Skip to content

Alternatif İklim Konferansı’nın sonucu: Evo Morales homofobikmiş (!)

27 Nisan 2010, ekleyen Ayşe K.

2009 yılının Aralık ayında, küresel ısınma ve iklim değişikliği sorunlarını görüşmek üzere, Kopenhag’da 192 ülke temsilcisinin katılımıyla düzenlenen İklim Zirvesi’nin bir sonuca ulaşılamadan sona ermesi üzerine, Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, Nisan ayında alternatif bir konferans düzenleyeceklerini duyurmuştu.

“Dünya Halklarının İklim Değişikliği ve Doğa Ana'nın Hakları Konferansı”, Morales’in girişimiyle ve Uruguay Devlet Başkanı Pepe Mujica gibi Latin Amerika'daki bazı ülkelerin devlet başkanları, siyasetçiler, demokratik kitle örgütleri, yerel halkların temsilcileri, bilim insanları, sanatçılar ve çevrecilerin katılımıyla, 19-22 Nisan arasında Bolivya'nın Cochabamba kasabasında düzenlendi.
 
 
 
Konferansta, dünyanın 126 ülkesinden 15 binden fazla aktivist (kaynak), petrol tekellerinin kiraladığı bazı bilim insanı bozuntularının halen yaydıkları yalanlara bir kez daha karşı çıktı, küresel ısınmanın içinde yaşadığımız sistemin doğrudan sonucu olduğunu, kapitalizmin dünyayı yıkıma götürdüğünü, yol açtığı küresel ve yaşamsal sorunlarla baş edemeyen sistemi değiştirmeden hiçbir felaketinin de önüne geçilemeyeceğini bildirdi (kaynak). ABD ve AB’nin, çok uluslu şirketlerin ikiyüzlülüğü, “küstahlığı ve otoriterliği” gündeme getirildi. İnsanca bir yaşam için ve küresel sorunlara çözüm üretebilmek için açgözlü tekellerin faaliyetlerine karşı mücadeleye devam edileceği duyuruldu (kaynak).
 
Morales, daha önce Kopenhag’da yaptığı gibi, kapitalizmi doğayı tahrip etmek ve canlı neslini tehdit etmekle suçladı. “Toprak Ana” haklarının ihlali ile insan hakları ihlalinin aynı anlama geldiğini, kapitalist ülkelerin insan haklarına aykırı davrandığını dile getirdi ve acilen kurulmasını önerdiği İklim Adaleti Mahkemesi’nde yargılanarak cezalandırılmalarını talep etti. Dünyanın, doğa ve insanla uyumlu yeni bir sisteme ihtiyaç duyduğundan ve sosyalist ekolojik sistemden bahsetti (kaynak).
 

 
Gelin görün ki, günlerdir medyada bambaşka bir konu tartışılıyor. Evo Morales’in Konferans’ta yaptığı bir konuşmada “homofobik” ifadeler kullandığından, eşcinsellerin kendisine olan öfkesinden, protesto açıklamalarından bahsediliyor (kaynak 1, kaynak 2).
 
Yaygın medya, muhalif Bolivya basınının yaydığı, sözüm ona Morales'in ifadelerine dayanarak, "Tavuk yiyen eşcinsel olur" ya da "Eşcinselliğin nedeni tavuk yemektir", veya "Tavuk yemeyin erkekliğiniz gider"  başlıkları atıyor günlerdir.
 

Eşcinsel oluşumlar da bu çarpıtma korosuna destek oluyor. Bir eşcinsel hareketin pek zeki otoritesi, Morales'e yanıt veriyor: “Hormonlu tavuk yemenin insanın cinsel yönelimini değiştireceğini düşünmek absürdlük. O zaman tavuğa erkek hormonu koyup bir homoseksüele yedirince, o kişi de heteroseksüel olur!” diyor ve bu “deha”sıyla, oluşumu adına konsolosluklara protesto mektupları yolluyor, gazetelere demeçler veriyor.

Bizde de durum pek farklı değil: Kaos GL, hem de dün, yayınladığı içerikle, Morales’in kapitalizmi yargılayan açıklamalarına değil, Radikal gazetesinin çarpıtma haberine yer veriyor internet sitesinde. 

