Skip to content

Devrimci Gençlik (Deniz Gezmiş) Köprüsü yenileniyor

5 Eylül 2009, ekleyen Hasan Duru

Devrimci üniversite öğrencileri tarafından 1969 yılında Hakkari'deki Zap Suyu'na inşa edilen ve 1999 yılında kimliği belirsiz kişilerce havaya uçurulan köprü, yazar Cezmi Ersöz ile Hakkari'den Yılmaz Kaya'nın girişimleri sonucu yeniden inşa edilecekmiş. Bugün Cumhuriyet gazetesinin "Hafta Sonu" ekinde çıkan yazıda, bu çalışmanın finanse edilmesi için 10 Ekim'de İstanbul'daki Kuruçeşme Arena'da bir dayanışma konserinin düzenleneceği de belirtiliyor. Köprünün yeniden yapılması için Facebook'ta bir grup kurulmuş (http://www.facebook.com/group.php?gid=102792526430). Cumhuriyet'te çıkan haber şöyle: 

1969'da devrimci üniversite öğrencileri tarafından Hakkari Zap Suyu'nda inşa edilen Devrimci Gençlik Köprüsü ya da halk arasındaki adıyla Deniz Gezmiş Köprüsü 40 yıl sonra yenileniyor. Üstelik yine kolektif bir çalışmayla. Cezmi Ersöz'ün çağrısıyla 10 Ekim'de Kuruçeşme Arena'da yapılacak olan dayanışma konserinden elde edilecek gelir, köprünün yapımına harcanacak. Bu konserde kimler mi var? Sabahat Akkiraz, Leman Sam, Vedat Sakman, Moğollar, Suavi, Bulutsuzluk Özlemi, Onur Akın, Yamesin Göksu, İlkay Akaya, Servet Kocakaya.

Şimdi köprüyü tanımayanlara tanıtmak, o dönemin tanıklarına eskiyi anımsatmak için biraz başa dönelim 68 rüzgarının dünyayı sarstığı yıllar Türkiye de bu rüzgardan payına düşeni alıyor, en çok da üniversite gençliği kıpır kıpır, kendilerindeki dünyayı değiştirme gücünü öyle yoğun hissediyorlar ki, onlar için devrim sadece an meselesi. Antiemperyalist duruşları, sosyal adalet, eşitlik ve demokrasi inançlarıyla yeni bir yaşam kurmakta kararlılar. İşte bu inançla yola çıkıyorlar. İstikamet, Hakkari, Zap Suyu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel‘in insiyatifiyle geliştirilen İstanbul Boğazı Köprüsü projesine karşı Zap Suyunda bir köprü kuracaklar: Devrimci Gençlik Köprüsü ya da halk arasındaki adıyla Deniz Gezmiş Köprüsü. Çünkü daha o günlerden biliyorlar ki, Boğaz Köprüsü İstanbulun yükünü hafifletmek bir yana şehrin sırtındaki yükü ağırlaştıracak. Peki üniversite öğrencilerini, adını sadece haritadan bildikleri, en yoksul kent sıralamasında yeri hiç eksik olmayan Hakkariye götüren ne mi?

Geçit vermeyen Zap

Yıllar önce bir röportajda bu sorunun yanıtını şöyle veriyor köprünün yapıcılarından, yazar Demirtaş Ceyhun Mimarlar Odası Boğaz Köprüsüne karşı 1966’dan itibaren yoğun bir kampanya başlattı. ‘Köprü yapılırsa İstanbul biter, demografik yapısı bozulur, nüfusun yüzde 80i batı, yüzde 20si doğu yakasında yaşarken bir köprü yapılırsa yüzde 50-yüzde 50 olur. Anadoludan yeni göç çeker, nüfus artar, o zaman da her 10 yılda bir köprü yapmak gerekir diyorduk. Bu tartışmalar sırasında Şemsi Belli’nin Anayaso’ şiiri çıktı, ‘Ben gülmezem, dil bilmezem. Şavatadan Hakkâriye yol bilmezem diyordu. Hasan Pulur köşesinde bu şiiri yayımladı ve Boğaz Köprüsü tartışmaları varken Zap Suyunda köprü olmamasını gündeme getirdi”.

