Skip to content

'Amirallere suikast' dava dosyasında TKP materyali

25 Şubat 2010, ekleyen Erkin Özalp

Ülkemizi demokratikleştirme gayretleri büyük bir kararlılıkla sürdürülürken, AKP'nin ve Fethullahçıların hoşuna gitmeyen tüm şer odakları yavaş yavaş dava dosyalarındaki yerlerini alıyor. Son olarak, Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) seçim çalışmaları sırasında kullandığı bir kısım materyal, "amirallere suikast" davasının delil klasörlerine eklenmiş.

Polisteki ve yargı kurumundaki F-tipi yapılanmaların yayın organı Zaman gazetesinin haberine göre, amirallere suikast düzenlemeyi planladıkları iddia edilen denizci teğmenlere ait mekanlarda, TKP'ye ait belgeler de ele geçirilmiş. Bunlardan birinin üzerindeki Recep Tayyip Erdoğan resminin üzerine çarpı şeklinde çizgi çekilmiş (ve böylece nihai hedef açık şekilde gösterilmiş olmuş!). Ayrıca, "Türkiye Komünist Partisi tarafından organize edilen Yurtsever Cephe isimli oluşumda bazı emekli Silahlı Kuvvetler mensupları yer alması" da dikkat çekici bulunmuş (kimler tarafından, belirtilmiyor).

Daha ne olsun? Bunlardan âlâ delil mi olur? Bu tür delilleri beğenmeyenler, darbeci, Ergenekoncu, asker vesayetçisi vs. değildir de nedir? 

Çarpı şeklindeki çizgilerin teğmenler tarafından çizildiği nasıl anlaşılmış, haberden anlaşılamıyor... Belki de Adli Tıp raporu vardır bu hususta...

Kadir Kökten imzalı haber şöyle: 

Teğmenler Başbakan Erdoğan'ın üzerini çizmiş

Amirallere suikast iddianamesinin delil klasörlerinde Türkiye Komünist Partisi'nin bildirileri de yer alıyor. Bu bildirilerden birinde yer alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan resminin ise üzeri çizilmiş. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce avukatlara dağıtılan ek klasörlerde iddianameye dayanak teşkil eden delillere yer verildi.

Örgüt üyesi olmaktan yargılanacak Denizci Teğmenler'e ait mekanlarda yapılan aramalarda Türkiye Komünist Partisi logolu broşürlerde ele geçirildi. Söz konusu broşürlerin üzerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal, çarşaf figürleri yer alıyor. Bir broşürdeki Başbakan Erdoğan'ın üzeri çizilmiş. Başbakan Erdoğan'a atfedilen bazı sözlere yer verilen bu broşürde Başbakan'ın yüzüne çarpı şeklinde çizgi çekildiği görülüyor. Türkiye Komünist Partisi tarafından organize edilen Yurtsever Cephe isimli oluşumda bazı emekli Silahlı Kuvvetler mensupları yer alması ise dikkat çekti.

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=955621&title=tegmenler-basbakan-erdoganin-uzerini-cizmis

Yorumlar

TKP ve Yurtsever Cephe

26 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2073

Bu haber bugünkü TKP yönetiminin pek hoşuna gitmeyecektir. Yurtsever Cephe'yi, tam da bu tip durumdan çekindikleri için geri çektiler. Kemal Okuyan'ın yazılarında 'cumhuriyetin tasfiyesi'nden, 'rol kapma savaşı'na doğru evrilmesi, TKP'nin şimdilik(!) cephe türü örgütlenmelerden vazgeçmesi.. Bu haber TKP'nin eski günlerine bir ağıt olabilir ancak.

la havle ve la kuvvete

26 Şubat 2010, yazan solaris,
Yorum no: 2076

Bunu samimiyetle merak ettiğim için soruyorum; derdiniz nedir gerçekten? Evrilenin "yazılar" değil "memleket" olduğunu biliyor ve anlıyor olduğunuz halde ucuz kelime oyunları ile neyi amaçlıyorsunuz? Haberin "bugünkü" TKP yönetiminin hoşuna gitmeyecek olduğunu ve Yurtsever Cephe'nin hangi nedenle geri çekildiğini tam olarak bildiğinize göre TKP'nin "geçmiş" yönetiminden misiniz? TKP'nin siyaset tarzına bu kadar hakimseniz, "eski günlere ağıt" mefhumunun ta en başında, yola çıkarken terk edildiğini neden bilmiyorsunuz?
Başka işiniz yok mu sizin?