Evo Morales ise, esas olarak, bu konuşmasında insan sağlığını ilgilendiren apayrı bir şeyden bahsediyor: Bazı yiyecek maddelerinde kullanılan hormonlara değiniyor. Özellikle de tavuklara enjekte edilen “kadınlık hormonu”nun insan vücudunun hormon dengesini bozacağını, bunun da insanlara zarar vereceğini söylüyor. Konuşmasında homoseksüel, gey, lezbiyen, eşcinsel, vs. kelimeleri geçmiyor (kaynak 1kaynak 2).

 
Ancak suçu bağışlanamaz: Steroid hormonların besin maddelerinde kullanılmasının karaciğer hastalıklarından, kansere ve sonunda ölüme yol açabileceğini örneklendirirken “homofobik” ilan edilebileceğini akıl edemiyor!
 
İnsanın ‘bu kadarı da olmaz’ diyesi geliyor, ama oluyor işte! Bu önemsiz çarpıtma haber belki de birkaç ay sonra Chavez’in aslında İspanyolca’da “optimal” anlamına gelen “erkeklik organı” isimli cep telefonundan yola çıkılarak “cinsiyetçi” olduğunun iddia edilmesi gibi, 21. yy. sosyalizmine yüzünü dönmüş Bolivya liderinin de “homofobik” olduğu iddiasına temel oluşturacak. Biri “cinsiyetçi”, öbürü “homofobik” Latin Amerika liderlerinin de sosyalizme yaklaşamayacağı öne sürülecek.
 
Biz de Morales’in aslında ne dediğini, kapitalizmin yargılandığı iklim zirvesinde gerçekten “homofobik” açıklamalar yapıp yapmadığını araştırmakla, iklim zirvesinin sonuç bildirilerinden yola çıkıp kapitalizmin tahribatlarını ve alternatiflerini değil de, vücuttaki hormon dengesinin önemini anlatmakla meşgul olacağız!

Yorumlar

Erman Toroğlu da demişti

27 Nisan 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3058

Bu hormonlu tavuk meselesini Erman Toroğlu da aşağı yukarı aynı şekilde gündeme getirmişti. Ona eşcinsellerden çok tavuk üreticileri karşı çıkmıştı.

Anlamadığım, insanların doğuştan gelen hormonal özelliklerini veya cinsiyetini korumasını istemesi de mi homofobi oluyor? Tamam isteyen hormon dengesini istediği gibi değiştirsin ama istemeyenin koruması da bir tercih meselesi değil mi?

GL çevreleri, yakın temas halinde oldukları liberal çevrelerden öğrenebilecekleri en pis şeyi öğreniyorlar: En ufak ulusal hassasiyete sahip adama faşist demek, en ufak sosyal adalet talebine totaliter damgası çakmak vs...

eksik olan ciddiyet mi, yoksa başka bir şey mi?

27 Nisan 2010, yazan sinangrozni,
Yorum no: 3068

İspanyolcasından anladığım kadarıyla "Tavuk yiyen erkeklerin, bu tavuklar kadınlık hormonları taşıdığından, erkeklik durumlarında bozulmalar meydana geliyor" anlamında bir ifade kullanmış Morales. Bu arada guardian'ın acar muhabiri müjdeyi yetiştirmiş, Morales'in endişelenmesine gerek yokmuş çünkü ABD ve Avrupa on yıllar önce bu uygulamayı bırakmış(Bu konu hakkında pek bir fikrim yok, haberi geçen muhabirin de ne kadar araştırmış olduğundan şüpheliyim).

Guardian haberinde yukarıda çevirmeye çalıştığım ifadeyi veriyor, sonra da "Morales, kendi halindeki tavukların, eşcinselliğe ve kelliğe yol açabileceğini iddia etti" diyor. Adam, erkeklik durumundaki bozulmaları örneklendirmeye çalışmış, erken kelleşme demiş. Homoseksüellikle ne alakası var? Gayler, erkek değil mi yani? Onların penisi erekte olmuyor mu? Ayrıca konuşmanın devamında, kadınların doğum sürecinde olumsuz biçimde etkileneceği örneğini veriyor.

