve bu zorlayacak. Açılımlarla ilgili istenilen sonuçlara kolay kolay ulaşılamayacak. Karışıklık görüyorum. Bu yüzden önümüzdeki dönemde Türkiye'deki sıcak para dışarıya gidebilir. 2012'den itibaren ekonomik anlamda yavaş yavaş başımızı kaldırmaya başlayacağız. İnsanlar rahatlayacak ve yeni yatırımlar yapmaya başlayacak."

DUYGU BAYTAŞ
Dolar rayına oturacak güvenmekte fayda var
Asıl mesleği çocuk gelişimi olan ve 4 yıl boyunca ana okullarında öğretmen olarak görev yapan Duygu Baytaş, kamuoyunun çok tanımadığı bir isim. Ama onun da müdavimleri arasında işadamları, borsacılar, sanatçılar ve sıradan insanlar var.

Kendisine danışanların yaşlarının 20 ila 80 arasında olduğunu belirten Baytaş, "Paradan, hisse senetlerinden, ekonomiden anlamam. Ama bu tür sorular için gelenler için bir şey görebiliyorsam yanıtını söylüyorum" diyor.

Baytaş'ın 2010'a ilişkin değerlendirmeleri ise şöyle:

"2010 yılının mart ayından sonra Türkiye ekonomisinde ufak ufak düzelmeler olacak. 2010 Ocak ayının 21-22'sinden sonra yabancı yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisinin de kıpırdanmalar olacak. Yeni yatırımalar için hazırlıklar başlayacak. Dolar 2010'da rayına oturacak ve yükselmeye başlayacak. Dolara güvenmekte fayda var.
Türkiye'nin 2010 gündeminde büyük bir felaket ye de iç savaş görünmüyor. Ancak hükümetin açılımları çok karmaşık. Öyle kolay kolay çözülmeyecek."

Yahoo astrologları da mesai başında
İnternet üzerindeki büyük soru bankalarından "Yahoo answers" da finansal kriz ve astroloji ile bir çok ilginç soru bulunuyor. Genelde "Astrologlara göre finansal krizin ne zaman bitecek? veya "Astrologlar bu krizi neden öngöremediler?" sorularının muhattabı ise yine astrologlar. Bir tanesi bu soruya şöyle cevap veriyor: "15-16 Ekim tablosunu gördüğümde ay ve güneş arasında büyük bir çatışma olduğunu gördüm. Lilitih (Asteroit) yay takım yıldızının ikinci evindeydi ve çok şüphelendim. Ve tam saat 6'da Lehman Brothers çöktü" diyor. Bir diğeri ise Hintli astrologların "shravan" ayında iki eklips gözlediklerimi ve bunun normal olmadığını ve hint halkını doğal olmayan şeyler konusunda uyardıklarını hatırlatıyor. Bir diğer astrolog ise 2010'un ocak aynıda bir eklips hareketinin gözleneceğini, buna göre beklenmedik gelişmelerin olabileceğini söylüyor. Gelecek konusunda ise kararsızlar. Çünkü durum çok karışık ve gezegenler ile borsa birbirleriyle uyum halinde çalışmıyor."

Kaynak: http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=131494

 

 

AdaptiveThemes