TKP, yurtseverlik, cumhuriyet düşmanlığı ve liberal solculuk

26 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2080

hilafetçiler, cumhuriyet düşmanları, yeni osmanlı sevdalıları sola, yurtseverliğe saldırmak için fırsat kollarken tabi ki komünistler için yurtseverliğe sahip çıkmak tereddüt konusu olamaz ama liberal solcular rahatsız mı olurlar yoksa 'aaa bak tkp ergenekoncuymuş' diyebilir. bunu zaman gazetesi (taraf) ağzı ile yapamayanlar tkp yöneticileri de yurtsever cepheyi geri çekti diyebilir... ama ne mutlu bu ülkeye ,yurteverliğe sahip çıkarken milliyetçilik yapmayan; laikliğe sahip çıkarken burjuva aydınlanmacılığının sınırlarına hapsolmayan; bağımsızlığı savunurken halkların kardeşliğinden vazgeçmeyen bir komünist partisi var !!!

Helal!

27 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2083

Helal olsun size TKP'liler! Bir arkadaş ''başka işiniz yok mu'' diye soruyor, kelime oyunu yapmakla suçluyor. Diğeri ondan da güzel, Taraf ağzı ile konuşanlarla bir tutuyor. Bu satırların yazarı da TKP'nin neferi idi bir zamanlar. Bu manzara ile karşılaşmak, benim için ayrıca üzücüdür.

Bu arada bilgi olsun: Yurtsever Cephe'nin geri çekilmesini, bizzat parti içi yayınlarda ve toplantılarda parti yöneticileri belirtmişlerdir. Ancak liberallerin orducu, laikçi, milliyetçi...vb. suçlamalarından kaçınmak için yetmemiştir, yetmez! Umarım TKP cumhuriyet savaşında kaçak dövüşmekten vazgeçer. O olmuyorsa da, partili arkadaşların bu kadar alçalmamasını rica edeceğim.

Yapma ya!

27 Şubat 2010, yazan cokdusunmebunları,
Yorum no: 2084

Neymiş o sesin okuyup da bizim okuyamadığımız yayınlar, ya da senin girip de bizim giremediğimiz ulvi toplantılar. Madem geri çekildi, Yurtsever Cephe İşçi Birliği nedir? Yoksa her ilde kurulduğunu da o yayınlar yazmıyor muydu? Herkes kendi konumunu haklılaştırmak için ayrıldığı yapıyı bir şekilde kötülemek istiyor, bunun da bir adı var ama hadi neyse.

Mesele "tam da" ne?

28 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2091

Bu haber 2073 numaralı yorumun sahibi arkadaşın çok hoşuna gitmiştir anlaşılan. Zaman gazetesinde son dakika haberi olarak giren, Yeni Şafak gazetesinde de çıkmış olan haberin altına, böylesi bir yorum ayıptır. Böyle bir "saptama" için partili mücadelenin "neferi" olmanın gerekmediğinin farkındayım. Ancak, Türkiye'nin bu süreçte aklını bir nebze koruyabilmiş sosyalist birkaç öznesi hakkında hem de bu dönemde karalama yapabilme "delikanlılığının" sonucunda kişiye iki şey sorarlar:

1.AKP medyasının yaptığı haberler dolayısıyla, mesele TKP'nin aldığı stratejik kararlar hakkında ileri geri konuşmak, gündem ise Kemal Okuyan'ın yazıları mıdır?

2. O kadar trajikomik bir yorum ki yaptığınız, sormadan edemiyorum: Yurtsever Cephe geri çekilmeseydi, bu haber TKP yönetiminin hoşuna mı giderdi? Cevap belli ise, yorumun amacı nedir?

2073 nolu yorumcunun TKP'nin "tam da" ne yapması gerektiğini haber yorumlarından çıkarmadığını bildiğini varsayarak, kendisinin bu dönemi nasıl geçirdiğini "haddimiz olmayarak" sorabiliriz.

Klavye başına geçip saptama yapmanın cazibesi, insanları mücadeleyi teoriye boğularak kurutma tehlikesine götürebilir.

Son cevap

28 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2096

Karşı yorum yazanların farklı kişiler olduğunu tahmin ediyorum. Her birinin etrafında döndüğü argümanlar aynı olduğu için, son bir kez toplu cevap vereyim.