Muhtemelen Kaos GL, radikal'deki haberi araştırmadan, radikal de guardian ya da başka bir yerde gördüğü haberi araştırmadan vermiş. Ciddiyet eksikliği olarak düşünebilir miyiz?

 

Ciddiyet eksikliği, Kaos GL haberi

28 Nisan 2010, yazan Ayşe K.,
Yorum no: 3084

Tüm propaganda araçları ile Latin Amerika’nın solcu liderlerini hedef alan, yeni politikaları ve yaklaşımlarıyla kat ettikleri yolu manipüle etmeye çalışan güçlerin ideolojik basıncının tipik göstergesi bu da. Haberin kaynaklarının “ciddiyetsizliği” bundan ileri geliyor.

Türkiye’deki yaygın medya da bu dünya basınını sıkı biçimde takip ediyor. Özellikle Radikal, kaçırmadan Guardian’ın, BBC’nin saldırgan Chavez yorumlarını kopyalıyor. Şimdi de Morales hakkında aynı şeyi yapmış. “Tavuk” başlığı altına, “homofobi” vurgusunun (suçlamasının da denilebilir) arasına belirsizce yerleştirmiş bu çok önemli Alternatif İklim Konferansı'nın haberini. Radikal gibi daha pek çok haber kanalının tercihi de bu yönde olmuş. Elbette "ciddiyet eksikliği" olarak yorumlanabilir ama hiç masum bir "ciddiyetsizlik" değil bence.
 
Kaos GL’nin bu habere yer verme nedeniniyse tam olarak anlayamadım. Gördüğüm kadarıyla, sitelerinde eşcinsellikle ilgili haberlerin ve konuların dışına çıkan içerikler de var. 20’ye yakın çalışma grubunun yer aldığı İklim Konferansı’nın çok önemli saptamalarını, sonuçlarını ve önerilerini aktarmak/duyurmak yerine, bu, herkesin “üzerine atlamayacağı” türden zırva haberi, hem de Radikal’den üç gün sonra (Morales’in ne dediği iyice ortaya çıktıktan sonra) sitelerine eklemelerini garipsedim doğrusu.
 
Gene de, ‘dikkatsizliktendir’, demek isterim. Zaten Kaos GL’nin söz konusu haberi Google taramasında görüldüğü halde, şu an sitelerinden aynı içeriğe ulaşılamıyor. Belki de farkına varıp yayından kaldırmışlardır. Ve umarım açıklamadıkları nedenleri de, bu türden ucuz yalanlara daha fazla ortak olmama tercihleridir.

 

yandaş basın gibi belli başlı

28 Nisan 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3085

yandaş basın gibi belli başlı sol yayın organlarının haberi geçmemesi sorunlu. sol siyasetin idrakta geciktiği bir konu olarak algılanır sosyalistten ekolojist olmaz denirken haberi atlamak yanlış olmuş. birgün, odatv konuya değinenler, sol, evrensel değinmeyenler?? :(

Yalan haber vermenin ismi sol düşmanlığıdır!!

29 Nisan 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3091

Yalan haber vermenin sonuçları... radikalin haberini kullanan bir haber sitesindeki şu yoruma bakın:

HOMOFOBİNİN KOMÜNİST MODELİ
Tam tersine kadınlık hormonu erkeğin de saçını gürleştirir, vücut kılını azaltır. Eşcinsellik burjuva hastalığıdır diyen bilime uzak kokuşmuş komünistlerin yeni model yaygaracısı....

nasıl ciddiyet eksikliği dikkatsizlik vs diyelim allah aşkınıza. resmen sol düşmanlığı bu haberi vermek. başka isim aramaya gerek var mı?

Sol düşmanlığını kimlerin üzerinden kimlerle birlikte yapıyorlar ona bakalım asıl

pembedergi.com denen;

"LGBTT Bireyler için Haber ve Bilgi Arşivi" site de radikalin haberini kullanmış.

