Skip to content

Bir sonbahar akşamı Kırçiçeği'nde (İzmir) çorba içtiniz mi hiç?

2 Eylül 2009, ekleyen turgut gemici

Olay akşamı (dün gece) uzun süredir görüşmeyen dört arkadaş Alsancak'ta biralarını içerek hasret gideriyorlar. Ayrılma zamanı gelince, geceyi biraz daha uzatmak için çorba içmeye karar veriyorlar. En yakın çorba içebilecekleri yere, Kıbrıs Şehitleri caddesi üzerindeki Kırçiçeği Lokantası'na oturuyorlar. Bir de ne görsünler: Çorba fiyatları ateş pahası. 50 kuruş maliyeti olmayan çorbalar 4.5 lira, 1-2 lira maliyeti olan kebaplar ise 9 lira.

Ezogelin siparişi yerine mercimek karışımı bir çorba, dil siparişi yerine paça karışımı bir çorba geliyor. Allah için mercimek çorbası siparişi mercimek çorbası olarak servis ediliyor.

İçerideki bir matkap quarteti'nin tadilat sesleri arasında çorbalar bitiyor. Hesap geldiğinde 3 kolonyalı mendil servis ediliyor. Yani çorba içmeyen arkadaşımıza bir kolonyalı mendil çok görülüyor.

Olay yerinden uzaklaşırken matkap quarteti'nin "müziği" caddedeki sarhoşların şarkılarına karışıp gidiyor. Daha doğrusu sarhoş bir "solcu" bir sokak müzisyenini kıstırmış ona zorla marşlar çaldırıp, bet sesiyle bağırarak bir de eşlik etmeye çalışıyor.

 

Kaynak: Bizzat ben kendim.

Yorumlar

emek değeri

2 Eylül 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 779

Kırçiçeği yada benzeri fastfood tarzı üretim yapan bir "işletmeden" emekçisinin emeğinin değerini vermesini tabii ki beklemiyoruz. Ama daha rahatsız edici bir durum var ki gündelik yaşamımızda sık sık karşılaşırız kendisiyle hizmet/malın alıcısının, taliplisinin de o emeğin değerini hesaba katmaması. Bu hastalık hemen herkeste bulunur kendimizi niye dışlayalım. Nasrettin hocanın kedisinin sözümona kaptığı ciğer misali "kedi buysa ciğer nerde, ciğer buysa kedi nerde"

Takıldığım nokta tam da şura : "1-2 lira maliyeti olan kebablar ise 9 lira."

bir asgari ücretle çalışan emekçinin aylık ücreti 500 TL olsa. Bunu yine aynı emekçinin aylık resmi çalışma saati olan 180'e bölsek 2,77 TL gibi bir değer karşımıza çıktı mı? Çıktı.

Şimdi bu emekçi kebap üretecek.
1 kebapın harcını zartını-zurtunu hazırlama 5 dakika(seri üretim hızlı oluyor)
1 kebap 15 dakikada pişse. (yüksek ateşte fast food üretiyoruz)
Müsterinin yemesini bekleme 5 dakika ( fast food bu hızlı yemek lazım)
servis yaptık, topladık, yıkadık 2 dakika ( çokta temiz olması gerekmez)

toplam yaklaşık 1 porsiyon kebapın fast foodçuda emekçinin kattığı emeğin karşılığı 27 dakika çıktı.

Şimdi işin "maliyet" kısmıyla ilgilendiğimiz için biz yalnız bu emeğin karşılığında fastfoodçunun cebinden çıkan emek ücretine bakalım 2,77* 27 / 60'dan işçiye verilen ücret 1.25 TL çıkar. Başa döner isek bunun "kedisi" 1.25 TL "ciğeri" nerede?

Bende farkındayım ki Turgut Gemici arkadaşımız burada ki 1-2 liradan kastı yalnız kebapın eti falandır ama benim de itirazım bunadır. Kebapçının götürdüğü kısmını değilse de en azından emekçinin emeğinin karşılığında aldığı ücretin o maliyette et kadar kıyma kadar değeri olsun be ya.

o arkadaşları zorla mı sokmuşlar oraya

2 Eylül 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 781

bende kırçiçeğinde yemek yerim ama o kalitede yemekleri 1-2 liraya arayanların aklından şüphe ederim hoş mübarek ramazan ayında içen saygısız solcular haketmiş keşke 5tl de servis ücreti alsalarmış

Çorba fiyatları makulmüş ,

2 Eylül 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 782

Çorba fiyatları makulmüş , 1-2 liraya servis edilenin çorbalığından şüphe ederim.
Lakin, içki içenden 5 TL servis parası az olmuş, şişe başına 10 kırbaç atılmalıymış hem de gündüz vakti herkesin gözü önünde ,(bu kısım dalga amaçlı olup ciddiye alınmamalıdır.)

İnanıyorsanız sadece ramazan ayında değil geri kalan 11 ayda da içmeyeceksiziniz.Ramazan ayına özgü müslümanlık olmaz.

Bugün ramazanda yasaklama , ayıplama yarın her gün herşeye yasak ,tıpkı İran'da Endonezya'da içki içenlere verilen kırbaçlama , ölüm cezaları gibi

hırsızın hiç mi suçu yok?

