Skip to content

Chavez’in Bolivar ilgisi 'saplantı' düzeyindeymiş

25 Temmuz 2010, ekleyen Ali Mert

Ben uydurmadım.  Huffington Post’ta öyle diyor. Korkut Boratav hocamızın bir yazısında Amerikalı muhalif bir yayın olarak tanıttığı ve takip edilmesi gerektiğini belirttiği bir portal. Christopher Toothaker imzalı, 840 adet yorum alan haberde “Obsesyon” – “saplantı” ifadesine yer verilirken, bunun dayanağı olarak özetle şu görüşler sıralanmış:

                                         

* Bu Cumartesi günü 227. doğumgünü kutlanan Simon Bolivar’ı, Venezüellalar “bağımsızlık lideri” olarak saygıyla anarken, Chavez’in “esin perisi”ne dönük ilgisi, saplantı düzeyine çıktı.

* Chavez, Bolivar’ın Güney Amerika’yı İspanyol egemenliğinden kurtarmak için verdiği savaşım ile kendisinin bölgedeki ABD etkisine veriği savaşım arasında paralellik kuruyor.  Eleştirmenlere göre, kendisini Bolivar’ın reenkarnasyonu olarak görüyor. (Tabii ki kendisi bunu şiddetle reddediyor).  

* Bu ay, Chavez’in Bolivar hayranlığı daha önce eşine rastlamadığımız bir gösteriye dönüştü: Bolivar’ın kemiklerinin mezarından çıkarılması, modern adli tıp yöntemleri kullanılarak kimliğinin doğrulanması ve idolünün bir cinayet ve konspirasyon sonucu devrildiğine dönük teorinin araştırılması! Tarihçilerin büyük çoğunluğu Bolivar’ın tüberkülozdan öldüğü sonucuna vardılar ve bazı Venezüellalılar Chavez’in artık çok ileri gittiği kanaatindeler.

* Başkent Caracas’ın duvarlarında şu duvar yazısı dikkat çekiyor: “Bırakın da huzur içinde dinleneyim. İmza: Bolivar”

* Cumartesi günü Chavez’in önderliğinde Ulusal Panteon’da (Anıtkabir’de!) Bolivar onuruna düzenlenen özel törende, askerler sömürge dönemi üniformaları giydiler ve ulusal kahramanlarının mezarına yeni bir bayrak diktiler. Bayrak bütün hafta boyunca ülkede dolaştırılmış, yol boyunca Venezüellalılar ona yıldızlar eklemişti. Binlerce Chavez taraftarı tarafından taşınan kırmızı, sarı, yeşil bayrak nihayetinde Panteon’a getirildi. Chavez yaptığı konuşmada “sana halkının kendi eliyle yaptığı armağanı getirdik” dedi.  

* Televizyon konuşmalarında sürekli ondan alıntılar yapmasını, politik hareketini Bolivarcı Devrim olarak adlandırmasını, ülkenin adını Bolivarcı Cumhuriyet olarak değiştirmesini, Caracas’ı çevreleyen dağların tepesine Bolivar anıtı dikeceğine ant içmesini, halkın katıldığı birçok etkinliğe Bolivar’ın kılıcı ile katılmasını ve onu savurup durmasını... bunlara ekleyebiliriz.

* Tabii muhalifler de fırsatı kaçırmıyorlar; özellikle Bolivar’ın kemikleri üzerinde yapılan araştırmayla Eylül ayındaki seçimleri etkilemeye çalıştığını; halkın dikkatinin, yükselen suç oranları, yüzde 31’lik enflasyon, hükümet stoklarında tutularak bozulan binlerce ton gıdayla ilgili skandal gibi konulardan  uzaklaştırılmaya çalışıldığını iddia ediyorlar.

* Chavez ise Bolivar düşkünlüğünün aşırıya kaçtığı yönündeki eleştiriler karşısında savunmaya geçiyor: “Öyle yanlış iddialar ortaya atıyorlar ki, güya ben toplantılarda yahut ailemle yemek yerken masada boş bir sandalye bırakırmışım, Bolivar’ın ‘ruhu’ için boş kalırmış o sandalye. Bunları söyleyenlerin amacı ne; Chavez’i bir deli, bir çılgın gibi göstermek.”... “ Tabii ki, kendimi babamız Bolivar’la karşılaştırıyor değilim. Ben o devin yanına mikroskobik bir askerim.”

Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/2010/07/24/hugo-chavez-obsessed-with_n_658304.html

 

Yorumlar

Başka bir obsesyon!

