Skip to content

Dosya: Enerji Sorunu ve Sosyalizm, Beşinci Bölüm: Sosyalizm ve Enerji

9 Mayıs 2010, ekleyen dalkan

Türkiye'nin enerji politikalarını  ve sosyalizm'de enerji sorununu tartışan bir yazı dizisinin beşinci bölümü...

Dördüncü bölüm:http://www.haberveriyorum.net/haber/dosya-enerji-sorunu-ve-sosyalizm-dorduncu-bolum-kuresel-isinma-ve-yasal-duzenlemeler

Dizinin son yazısına geldik, bundan sonra enerji veya çevre sorunuyla, küresel ısınmayla filan bir süre başınızı ağrıtmam artık. Serinin bundan önceki 4 yazısı için daha çok nesnelliğin tarif edilmesiydi denilebilir. Yani o kadar laf kalabalığının tamamı bu yazı daha doğrusu tartışma içindi. Bu kez önceki yazılarda olduğu gibi çeşitli bilimsel verilerle canınızı sıkmayacağım. Kısaca sosyalizmde enerji ve çevre sorunu ne halde, konuya dair neler yapılıyor sorularının cevaplarını aramak için Küba’ya gittikten sonra konuyu tartışmaya açacağım.

La Revolucion Energetica (Enerji Devrimi)

Küba’ya dair pek çok şey yazılıp çizildi ancak sanırım ne dostun ne düşmanın (kendilerinden böyle bir beklentimiz olmasa da) çok fazla üzerinde durmadığı bir nokta Küba’da 2006 yılında gerçekleştirilen büyük enerji devrimi oldu. Avrupa’da son yıllarda sürdürülebilirlik diye bir kavram ortaya çıktı ve özellikle çevreciler tarafından çok sahiplenildi. Sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma gibi kavramlar en moda kavramlar halini aldı ama sürdürülebilirlik denilen kavrama anayasasında ilk olarak yer veren ülkenin, Küba’nın adı hiç anılmadı.

Küba 1991 yılından beri iklim değişimlerinin etkileri üzerinde titizlikle çalışıyor ve Fidel 92 yılında yaptığı konuşmasında  eğer insanlığın, kendisini yok etmekten kurtarılması isteniyorsa, gezegendeki mevcut teknolojileri ve zenginlikleri daha iyi bir şekilde bölüştürmek gerekir. Yeryüzünün büyük bir kısmında, daha az açlık ve daha az yoksulluk olması için birkaç ülkede daha az lüks ve daha az israf […]. Adil bir uluslararası ekonomik düzen uygulanmalı. Dış borçlar değil, ekolojik borçlar ödenmeli […]. Uzun zaman önce yapmamız gereken şeyler için yarın çok geç olacaktır.”  diyordu.

Görünen o ki Küba bu konuda sadece sosyalistlerin değil, kapitalistlerin de önünü aydınlatıyor. Çevre konusunda en ciddiye alınan kuruluşlardan birisi olan Dünya Yaban Hayatı Fonu’nun(WWF) 2006 yılında yayınladığı raporda, tüm dünyada sürdürülebilir kalkınmaya ulaşabilen tek ülkenin Küba olarak gösterilmesi sanırım ki bize bir şeyler anlatmaktadır. Küba’nın; yol açtığı çevre kirliliği Birleşmiş Milletlerin belirlediği sınırların altında kalırken, insani gelişim düzeyi, yine Birleşmiş Milletlerin belirlediği sınırların üstünde kalan tek ülke olması da sanırım rastlantı değil. Hem de Küba’nın tüm bunları çok küçük bir bütçeyle, çok kısıtlı imkanlarla ve ambargoya rağmen başarması sanırım sürekli bahsettiğimiz sosyalizmin mucizesinden başka bir şey değildir.

Aslına bakılırsa sosyalizmin mucizesi sadece 2006 yılında gerçekleşip kaybolan bir şey de değil. 1959 yılında Devrim olduğunda, Küba’nın sadece %56’lı elektriğe ulaşabiliyordu. Devrimden hemen sonra bu oran artmaya başladı ve 30 yıl içinde ülkenin %95’lik kısmına elektrik sağlandı. Sovyetler birliğinin çöküşüyle birlikte Küba ambargodan kaynaklanan bir enerji sıkıntısı içine girdi. 1993 yılında “Ulusal Enerji Kaynakları Geliştirme Programı”nı hazırladı Kübalılar, programın en ilgi çekici maddesi ise “İlk kullanılacak olan ulusal enerji kaynağı verimliliktir” şeklindeydi. Özellikle kırsal kesimlerin, Güneş enerjisi kullanılarak kendi kendilerine yetebilecek hale getirilmesi konusunda çok başarılı olan bu program Birleşmiş milletlerin 2001 yılı Global 500 ödülünü kazandı.

Ne var ki tüm bunlar adanın enerji sorununu çözmeye yetmedi. Özellikle üretilen elektriğin, tüketim artışını karşılayamayacak hale gelmesiyle ve elektrik kesintilerinin artmasıyla birlikte Küba arayış içine girdi (kulağa Türkiye’nin şimdiki durumu gibi geliyor değil mi?). Yeni santral kurulumu birçok ülkenin ilk tercihi olur bu durumda ama Küba bunun yerine radikal bir karar aldı, 2006 yılı Enerji Devrimi yılı olarak ilan edildi.

