Skip to content

Bucaspor, Bursaspor, Adana Demirspor ve Trabzonspor aynı çuvala girer mi?

23 Ağustos 2009, ekleyen Erdem Yürekkaya

Cumhuriyet gazetesinin bugünkü Dergi ekinde, Anadolu illerindeki futbol kulüplerinin "markalaşma sorunları" ile ilgili bir yazıya yer verilmiş. Yazının başlığı şöyle: "Anadolu kulüpleri markalaşıyor..." Açıkçası, yazıda sözü edilen kulüplerin (ve taraftarlarının) "markalaşma" konusuna aynı şekilde baktığını sanmıyoruz. Ama bu konuda söz söylemek bize düşmeyeceğinden (ve sözü olanların söylemesi umuduyla), Cumhuriyet Dergi'deki yazıyı aktarmakla yetiniyoruz:

Anadolu kulüpleri için üç büyüklerle yeterince rekabet edememenin başlıca sebebi olarak maddi imkânsızlıklar gösteriliyordu. Elbette bunda Türkiye genelinde üç büyüklerin lehine fazlasıyla dengesiz dağılmış taraftar sayılarının payı büyük. Yine de Anadolu kulüpleri son birkaç yıldır lisanslı ürünler için ürettikleri yeni projelerle, gelir kalemlerini arttırmayı başardılar. Yıllardır geri planda olan İzmir futbolunun iki kulübü Göztepe ve Bucaspor geçen yıl liglerinde şampiyon olarak kentin futbolda yeniden atağa geçtiğinin sinyallerini vermişlerdi. İki kulüp bu yaz ürün satışı için oluşturdukları Gozza ve Bucco markalarıyla kurumsal anlamda kalıcı gelirler elde etmeyi planlıyor. Ancak bir şeylerin değişmesi o kadar da kolay değil...

“Bucaspor sezona müthiş bir değişimle giriyor. Öncelikle taraftarın yoğun tepkisine rağmen lacivert kalkan içinde sarı üzüm olan logosunu yeni bir çizgiyle revize eden kulübümüz maskot arı Bucco’yu hayata geçirdi.”

Artık adları da Arılar mı olurdu, bilinmez ama yeni sezon için hazırladıkları basın bülteninde bu ifadeler yer alıyordu. Taraftarın yoğun tepkisi dinmedi. Sonuçta Bucaspor, belki de ürün satışını arttırmak için gerekli olan ama taraftara sorulmadan yapılan arma değişikliğini rafa kaldırmak zorunda kaldı.

Anadolu kulüpleri için markalaşma konusundaki asıl sorun, özgün taraftar kimliği ve isimleri olmayışının, forma seçimlerine de yansıması. Çok basit bir örnek; İngiltere Ligi’nden bir maçın ortasına denk geldiniz, sahada kırmızılı bir takım var; bu takımın Manchester United mı yoksa Liverpool mu olduğunu anlarsınız değil mi? Çünkü United tarihi boyunca kırmızı formanın altına beyaz, Liverpool ise kırmızı şort giymiştir. Ufacık bir detay gibi görünüyor ama bir de ligimizdeki forma seçimlerine bakın. Mesela Gaziantepspor’u, bir sezon “dalton” diye bilinen enine çizgili formalar, ertesi sezon düz kırmızı formalarla, ondan sonraki sezon da siyah zemin üzerine kırmızı çizgili formalarla görebilirsiniz. Böylece kırmızı-siyahlı takımı renktaşı Gençlerbirliği’nden ayrı tutacak en önemli özellik baştan kayboluyor. Forma konusundaki sebepsiz çeşitlilik sezondan sezona değil, maçtan maçtan hatta maçın ilk devresi ve ikinci devresi arasında bile ani değişiklikler gösterebiliyor.

Özgünlük konusunda istisnalardan biri olan Bursaspor, beyaz zemin üzerine kalın yeşil şeritli formasını birkaç yıldır kullanmıyor. Ancak kulübün ürün mağazası Bursastore belki de Anadolu’da en iyi örneklerden biri. Özellikle çocuk ürünlerindeki ve aksesuvarlardaki çeşitlilik, Bursastore’u bir adım öne çıkarıyor. Tabii mağazanın gelişmesinde Anadolu’da kentinin takımına en sadık taraftar kitlelerinden olan Bursalı futbolseverlerin ilgisi en önemli etken.