Başından beri TKP'li arkadaşların yapılan yorumu sürekli olarak kötüleme çabası var. En son yazan arkadaş bunu daha düzgün bir dille yapmış ama o da kendini tutamamış.

Bu kadar rahatsızlık yaratan nedir? Yurtsever Cephe'nin parti tarafından geri çekilmesi veya kabul etmeyenler için, tarafımdan yapılan geri çekildiği iddiası diyelim. Şimdi benim parti içi toplantılarda söylenenleri buraya yazmam mı bekleniyor? Veya 'Komünist' dergisinden parti yöneticilerinin sözlerini mi buraya alalım! İstenirse alırım da ama bunlar bile benim için önemli değil. Bugüne kadar TKP'yi takip eden herhangi bir kimse bu durumu kendisi kolaylıkla saptayabilir. Parti yayınlarında yazanlar malumun ilanıdır. Benim için asıl şaşırtıcı olan, bugüne kadar hiç karşılaşmadığım bir şekilde, buradaki partili arkadaşların bunu şiddetle inkar etmeleri.

Yorumcu arkadaş, yandaş medyada çıkan bir haber sonrası bu değerlendirmeyi ayıp buluyor. Partiyi karaladığımı iddia ediyor. TKP ile ilgili böyle bir haber, tam da yandaş medya tarafından çıkartıldığı için lütfedip buraya bunları yazıyorum. Eski bir parti üyesi olarak ''bu süreçte aklını bir nebze koruyabilmiş sosyalist özne''yi önemsediğim ve geldiği noktayı onaylamadığım için bunları yazıyorum. Dikkat ederseniz yorumumda akıl verme, kötüleme veya iddia edildiği gibi ileri geri konuşma(ne demek oluyorsa o) yok. Partinin stratejik kararlarını eleştirmek için ise sizden izin alacak değilim.

2091 no'lu yorumcuya bir şey daha söylemem gerek: Hoşunuza gitmeyen bir değerlendirme karşısında ''sen klavye başında oturmaktan başka ne yapıyorsun'' türü bir cevapla, kendinizi ne kadar zavallı bir konuma düşürdüğünüzün farkında mısınız? Türkiye solcularının hep kendilerini öne çıkaran, kendileri dışında verilen mücadeleyi sürekli küçümseyen ve hatta yok sayan bu beylik tavrı, bir TKP'liye yakışmaz. Burada, altı üstü bir yorum sayfasında, meseleyi sidik yarışına çevirerek kendinizi üste çıkaramazsınız.

Dünkü TKP'yi TKP yapan, sosyalistlerin cumhuriyet savaşında rol alması gerektiğinden hareket eden bir sosyalist özne olmasıydı. Bugün burada değildir ve bunu da ben değil parti söylemektedir. Rejim savaşı veya iç savaş, ne dersek diyelim, bugün TKP'nin gündeminde değildir. Bu kadar tartışma sonrası yorumları okuyanlar iki cümle de siyasi bir şey görsün, derdimin siyasi olduğunu anlasın diye böyle bitiriyorum.

Birkaç iddia ve bir öneri

28 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2097

Bugüne kadar hangi partililerle bu "malumun ilam"ını tartıştınız bilemeyeceğim ama; sizin bahsettiğiniz, Yurtsever Cephe'nin başarısız olunduğu gerekçesiyle geri çekilmesinin yayınlarda veya toplantılarda açıklanmasını malum ilam ederek bunun nedenini "tam da" ne için yaptığı saptamanız olduğu için belli eleştirilerle muhattap olmak zorundasınız.

Lütfedip yazdıklarınızın, hem de eski bir parti üyesi olarak sizden gelen ve densizliğe varan ifadeler olarak algılandığını bilmelisiniz. Zannediyorum gerçekten klavye başında oturmaktan başka birşey yapmadığınız için de, böylesi bir eleştiriyi fazlaca alıyorsunuz. İsterseniz ilk yorumumu kendimi zavallı konumuna düşürme yerine, sizin "Türkiye solcuları dışında hangi mücadelenin içerisinde" olduğunuzu öğrenme niyetiyle sormuş olduğumu farz edebiliriz.

Rejim savaşı, iç savaş vs. tartışmalarının TKP'nin gündemine girmediğini iddia ediyorsanız, size TKP ile arasında sıfır mesafe olan sol.org.tr'den özellikle Kemal Okuyan ve Fatih Yaşlı'nın yazılarını okumanızı tavsiye ediyorum.