Çoçiğ ağliir, çoçiğ öliir, geçit vermiy Zap suyu diyerek başlıyordu Şemsi Bellinin şiri, Parasizo,/ Çaresizo/ Ben halsizo, ben dilsizo, şeher uzah, yolsizo/ Bu ne haldır, bu ne iştir hooy babooov!/…/ Şavatadan Angaraya ses getmiir/ Biz getmeğe guvvatımız hiç yetmiir/ Malımız yoh/ Yolumuz yoh/ Angaraya ses verecek dilimiz yoh/ Ganadımız, golumuz yoh/ Bu ne biçim memlekettir hooy babooov?/ Yerin, yurdun adresesin bilmirem/ Angarada: Anayasso!/ Ellerinden öpiy Hasso/ Yap bize de iltimaso/ Bu işin mümkini yoh mi hooy baboov?

Kuşkusuz Belli bu dizileri yazarken yüzlerce üniversite öğrencisini yollara döküp, geçit vermeyen Zap Suyunu zapt etmeye yönelteceğini düşünmemişti. Dönemin tanıklarından ve köprü inşaatının çalışanlarından Kemal Öncüyü şiir dışında etkileyen bir şey daha var; Zap suyundan gelen haberler, fotoğraflar, yöre köylülerinin hastalarını geçit vermeyen Zap suyundan karşıya geçirip doktora yetiştirememeleri, Zap üzerinde gerili bir tele asılı vargel ile karşıya geçme mücadeleleri, bu arada suya düşüp ölenler

Doğu’ya ilk el

Köprü kampanyası başladığında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünde üçüncü senemdidiyor Öncü, Zapa gitmek, çorbaya alın terimden karınca kararınca biraz tuz katmak için düşünmeksizin gönüllü olmam salt bir gençlik heyecan ve hevesi değildi. Kendimi bildiğimden beri yaşam koşullarımın biçimlendirdiği dünya gözümün doğal sonucuydu bu severek koşarak Zapa gidişim”.

Haksız da sayılmaz, çünkü bu sadece bir köprünün hikayesi değil, Türkiyenin 40 yıllık tarihi gizli o köprüde; 68 ruhu, büyükşehir solcularının Doğuya ilk el uzatışı, köylünün komünistleri tanıması

Köprü yapımı için Hakkâriye giden grubun içinde dönemin gençlik önderlerinden kimler yoktur ki… Masis Kürkçügil, köprü fikrinde, dönemin gençlik lideri Harun Karadenizin etkisinin yoğun olduğunu söylüyor, Zap köprüsü adeta bir buluşma noktasıydı diyerek anlatıyor o günleri, Şiirin de önemli payı var, o olmasa Zapı tanımazdık. Ayrıca bizim amacımız sadece köprüyü yapmak değildi, bu vesileyle bölgeyi tanımak istiyorduk!

Sadece bölgeyi tanımakla kalmadılar, kendilerini de halka tanıttılar. Hakkari köylüleri, binlerce kilometre uzaklıktan gelip, geçit vermeyen Zap Suyunun iki yakasını birleştirmek için uğraşan bu üniversite öğrencilerine kucak açtı, ekmeklerini paylaştı. Yedi metre yüksekliğinde, 20 metre uzunluğundaki köprü 22 gün gibi kısa sürede bitirildi. Yıllarca hizmet verdi köylülere, ta ki 1999da kimliği bilinmeyen kişilerce dinamitleninceye dek 30 yıl köylülere hizmet veren Devrimci Gençlik Köprüsü, şimdi yeniden gündemde. 10 Ekimde Kuruçeşme Arenada yapılacak olan dayanışma konserinden elde edilecek gelir, köprünün yapımına harcanacak. Yani bu sefer bizim de çorbada tuzumuz bulunabilir. Ne de olsa 68in üzerinden uzun yıllar geçse de ruhunu yaşatmak hala mümkün

Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=79898

Devrimci Gençlik Köprüsü hakkında bir yazı:

Boğaza değil Zap Suyu'na köprü! (İnönü Alpat)

 

 

 

AdaptiveThemes