Kulüp kimliğinin ürün satışında ne kadar etkili olduğunun en iyi örneklerinden biri Adana Demirspor. Tribünlerine “venceremos” benzeri pankartlar asılan Mavi Şimşeklerin forma ve tişörtleri, kulübün henüz resmi bir ürün satış mağazası olmamasına karşın Türkiye’nin dört bir yanından talep görüyor.

Yıllar önce yakaladığı başarılara yeniden ulaşmak isteyen bordo-mavili Trabzonspor ise, TS Club isimli mağazalar zinciriyle şimdilik en azından ürün satışı kategorisinde İstanbul’un üç büyüklerine kafa tutabiliyor. TS Club’da neredeyse bordo-mavi renklerde her şeyi bulabilirsiniz. Trabzonspor’un son iki yıldır forma konusuna gösterdiği hassasiyet de ortaya oldukça şık ve beğenilen tasarımların çıkmasına sebep oluyor.

Yorumlar

Bence bu kulüpler ne kadar

27 Ağustos 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 644

Bence bu kulüpler ne kadar markalaşmadan uzak dururlarsa o kadar iyi olur. Malum bu konuda bir Göztepe örneği var. Taraftarı ve Karşıyaka ile arasındaki rekabet sayesinde markalaşmaya en uygun kulüptü. Bİr nevi keşfedilmemiş yıldız gibiydi. Ama satıldıktan sonra önce birinci lige çıktı daha sonra soluğu amatör ligde aldı. Şimdi galiba biraz yukarılara çıkmış. Zengin futbol meraklılıarı takım idare etmeyi beceremiyorlar. Örneğin Beşiktaş

Göztepe

29 Ağustos 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 725

Göztepe'deki potansiyel 3 İstanbul takımı dışında kolay bulunmayacak türden. Dehşeti bir taraftarı var. Başarıya açlar. En alt liglerde bile rekorlar kırarak takımlarını desteklediler. Yalnız markalaşma sürecinde bazı şeylere dikkat edilmesi gerek. Göztepe Gozza adında bir marka yapmış. Forması falan bu marka fakat çok basit duruyor. İtalyanca özentisi ne olduğu belli olmayan bir ad. Marka adı kuruluş yılı olan 1925 ya da Göztepelilerin kendilerine Tam 35 dedikleri İzmir ilinin kodu olan 35 olabilidi. Buca'da da aynı şey Bucca ne Allah aşkına. Güzelim Türkçemizden uygun bir ad bulunamaz mı. Böyle özenti işleri yakışmıyor. Bazı şeylerin daha da iyi olacağına eminim. Saygılar..

Karşıyaka

10 Haziran 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3550

Bir Karşıyaka Taraftarı olarak markalaşmada bu sene atılım yaptığımızı görebiliyorum net bir şekilde 2 veya 3 boyner mağazalarında (1.istinye Park'ta) olmak üzere kendimize ait 4-5 civarı mağazamız var ve Ankara'ya ve seçilen herhangi bir şehire açılma planlarıda var yani markalaşmada geriden çıkmamıza rahmen trabzondan sonra 2.sıraya yerleştik anadoluda süper lig'e çıktığımızda ise önümüz kesilmezse 6.şampiyon olacak kadar güçlü bir ekonomiyle gelme ihtimalimiz olucak bu markalaşma sürecinde stadımız yapılacak ve Ksk Yelken tesislerinin olduğu Yalı bölgesinde ise (içerisinde Karşıyaka Stadı var) o bölgede iş merkezi yapılıp işletilme projeleri dönüyor 10-15 yıldır yani endüstriyel futbolda her türlü atağı atıyoruz zorundayız atmazsak ise rakiplerimizin gerisinde kalırız..
Hadi HayırLısı olsun

 

 

AdaptiveThemes