Herhangi bir sol öznenin "cumhuriyet savaşı"nda rol alabilmesi için ne tür taktikler verebilirsiniz bunu da bilahere tartışabiliriz. Ayrıca, siyasetin işleyişi içinde söylemin yerinin, derdinin siyasi olduğunu iddia eden tarafınızdan "dümdüz" algılandığını da ben iddia ediyorum.

Zaman'da çıkan habere yapılan saptırıcı bir değerlendirme nasıl bir tartışma açtı, ekseni nereye kaydırdı görmekteyiz.

taraf ağzı ile konuşmak ve üslup

28 Şubat 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2100

Öncelikle üslubun böyle bize yakışmıyor arkadaşlar. YC konusunda bu kadar tartışılması da anlamsız geldi. Bir sınıf partisinin tek gündemi olması tuhaf olurdu zaten. Çatı partisi tartışılırken partiyi daha fazla öne çıkarmak kadar doğal bir durumdur veya ülkedeki gündemin partinin öne çıkaracağı araç değişebilir.
Garip olan YC'nin tkp yönetimi tarafından ergenekon iddianemesine girmemek veya böyle haberlere konu olmamak için geri çektiği iddiası. böyle bir habere konu olmak korkulacak bir durum olacaksa demek ki korkmak için bir nedeni olmalı diye düşünür insan. böyle bir yorumun ardından TKPnin korkacağı şeyler mi var sorusu akla gelir. Sol ile ergenekon arasında bağlantıyı zaman ile taraf gazetesi kurduğu için öyle anlaşılırsın arkadaşım hiç kusura bakma.Ayrıca bir siyasi çıkış yaparken veya açıklama yaparken başkaları ne der diye düşünmek TKP geleneğinde var mı ? (Arkadaş bunu bilmiyor olabilir tabi)
Son olarak böyle bir yorumun art niyetli olduğunu düşündürtüyor bu nedenler. Arkadaşın bu duruma isyan etmesi bu gerçeği değiştirmiyor ve yanlış da anlaşılmıyor. bu yorumdan bu sonuç çıkar ancak.

Cevap

1 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2101

"Yurtsever Cephe'yi, tam da bu tip durumdan çekindikleri için geri çektiler..." diyen arkadaş bu tip durumu ve duyulan çekinceleri iyice açabilir mi? TKP, Ergenekon Operasyonu'yla ilişkilendirilmekten çekindiği için mi YC'yi geriye çekti? Öyle olduğunu varsayalım, aynı TKP nasıl oluyor da Ergenekon Operasyonu'nda gözaltına alınıp bırakılan Türkan Saylan'ın cenazesine kitlesel bir şekilde katılıyor ve dostlarını davet ediyor?* ya da "cumhuriyetin tasfiyesi" kavramını yazılarında kullanmayan Kemal Okuyan nasıl oluyor da "Daha fazla sosyalizm vurgusuna, daha fazla cumhuriyetçilik, daha fazla yurtseverlik vurgusu eklenmelidir" yazabiliyor?

Aynı arkadaş, ilk yorumuna gelen tepkilere cevaben yazdığı ikinci yorumunda, ortaya attığı iddiayı gerekçelendirmek yerine "...Şimdi benim parti içi toplantılarda söylenenleri buraya yazmam mı bekleniyor? Veya 'Komünist' dergisinden parti yöneticilerinin sözlerini mi buraya alalım!..." türü cümlelerle geçiştirmiştir. Eski partisine yönelik böylesine ağır bir ithamda bulunan arkadaşın, gerekirse Komünist dergisinde yazanları alıp TKP'lilere tutarlı-sağlam bir eleştiri sunabilmelidir, "İstenirse alırım da ama bunlar bile benim için önemli değil" dememelidir çünkü söyledikleri önemli şeylerdir.

Soldan biri olarak, ortaya böyle büyük bir iddia atan arkadaşın, bu iddiasının altını dolduran politik-teorik-örgütsel noktaları merak ediyor ve sol içi tartışma üslubunun nitelikli, geliştirici, ilerletici olmasını gerektiğini hatırlatarak cevap bekliyorum.