25 Temmuz 2010, yazan Ayşe K.,
Yorum no: 3975

Yukarıdaki kadar önemli ve değerli bir “obsesyon” konusu mudur bilemeyeceğim (!) ama bugünlerde Venezuela’da başka bir “obsesyon”dan bahsediliyor. Simon Bolivar’a olduğu gibi, ALBA ülkelerinin tehdit altında olduğuna da takılmış kalmış bu “obsesif” adam, tıpkı ruh sağlığı gayet yerinde emperyalist odaklarca güdümlenmiş bazı muhalif ve kül yutmaz “solcular” gibi, yakında gerçekleşecek seçime mi hazırlanıyor acaba? Tanrı bilir niyetini! Ben gene de bu “değeri pek şüpheli obsesyonu” aktarayım:

Chavez, yukarıdaki haberin konusu olan “derin ruh tahlilinin” bir kanıtını oluşturduğunu anladığımız Simon Bolivar adına düzenlenen Cumartesi günkü anma toplantısında, bir mektuptan bahsetmiş. Bu mektubun kaynağı, 2002 yılında Chavez’in kaçırılma planını hazırlayan ve uygulayanların, şimdi de benzer bir planla Venezuela'ya askeri müdahalede bulunma niyetleri konusunda bir uyarıda bulunuyormuş. Chavez, aynı kaynağın, 2002 yılında meydana gelen olayların öncesinde ve 2004’te paramiliter grup üyelerinin yakalanmasıyla sonuçlanan bir olay hakkında da isabetli uyarılarda bulunduğunu belirtmiş. Mektupta, müdahale planının iki önemli hedefinden bahsediliyormuş: Birincisi, Mauricio’nun (plan yöneticilerinin iletişiminde Chavez ismi böyle telaffuz ediliyormuş) düşürülmesi (suikast ya da kaçırma yoluyla), diğeri ise hükümetin düşürülmesiymiş.
 
İngilizce konuşulan ülkelerin basınına bu “obsesif” haberin düşüp düşmediği araştırmasını yapma vakti bulamıyorum ama başka dillerde detaylı bilgi için şu bağlantılara bakılabilir:
 
 
 

HuffPo

26 Temmuz 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3977

Huffington Post'a zamanınızı harcamayın. Bush yönetimi sırasında fena değildi, ama yönetim değişeli beri siniri bozuk bir bulvar gazetesine dönüştü. Obama'nın solunda, ama onun solculuğu bizde CHP'yi bile kaşımaz. Onun yerine Information Clearing House'dan şaşmayın. Arada bir After Downing Street'e de göz atabilirsiniz.

Aklıma geldikçe başka portal da öneririm.

Ya, bu arada, hazır yorum giriyorken bir fikir ortaya atayım. Birkaç günde bir (mesela haftada bir) Açık Başlık tipi bir başlık açsanıza. Böylece benim gibi kayıtlı kullanıcı olmaya alerjisi olanlar da mevcut başlıkların altına gitmeyecek ama dikkate değer bilgi ve haberleri, ilginç siteleri falan girebiliriz. Mesela derseniz buyrun, Youtube'dan çizgi film kolajıyla canlandırılmış Komünist Manifesto (İngilizce).

Kayıtlı kullanıcılar da hakkında uzun uzun yazı yazmak istemedikleri, ama gözden de kaçmasın dedikleri şeyleri o başlık altına atabilirler. Birbiriyle alakasız ama ortak ilgi alanlarımızla alakalı katkılarla haftalık derlemeler oluşur böylece. Ne dersiniz?

Diktatör çırağı?

1 Ağustos 2010, yazan Ayşe K.,
Yorum no: 4046

Hazır yaklaşan seçimlerin kızıştırdığı muhaliflerden bahsetmişken, gözüme ilişen bir haberi de paylaşayım. Bu kez içerden: Venezuela’da, muhalif bir gazete, Chavez’in ne kadar tehlikeli bir diktatör olduğunu halka göstermek için, büyük ustalıkla, gül tutan eline silahı tutuşturuvermiş! 

 
 
Baktım, bu gazete hâlâ yayında. Chavez’e bu nedenle mi “diktatör çırağı” diyorlar acaba?!
 

 

Ek

2 Ağustos 2010, yazan Ayşe K.,
Yorum no: 4050

Eklemeyi unutmuşum: "Gül ve silah" haberini ben yeni duydum ama olay yeni değil. Son dönemde, Eylül'de yapılacak seçimlere yaklaşılırken, içeriden ve dışarıdan saldırıların değişmeyen niteliğini ve söylenenin aksine, şart da değil ya, bu haliyle bu gazetenin bile yayın hayatına halen devam edebildiğini göstermek istedim.

 

 

AdaptiveThemes