3 Eylül 2009, yazan turgut gemici,
Yorum no: 794

Sayın Ziyaretçi'ler,

Emek bizim için en kutsal değerdir. Bu yöndeki eleştirileriniz üzücüydü. Ama en azından bu faydasız haberden faydalı bilgiler çıkmış oldu.

Ziyaretçi'lerden birisi kebaba takılmış, oysa haberin konusu çorbaydı. Matematik konusunda pek iyi olmadığım için kebap hesabını çorba maliyetine uygulayamadım. Ama habere kebabın girmesinin nedeni çorba ile mukayese etmekti. Yani çorbada kar 10 kat, kebap da kar 5 kat anlamında.

Diğer Zirateçi ise "mekana zorla sokulduğumuzu" ima etmiş. Haberde yazdığı gibi birahaneden kalkınca en yakın mekan Kırçiçeği olduğu için "kendi rızamız"la oraya girdik. Çorba bahşişini hatırlamıyorum ama bir önceki mekanda 5 lira bahşiş bırakmıştık. Ama sorun kalite-fiyat ilişkisi ise kalite konusunda Kemeraltı'daki esnaf lokantalarının eline hiç bir Alsancak lokantası su dökemez. Fiyatlar da en az Alsancak'ın yarısı kadardır. Bu ziyaretçi arkadaşı Hatay caddesindeki İzmirspor lokantasına beklerim. Mercimek çorbası anlamında Kırçiçeği'ni  hem hacmen hem de kalite anlamında 2'ye katlar. Fiyat ise 3 liradır. Ayrıca biz "saygısız solcu" isek "saygısız dinci"lerin de bizim oruç tutmama hakkımıza saygı göstermesi gerekmez mi?

Son Ziyaretçi de dilerse yukarıdaki açıklamalardan faydalanabilir. Yine de sırtımızı olmasa da kulaklarımızı matkaplarla epey kırbaçladıklarını anımsatayım dedim.

Son olarak mercimek dışındaki 2 çorba, vaadedilen çorbalar değillerdi. Bunu hiç bir matematik hesabı ile açıklayamayız, öyle değil mi?

Saygılarımla,

T. Gemici

Not: Lütfen birbirimize karşı kırıcı olmayalım. Bu siteyi de diğer tartışma sitelerinin seviyesine indirmeyelim. Olmaz mı?

izmir lokantaları

3 Eylül 2009, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 796

konu açılmışken ben de bir tavsiye de bulunmak istiyorum. İzmirde kızlarağasının arkasında Bizim Lokanta vardır. Bu lokantadada haftanın belirli günlerinde işkembeli nohut yapılır ki, ben bu yemeği yerken mutluluktan ağlayan birçok bileği güçlü gözüpek civan delikanlılar gördüm. Hatta bir keresinde ben de yemeğin içine bir kaç damla gözyaşı döktüm.

1. ziyaretçi benim

3 Eylül 2009, yazan Tuzu Kuru,
Yorum no: 798

Dün yorum yazarken henüz üyeliğim onaylanmadığı için ziyaretçi olarak yazmış idim. Öncelikle kimlik beyanımı yapayım. Eleştirimin benden sonraki ziyaretçi arkadaş gibi kırıcı olmak gibi bir niyeti elbette ki yok. Kırılacak birşey de yok yazıda da belirttiğim gibi "emeğin değeri"ni unutmak düzenin bize dayattığı ve bizim de sık sık düştüğümüz bir hata.
Hayatı boyunca bir yanı ticarette olan biri olarak sık sık tüccar kafalı olmakla suçlandım ve bir nebze doğrudur da. Aynı maliyet hesabı kasılarak çorbaya da uygulanır. (Bu arada itiraf edeyim 1.25 TL/kebap işçilik maliyeti emek hırsızımız için kabul edilebilir bir durum olmaz herhalde.) Gelirin neredeyse %15'inin işçiliği ayrılması bir emek hırsızı için çok da kabul edilebilir bir durum değil. Türkiye'de değil gelirin maliyetlerin %10'unun işçiliğe ayrılması bile "karlı" bir işletme için mümkün değil. Hırsızın asıl suçu da budur, emekçinin emeğinin karşılığını versin de varsın matkap konçertosu çalsın.

Çorba konusunda gecenin o saatinde Kemaraltı'nda açık esnaf lokantası olmaz, ama basmane gar civarında hem ucuz hem kaliteli çorba içmek mümkün olabilir. Tabii Alsancak'tan oraya gidene kadar insan yorulur ve (en azından benim) iştah kaçar.

Kebapın türünü bilmediğim için yer önerisi yapmayayım. Ama Kemaraltı'nda Özkan Kağıtçılık'ın tam karşısında küçük bir esnaf lokantasında çok güzel köfte yaparlar. Kızlarağası'nın ön tarafında ki bir milyoncunun tam yanından in aşağı ilerde sol köşede tabldotçunun ordan dön sola 50 metre ilerde sağda.Köftenin yanında istediğin kadar ekmek, su bedava.

 

 

AdaptiveThemes