Nasıl bir siteyse bu; ali bulaçın yazıları var eşcinsel haber sitesinde. Yav daha geçenlerde Irakta, Afganistanda sivilleri öldüren eşcinsellerdi diyen bu faşist değil miydi? "eşcinsellerin sayısının artmasıyla sivil cinayetlerin artması arasında doğru orantı var"

“şu anda Irak ve Afganistan’da kitleler halinde sivil halkı öldürenlerin çok önemli bir kısmının eşcinsel olduğunu söylüyorlar. Bundan da özel bir zevk alıyorlar. Bu derin ruhsal travmalarla da ilgili bir konudur” dememiş miydi bu gerici adam?

Dinci gericiler mi hekledi siteyi ne oldu da eşcinsel sitede eşcinsel düşmanının yazısı var. hangi ara barıştı bunlar? aynı yerde moralesi kıınıyorlar bir de. Bir yanda eşcinsel düşmanlığını saklamamış gerici faşistin yazısı itibart görüyor diğer yanda eşcinsellikle ilgili bir laf ağzından çıkmamış solcu devlet başkanıyla ilgili yalan haber yüzünden ona ve bize düşmanlık sergileniyor. bunlar da – bu rezalete kim katılmışsa- en yeni solun toplumsal dinamik güçleri falan diye karşımıza getiriliyor. gel de deli olma!!

kaosta da alper görmüş denen şahsın yazısı var. “Mazlum-Der, İHH, Özgür-Der gibi, siyasi özgürlükler söz konusu olduğunda ayrımsız ve ilkeli bir özgürlükçü tutum sergileyen kuruluşlar” diyor adam. ölür müsün öldürür müsün!!

bunlar için umutlanmak yaptıklarına kılıf aramak fazla iyi niyet şu durumda. dinci-liberal takımın peşinden ayrılmaya niyetleri olmadıkça her şekilde sol düşmanlığı yapacaklar eli mahkum. biz işimize bakalım diyecem ama ne eşcinsellik nede ekoloji gibi konuları ve iyi niyetli aktivistleri bu kepaze akbabaların elinden çekip alacak bir sol mevcut!!

Site Hakkında kısmında sorularınızın yanıtlarını bulabilirsiniz

6 Mayıs 2010, yazan Ziyaretçi,
Yorum no: 3231

Site Hakkında (http://pembedergi.com/about/) kısmında sorularınızın yanıtlarını bulabilirsiniz, SIKÇA SORULAN SORULAR kısmının ikinci sorusu ve yanıtı sanırsam size yol gösterecektir;

PembeDergi.com Gey, Lezbiyen, Biseksüel, Travesti ve Transseksüel bireyler için bir haber ve bilgi arşivi yaratmayı amaçlamaktadır. Bunun için günlük olarak Türkiye’deki haber mecralarını gezerek haberler derlemekte ve okuyucuları için bir araya getirmektedir.

Ayrıca başka yerde olmayan ve yurtdışı kaynaklı LGBTT haberler, çeviriler ve makaleler de sitemizde çeşitli başlıklar altında bulunabilir.

Haberlerin yanında LGBTT bireyler için farklı bilgi kaynakları da sitemizde yer almaktadır. Bu bölümlere ve kaynaklara site kategori başlıklarını kullanarak erişebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

PembeDergi.com ne kadar sıklıkta güncelleniyor?
Sitemiz hergün güncellenmektedir.

Sitenizde homofobik ve LGBTT bireyleri aşağılayan haberlere neden yer veriyorsunuz?
Amacımız Türk medyasında çıkan haberleri olduğu gibi yansıtmak. Homofobik ve LGBTT bireyleri aşağılayan haberlerin de takip edilmesinin bunlara karşı tepki geliştirmek için önemli olduğunu düşünüyoruz.

Yazı göndersem yayınlar mısınız?
Kabulü ve redaksiyonu bizim insiyatifimizde olmak üzere tabiki yayınlarız.

XXX gazeteye/dergiye/siteye neden yer vermiyorsunuz?
Büyük ihtimalle gözümüzden kaçtığı içindir. Bize pembedergi@gmail.com adresinden takip edilmesini istediğiniz kaynağı gönderirseniz, orayı da takip listemize memnuniyetle alırız.

 

 

AdaptiveThemes