Skip to content

Boykotçuların sayısı 14 milyon küsur kişi olabilir mi?

13 Eylül 2010, ekleyen Erkin Özalp

İstatistiğin, çoğu zaman, sayılarla yalan söylemek anlamına geldiği bilinir... 12 Eylül 2010 anayasa değişikliği referandumu sonrasında da, herkes, ortaya çıkan sayılardan yararlanarak, ne kadar başarılı (ya da az başarısız) olduğunu kanıtlamaya çalışıyor... Örneğin, YSK'nın açıkladığı kayıtlı seçmen sayısından geçerli oyların sayısını çıkarıp, 14 milyon 408 bin kişinin referandumu "boykot ettiğini" iddia eden boykotçular da var. 

Haluk Ağabeyoğlu, bianet.org'da çıkan yazısında, böylesi bir "analiz" yapmış: 

Yüksek Seçim Kurulu'nun açıkladığı sonuçlara göre Evet oylarının sayısı 21 milyon 700 bindir. Bu sayı toplam 52 milyon 51 bin kayıtlı seçmene bölünür ve Anayasa değişikliği paketinin onaylanma oranı yüzde 42 olarak bulunur.

Aynı şekilde Hayır oyları sayısı 15 milyon 853 bin, kayıtlı seçmen sayısına bölünür ve paketi onaylamayanların oranı yüzde 30 olarak bulunur.

Evet ve Hayır oylarından geriye kalan seçmen sayısı 14 milyon 408 bindir. Bunların 726 bin tanesi sandığa giderek geçersiz oy kullanmıştır. Dün akşam sayımlarda sandık başlarında gözlendiği gibi bu geçersiz oyların hemen tamamı protesto ibareleri ve alametleri ile dolu oylarıdır..

Geriye kalan 13 milyon 682 bin seçmen ise sandığa gitmemiş, referanduma katılmamıştır. Geçersiz oy ve sandığa gitmemek biçiminde gösterilen boykot tavrının oranı yüzde 28'dir. (Kaynak)

Bir kere, Türkiye'de hiçbir seçim, yüzde 100 katılımla gerçekleştirilmiyor... Sandık başına gitmeyen herkesin "boykot tavrı" gösterdiğini ileri sürmek, en hafif deyimle, insanları aptal yerine koymaya kalkışmaktır... DTP'nin de katıldığı 2009 yerel seçimlerinde sandık başına gitmeyen seçmenlerin sayısı yaklaşık olarak 7 milyon 120 bindi! (Kaynak)

İkincisi, yine her seçimde, "geçersiz oylar" da belirli bir orana ulaşır... Bunların ne kadarının "tavır" ne kadarının "yanlışlık" olduğunu saptamak da kolay değil... 2009 seçimlerinde sandık başına gidip de geçersiz oy kullananların sayısı yaklaşık 945 bindi. 

Üçüncüsü, 2010 referandumunda "toplam seçmen sayısı"nın yüksek görünmesinin nedeni, "gümrüklerde" oy kullanma hakkı bulunan seçmenlerin de bu sayıya dahil edilmiş olması. 

YSK'nın tablosuna göre, gümrüklerde oy kullanma hakkı bulunan seçmenlerin sayısı 2 milyon 556 bin 335. Bu kişilerden oy kullananların toplam sayısı ise yalnızca 196 bin 299. Yani, gümrükler geçmiştekine göre farklı bir şekilde hesaplamalara dahil edildiği için, "oy kullanmayan" seçmen sayısında 2 milyon 360 bin 36'lık bir artış var! 

Haluk Ağabeyoğlu'na göre, yurtdışında yaşayan bu 2 milyon 360 bin küsur kişi, referandum için Türkiye'ye gelmeyerek, "aktif boykotçu" olmuş! Güzel hesap... 

Gümrükler hesap dışı tutulursa, oy kullanmayanların sayısı 11.323.077, geçerli oy kullanmayanların sayısı ise 12.047.367.

Bunların ne kadarının "boykot çalışması"nın ürünü olduğu ise ayrıca incelenmeyi gerektirir... 29 Mart 2009 yerel seçimlerinin sonuçları ile 12 Eylül 2010 referandumunun sonuçları arasındaki karşılaştırmalı tablo, bu konuda bir başlangıç oluşturabilir: 

2009 seçimiyle karşılaştırmalı referandum sonuçları

Yorumlar

Kürtlerde muhazakar eğilim belirginleşti...

14 Eylül 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 4555

Kürt illerinde evet oyu veren seçmenlerin oranı bölgedeki tüm seçmen sayısının yaklaşık yüzde 45'ine tekabül ediyor.
Yani boykot edenlere yakın sayıda bir kitle AKP'ye onay veriyor.
Bu da bölgede yaşanan gericileşmenin ve muhafazakarlaşmanın açık bir kanıtıdır.
DTP boykot "başarısına" bir de bu açıdan yaklaşmalı...

 

 

AdaptiveThemes