Enerji Devrimi’nin üzerine oturacağı beş temel prensip enerji tasarrufu, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, ulusal petrol ve gaz kaynaklarının aranması ve uluslar arası işbirliği olarak belirlendi. Küba devletinin ilk yaptığı ise halkın refah düzeyini düşürmeden enerji tüketimini düşürecek olan tasarruflu elektrikli aletlerini halka sunmaktı. Küba bu sayede dünyada tamamıyla güç tasarruflu ampullerle aydınlana tek ülke oldu. Buzdolaplarından klimalara kadar elektronik aletlerin tümünde gerçekleşen bu dönüşüm Kübalıların yemek pişirme alışkanlıklarını da değiştirdi. Daha tasarruflu olan düdüklü tencereler veya elektrikli pirinç pişiriciler kullanılmaya başlandı. Eski ve verimsiz hatlar değiştirilirken yenilenebilir enerji üretimi arttırıldı. Küçük ölçekli akaryakıt santrallerinin de desteği ve elektrik tasarrufunu sağlayacak tarife değişikliklerinin de yapılmasıyla birlikte enerji devriminin alt yapısı tamamlanmış oldu.

Tüm bunlar yapılırken Küba halkının desteği alındı, ne de olsa halkın katılmadığı bir devrime devrim denilemezdi. Okullarda enerji tasarrufu konusu anlatıldı, halk bilinçlendirildi. Sosyal işçiler ev ev dolaşıp insanlara yeni elektronik aletleri konusunda yardımcı oldular. Aynı zamanda Küba çevresindeki ülkelerin de enerji verimliliğini arttıracak önlemler aldı. Tıp alanında yapmakta olduğunun çok benzerini enerji alanında da yapmış oldu böylece Küba.

Günümüzde ise Küba’da elektrik kesintileri birçok gelişmiş ülkeden daha nadir yaşanıyor. İşin en güzel yanı ise Küba’nın enerji problemini çözerken 400 milyon dolar kar etmiş ve karbondioksit salınımını 1.2 milyon ton düşürmüş olması. Sosyalizm Kübalılar için daha ucuza, daha temiz ve daha güvenli enerji de demek oluyor artık, bunun yanında birçok şey ifade etmekle birlikte.

Enerji ve sosyalist Türkiye:

Bizim asıl sorumuz ise sosyalist Türkiye’nin enerji politikaları. Başta da belirttiğim gibi buraya kadar söylenenlerin hepsi bu konuyu tartışabilmek için söylendi. Okurların konuya artık belli oranda hakim olduğunu düşündüğüm için kendi adıma lafı çok uzatmaktan yana değilim aynı zamanda konuyla ilgilenen herkesin katılımıyla ortaya çıkacakların benim düşündüklerimin çok ötesinde olacağını düşündüğüm için mümkün olduğunca, söz söylemekten ziyade sadece tartışma çerçevesini çizmeyi yeğliyorum.

·         İlk olarak, Sosyalist Türkiye için enerji sıkıntısı bir sorun olmaktan çıkarılmalıdır. Her şeyin başında bunun altını çizmek gerekir diye düşünüyorum. Tüm insanların enerjiye ulaşım hakkı devlet tarafından korunmalıdır. Enerji ücretsiz veya çok düşük bir ücretle sağlanmalı ve temel hak olarak görülmelidir.

·         Tüm halk enerji tasarrufu ve çevre sorunu konusunda bilinçlendirilmelidir. En temiz ve en ucuz enerji, hiç üretilmeyendir. Kapitalizmle sosyalizm arasındaki en büyük fark bu konuda sosyalizmin tasarrufu, kapitalizmin ise israfı teşvik etmesidir.

·         Enerji konusunda kesinlikle dışa bağımlı olunamaz. Konu stratejik anlamda önemlidir ve bir güvenlik meselesidir. Doğalgaz, uranyum, petrol gibi Türkiye’nin ithal etmek zorunda olduğu maddelerin kullanımı mümkünse sıfıra indirilmeli, mümkün olmayanlar için de olabildiğince azaltılmalıdır. Öte yandan uluslar arası işbirliği güçlendirilmelidir.

·         Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konularında izlenecek politikalar, hem sosyalizmin propagandası hem de enerji konusunun sorun olmaktan çıkarılması anlamına gelecekleri için önemlidirler.

·         Sosyalist ülkeler çevre sorununa duyarsız kalamazlar. Bu konuda savunmada olan bir sosyalist ülke düşünülemez, yeterince uzun süre savunmada kalınmıştır. Sosyalizm her konuda olduğu gibi çevre konusunda da atak bir siyaset izlemek zorundadır. Çevre sorununa neden olan ülkelere, neden oldukları sorun nedeniyle yaptırımlar uygulanmalı, halklarına müdahil olmaları için çağrıda bulunulmalıdır.

Kaynaklar:

Küba’daki enerji devrimini aktarmak için;

http://www.renewableenergyworld.com/rea/news/article/2009/04/la-revolucion-energetica-cubas-energy-revolution

http://www.xweza.org/dunyanin-geri-kalani-icin-bir-ornek-kuba.html

bağlantılarından ulaşabileceğiniz yazılardan faydalandım. Yazıların ikisini de okumakta fayda var diye düşünüyorum. İlk bağlantıdan ulaşacağınız yazı İngilizce, ikinci bağlantıdan ulaşacağınız yazı ise Türkçe yazılmış.

DOSYA: ENERJİ SORUNU VE SOSYALİZM
 
Birinci Bölüm: Türkiye’nin Enerji Sorunu
 
İkinci Bölüm: Gerçekler ve Efsaneler; Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Alternatifi
 
Üçüncü Bölüm: Nükleer Enerji Nedir, Ne Değildir?
 
Dördüncü Bölüm: Küresel Isınma ve Yasal Düzenlemeler

Beşinci Bölüm: Sosyalizm ve Enerji 

 

 

 

 

 

AdaptiveThemes