Skip to content

Başbakandan patronlara: Susturun!

26 Şubat 2010, ekleyen ulas_ulas

Genellikle sınırları belirlenmiş tartışmaların farklı uçlarında yer alan, egemen söylemin çok da dışına çıkmayan ve bu yüzden de, gerçek gazetecilik kriterleri göz önüne alındığında, vasat olarak tanımlanabilecek köşe yazarlarımız başbakan’ı rahatsız etmiş. Başbakan konuşmasında rahatsız olduğu yazarlarla ilgili olarak gazete patronlarına şöyle seslenmiş:
 
 
Medyanın tahriklerine gelmeyeceğiz. Cumhurbaşkanın başkanlığında üçlü zirve yaptık. Ona bile öyle çirkin yorumlar yapıyorlar. Cumhurbaşkanı'nın Başbakan'la Genelkurmay başkanı ile görüşmesi garip bir şey mi?
Bunu yazan gazetecilerin patronlarına sesleniyorum. Ne yapayım köşe yazarına hakim olamıyorum diyemezsin, sorumlusu sensin. O gazetecinin maaşını sen veriyorsun. Bir taraftan maaşlar niye böyle diyeceksin, sonradan ekonomiyi çökertmek için uğraşacaksın. Bu ülkeyi germeye hakları yoktur. Bunlar edebe adaba uymaz. Herkes fikrini söylemekte serbesttir ama bu insanlara kalemleri teslim edenler kusura bakma sana burada yer yok demelidir.Kaynak
 
Türkiye’deki köşe yazarları açısından bir zamanların sığınılacak limanı olan ulusalcılık/Kemalizm, gün itibariyle tehlikeli sular anlamını taşıyor. Günümüzün trendi liberaller, özgürlükçüler, Fethullahçılar oldu. Savundukları kaleler birer birer düşen ulusalcı yazarlar, geleneklerinin dışına çıkarak TEKEL direnişini dahi sahiplendiler, ama olmadı.
Bu durum, gücünü okuyucudan almayan, piyasayla entegre olmuş birer tecimsel işletme şeklinde örgütlenmiş olan Türkiye basınının gelmiş olduğu noktaya işaret ediyor. Sistem içi muhalefete bile tahammülü olmayan AKP, sivil dikta iddialarının aslında ne kadar güncel olduğunu kendi ağzından bir kere daha itiraf etmiş oluyor.
 
Bulundukları noktalarda imtiyazlı bir yaşama kavuşan, ve çok doğru bir tabirle medya seçkinleri olarak adlandırılan, köşe yazarlarından bazıları Baba Tahir gazeteciliğini bile aratır oldular. Bir gazetenin genel yayın yönetmeninin dönemin enerji bakanıyla olan telefon görüşmeleri basında yer almıştı.
 

Gelinen noktada kimi köşe yazarları çoktan yelkenleri suya indirmişken (Yiğit Bulut güzel bir örnek), kimileri ısrarla AKP karşıtlığını sürdürüyor. Aslında bu durumun AKP’nin işine gelmesi gerekir. Zira toplumsal muhalefetin sistem içi güçler tarafından oluşturulması süreç açısından bulunmaz bir nimettir.  

 

 

 

 

 

AdaptiveThemes