Skip to content

Ankara’dan Judith Butler geçti

17 Mayıs 2010, ekleyen Burcakman

Hafta sonu Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ABD’den bir konuk ağırladı. Berkeley Üniversitesi'nden Prof. Dr. Judith Butler homofobi karşıtı buluşma vesilesiyle KAOS-GL’nin düzenlediği organizasyon çerçevesinde Ankara’ya geldi. Butler’ın yaklaşık kırk beş dakika süren konuşması, tıklım tıklım dolu salon tarafından dikkatle ve coşkuyla dinlendi. Biz de dinledik, yer yer alkışladık ve politik mücadele üzerine yoğunlaşan düşüncelerinin büyük bir kısmına katılmadık.  

90’larda yayınladığı “Cinsiyet Belası” adlı kitabı ile feminizmin “toplumsal cinsiyet” (gender) kavramını ve kadınlık kimliğini Foucault esinlenimli post-yapısalcı bir yaklaşım ve Derridavari yapıbozumcu bir analizle alt üst eden Judith Butler eşcinsel, biseksüel ve transseksüel olduğu kadar heteroseksüel kadınlar (ve elbette erkekler) için büyük bir özgürlük alanı açmıştı. Cinsel arzu, cinsel yönelim, cinsiyet aidiyeti ve cinsiyet kategorilerinin tek bir potada eritilmesine karşı çıkmış, psikanalizle ve feminist kuramla kıran kırana bir mücadeleye girişmişti. Feminizmin öznesi olan “kadın”ı yapıbozuma uğratıp, tarihsel ve toplumsal “patriyarka” yerine söylemsel (ve bununla iç içe geçmiş toplumsal-kültürel) “heteronormatiflik”i koyan Butler, hâliyle aynı zamanda feminizmin teorik dayanaklarını da yıpratmış ve pratik düzlemde feminist politikayı da aşındırmış olmuştu.

Elbette Butler tek bir kitapla feminist kuram(lar)ı ve hareket(ler)i allak bullak edip rotalarını şaşırtamazdı. Çok geçmeden, çeşitli akımlardan feminist kuramcı, düşünür ve aktivistten tepkiler/eleştiriler gelmişti. Örneğin, Butler’ın post-modernizminin yalnızca feminist teori ve politikayı imkânsız kılmakla kalmayıp, aynı zamanda her türlü kurtuluşçu ve ütopyacı düşüncenin de önünü kestiği kanımca en güçlü argümanlardandı. (*) Zaman içinde felsefi olmasa da aşındırdığı politik hattı tamir etmeye zorlanan Butler “Kırılgan Hayat”ta ana hatlarıyla bir mücadele alanının ipuçlarını bize vermişti. Öznellik nasıl bir performatiflik ve bedensel görünüm içinde yaşanırsa yaşansın kamusal alanda görünür, anlaşılabilir ve yaşanabilir kılınmalıydı. Buna göre, eğer Afganistan’daki kadın öznelliğini burka ile yaşayıp ifade ediyorsa bırakın öyle yapsındı. Çünkü burkaya karşı çıkmak Amerika’nın demokrasi ve özgürlük anlayışlarının farklı kültürlere empoze edilmesi, yani ayrı bir baskıcı iktidar kurulmasıydı. Ve karşı durulması gereken esas olarak bu Batıcı-baskıcı iktidardı.

Hafta sonu politik mücadele alanını daha da belirginleştiren bir Butler dinledik. Belirli normların dışında kalan kişilere yönelik baskı ve şiddeti – bunu gerçekleştirenler ister siviller ister Devletin resmi polisleri olsun, Butler bu kişileri “polis” olarak nitelendirdiğinden – “polis suçu” olarak tanımladı ve “azınlıkların ittifakı” olarak adlandırabileceğimiz bir mücadele alanı çizdi. Bu alanda şiddet gören kadınlardan tutun, sokak ortasında cinayete kurban giden transseksüellere, başörtüsü nedeniyle okula alınmayan kadınlardan, dinsel azınlıklıklara kadar epey geniş bir müttefikler yelpazesi söz konusuydu. Mücadele edecek kişiler her türden azınlık olduğuna göre mücadele de tüm bu azınlıkları muzdarip eden, cinsiyet-normalleştirici söylemlere (bu noktada Butler’ın, Aliye Kavaf’ın sözlerinin aslında Devlet politikasının ifadesi olduğunu vurguladığını belirtmekte yarar var), militarizmle bütünleşmiş laikliğe ve ulus-devletçi anlayışa karşı yürütülecekti. Ve tüm bunlar bize bir yerlerden çok tanıdık geldi. Ama o tanıdık gelen yerler arada sırada da olsa “kapitalizm”i telaffuz ederler, öyle değil mi? Butler’da ise (artık?) bu bile yoktu.  

Velhasıl, 90’ların tüm toplumu, tüm kuramları, tüm söylemleri karşısına alan, ödün vermez, post-yapısalcı anarşist Judith’in yerini vasat bir demokrat Butler’a bırakması bizleri üzdü. Ama olsun “dünya gözüyle Judith’i görmüş” olduk. Çıkışta KAOS-GL’nin “Sol ve LGBTT” sayısında yüzlerin hâlâ sola dönük olduğunu görmek ise ayrıca sevindirdi. Tüm bu organizasyon için teşekkürler KAOS-GL.

Burcu Akman

İlgili yazılar: 

http://www.kaosgl.com/icerik/dunya_gozuyle_judith_butleri_gormek

http://bianet.org/bianet/bianet/122029-butler-konferansindan-notlar-izlenimler

http://bianet.org/bianet/bianet/121867-bedenimizin-sinirlari-dunyamizin-sinirlari-degildir

(*) Butler’a bu yönde bir eleştiri Şeyla Benhabib tarafından yapılmıştır. 

 

 

 

AdaptiveThemes