*Türkiye Komünist Partisi'nde Çağrı: Türkan Saylan'ın cenazesine katılmak üzere tüm üyelerimiz ve dostlarımızla birlikte saat 15:00'de Harbiye'de buluşuyoruz. http://www.tkp.org.tr/basin-aciklamalari/turkan-saylan-icin

Hangi cephemiz cephe oldu ki bu olsun

1 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2102

Ne toplantı bilirim, ne iç yayınlarınıza bakarım. Ama görünen bir şeyler var:
Ben öyle bir geri çekme görmüyorum ama pek bir şey olmadığı için kendiliğinden geri çekiliyor sanki yurtsever cephe. Parti öne çıkıyor. Gayet de başarılı. Gereksiz bir aksesuvarı şeyi arkasından sürüklüyor parti.

YC İşçi birliği ayrı görünüyor cephenin genelinden. Uzaktan görünen, cephenin işe yaradığı tek kanal burası. Üniversitelerde yurtsever adını görmüyoruz. Hep TKP'li öğrenciler. İllerde, ilçelerde de görmüyoruz eskisi gibi. Hep TKP dövizleri. Bu cephe de tutmamıştır. Tutmaz da. TKP cepheden daha güvenilir, daha meşru, daha güzel bir adres, bu cephe gereksizdir bence.

Konu yurtseverlikse parti yurtseverliğin altını çizer zaten. Tek başına cephe kurmak, partililere cephe diye iş yaptırmaktan başka bir iş değil. 3-5 kişi gelse 3 gün sonra partiye çağırınca o da ya partili olacak ya gidecek. Elde var yine parti. Ben 20 senedir izlerim parti çizgisini bu tarz hiçbir 'cephenin' işe yaradığını görmedim. Zaten bu cephe, cephe mephe de değildir. Kendi kendinle cephe mi olunurmuş...

Cephe kurulacaksa Halkevleri ve ÖDP ile kurulmalı, daha da katılan olur, adı da hazır halk cephesi işte. Zaten o yönde gidiliyor. O zaman seçimde %1 hedefi yerine cephe ile % 3-5 hedefi konulabilir. Hatta bazı yerlerden birkaç milletvekili de çıkabilir. İlknur Birol, Alper Taş ve Erkan Baş vekil olamaz mı yani. Az bir gayretle olur. Hatta Çulhaoğlu ve Melih Pekdemir bile olur. İstanbul'un, Ankara'nın vekil sayısı da arttı zaten.

kimin hoşuna gitmeyecek?

1 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2103

Bence bu habere konu olan olayda TKP'nin eski/yeni vb. hiçbir yönetici kurulunun hoşuna gitmeyecek birşey bulunmuyor. Bir bildiri yayınlanmış. Bu da adı darbe konusuna karışan bir askerin evinden çıkmış. Eee, ne var ki buna? Birkaç milyon basılan bir bildirinin hedefi herkese ulaşmaktır zaten. O askerin hoşuna gitmeyebilir "adımız komüniste çıkacak" diye. Ya da Başbakan'ın "bak kafama da çarpı atmış allahsız" diye. TKP niye gocunsun ki?

Eski TKP li olman zaten

2 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2114

Eski TKP li olman zaten otomatikman bilirkişi yapıyor seni dimi..Kusura bakma ama sen zaten partide geçirdiğin süreden hiç bi şey anlamamışsın onun için dışarıda olman gayet iyi yani.Ayrıca AKP nin talimatlarıyla hazırlanan dava dosyalarında TKP nin bi şeylerle ilişkilendirilmeye çalışılmasında hiçte garip bi şey yok.Yok Türkiye Cumhuriyetinin Yargısı bağımsızdır,hukuk devletidir diyorsanız o bambaşka bi şey tabi...

uzaklardan bir yorum

2 Mart 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 2116

TKP'nin ne kadar değiştiğini ve yöneticilerinin nelerden hoşlanmadığını yakından-içerden bilemeyecek kadar uzaktan yazıyorum. Ama burdan gördüğüm kadarıyla osmanlı heyulası yerine işçi sınıfı mücadelesine daha fazla önem verilmeye başlanmış. Yurtsever Cepheden çok Yurtsever Cephe İşçi Birliği öne çıkarılıyorsa bence iyi bir gelişme. Sadece TKP değil ÖDP ve başka sol çevrelerdede olumlu gelişmeler olduğunu görüyorum; özellikle Tekel işçileriyle dayanışma eylemlerinde. Umarım böyle devam ederler ve bu sayede daha başarılı olup aynı yolda devam edip daha başarılı olurlar.

 

 

AdaptiveThemes